CENG�Z AYTMATOV'un ANLATTIKLARI
K�rg�z T�rk Yazar� �ingiz Aytmato�lu (Cengiz Aytmatov)'nun K�rg�zistan'�n O� B�lgesindeki �zbek ve K�rg�z T�rkleri aras�nda ortaya ��kan -ve maalesef yer yer "karde� kan�" d�k�lmesine yol a�an-
O� Hadiseleri hakk�ndaki
Tarihi �a�r�s�:
"�zbek Halk�! K�rg�z Ulusu! Aziz O� Sakinleri! Biz ezelden beri O� b�lgesinde ya�a�makta olan bir halk�z. Kan� da, dili de bir olan T�rk atan�n evlatlar�y�z. �imdi K�rg�zlarla �zbekler aras�nda bir d��manl�k tehlikesi var. Kan d�k�l�yor, insanlara zarar veriliyor. Yar�n�m�z�, �ocuklar�m�z�n kaderini d���n�n. Bunlar�n gelece�i ne olacak? D���n�n ve sab�rl� olun. �zbek halk�na, �zbek karde�lerine el kald�ran K�rg�zlar asl�nda kendi yurtlar�na, K�rg�zlara da el kald�r�yorlar. Ben sizlerden rica ediyorum. K�rg�z da �zbek de benim �z milletimdir. �ok ge� olmadan birbirinize el uzat�n ve meseleleri ak�l yoluyla ��z�n. G�� ak�ldad�r. Zorbal�k halka hi�bir zaman iyilik getirmez."
[Lenin�il Ca� Gazetesi, 9.6.1990, s.l'den naklen (Bug�nk� T�rkistan, 10.7.1990, Say�:3)]
AYTMATOV'UN D�L�NDEN*
Fikirlerimin Kaynaklar�
"...�ocukluk ve gen�lik an�lar�m mevcut sanat becerimin temeli olmu�tur. Ergenlik g�nlerim �kinci D�nya Sava��'yla ayn� zamana rastlar. Gen�lik d��lerim etraf�m� ku�atan ger�eklerle �ekillenmeye ba�lad�. Cephedeki askerleri beslemeye �al���rken, yoksulluk ve a�l���n etraf�m�z� ku�att���n� g�rd�m. �nsanlar Parti'nin yapt��� hatalar� g�r�yor ve giderek h�k�mete kar�� tav�r al�yor�lard�. Yapt���m�z b�t�n fedakarl��a ra�men d��man Moskova'ya yakla��yordu. Sava��n bize sinemalarda ve kitap�larda anlat�ld��� gibi kahramanl�k i�i de�il, fakat daha karma��k ve problematik bir eylem oldu�unu anlamaya ba�lad�m. �lk defa olaylar�n ve olgular�n �ok y�nl�l���n�, ger�e�in g�r�n��� ve hakiki �z� aras�ndaki fark� alg�lamaya ba�lad�m. Hi� hata yapmayaca��n� ��rendi�imiz Parti'nin yan�labilece�ini anlamam b�y�k bir �oktu... Belki de �al��maya �ok erken ba�lad���mdan hayat� bir �ocu�un g�z�nden �ok, bir yeti�kinin g�z�yle g�rd�m. "
Halk ve Devlet
"...Halk�n sava� hakk�ndaki g�r��leri de�i�ti. Bahsetti�im ��phelere ra�men �nceden halk, devlet otoritesine sorgusuz itaat etmek �zere yeti�tirildi. �zellikle Afganistan sava��ndan sonra �ahsiyetlerin sava�da oy�nad��� rol konusunda daha b�y�k bir anlay�� ba�lad�. �imdi halk devletin �nceliklerini sorgulamaya ba�lad�."
"�nsan" meselesi
"...Manevi restorasyona do�ru tek yol, insan ruhu i�in h�rriyetin �neminin tan�nmas�ndan ge�er. Bu h�rriyet devrim veya ani de�i�ikliklerle de�il bar���� yol�larla kazan�lmal�d�r. �nsan hayat�nda ruhun �nemini an�layan insanlar, manevi bir yeniden do�u� arzusuyla kar���la�acaklard�r."
Milli Gelenek ve Sanat��
"...�una kesinlikle inan�yorum ki yazarlar eserlerini milli gelenek ve t�relerini kaynak alarak zen�ginle�tirirler. Fakat edebiyat��lar�n ilgilerini sadece bu �er�eveyle s�n�rland�rmamalar� gerekir. Daha kapsaml� ama�lar� vard�r ve sanat�� ufkunu mahalli olan�n �tesine do�ru geni�letme gayreti, i�erisindedir. Benim ilgim h�zla insan do�as�n�n �z�n�n anla��lmas�na kaym���t�r... Bunu, milliyet�ili�in veya evrenselcili�in s�n�rlay�c� zorlamalar�n� dikkate almadan bulabilece�im her yerde aramaktay�m. Mazinin unutulmas�na kar�� uyar��da bulunurken stat�koculu�u da tasvip etmiyorum..."
Sovyetler'deki Milliyetler Meselesi
"...Milliyetler meselesininin Sovyetler Birli�i'nde uzun s�re yanl�� anla��ld���na inan�yorum. Uzun s�re Sovyet ideolojisinin her�eyden �nce geldi�i d���n�l�d�, di�er b�t�n d���nceler bu k�stasa g�re de�erlendirildi ve her�ey etkin bir bi�imde sosyalist bir toplum yarat�l�mas� amac�yla kullan�ld�. Buna katk�da bulunacak her �eye izin verilirken, buna engel olarak g�r�lenler yasak�land�, reddedildi veya basit�e g�rmezlikten gelindi. Bu ikinci kategoriyi din, milli �zellikler ve diller olu�tur�mu�tur. Bu t�r bir politika ciddi bir hatayd�. �nsan hayat�n�n, k�lt�rel farkl�l�klar�n dile getirilmesi dahil olmak �zere b�t�n kompleksli�iyle geli�mesine izin ver�mek yerine siyasal hedefler esas al�nd�... Perestroika ve Glasnost'un geli�iyle insanlar ge�mi�te yap�lan hatalar konusunda a��k�a konu�maya ve y�llarca i�erisinde sak�lad�klar� ac� ve k�rg�nl�klar� ifade etmeye ba�lad�lar."
Etnik Kar���kl�klar
"...Benim d���nceme g�re Sovyetlerdeki son kar���kl�klar Perestroika ve Glasnost ile hi� ilgili de�il�dir. Aksine, Perestroika ve Glasnost halklara, insanlara, herkese serbestlik vererek yeni bir �a� ba�latm��t�r, fakat bunlar� do�ru kullanmal�y�z. Tekrar ediyorum, bu etnik kar���kl�klar�n Perestroika ve Glasnost ile bir ilgisi yoktur. Bunlar ge�mi�te kalan eski politikalar�n ���z�lmemi� problemleridir. �imdi Perestroika sayesinde bu ��z�lememi� problemler su y�z�ne ��kt�. Stalin'in hayat� boyunca, hi� bir milletin tabii bir �ekilde geli�mesine izin verilmedi, bask� ve zulme maruz kald�lar, �zbekistan'daki karma��k sosyal problemlerin sorumlulu�u, Ah�ska T�rkleri'ni zaten olduk�a yo�un n�fusa sahip bir b�lgeye s�ren ge�mi�teki liderlere aittir."
Sovyetler'in Gelece�i
"...Sovyetler Birli�i'nin par�alanmak �zere ol-du�unu sanm�yorum. Mesele tabii bir s�re�ten ge�mekte�dir. Ge�mi� bask�lar�n ac�lar�n� dile getiren insanlara sempatiyle bak�yorum. Ayr�ca Cumhuriyetlerdeki insan�lar�n memnuniyetsizliklerinin dile getirilmesinin birlik u�runa engellenmesinin yanl�� ve gayri-ahlaki olaca��n� d���n�yorum."
Milli Dillerin Geli�imi
"... Stalin zaman�nda Rus�ay� Sovyetlerin t�-m�nde egemen dil yapma te�ebb�s�nden bu yana devletin resmi dil politikas�nda �nemli de�i�meler g�r�lm��t�r, en b�y�k de�i�iklikler son iki y�lda olmu�tur ve bu de�i�ik�likler �er�evesinde Cumhuriyetlerde �nceli�i milli dillere vermek devlet politikas�d�r. Cumhuriyetler milli dillerini resmi dil olarak kullanma hakk�na sahiptirler. Rus�a ortak dil olarak kalacak ve fakat cumhuriyetlerde g��lenen milli dillerle birlikte i�lev g�recektir.
K�rg�z T�rkleri'nin de aralar�nda oldu�u Orta Asya'n�n geri kalm�� halklar�n�n, ba��ms�zl�klar�n� ka�zand�ktan sonra 1917 Devrimi ile getirilen imkanlardan tam anlam�yla yararlanabildiklerini s�yleyemem. Edebi dil s�z konusu oldu�unda, K�rg�z yaz� dili tarihin �ok eski d�nemlerine kadar uzan�r, fakat bir s�re i�in ortadan kalkm��t�r. Alt�nc� ve yedinci y�zy�ldan kalan runik yaz��lar bunun bir delilidir. Bundan ba�ka, 17. y�zy�l�n ikinci yans�nda, me�hur K�rg�z Han� Atake � kendisi yaln�z kahramanl���ndan de�il, bilgisinden �t�r� de Batur Atake (Kahraman Atake) ad�yla tanm�rd�- Rus �ar�na K�rg�zca bir mektup yazm��t�r. Arada, biz Arap harflerini de kulland�k ve �ok say�da e�itim g�rm�� insan�m�z vard�.
S�ylemeye �al��t���m �ey, biz bir �ok yeteneklere sahip olduk ve bu kapasiteyi m�mk�n oldu�u kadar kulland�k. Sovyet hakimiyeti d�neminde bu yete�nekleri tekrar kazanabilmek i�in b�y�k g�� harcad�k. Bu s�re� 1950'lerin bas�nda tamamland� ve ben inan�yorum ki biz tam anlam�yla olgunla�m�� bir edebi dile sahip olduk. �imdi her �ey de�i�ik. Tarihi bir d�nemdeyiz. B�t�n bunlar� ba�arm�� olmakla, biz g�nl�k hayatta dilimizin kar��l�kl� konu�ma vas�tas� haline geldi�ini g�rmek isterdik. Sadece K�rg�z Sovyet Sosyalist Cumhu-riyeti'nde de�il, b�t�n milli cumhuriyetlerde bu y�nde ha�reketler vard�r. Ben �ahsen bunun do�ru oldu�una inan��yorum ve bu konuda Halk Temsilcileri Meclisinin oturumunda konu�tum. E�er bir milletin dili �l�rse, bu milletin de ortadan kalkt���n� d���nmemiz gerekir. Bir dil, yaln�zca insanlar s�yledi diye, bir ge�cede resmi dil haline gelmez. Milli diller okullar a�arak, hayat�n her sahas�n� bunlarla doldurarak kademeli bir ge�li�meyle resmi dillerin seviyesine y�kseltilebilir."
�evre ve �nsan
"...�nsan bilincinde gittik�e �nemli bir konu haline gelen �evre olgusu derinli�ine ilgilendi�im bir ko�nudur. G�rmezlikten gelindi�inde olduk�a tehlikeli olabi�lece�ini kan�tlayan sorunlarla u�ra�mak isabetli bir geli��medir. �nsan hayat�yla ayr�lmaz bir ili�ki i�inde bulunan hayvanlar aleminin de ayn� yok edici g��lerin elinde oldu�unu g�r�yorum. Do�a dengesi ge�mi�te, insan�n do�aya ba��ml�l��� �zerine kurulmu� olan k�r geleneklerince korunmu�tu. Bug�n �artlar de�i�ti, insanlar do�ay� kendi ama�lar�na hizmet ettirecek g�c� ula�t�lar. Fakat in�sanlar�n do�a hakk�ndaki bilin�lerinin de artt�r�lmas�na ihtiya� vard�r.
Ancak bug�n �evre terimi �ok s�radan bir terim haline geldi. Nereye giderseniz gidin topra��n ya�ma�land���n� ve ormanlar�n �ld���n� g�r�rs�n�z. Ayn� za�manda, �retim end�strileri de a��r� derecede b�y�mekte. K�rg�zistan'da a��r� otlatma y�z�nden otlaklar�m�z�n �o�u tahrip oldu. Sonunda kendi teknolojimizle tamamen yok mu olaca��z?
...Aral denizi ve Iss�k-K�l'�n mahvolma sebep�leri pamuk tar�m�d�r. Halk Temsilcileri Meclisi'nde bu mesele hakk�nda a��k�a konu�tum. Ge�mi�te pamuk tar�m�n� te�vik politikas� a��r� kazan� sa�lamak amac�yla tasarlanm��t�. ��hret kazanmak i�in keyfi planlar uygu�layan, hedefler belirleyen Sovyet liderleri olmu�tur. Bu planlar� ger�ekle�tirmek i�in m�mk�n olan b�t�n vas�ta�lar� zorlam��lar, �evreye de zarar vermi�lerdir. Pamuk tar�m�n�n bir sonucu olarak, biz d�nya yarat�ld���ndan beri var olan bir denizi, Aral G�l�'n� kaybettik ve bu zarar insan taraf�ndan yap�ld�.
�nsan ve ekoloji uzun s�redir bir arada mevcut�tur, fakat �imdiye kadar hi�bir zaman ekoloji insan varl���� i�in bu kadar can al�c� bir konu olmam��t�r. Ekoloji tehlikeye d��t���nde siyasetin hi� bir anlam� yoktur. Ekoloji �ncelik kazan�r. Hangi siyasi sistem, hangi �lke, hangi millet olursa onlar�n tek ama� �evreyi kurtarmak ve ondan do�ru �ekilde yararlanmakt�r. E�er biz sadece kendi bencil siyasi menfaatlerimize �nem verip, birbirimize yard�m etmezsek, bu �evreyi er ge� kaybedece�iz. "
�evre ve Teknolojik Geli�me
"...Geli�mekte olan �lkeleri teknolojik geli�meden mahrum edecek te�ebb�slere ��phe ile bak�yorum. Azgeli�mi�lik durumunun korunmas�n�n ekoloji davas�na katk�da bulunaca�� d���ncesi bir mit'dir; �o�u zaman az�geli�mi�lik ekolojik �evrenin yok edilmesine neden olur.
Fakat hat�rlamal�y�z ki �evre konusu dar siya�si veya mahalli ��karlardan daha y�ksek bir davad�r. B�t�n insanl�k payla�t���m�z �evrenin yok olmas� ihtimaliyle e�it bir �ekilde tehdit alt�ndad�r...."
--------------------------
(*) Aytmatov'un bu g�r��leri, Report on USSR adl� b�ltende yay�nlanan Radio Liberty muhabiri Abdulhakim �zgen ile yapt��� 25.6.1989 tarihli konu�ma ve Third World Quarterly adl� derginin Ocak 1990 tarihli say�s�ndan �hsan Turan taraf�ndan �evrilerek Yeni Forum Dergisi'nin Mart 1990 say�s�nda ne�redilen r�portaj�ndan derlenmi�tir.
************