|
Sabahın saat beşinde
saatin çalışına saniyeler kala elim saate uzanıp kapadı. Ev sakinlerini
uyandırmama çabasına sezonun açılışında buluşmaya geç kalmama telaşı
karışıyordu. Geceden sabah uyandırıp beraberimde götüreceğim
sözünü verdiğim oğlumun odasına yavaşça girdiğimde Onu av kıyafetleri
üzerinde uzanırken buldum. Ben giyinirken O da termosa su
doldurup arabadaki yerini almıştı. Biz buluşma yeri olan
Avni abinin dükkanına yollanırken şirin sahil kasabası Şarköy daha uyku
halindeydi. Dükkanda gurup tamamlandı, eksikler kontrol
edildi. Bu sene de yine problemin teyp kuran kişiler olacağı sohbetlerden
belliydi. Evvelki senelerde olduğu gibi bıldırcın zamanı
avlaklara teyp kurarak kuşu belirli alanlara toplayıp katliam yapan
kişiler yüzünden birçok yörede bıldırcın avcılığının tadı
kalmadı. Doğal olarak göç eden bıldırcının av meralarına
dağılımı engellendiğinden kurallara uyan avcılar, söz konusu manüpülasyon
sonucu, haksız rekabet yüzünden sadece gezmekle yetinir hale gelmeye
başladılar. Bunun sonucu olarak her sene, yetersiz denetimden de güç alan
daha fazla kişi kuş görebilmek için avlaklara teyp kurmaya
başladı. Yeni açılan fırından kahvaltı için taze ekmek
tedarikinden sonra, havaların kurak gitmesi sonucu yangın tehlikesinin en
üst seviyede olmasına rağmen yer yer kara lekeler halinde yakılmış anızlar
arasından avlanacağımız meraya ulaştık. Her ne kadar
"Merkez ve il çevre kurulları ile tarım il ve
ilçe müdürlükleri, anız yakılmasının önlenmesi ve yakanların takibi için
gerekli tedbirleri almakla yükümlüdürler"
ibaresi merkez av komisyonu kararlarında yer bulsa da yurt genelindeki
kara lekeler uygulama hakkında bize kesin fikir
vermektedir. Meraya ulaştığımızda Ağustos güneşi ucundan
kendini göstermeye, sabahın mahmurluğunu atan doğa da hareketlenmeye
başlamıştı. Anız kenarında eski gülünesi anıların süslediği
domates, zeytin ve karpuzdan oluşan kahvaltı bitmiş fişeklikler kuşanılıp
"avcı kolu" kurularak anız taranmaya başlamıştı. Bir saate
yakın taban tepmenin sonunda megeden kalkan tek bir bıldırcın hepimizi
selamladıktan sonra Avni abinin kuşluğunda yerini
almıştı. Bizler anızı gezerken Şarköy sırtlarından sanki bir
savaş çıkmışçasına seri halde pompalı ve yarı otomatik tüfeklerle arka
arkaya saydırılan fişeklerin sesleri geliyordu, anlaşılan açılışta
kurdukları teybe "sıkı" kuş indirmişlerdi. Dolaşmanın
anlamsızlığını kavrayıp, araba etrafında toplanıp, liman kahvesinde çay
içmeye karar verdiğimizde av eğitimi vermeye çalıştığım oğluma bu yaşadığı
paradoksu bir avcı olarak nasıl açıklayabileceğimi
düşünüyordum..
Rasgele...
   |