|
Kaz avı denince
aklıma önce kar ve sis gelir. Nedense böyle havalarda yerimde hiç
duramam. Konya'nın, Kırşehir'in uçsuz bucaksız ovalarında yeşermiş
tarlalarda hissederim kendimi. Hemen bir çukur kazıp zıplamak
isterim içine. Coşarım, umutlanırım ve sevinirim.
Kaz avı iki şekilde yapılır.
Geçit avı
Tarlada mühre
avı
Geçit avı, adı üzerinde
kazın gölden çıkıp tarlalara gitmesi esnasında olan avdır. Çok
verimli değildir. Herhangi bir avcılık deneyimi ve bilgisi de
istemez. Hemen her avcının yapabileceği bir avlanma şeklidir. Bu av
şeklinde yapılmaması gerekli iş; kazın göle dönüşlerinde, su
içerisinde bekleyerek avlanmaktır. Bu kazları rahatsız etmekte ve
geceleyecekleri sulardan uzaklaştırarak tarlalarda gecelemelerine
sebep olmaktadır. Bu da hayvanların tedirginleşmesine sebebiyet
vermektedir.
|
| Kaz avının en güzel şekli tarlalarda
yani yemlenecekleri alanlarda mühre ile avlanmaktır. Kazlar İç Anadoluya Ekim sonlarından itibaren
gelmeye başlarlar. Ankaralı avcılar genelde 29 Ekim'de tarlaları
gezmek ve kaz durumuna bakmak için yola çıkarlar. Böylece kazın
durumu gözlenir, tarlalara bakılarak kazılacak gümelerin yerleri
tesbit edilir. Kaz en önce yani Kasım ayında genellikle yanık
tarlalarda avlanmalıdır. Yazdan yakılıp bıldırcın avcısını küstüren
anızlar , kışın kaz avcısını ise güldürürler.
|
|
| |
Mevsimin henüz başı olması
sebebiyle tam yeşermeyen ekinler kazlara pek cazip gelmez. Havaların
yağmurlu ve ıslak olması da kazların anızları ve yanık tarlaları
seçmeleri için bir sebeptir. Yanan tarlada açığa çıkmış yazdan
kalan, yerdeki ekin taneleri ve daha gürbüz yeşermiş otlar-ekinler
kazların ilk gelişlerinde onlara enfes bir ziyafet olanağı sağlar.
Daha sonraları Kasım sonu ve Aralık ortalarına kadar ise anızları
tercih ederler. |
| Ancak anız tarlada herhangi
bir (doğal da olsa) yükselti olmaması kaydıyla. Anız ve yanık
tarlalarda dolaşan kazlar henüz yeni geldiklerinden çok acemidirler
ve kolay avlanırlar.Kaz avlarında güme çok önemlidir. Özellikle İç
Anadolu'da yapılan kaz avlarında kesinlikle yüksek güme yani
çalıdan, çırpıdan, sazdan ya da gizleme ağından yapılan gümeler iş
görmez. Güme tarla tunçlarına kazılan en az 1.5 metre derinliğinde
ve yeterince geniş olan (fazla değil) bir çukurdan ibarettir. Bu
çukur kazılırken araba ile kazılacak yerin en fazla 200 metre
yakınına yaklaşılmalı tarlada araç izi bırakılmamalıdır. Çukur
kazılacak yer öncelikle bir tarafı anız diğer tarafı ise ekin olacak
şekilde ayarlanmalı. Özellikle buğday ekili tarlalar tercih
edilmelidir. Kazılan çukurda ertesi gün avlanılacak ise çukur
akşamdan kazılmalı, sabah ayazını görmeli, dolayısıyla tabii bir
şekil almalıdır.Çukurdan çıkarılan toprak, taşıma çuvalı ile arabaya
götürülmeli oradan da daha uzağa dökülmelidir. Çıkarılan toprağın
çukurun hemen etrafına dağıtılması av vurma şansını en az %50
azaltır. Çukur kazıldıktan sonra üzeri, önceden hazırlanarak,
yanları yükseltilmiş bir tahtayla kapatılmalı ve tahta üzerine,
tuncun doğal örtüsü olan bitkiler, toprağıyla beraber konmalıdır. Bu
tahtanın altında avcının tutacağı bir kol olmalı ve avcı tüfek
atacağı zaman bu tahtayı yana kaydırmalıdır. Bu tahta yerine sarı
telis çuvallarda kullanılabilir ancak en güzeli yukarıda
bahsettiğimiz şekildir. |
| Yerde kar olduğu zaman ise iş
değişir. O zaman kar kamuflajlı giysiler giymek ve gümeyi beyazla
kaplamak elzemdir. Karlı havalarda yeni güme kazmaktan kaçınmalı
eski gümelerin karlarını çok hafif alarak, bu gümelerin kullanılması
sağlanmalıdır. Karlı bir ortamda güme kazmaktansa altınıza bir bez
serip yatarak üzerinize beyaz bir örtü çekmek her zaman daha iyidir.
Çünkü açılan bir çukurdan çıkan toprağıın kar üzerinde yaptığı
bozulmayı gidermeniz hemen hemen imkansızdır. |
|
| Gelelim mührelerin,
yani taklit kazların tarlaya serilmesine. Kazların hangi sayıda
serileceği hala tartışma konusudur. Bazı avcılar full-body 5-6 mühre
sererken bazıları daha çok sermeye gayret eder. Ben herzaman minumum
50 mühre sermeyi tercih etmişimdir. Avlanamazsam bile mühreleri
seyretmek her zaman çok hoşuma gitmiştir. Gümenin yerini havanın ve
hayvanın geliş yönüne göre tesbit ettik. Mühreleri öyle dizayn
etmeliyiz ki gelen hayvan hiç bir şeyden kuşkulanmadan mührelere
sallansın. Kazlar yemlenirken dahi nöbetci bırakan ender
kuşlardandır. Bu yüzden mühre seriminde asıl mührelere en az 150
metre uzağa bir kaç tane nöbetçi mühre bırakmak gerekir. Bu
mührelerin başları mümkün olduğunca dik tutulmalı ve etrafı
gözetliyor havası verilmelidir. Diğer mühreler de çok yan yana
olmamak kaydıyla rüzgarın geliş yönüne göre kafaları rüzgara
verilerek serilmelidir. Mühreler kazların tur attıktan sonra avcıya
göğüs vererek ineceği şekilde tanzim edilmelidir. Yani rüzgar
avcının her zaman arkasından esmelidir. Kaz cinsi hayvanlar aşağıya
inmeden önce geniş bir iki tur atarlar ve her zaman rüzgarı
göğüslerine alarak inerler. Mührelerin yan yana sık aralıklarla
dizilmeleri, gruba havalanmadan önce toplanmışlar hissini
vereceğinden, gelen kazların hiç ilgilenmemesine sebep olacaktır. Bu
yüzden bazı ikili-üçlü gruplar yapılsa da mühreler sık aralıklarla
atılmamalıdır. Ayrıca mührelerin arasına çok ince malzeme üzerine
asılmış uçar pozisyonda doldurulmuş gerçek kazlar koymakta iyi
netice verir. |
| |
Mühre avında
düdük kullanmak gerekliyse de her zaman iyi sonuçlar
vermeyebilir. Yanlışlıkla çıkartılan bir ses tonu hayvanın
daha alçalmadan yükselmesine sebep olabilir. Bu yüzden
kazların zararsız addettiği tonlar öğrenilmeli ve o tonların
dışına çıkılmamalıdır. Ayrıca düdükle ses çıkartmak fazla
abartılmamalı, kazların ya da kazın dikkati çekilir çekilmez
susulmalıdır. Unutmamak gerekir ki başarıya giden tek yol
çalışmak ve egzersiz
yapmaktır. | |
Mühre avında genelde açık
şokların kullanılması tavsiye edilse de her zaman fullşok bir
namluyu tercih etmişimdir. Bu namluyla atılacak saçma numarası ise
3-4-5.tir. Daha iri saçmalar mühre avında hem gereksiz hemde
keyifsizdir. Bana soracak olursanın 5 numara tercihimdir.
Rasgele.
|
 |
|