SEVMEYİ YAŞAMAK

“Sevmeyi yaşamak... Bir gün sormuşlar alp erenlerden birine: -Sevginin sadece sözünü edenlerle onu yaşayanlar arasında ne fark vardır? -Bakın göstereyim, demiş o yiğit adam. Önce sevgiyi dilden gönüle indirememiş olanları çağırarak onlara bir sofra hazırlamış. Hepsi oturmuşlar sofranın çevresine. Derken tabaklar içinde sıcak yemekler konulmuş ortaya ve ardından iki kulaç uzunluğunda kaşıklar sunulmuş kendilerine. O yiğit, -Şimdi, demiş, kaşıkların sapından tutup yemeye başlayabilirsiniz. Sofradakiler şaşırmışlar ve ne kadar gayret etmişlerse de bir lokma bile yemek koyamamışlar ağızlarına. Kaşıklar uzun geliyormuş. Aç kalkmışlar sofradan. -Şimdi, demiş o yiğit, sevgiyi gerçeğiyle tanıyanları çağıralım sofraya. Yüzleri aydınlık, gözleri sevgiyle gülümseyen insanlar gelip oturmuş sofraya. Kaşıkları ellerine almışlar ve "Buyurun!" denilince kaşıklarını uzatmışlar yemeklere ilkin sonra da karşılarında oturanların ağızlarına.”

“...mesafeler gül alırken gönülden neden uzaksın ki sen gülden boşalt sadağından dikenlerini düşün binlerce yıl dağarcığında bu derdi kahırla çekenlerini düş yollara, iki gözün aksa da kavuş güle, gül seni bıraksa da” “Zambaklar en ıssız yerlerde açar Ve vardır her vahşi çiçekte gurur.. Bir mumun ardında bekleyen rüzgar.. Işıksız ruhumu sallar da durur.. Zambaklar en ıssız yerlerde açar.” .

00.36

22.Aralık.2001

 





 

Hosted by www.Geocities.ws

1