TATLI SU KEFALİ

TANIYALIM

Sazan ailesindendir. Bilimsel adı leuciscus cephalus'dur. Ülkemizdeki pekçok dere, nehir ve göllerde bulunur. Ülkemizde tatlı su kefali adı ile bilinir, akbalık, kepenez veya kasna diye anıldığı da olur. Yabancı kaynaklarda chub (ABD, İng.), European chub (ABD), döbel (Alm.), cephalos (Yun.), chevaine, mulet (Fra.), golavl' (Rus.) isimleri ile geçer. Sırtı esmer, yeşilimtrak renkler taşır. Yanlara doğru bu renk açılır bronzlaşır, karnı beyazdır. Bütün vücudu pullarla kaplıdır. Karın pulları daha ufaktır ve parlak beyaz görüntüleri ile sanki inciyi andırır. Yapısı ince uzun, akıntılı sulara uygundur. Kafası büyükçe, gözleri normal büyüklüktedir; ağzı pek büyük değildir. Sazan ailesine (cyprinidae) özgü olarak ağzında diş yoktur. Bununla birlikte kadife dişlere sahiptir ki, bunlar gerçek dişleri aratmayacak kadar batıcı ve kesicidir. Örnek olarak, tatlı su kefali 10 - 12 santimlik bir kereviti bir ısırışta ikiye böler. Eh, gerçek dişlere ne ihtiyaç var ki? Kuyruk yüzgeci gayet iyi gelişmiştir, diğer yüzgecleri normaldir. Anal yüzgeci ve karın yüzgeçleri kırmızı, portakal renklidir. Denizlerdeki kefali andırır ama sırt yüzgecinin bütün sazan ailesindeki gibi tek olması ve alt yüzgeçlerindeki kırmızılıklar ilk bakışta ayırt edilmesini sağlar. Denizlerdeki kefalde sırt yüzgeci çifttir ve yüzgeçlerinde kırmızı renk görülmez.

Küçük kabuklular, solucan, kurt, larvalar, su üstünde gezinen haşereler, bitkiler, yosunlar, suya düşen tohumlarla beslenir. Büyüdükçe küçük balıklar da yer, bunlar kendi türünün ufakları  olabileceği gibi kızılkanat, kızılgöz, inci balığı gibi balıkların yavrularını yer. Kurbağalar, kerevit ve hatta irileri yavru su kuşlarına dahi saldırır ve yer. Büyük balıklar bitkisel besinlere fazlaca ilgi gösterirler. Bu anlamda yırtıcı ve herşey yiyicidir. Böylece olta ile avcılığında amatöre geniş bir yem seçme yelpazesi sunmaktadır.

Üremeleri yurdumuzda Nisan ayından itibaren Haziran'a kadar, hatta Haziran'da da devam eder. Bitkili, dibi çakıllı sığlıklarda yumurta dökerler. Yumurtalar yapışkan olur etraftaki bitkilere ve taşlara yapışır. Bu dönemde erkeklerin renkleri daha parlaktır ve kafalarında yumrular vardır. Bir dişi 45,000 - 60,000 arası yumurta bırakabilir. Yumurtalar 8 - 1- gün içinde açılarak yavrular çıkar. İlk yaşlarına kadar sürüler halinde kıyılarda gezer ve yemlenirler. Bu bazen ikinci yaşlarına kadar da sürer. İri ve yaşlıları ikili, üçlü, küçük gruplar halinde bulunabilir. Erkekleri 3 yaşından, dişileri ise 4 yaşından itibaren cinsel olgunluğa erişirler. Ortalama 10 - 12 yıl yaşarlar 60 santim boya ve 8 kilo ağırlığa kadar erişirler. Amatörlerce sıkça yakalananlar 1 - 1,5 kilo, nadiren de 3 kilo olanlarıdır. 

NERELERDE BULUNUR

Akarsuları sever. Durgun sularda da sık sık rastlanmakla beraber, hızlı akışlı temiz sular asıl yaşama alanıdır. Durgun temiz sularda yaşayanlar bol yem bulma, sakin su nedeni ile az enerji harcama etkileri ile oldukça şişman olur. Akarsuların daha çok alt kısımlarında keynakten uzakta, deltalara yakın veya nehrin orta kısımlarında bulunur, bu arada acı sulara da girer; alabalık gibi akıntıya karşı göç etmez. Bölgesinde gezinirken veya yemlenirken akıntıya karşı bir miktar yüzer; daha sonra kendini akıntıya bırakarak geriye doğru akıntı ile iner. İnişte akarsuda diagonal gezintiler yaparak kıyıları yoklar, bu şekilde az enerji harcamış da olur. Akarsuların kıyılarında ağaçların suların üzerine doğru eğilerek gölge yaptığı, köklerinin de suyun içinde kaldığı yerleri çok sever. Sık bitki örtülerinin araları, kıyılardaki kovuklar, akıntıyı keserek av beklemesini kolaylaştıracak her türlü doğal engeli kullanır. Buralarda saklanarak av bekler. Bu yemlenme alışkanlığı ile alabalığı andırır. Ürkek ve korkaktır buna rağmen hiçbir balığın av vermediği günlerde bile bolca av verebilir; ama ürkütülürse kısa zamanda o civardan av beklemek hayal olur.

Günün her saatinde av vermekle birlikte sabahın erken saatleri ve güneş batımı daha verimli olabilir. Geceleri de yemlenmeye devam eder, geç vakit gece karanlığında oldukça irilerini yakalamak mümkündür. Balığın olduğu ama ürkekliği nedeni av vermediği sularda gece avları iyi sonuçlar verir.

Güneşli yaz günlerinde tatlı su kefalı akşam üstü sığlıklarda güneşlenir. Hava rüzgarsız ise görülebilirler. Bu gözlemden yararlanarak yerleri tespit edilebilip avcılığı yapılabilir ama balığı ürkütmemeye çok dikkat etmek gerekir. Aslında tatlı su kefalini ufak sularda tespit etmenin bir yolu da gözlemdir. Büyük sularda denemeler yaparak balık aranabilir. Bunun bir yolu da akıntıya bırakılan tekneden sarkıtılan yemli takım ile balığın araştırılmasıdır. Akıntının tekneyi hızlı sürüklememesi içinde deniz demiri kullanılır. 

Geniş bir sıcaklık aralığında yaşayabilir ılıman bölgelerden, kışları üzeri buz tutan sulara kadar pek çok farklı iklim kuşağında bulunabilirler. Kışları daha derin sulara çekilirler. Sular buz tutmadıkça kış mevsiminde de av verir. Yurdumuzdaki dere ve akarsuların çoğunda bulunur. Yurdumuzda pek çok akarsuda bulunmakla beraber, İstanbul'da Riva deresi, Karadeniz Ereğlisindeki derelerin deltalarına yakın yerlerde yakalanabilmektedir. Alabalık bulunan ve denize dökülen akarsuların orta kesimleri ve deltaları civarında da kefal bulmak mümkündür.

AVLAYALIM

Avcılığı zevkli, ama o kadar da zor olan bir balıktır tatlı su kefali. Herşeyden önce kurnaz ve ürkektir. Oltayı çok çabuk fark eder kalın misina kullanılırsa boşa zaman ve yem harcamış olursunuz. Adeta misinayı görür ve oltaya yaklaşmaz bile.

Av yöntemi iki kısıma ayrılabilir.

   1. Doğal Yemlerle Avcılık

     a. Şamandıralı Takım

     b. Serbest bedenli takım (yeldirme)

     c. Dip takımı

   2. Yapay yemlerle avcılık

     a. Atıp çekme

     b. Fly ile avcılık

   1. Doğal Yemlerle Avcılık

Bu tekniklerden önce bakalım tatlı su kefali ne tür doğal yemlerle yakalanır, yemleme nasıl yapılır?

Tatlısu kefali için kullanılacak yemler oldukça geniş bir yelpazeye sahiptir. Kefalin herşey yiyici olduğunu biliyoruz, Peynir, et, ciğer, tavuk ciğeri, hamur, ekmek içi, ekmek kabuğu, mısır, kurt, solucan, sümüklü böcek, larvalar, sinekler ve etrafta bulunan böcekler, küçük kabukluların eti, sosis, salam parçaları, kuru veya konserve pet maması, akyem olabilecek küçük balıklar, iyice olmuş taneli meyvalar (kiraz, japon elması, özellikle avlanılan suların üzerinde bulunan ve ufak meyveleri olan ağaçlarda yetişen meyvalar) gibi pek çok yem tatlısu kefaline kullanılır. Bu yemler de kendi içlerinde gruplanabilir mesela küçük nehirlerde yazları su üzerinde yüzen ekmek kabuğu iyi bir yemdir. Kışları ise ekmeğin ağırlıklı takımla sabitlenmesi daha iyi sonuçlar verebilir. İlkbaharda böcekler ve larvalar, yazları meyveler, peynir, et, ciğer, sümüklü böcek verimli olur. Genel kural olarak özellikle yağmurlardan sonra kabaran bulanık sularda peynir, ciğer, et gibi bol koku veren yemleri tercih etmeli, berrak sularda ise ekmek, hamur, mısır gibi iyi görüntü veren yemler kullanılmalıdır.

Yemleme de önemlidir ve verimi arttırır. Akarsularda yapılacak yemleme hamuru bıyıklı balık bahsinde anlatılan hamurun aynısıdır. Kefal durgun sularda da yaşadığından durgun sularda kullanılacak nyemleme hamurunu biraz değiştirmek gerekir.

Kefal için durgun su yemleme hamuru

300 gr.

150 gr.

 50 gr.

 50 gr.

Kazein (peynir özü)

Soya unu

Buğday unu

Süt tozu

Yumurta ve kokulandırıcılar da ilave edilir. Kokulandırıcı olarak, köri sosu, anason gibi katkılar kullanılır. Bazen az miktarda hayvan kanı da ilave edilebilir.

Kuru karışıma dere kıyısındaki çamur, çakıl ilave edilerek sulandırılır ve yemleme topları yapılır. 

Yemleri hazırlayıp yemlemeyi de yaptıktan sonra biraz da kefal yakalayalım. Aslında kefalin avlanması akrabası olan diğer balıklarda pek farklı değildir. Daha önce genişce incelediğimiz bu takımlara kefal bahsinde kısaca bir göz atacağız. 

     a. Şamandıralı Takım

Tatlı su kefali yemi hemen hemen her derinlikte alabilir. Bu nedenle yemi şu derinlikte olsun, bu derinlikte olsun demek o kadar kolay değildir. Akıntılı sulara uygun tercihen alt anteni uzunca olan bir şamandıra seçilerek beden dibe değecek uzunlukta hazırlanır. Hatta biraz daha uzun bile olabilir. böylece kıstırmalar dibe inerken yem akıntı ile sallanmaya devam eder, balığı kıskandırır. Asıl ağırlık şamandıraya yakın olarak monte edilirken, bedenin sonuna, iğneye doğru 15 - 25 santim ara ile iki adet 0,5 gr., kıstırma konularak iğnenin dibe yavaş yavaş inmesi sağlanır. Kıstırmalardan ilki iğneden 30 santim kadar yukarıda olmalıdır.

Takımın inceliği de önemlidir. Beden 015 - 020 naylon olta ipinden daha kalın olmamalıdır, olta 020 - 022 kalınlıktadır; iğne 6 - 12 numara arasında olabilir. İlk başlarda daha ufak iğnelerle başlayıp balığın vurması fakat yakalanamaması veya yakalanana balığın iğneden düşmesi gibi durumlar oluyor ise o takdirde iğnenin büyütülmesi yoluna gidilmelidir.

Kamış, 5 - 25 gr., testli 2,4 - 3 metre uzunlıuktadır. Makina 025 misinadan 100 metre sarabilmelidir.

Takım hazırlandıktan sonra kıyıdan atılır; akıntı ile hafif hafif sürüklenerek iner, bu arada kaloma verilmemeli takımın kıyıya yanaşması sağlanmalı, böylece kıyı kovuklarında saklanan balıkların oltay vurması sağlanabilmelidir. Uzun süre vuruş olmaz ise ve takım kıyıya çok yaklaşırsa toplanıp tekrar atılmalıdır.

Vuruş olmuyor ise öncelikle yem ve beden boyu değiştirilmeli, kıstırmaları yerleri değiştirilerek yemin daha fazla süre salınarak dibe inmesinin sağlanması denenmelidir, bunlardan da sonuç alınamaz ise yer değiştirerek balığın aranmasına devam edilmelidir.

     b. Serbest Beden

Tatlı su kefali avında en verimli yöntemlerden biridir. Özellikle Nisan ayı içinde, ay sonuna kadar yem olarak kan sülüğü veya solucan kullanılarak iri balıklar yakalamak mümkündür. Aslında bu yöntem akıntılı sularda yaşayan diğer balıklarda da çok yaygın olarak uygulanmaktadır. Alabalık avı konusunda da bu yöntem anlatılmıştır, burada  bir kere daha tekrarlarsak.

Yukarıda anlatılan şamandıralı takıma şamandıra ve asıl ağırlık ilave edilmeden hazırlanan takıma serbest bedenli takım denir. 022 - 020 oltaya bağlanan 1 kulaç 015 - 020 bedene 0,5 veya duruma göre daha hafif, daha ağır kıstırmalar takılarak aynen şamandıralı takım gibi kıyıdan atılır. Bu arada makinanın sarma teli açıktır, sağ elle kamış tutulurken, sol elle olta sabitlenmektedir. Zaman zaman sol elle tutulan olta bırakılarak yemli bedenin akıntı ile sürüklenmesi sağlanır, sabitlendiği anda da kamışın ucu hafifçe sallanarak balığın kıskandırılması amaçlanır. Bu sırada takım gittikçe kıyıya yanaşır ve suların büyük kısmı taranmış olur. Akıntı ile sürüklenen takım, bir yandan da kıstırmaların ağırlığı ile dibe doğru iner. Kamış ve makina aynen yukarıda kullanılanlar gibidir.

Çok etkili ve iyi sonuçlar veren bir yöntemdir. Denemenizi tavsiye ederim.

     c. Dip takımı

Tatlı su kefalinde dip takımı kullanılması çok yaygın değildir. Eğer dip takımı kullanılacak ise sazan bahsinde anlatılan dip takımlarından biri kullanılabilir. Kefal için takım sazan için olandan çok daha ince olarak düzenlenmelidir.

Kamışın da farklı olmasında yarar vardır. Oltayı tanıyalım sayfasında kamışların tanıtımı sırasında bahsedilen, üstte resmi olan çok uçlu kamış (multi picker veya quiver tip) kefal avında dip takımında iyi sonuçlar vermektedir. Bu kamışı hatırlarsak, teleskopik veya geçmeli iki parçalı olabilir; uç kısmı ise ayrıca geçmeli her biri ayrı sertlikte oluşan uç ayrı parçadır. Akıntı ve balığın iriliğine göre uygun uç seçilir. Yemlikli olarak hazırlanan takım atıldıktan sonra hafifçe gerilir, ağırlık uca bindirilerek hafifçe bükülmesi sağlanır. Balık oltaya vururken yay gibi olan uç titreşerek balıkçıyı uyarır. Dikkat gerektiren ama avcılığı zevkli olan bir takımdır. Bir müddet balığın vurmaması durumunda olta hafifçe sarılarak yemin yemlikten dibe dağılmış yemleme hamuru üzerine gelmesi sağlanır. Gene vuruş olmaz ise toplanır, yemlik tekrar doldurulur ve aynı yere atılır. Kamışın kıyıda duruşu önemlidir akıntılı ve durgun sulara göre ayrı duruş şekilleri bıyıklı balık kısmında açıklanmıştır. Bu kamıştan elimizde yoksa normal kamış da kullanabiliriz. Yemin takılışı sazan bahsinde anlatılan boilinin takılması gibi olursa daha iyi olur.

Dip takımı kullanılıyorsa iki takım da yapılabilir. Bu durumda takımlarda biri, kıyılara yakın az akıntılı yerlere atılırken, diğeri nehrin ortasına doğru akıntının ortasına atılmalıdır. Bu durumda yeterince ağır kurşun ve uygun takım kullanmak gerekir. Olta kısmı ağırlık yüzünden 025 - 027 olurken, beden kalınlaştırılmamalıdır.

 Tatlısu kefali için atılan yemli takımlara o sularda bulunun başta bıyıklı balık olmak üzere, iri kızılkanat, sazan, kadife, sarı sazan, kocaağız çapak gibi balıklarda çıkabilir.

   2. Yapay Yemlerle Avcılık

Çoğu durumda tatlısu kefali etobur özellikleri dolayısı ile suni yemlerle de yakalanır. Bu şekildeki avcılığı oldukça zevklidir ve iki kısmda toplanır.

     a. Atıp çekme ile avcılık

Alablık avında yapılan atıp çekmeden pek farklı değildir. En fazla kullanılan suni yemler 1 veya 2 numara döner kaşıklar ile 00 veya 0 numara yaprak şekilli kaşıklardır. Avcılığın yapılış şekli aynen alabalıkta olduğu gibidir. Kamış ve misina kalınlıkları da aynıdır. Alabalık kısmında bu konu çok detaylı anlatıldığı için burada tekrarlamıyorum.

Kefal döner ve normal kaşıklar dışında çok ufak, 3 cm., boyunda sahte balıklarla da yakalanır. Sahte balıkların, yüzen, batan, dengelenmiş modelleri dışında, su yüzeyinde kalan, çekilirken su sıçratıp şıpırtılar yapan, popper adı verilen modelleri ile yapılan avcılık oldukça zevklidir. Popper'in ne olduğu ve nasıl kullanıldığı deniz balıklarından levrek bahsinde anlatıldığı halde burada da tekrarlayalım.

Popper, su yüzünde kalan batmayan yavru balık taklidi bir yemdir. Kısaca anlatırsak popper su yüzünde kalır ve çekilirken kamışın ucunun sertçe kaldırılması ile su yüzeyinde ufak sıçramalar yapar ve ağzının yapısı nedeni ile de suları şapırdatarak sıçratır. Bu hareket biçiminden dolayı İngilizceden gelen popper adı verilmiştir. Çıkardığı sesler ve su şapırdatması yavru balıkların sıçramalarını çağrıştırdığından etraftaki yem arayan büyük balıkların dikkatini çeker, Popper geri çekilirken düzenli olarak kamış ile sıçratılır ve suyu şıpırdatması sağlanır.

     b. Fly ile avcılık

Tatlı su kefali fly adı verilen yapay sineklerle de bolca avlanır. Fly  avı hakkında geniş bilgi alabalık sayfasında vardır, isteyen oradan bilgi alabilir. Alabalıktan farklı olarak kefal avında fly sık sık suların orta yerindeki saz ve otlarda oluşan bitki adalarının atrafına ve ortalarında ki boşluklara atılır. Fly takımında kullanılacak fly olta ipi 5 veya 6 numara, yüzer, yeni başlayanlar için iki ucu ağırlıklı (DT) olmalıdır. Bunu kodlarsak DT5F şeklinde tanımlanacaktır. Beden 2,5 - 3 metre boyunda 015 - 018 den kalın olmamalı, beden 015 50 sm., uzunluğunda olmalıdır. Bedenin gittikçe incelir tipte (tapered) olmasında fayda vardır ancak tatlı su kefali avında bu alabalık avı kadar önemli değildir. Kamış ve makara seçilen fly olta ipine uygun olmalıdır. Fly yüzer tipte (dry) 8 - 12 numara iğnelidir.

Ne yöntemle olursa olsun yakalanan tatlısu kefali sudan kepçe ile alınmalıdır. Oldukça sert ve enerjik olan kefal çabucak iğneyi atıp kurtulabilir.

Eti çok lezzetli olmayan kefal bu bakımdan makbul tutulmaz, asıl aranan yönü sportif avcılığının zevkli olmasıdır. Tavası yapılır, kurutulmuş ve tuzlanmış olarak da tüketilir.

 

rasgelsin

Hosted by www.Geocities.ws

1