Çok basit bir yaşam var etrafda...
Bir daha ele geçmeyecek olan ömür basitçe harcanıyor
düşünmeden... Özelliklede kız çocukları için..
Şimdilerde zorunlu eğitim yüzünden sekiz yıl
okutuluyor kız çocukları...
ilkokul yeterlidir denir büyüklerimiz tarafından...
kız çocukları... artık çeyiz düzme zamanıdır
danteller, işlemeler, oyalar... on yedi on sekiz
yaşına kadar böyle devam eder hayat bu arada radyo
dinlenir ve televizyonlarda eski Türk filmleri izlenir
elişleri yapılırken... anne babalarda bilinçli
olmadığı için ibadette bulunmaz hayatlarda, çeyizde
sergilemek için yapılır on tane on beş tane seccade
ama hiç birisinde namaz kılınmamıştır. Kitap okuma
derseniz çok uzaktır, kitap için verilen para ziyan
olur onların gözünde... sonra evlenirler... en fazla
yirmi yaşlarında... evliliğin gerektirdiği sorumluluk
düşünülmez hiç, kim daha erken evlendirirse kızını
diğerlerine nispet yapar... eşine ve ailesine karşı
görevlerini bilmeden evlenir gider genç kızlar sonra
mı sonra kavgalar, sorunlar... her bir genç çift
kıyamet alameti olur farkında olmadan çünkü erkek
annesinden üstün tutar eşini... babasının evinden ayrı
bir eve çıkar ve tutunmaya çalışıırlar hayata....
Erkekler de pek farklı değildir ama kızlara göre biraz
daha şanslıdırlar en azından okuma imkanları vardır.
Ama bu fırsatı değerlendiren pek olmaz en fazla liseyi
bitirirler sonra askerlik kağıdı gelene kadar gezerler
kaldırımlarda, askere gider... gelirler... bir iş
bulabilirlerse çalışmaya başlarlar ardından evlilik
gelir dedim ya ailelerde çocukları evlendirmek bir
hünerdir. Eşine karşı nasıl davranacağını, annesine
karşı, babasına karşı nasıl davranacağını bilmeden bir
kargaşanın içinde bulur kendini ... bir daha ele
geçmeyecek olan hayatlar düşünmeden, bilmeden,
anlamadan, yaşanmadan geçer gider...

Gençlere ulaşmamız lazım...
Türkiye hep övünüyor genç nüfusa sahibiz diye ama
bence kaygı duymalı genç nüfusuyla övünmek yerine eğer
doğru yöne yönlendiremezsek, yetiştiremezsek gelecek
daha da karanlık olacak...

Şu an Faran Dağlarında
Açan Sevgili ve Ummanın da Kaybolduğum Nursun adlı
şiirleri dinliyorum...Çok güzel alıp götürüyor beni, bir anda
O'nun
yanında hissediyorum kendimi ama O'nu göremiyor şu
gözler hala...