<I ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ I>
YALAN OLMASIN!.

I.

Dağda, bayırda geçti ömrüm
Alnım; sert çizgilere mecbur!
Uçurum kenarlarında ıslıkladım yalnızlığı,
Kartal süzülüşünce mağrur.
Kayanın bağrından fışkırıp çıkan,
Kavruk bir çam fidanı titremesinde inat!
Ulu köknarların duldasında,
Kurtlarla paylaştım bir avuç azığımı..

Yıldız yıldız gökyüzünü seyrederek,
Karları üstüme örtüp uyudum
Berrak suların taşkınlığında yuvarlandım
Belki de denize ulaşacaktım giderek!

Bir adım öte düşen yıldırımlarla;
Kütük yığınlarının arasında yonga gibi,
Deli taylar gibi sıçradım!
En hercai menekşeleri seyrederken
Cıvık değildi bakışlarım
Sayısız kuşkanadı sardım; kırık
Körpe kuzuları okşarken bile
Yalakalaşmadı ellerim

Gözlerim kapanırdı kendiliğinden;
Seher vakti bülbülleri dinlerken
Yoktu bülbül gibi şakıyan dillerim amma;
Yine de yolumu gözlerdi çoban..
Yaban yaşadım, yaban
Şöyle tahsil ettim şiir ilmini
Birbiri ardına üç fakülte terk
Nice yazsam kimse rağbet etmiyor
Galiba bir mektep bitirmek gerek
Ş İ İ R L E R
Y A Z I L A R
FOTOĞRAFLAR
<I ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ I>
II.
Daracık darlıklarda geçti ömrüm!
İki adım odalara bohçalanıp,
İliştirilmiş muhitler ve beton yığınları arasında
Sıkıştırılmış bir sürgündü hayat..

Saatlerce yürürdüm çoğu kez;
Zaman eskimesin dolmuş kuyruklarında diye
Asfalt, kırma taş, toprak ve çamur..
Tanıdık zenginiydi ya ayakkabılarım,
Ben; yoldaş yoksuluydum yine de!
Ve koskoca şehrin her yerinde
Aynı yalnızlıktaydım..
Orda başka, burda farklı olmadım
En cazibeli vitrinleri seyrederken bile
Yutkunmadım!

Zamanı tükettim bu güne doğru,
Razılık ve katlanmalarla geldim
Ümid etmekten hiç vazgeçmedim amma;
Olmayana da yırtınmadım!
Bir tas çorba, bir baş soğan..
Yavan yaşadım, yavan
III.
Düşte, hayalde geçti ömrüm!
Kıt-kaçamak bakışların vurduğu
"Bir gözleri ahûya zebun eyledi felek"
Avunmalarıydı sevdam!
Endâmı cız ettirirdi ya içimi;
"Tavşan dağa küsmüş" dağ nerden bilecek?

Hiç olmasa da hararetini hissettirecek kadar
Yakın ve yanaşık manzaralar..
Sıcak sarılmaların titremesindeydim!
Karanlık gecenin kör duvarında
Kor dudaklı, yapışkan tebessümlerin
Göz kırpan seyrimesindeydim

Kendi yazdığım mektuplar alırdım sevgiliden
Aşk dolu, hasret yüklü, özlem kokan..
Cevaplar yazardım; ne cevaplardı!
Yürek burkan, gönül çalan, ten yakan
Çöl seraplarında Mecnun sayıklamasıydı sevdam
Ve mevsim sürekli hazan..
Yalan yaşadım, yala
<I ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ I>
IV.
Yabandan memnunum, yavana razı
Lâkin yalan bitsin; gam çekilmesin
"Dağbaşı Çığlığı" mâdem avazı
Ömrünce bitmesin, hiç eksilmesin!

Yaban ol, yavan ol; yalan olmasın!
Sonsuza yapayalnız yürüsen bile
Ardında bıraktığın iz, kaybolmasın
Kaybolmasın!
<I ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ I>
Hosted by www.Geocities.ws

1