YAŞAMAK SANATTIR
Nedendir çağlar çağlar boyu
İnsan adımızla insan olamıyoruz
Uyanamıyoruz gerçek kişiliğimize
Neden...
Nedir bu kıskıvrak yakalandığımız
Sökemediğimiz
Koparıp atamadığımız
Bu dev prangalarla bizi tutsak eden...
Kişiyi namlunun ucundan görmek kolay
Bıçak sırtından, topun ağzından
Kolay bir yumrukta adamı yere sermek
Sonra tepinmek üstünde öldüresiye
Parmakları bir boğazda sıkmak kolay
Önce yem vermek oltanın ucunda
Ve bir yılan gibi sokmak kolay...
Ölüm dediğin ne ki, bir anlık
Zaten güç durur insanoğlu ayakta
Şöyle bir dokunmak ardından
Toprağa yıkmak kolay...
Ama sevmek
Ama yaşatmak, yaşamak zor
Zor be kardeşim!
Yürek mi dayanır, göz mü gönül mü dayanır
Nereye koyarsın bunca insanı, çiçeği, kuşu
İti, çakalı, domuzu, yılanı, akrebi, kurdu
Bir-üç değil, beş değil ki ha diyesin,
Buyur edesin...
Dağ gibi yürek ister adamdan sevmek
Masal değil
Güneşten göz, başaktan el ister
Kurumuş, bir dal değil...
Sevmek ki bir şeyler bölüşmektir Tanrı sofrasında
Bir yerlere ulaşmak, ermektir
Sınırsız gönül evreninden
Vermektir, vermektir, vermektir...
Bu tembellik, bu korku yok mu
Bu işin kolayına kaçmak
Bir parça zorlandın mı çek tetiği
Bas kurşunu
Sıyır hançeri, indir yumruğu!
Ya da bir it gibi ağula kendini
Öyle mi...
Yooo, kazın ayağı bu değil kardeşim
Bu değil...
Canının sıkıldığı yerde ölmeyi bırak
Yaşamak hünerdir,
Bir güçlü, bir anlamlı sanattır yaşamak...
Öyleyse kalk
Silkin yeni bir güçle, insan gibi doğrul
Sonra insan gibi yaşa, yaşat, sev
Gönlünü sayısız parçaya böl
Korkak ve tembel,
Aptal ve hain bin yıl yerine
İnsanca bir gün yaşa, bir an yaşa
Öyle öl...
Attila DAMAR