Demek aşk yalnızca bir ortam ya da bir uyum
sorunuydu. Bunun için Türk filmlerindeki analar babalar haklıydılar. Aşk acısı
birkaç ay, bilemedin birkaç yıl sürer, sonra da biterdi. Bu da geçerdi...
Her şey geçerdi... Hele şimdi, hele şimdi. Artık iyice tedavülden kalktı
aşk. Büyük aşklar, soylu duygular, onulmaz yıkımlar yalnızca şarkılarda
yaşanıyor. Bulunduğun ile, çalıştığın ortama, arkadaş çevrene, kuşatılmış
değerlere, sınırlanmış yaşamlara bağlı. Bütün bunlara göre birini seçmek
ve onunla yaşamaktan ibaret kaldı aşk.
Artık hiç kimse aşk için dağlar aşmıyor, ırmaklar geçmiyor, diyar diyar
gezmiyor.
Mecnun bütün çölleri tüketmiş, kimseye çöl kalmamış yeryüzünde.
Kurumuş vahalarda seraplar bitmiş.
O olmazsa öteki, o olmazsa bu, o olmazsa şu...
Fark etmez fark etmez.
İlle de o.
Yalnızca o.
Sonsuza dek o.
O.
O.
O diyen kalmadı.
Kimse kimsenin O`su değil.
Artık değil.
Murathan Mungan