
Günümüzde 40
yaş üstü ve hatta bazen daha da öncesi için büyük bir dert olan yüksek kolesterol ve
damarlann içyüzüne yapışarak sebep olduğu
damarsertliği, yüksek tansiyon, bilahare damarları
tıkayarak meydana getirdiği felç, kangren, kalp
ağrı ve krizlerinin altında, yine direkt veya dolaylı
sebeplerle günümüz
bilimsel kurallarının tam uygulanmadığı
gerçeğini görmekteyiz. Tedavi kısmına
geçmeden önce kolesterolün insan ve hayvanların
bünyesindeki yağ yapısının içinde bulunan bir
maddeye verilen isim olduğunu bilmemiz gerekiyor. Vücudumuzun ürettiği kolesterol, bizi
mikroplara karşı, alyuvarlarımızı zehirlere
karşı koruması, vücudun su dengesini temin etmesi ve sinir
dokularının dayanıklılığını
sağlaması açısından faydalı bir maddedir. Hastalıklara yol açan fazla kolesterol ise bize hayvansal gıdalardan gelmekte. l00 gram kanda
180-230 mg.'ı normal addedilen kolesterolün damar cidarlanna
yapışıp normal genişliğini ortadan
kaldırması ve elastikiyetini engelleyip sertleştirmesi şu
durumları oluşturuyor:
Kalp kan pompalarken etrafındaki
damarlann elastik olması ve genişlemesine ihtiyaç var.
Böylece kan kolayca geçiyor. Bu damarlarda daralma varsa kalbin
daha fazla bir güçle kan pompalaması gerekiyor. Bu da tabii ki
yüksek
tansiyona yol açıyor. Daha ileri durumlarda ise kalp damarları
özellikle sol koroner atardamar tıkanma noktasına gelince
karıncık kasına giden kan akımı duruyor.
Böylelikle kalp, vazifesini yapamıyor ve insan enfarktüs neticesi ölmüş oluyor.
Bu damar tıkanması aynı şekilde beynin içinde olursa
felçler, böbreklerde olursa erimeler, ayaklarda olursa kangren oluşuyor. Kolesterol bazen
gözkapaklarına yerleşerek sarı lekelere. göz
içine yerleşerek perdeye neden olarak tavukkarası,
vücutta şişlikler ve yağ Iekelerine yol açıyor.
Kolesterolün safra kanalını tıkaması halinde
karaciğer ve dalak şişerek sarılığa yol
açarken, safra taşları oluşması, safra kanserinin
oluşması da yine yüksek kolesterolün sebep olduğu
hastalıklardır. Bundan başka genel yorgunluklar, görme
zayıflığı, ter ve nefes kokması,
gözaltındaki siyah halkalar, iştahsızlık,
hazımsızlık kolesterolün yükselme belirtileri ve
vücutta yaptığı diğer arazlardır.
Bu bağlamda çağdaş
yaşam tarzının sunduğu kolesterolü yükseltci
hayvani gıdalar ve bunların vücutta artmasına yol açan
rafıne gıdalara karşı bilimin bize gösterdiği
yaşam biçimi bizi bu hastalıklar zincirinden de koruyacak tek
yol. Vücutta
yüksek kolesterolü oluşturan hayvani gıdalann nasıl
tüketileceğine geçmeden önce bazı hayvani
gıdalardaki kolesterol miktarına şöyle bir bakalım:
100 gramda
Beyin
2000 mg
Yumurta sarısı
1120 mg
Karaciğer, böbrek 400 mg
Tereyağı
230 mg
Kaymak
100 mg
Sığır eti
88 mg
Beyaz ve kaşar peynir 70 mg
Tavuk 57 mg
Balık 50 mg
Süt, yoğurt
14 mg
Yağsız peynir,
çökelek,
lor, ekşimik
I2 mg
Ayçiçeği, soya,
Mısır, pamuk yağları 0 mg
İnsanlar için gerekli
yapıtaşlarından biri olan proteinler; hayvani gıdalar,
bakliyat ve tahıllarda bulunuyor. Hayvani gıdaların kepek ve
liften yoksun oluşu ise bedeni yoran en büyük etmen. Günümüzün
tıbbi kaynaklannı ve uzun ömürlü insanlann yaşam
biçimini incelediğimizde, protein ihtiyaçlarının
genellikle az yağlı süt ürünleri ve bakliyatla
karşılanması önerilmekte.
Hayvani gıdalardaki kolesterol, üre, asitürik gibi toksik maddeler ve günümüzde kullanılan et üretimini artırıcı kimyasal yemler ve hormonlar da işin bir diğer yönü. Bütün bu izahattan sonra Türk Kardiyoloji Derneği'nce ülkemizde bulunduğu tahmin edilen 1.500.000 kalp hastası ve diğer yüksek kolesterolün meydana getirdiği hastalıkları engellemenin veya iyileştirmenin en önemli ve ilk yolunun oruç olduğu ortaya çıkacaktır. Oruçla beraber kandaki kolesterolün düştüğü, damar cidarlarında biriken eski kolesterolün ise yavaş yavaş çözülerek damar sertliğini azalttığı, kandaki lipitlerin vücut tarafından yakıldığı tespit edilen bilimsel gerçekler. Orucun vücuda büyük bir yük olan fazla kiloları atmayı sağlaması ise, insanları zayıflamak için kullanılan iştah aza1tıcı ilaçlann çeşitli zararlı etkilerinden de koruyor. Sn. Dr. Haluk Nurbaki "Oruçlu ve devamlı abdest alan 300 yaşlının tansiyonu üzerinde yaptığım incelemede kendilerinde en ufak Arterioskleroz (felç ve kalp tıkanma sebepleri) belirtisine rastlamadım. Yaşlan 65'den yukarı olmasına rağmen tansiyonlarının 12'nin üstüne çıkmadığını da müşahade ettim" demekte. Dini kaynaklarca bayram günleri hariç, hergün oruç tutan Hz. Nuh'un 900 yıl yaşadığını, uzun ömürlü Müslüman Bulgar köylülerinin ise bilim adamlarının izlemesi sonucu, yılın üçte birini oruçlu geçirdiğini görüyoruz.Hayvani gıdaların azaltılması veya az yenmesi ve orucun tıbbi faydasını böylece inceledikten sonra diğer dikkat edilecek husus ise doğallığını yitirmiş, işlem görmüş rafıne gıdalardan kaçınma. Kapitalist sistem, para kazanmak ve aşırı kar hissi iIe bize buğday, pirinç gibi gıdaların kepeğini alıp çabucak tüketilmesini öngörmekte, fakat bilim tam aksini söylemekte. Kepekli buğdaydan yapılan ekmek veya esmer (kepekli) pirinç bağırsaklardaki yağı ve kolesterolü emerek bunların vücuttan atılmasını sağlarken yine beyaz unlu gıdaların bizzat damarlarda tıkanıklığa yol açtığı tıbben teşhis edilmiş bir gerçek.Hakeza sebze ve meyveler de lifli yapılarıyla vücudumuzu muntazaman aşırı yağa, dolayısıyla kolesterole karşı korumakta. Tereyağ, margarin ve bunlarla yapılan gıdalarla damarları tıkamak yerine yağ ihtiyacı fındık, fıstık, ceviz, zeytin, tahıl, bakliyat gibi doğal kaynaklarla giderilmeli. Beyaz tuz, beyaz şeker gibi gıdalar ise her hastalıkta olduğu gibi burada da kaçınmamız gereken diğer maddeler. Doğal tuzu artık aktarlarda sorarak bulmamız mümkün. Şeker ise bildiğimiz gibi tahıl, bakliyat, meyve, sebze ve süt ürünlerinde karbonhidrat, glikoz, fruktoz, sakaroz, laktoz gibi değişik biçimlerde en doğal halIeriyle bulunmakta. Bu noktada değinmeden geçilinemeyecek bir diğer husus da birtakım meyve, sebze ve bitkilerin de yüksek kolesterolü düşürerek daha etkin bir rol oynadığı. Vücudumuza fazla kolesterolü getiren gıdaları kestikten, oruç gibi sigortavari sıhhi uygulamalara geçtikten sonra medet umabileceğimiz bu yardımcı gıdalar şunlar:
Elma: Kolesterolün vücuttan
çıkmasına yardımcı oluyor. Damarları
yumuşatarak damar cidarlarındaki tortuları temizleyip, kalbin
yorulmadan çalışmasını temin etmekte.
Çilek: Bedeni toksinlerden
arındırıyor. Damar sertliğinde faydalı olduğu
biliniyor.
Üzüm: Kanı temizleyip, toksin
attırıyor. Kalbi ve karaciğeri kuvvetlendirdiği için
de tavsiye edilen diğer meyvelerden. Damar sertleşmesini ve
kolesterol birikimini engelleyen çimlendirilmiş buğday,
greyfurt, karpuz, kavun, lahana, bezelye, portakal, patates, soğan ve
damarların yumuşamasını sağlıyan "P"
vitamini içeren mandalina, portakal kabuğu, yeşil biber de
tüketilmeli. Son olarak bazı tavsiyeler; çavdar ve arpa
ekmeği, ökse otu + oğul otu + tarçın + karanfil +
nane çayı, sarımsak, hünnap gül ve
ardıç. Kolesterolü düşürme ve bir daha
yükseltmeyerek birçok hastalığın riskini ortadan
kaldırma, ancak sistemli bir beslenmeyle mümkündür.
SABAH: I) Önce yeşil bir salata
(roka, tere, hindiba, ebegümeci, ısırgan, marul vb. herhangi bir
veya birkaç yeşillik) + doğal zeytinyağı +
doğa1 tuz +1imon,
2) 2-3 dilim kepekli ekmek, az yağlı beyaz peynir (100-150gr) peynir yerine soya eti veya peyniri daha ideal,
3) Reçel yerine özellikle
elma, üzüm ya da herhangi bir meyve,
4) Zeytin, soğan (sarımsak
da olabilir),
ÖGLE/AKŞAM: 1.) Yemekten önce yukardaki gibi
bir salata,
2) 1 tabak sebze yemeği (Kabak,
patlıcan, pırasa vb.), Haftada 3-4 öğün bakliyat
sebzenin yerini alabilir. (mercimek, nohut vb.),
3) Kepekli ekmek (arpa, çavdar,
buğday). bulgur yada kepekli pirinç pilavı,
4) Yemekte veya yemek aralarında
vücudun protein ihtiyacı olarak 1 tabak soya (100-150gr) veya az
yağlı yoğurt (100-150 gr ) muhakkak tüketilecek.
NOT: Özellikle soya ve
ürünleri temin edilebilirse süt ürünlerine tercih
edilmeli böylelikle iyileşme süreci
hızlandırılmalı.