KIZILKANAT

TANIYALIM                                             

Sazan ailesinden bir tür olan Kızılkanat, yurdumuzdaki iç suların pek çoğunda bulunur. Batı Asya kökenli olan bu balık Avrupa ve orta Asya'da da geniş bir alana yayılmıştır. Yurdumuzda parlak kırmızı olan yüzgeçleri nedeni ile kzılkanat olarak bilinirken yabancı kaynaklarda rudd (USA, İng.), rotfeder (Alm.), About (Fra.), krasnoperka (rus.) gibi isimlerle geçer. Sık sık yakın akrabası kızılgöz ile karıştırılır. Her iki balık da yurdumuzda bulunduğundan aynı karışıklık bizde de yaşanmaktadır. Oysaki biraz dikkatle bu ayrım o kadar zor değildir. En başta kızılkanatın yüzgeçleri kırmızıdır (bazen portakal rengi), karın ve anüs yüzgeci ve kuyruğunun alt tarafı daha parlak kırmızıdır. Sırt yüzgeci (kızılgöze göre) oldukça geride kuyruğa daha yakındır. Vücudu daha geniş sırtı daha yüksek yanlardan basıktır. Rengi sırtı esmerce yanları bronz-altın parıltılarla sarı, karnı beyazdır. Vücudu iyi intibak etmiş pullarla kaplıdır. Diğer özelliklerine gelince, gözleri küçük ve kırmızıdır. Gözlerinin kırmızılığı kızılgöz kadar belirgin ve parlak değildir. Kafası ve ağzı da küçük sayılır. Bazen kızılgöz ile melezlenerek ayrımı neredeyse imkansız hale gelir. Bu durumda amatörlerin şaşırması oldukça normaldir doğru ayrımın ancak balık bilimi (ihtiyoloji) uzmanları tarafından yapılması mümkündür ki bu da bizim konumuz dışındadır. Kızılkanat herşey yiyicidir. Daha çok küçük kabuklular, kurtlar, larvalar ve her tür su üzerinde yaşayan haşerat, bu arada küçük balık yavruları olmak üzere nadiren de bitkiler kızılkanat'ın menüsündedir. Su yüzeyinden beslenme alışkanlığındadır. Vücut yapısı da bu alışkanlığına uygun olarak gelişmiş ağzı alt çenesinin uzaması ile yukarı dönük bir şekil olmıştır. Su üstünden beslanması fly avcılığını sevenlere kızılkanat avlama şansı vermektedir. Sıcak seven bir balıktır bu nedenle de su yüzeyine yakın yemlenmektedir. Sıcak sevmesi beslenme ve yaşama alışkanlıklarını o kadar etkilerki, son derece verimli av verdiği sıcak bir günde havanın ani serinlemesi ve serin rüzgarlar esmesi ile birden bire derinlere çekilir, av kesilir ve hava tekrar ısınana kadar sığlıklara gelmez av vermez. Kendisi ile aynı sularda yaşayan turna, sudak gibi yırtıcılara yem olur. Turna tarafından kovalanan kızılkanatları kaçarken karaya vurdukları sık sık görülür. Üremeleri ilkbahar aylarına denk gelir. Suların sıcaklığının 8 - 12 derece arasında olması yumurtlama sezonunu belirler. Yurdumuzda Nisan ayından itibaren Mayıs bazen Haziran aylarında da yumurta dökümü sürer. yumurta dökümünde gruplar halinde sığ otluklarda toplanırlar. Dişiler ağırlıklarının her kilogramı için 600.000 adet olmak üzere ortalama 90,000 ila 200,000 yumurta dökerler. Yapışkan yumurtalar otlara gruplar halinde yapışır kalır. 6 - 8 gün içinde yumurtadan çıkan yavrular genelde yavaş bir hızla büyürler. Üç dört yaşına gelenler cinsel olgunluğa erişerek yumurta dökebilirler. En fazla 50 santim boy ve 2,2 kilo ağırlığa büyümektedirler. 19 yaşında olduğu tahmin edilenler yakalanmıştır. Ancak genelde yakalananlar çok dah küçüktür 200 - 300 gramı nadiren geçer. Bu balık ne yazık ki sayı olarak gittikçe azalmaktadır. Daha dayanıklı olan kızılgözün yaşam savaşında kazanması, kızılgöz ile melezleşmeler ve yırtıcılara av olma, yavaş büyüme ile desteklenince kızılkanat azalmaya devam etmektedir.

NERELERDE BULUNUR

Kuvvetli akıntısı olmayan göller, kanallar kızılkanata uygun yaşama alanlarıdır. Hızlı akan suları sevmez bununla birlikte nehirlerin durgun kısımlarında da bulunabillir. Bulunduğu suların da özellikle sığlıklarında, sazlıklar arasındaki sığlıklarda yaşar. Sığlıklarda bulunması yukarıda anlatıldığı gibi sıcağı sevmesi ile ilgilidir. Kıyılardaki sazların hafif sallantıları kızılkanatın sazlar üzerindeki salyangozları yediğini gösterebilir. Kışları derinlere çekilir, pek av vermez. Acı sulara girmez.

AVLAYALIM

Avcılığı zevklidir. Değişik yollarla avlanabilir. Yemli şamandıralı takımlar, atıp çekme ve fly ile avcılığı yapılabilir.

   a. Yemli şamandıralı avcılık

   b. Atıp çekme

   c. Fly ile avcılık

   a. Yemli şamandıralı avcılığı

Kızılkanat avında uygulanan klasik avlanma yöntemidir. Yem olarak küçük gübre solucanları, sivrisinek larvaları, küçük yaprak solucanları, su salyangozları, hamur, tatlı mısır, ekmek, kuru pet mama parçası, kaynatılmış tahıllar yem olarak kullanabilir. Makinalı takım kullanılabileceği gibi göl kamışı denen, makina takılmayan kamışlar da kullanılabilir. Olta ve beden aynı kalınlıkta 018 - 025 arasındadır. Takım sabit bedenli olarak düzenlenmelidir. Şamandıradan sonra beden olarak kullanılacak kısmın dibe kadar inmesi gerekmaz. Kızılkanat dışında sazan, kadife de çıkabileceği ihtimaline karşılık  isteyen bedeni dibe bir kaç milimetre kalacak kadar uzatabilir. sazan ihtimaline karşı takım biraz daha kalın tutulabilir, yine de 025 kalınlığı geçmemeye çalışmak gerekir. Bedene kıstırma konmaz. İğne 8 - 12 numara olmalı, kullanılacak yeme uygun olan tip seçilmelidir. Solucan, kurt kullanılıyorsa sapı tırtıklı, hamur ekmek, mısır, larvalar gibi yemler için daha ince telli iğneler tercih edilmelidir. Makinalı takım kullanılıyorsa kamış 3,5 - 4 metre boyunda hafif sınıf; makinasız kamış kullanılıyorsa 5 - 7 metre boyunda olmalıdır. Şamandıra akıntısız sabit sularda kullanılan tip şeçilmeli, kıstırma kullanılmadığından ince uzun, balık vurduğunda fazla direnç göstermeden batarak hem balığı ürkütmeyecek hem de amatörü anında uyaracak hassasiyette olmalıdır. En uygunları kamış, tüy veya sert plastikten yapılmış ince uzun tiplerdir. Eldeki şamandırayı dengelemekte zorluk çekiliyorsa ve bu nedenle ağırlık ilavesi şart ise kıstırma bedene değil şamandıranın alt antenine tutturulmalıdır.

Yemlenen takım kızılkanatların bolca bulunabileceği sığlıklara atılır. Suya düşen yemli beden ağırlıksız olduğundan gayet yavaş süzülerek dibe inerken etraftaki kızılkanatlar atlayarak yemi kapar. Şamandıra vuruşu gösterdikten sonra bir süre beklenmeli, kesin ve dibe çekilerek battığı veya yanlanarak hareketlendiği görüldükten sonra tasmalanarak balık çekilmelidir. Kızılkanatın yüzeyden beslenme alışkanlığında olduğunu belirtmiştik bu alışkanlığı avlanma yöntemini de belirler. Genelde yem dibe inmeden vuruş olur balık yakalanır. Yem dibe inene kadar vuruş olmaz ise bir süre beklenmeli (sazan veya kadife çıkabilir), vuruş olmaz ise kamış ile şamandıra geri çekilerek yem havalandırılır. Bu hareket bir kaç kez tekrarlandıktan sonra vuruş olmaz ise takım toplanıp yeniden atılmalıdır. Daha iri kızılkanatların ufaklara oranla dibe daha yakın noktalarda oltaya vurdukları gözlenmektedir. Biz de şematik çizimde en büyük balığı yakaladık, o da diğerlerine göre daha dipte.

Kızılkanat avından önce istenirse yemleme yapılabilir. Yemlemenin nasıl yapılacağını sazan ve Yemler ve Yemleme sayfalarında anlattığım için tekrarlamıyorum. Tavsiye edilen bir yemleme hamuru karışımı da kızılgöz sayfasında verilmektedir. Yemleme yapıldıysa sazan, kadife ve kızılgöz çıkma ihtimali daha yüksek olacaktır. Kızılkanat da bazen yemleme etkisi ile daha dipten çıkabilir.

Bu konuda bir de anı aktardıktan sonra bitirelim. Volga (Rusya) nehrinde solucan yem, şamandıralı takımla gayet verimli levrek yakalayan balıkçılar, vuruş olmadan geçen kısa bir süreden sonra bol miktarda kızılkanat yakalamaya başladılar. Levrek çıkmıyordu. Bunu "kızılkanat'ın levrek'ten önce yemi aldığını, levreğin vurmaya zaman bulamadığını" söyleyerek açıklıyorlardı. Oysa kızılkanat levrek için iyi bir yemdir ve levreğin bulunduğu yemlendiği bölgeye kesinlikle girmez. Gerçekte, az önce bolca vuran levrekler bölgeyi terk etmiş bu boşluktan yararlanan kızılkanatlar da bölgede yemlenmeye başlamışlardı. Kızılkanat'ın hemen yüzeyde vurarak yemi alması bizim ustalara(!) bu yorumu yaptırmıştı.

   b. Atıp çekme ile avcılık

Şamandıralı takıma göre daha sportif ama daha az verimli bir av yöntemidir. Özellikle ilkbaharda kızılkanat, kaşığa bolca vurur. Şamandıralı takım ile her boy kızılkanat yakalamak mümkün iken atıp çekmede daha çok büyük balıklar çıkmaktadır. Kullanılacak takımda kamış, 1 - 10 gıram testli, bu yoksa hiç değilse 5 - 25 gr. testli olmalıdır ki uzun ve isabetli atış yapılabilsin; kamış boyu 2,4 metre, olta ipi de 015 - 020 kalınlığı geçmemelidir. Kaşık 0 veya 1 numara döner tiptedir. Bazen iri balıkların 2 numara döner kaşıklara vurduğu da olmaktadır. Mürekkep balığı benzeri ufak etekli sarı veya kırmızı renkli plastik yemlere de atlar. Aslında "şu yeme atlar, buna vurmaz" demek doğru olmaz tabii; bunlar sık kullanılan ve başarılı sonuçlar veren yemlerdir. Bununla birlikte vuruş olmuyorsa sık sık değişiklik yapmak farklı yemler denemekte yarar vardır. Olta ipinin ucuna 3 - 4 milimetrelik kopçalı bir fırdöndü eklenir, döner kaşık fırdöndünün kopçasına takılarak kullanılır. Takım sığlıklardaki sazlıkların civarına veya sazlıklara yakın paralel olarak atılıp çekilmelidir. Çok derine batmadan yüzeye yakın gelmesine dikkat edilmelidir. Bu takıma zaman zaman tatlı su levreği, hatta turna da çıkar.

   c. Fly ile avcılık

Kızılkanat'ın yüzeyden beslenme alışkanlığı fly ile avlanmaya meraklı olanların alabalık olmayan yerlerde bu yöntemi zevkle kullanmalarına olanak vermektedir. Fly'ın ne olduğu ve fly avcılığının oldukça geniş bir tanımını alabalık sayfasında verdim. Ayrıca düzenlediğim bir ankette "fly ile avcılık hakkında daha fazla bilgi" isteyen olup olmadığını araştırdım; katılım ve bilgi isteme çok az olduğundan bu konuyu amatörlerimizin gayet iyi bildiği inancı ile burada tekrarlamıyorum.

Fly avı karadan veya sandaldan yapılabilir. Karadan yapılması atıp çekmeye benzer. Bazen kızılkanat kıyıdan uzak sığlık sazlık aralarında kalabalık gruplar halinde toplanır. Bu nokta fly avı için idealdir. Sandalla balıkları ürkütmeden atış mesafesine kadar bu bölgeya yaklaşılır. sandaldan balıkların toplandığı açıklıklara yapılacak atışlarla çok verimli ve zevkli avlar yapılır. Fly takımında kullanılacak fly olta ipi 5 veya 6 numara, yüzer, iki ucu ağırlıklı (DT) olmalıdır. Bunu kodlarsak DT5F şeklinde tanımlanacaktır. Beden 015, 018 den fazla olmamalı; kamış ve makara seçilen fly olta ipine uygun olmalıdır. Fly yüzer tipte (dry) 10 - 12 numara iğnelidir.

Eğer fly takımımız yoksa ve böyle bir durumla karşılaşırsak balıkları bırakıp gidecek miyiz? Asla. Şamandıralı takımımızın şamandırasını çıkartarak veya daha iyisi atıp çekme takımımızda kaşık yerine olta ipi ucuna doğrudan yemlenecek iğneyi bağlarsak ve yemlenen takımı fly avında olduğu gibi kızılkanat sürüsünün olduğu yere atarsak yavaş yavaş çökmeye başlayan yem fly görevini görecektir. Eğer vazelin bulabilirsek olta ipinin yemden 60 - 70 santim gerisinden itibaren kamışa doğru vazelinlenmesi ile misinamız batmayacak su üstünde yüzer hale gelecektir. Bu durumda fly ipi gibi yüzer olta ipi ile başarımız daha da artar.

Kızılkanat'ın eti lezzetlidir ama çok ve ince kılçıklı olduğundan pek tercih edilmez. İrilerinin sırtı keskin bir bıçakla derince kesilerek bol yağda tavası yapılır, böylece kılçıkları da pişirerek daha az hissedilmesine calışılır. Fileto çıkarılarak da aynı şekilde kalın etli sırt kısmı çizilerek pişirilebilir. Soğuk ülkelerde kurutulmuş, tuzlanmış, tütüsülenmiş olarak da tüketilir. Ekonomik değeri yoktur. Daha çok turna, yayın, sudak avlarında canlı yem olarak kullanılır.

 

Hosted by www.Geocities.ws

1