Üçüncü hikayedeki
Dilara hanımla olan ilişkimiz devam edip, gittikçe daha çılgın bir hal
alırken, bir takım değişiklikler istediğini bana söyleyip duruyordu ve
kocasının ilgisizliğinden çok şikayet eden bir arkadaşından bahsediyordu.
Adı Kadriye imiş. İsmi çok çekici gelmedi bana, ama Dilara hanımın anlattıkları
ilginçti:
" Kadın
kocasının ilgisini çekmek için telefon siparişi ile kendine seksi iç çamaşırları,
suni penisler, her renkte naylon çoraplar, jartiyerler alıp, kocası akşam
eve gelince onları giyiyor, akşam yemekte sütyensiz bluzunun üzerinden
göğüsleri ile oynuyor, masa altından ayaklarını adamın bacak arasına sokup
karıştırıyor.
......
......
......
Ama adamda tık yok. Herif kırk yılda bir videoya porno kaset koyarak kaldırıyor ve Kadriye'nin ağzına veriyor. İki dakika sonra boşalıp gidip yatıyormuş. Seninki sabahlara kadar ağlıyor.
Kadın kendini
beğendirebileceği bir erkek arıyor. Bana hep söylüyor. Bana karşısında
striptiz yapıp ona bakarak mastürbasyon yapacak bir erkek bulmamı söylüyor.
Kadının derdi yıllardır bir erkek tarafından beğenilmek. Bir de geçen hafta
kocasının bir metresi olduğunu öğrenmiş. Ondan sonra bu isteği daha da
alevlendi. Bana durmadan "seninkini bana da getir, ona güzel görüntüler
vereyim, istersen sen de seyredersin" deyip duruyor. Ne dersin? Bir gün
birlikte gidelimmi?"
Düşününce
fikir çok ilginç geldi. Bir erkeğin hayatında böyle teklif kaç kez gelebilirdi?
"Tamam"
dedim. Hemen telefona sarıldı ve heyecanla Kadriye'ye durumu anlattı: "Kızım
işin oldu. Benimkini sana getiriyorum. Hazırlan!.... Mmmm tamam yarın akşamüstü.
İyi işte kocanın seyahatte olması daha iyi. Biz de daha yeni seviştik,
memnun kalacaksın. Bana bak, oyuncakların en büyüğünü bana ayır, seyrederken
ihtiyacım olabilir. Hah hah haaa, kız ne şeytansın sen!"
Ertesi gün okulda zaman geçmek bilmedi. Neyse ki dersler iyi gidiyordu. Akşamüstü eve geldim ve bir bahane uydurup çıktım. Ayrı ayrı evden çıkarak köşede buluştuk ve bir taksiyle Kadriye hanıma gittik. Kapıyı açtığında bakışları beni yiyecek gibi duruyordu.
Oturduk,
biraz çay pasta, vs. derken Kadriye konuya girdi. "Şimdi sana güzel şeyler
göstereceğim ve sikinin kalkmasını izleyeceğim. Bana istediğin herşeyi
söyle, sınırsız olmak istiyorum. Dayanamayacaksın ve defalarca mastürbasyon
yapacaksın. Her seferinde senden çıkacak suları yalayıp içeceğim. Pantolonunu
çıkart, onu görmek istiyorum."
Dediğini
yaptım ve artık istediği şey gözünün önünde duruyordu. Bir kaset koydu
ve müziğin ağır ritmiyle soyunmaya başladı. 50 yaşlarındaydı ama vücudu
çok iyiydi. Önce iç çamaşırlarına kadar hızlıca soyundu, sonra yavaşladı.
Benimki kalkmaya başlamıştı. Bunu görünce "aman tanrım işte, işte ..."
diyerek inledi. Yaklaştı "sikime eğilerek "n'olur biraz bekle" dedi. Sesi
titriyordu. O anda süper bir külotlu çorap ve içinde donu ile üstünde sütyeni
kalmıştı. Çorabını çıkarmaya çalışırken "dur" dedim. "Ayaklarını yakından
göster bana." "Nasıl?" dedi. Ben koltukta otururken yere yatmasını ve ayaklarını
bana uzatmasını söyledim. Yaptı ve ayaklarını alıp birleştirdim, arasına
benimkini soktum ve gidip gelmeye başladım.
....................
Bu arada Dilara eteğini açmış eliyle bacaklarının arasını okşuyordu.
Kadriye ne yapmak istediğimi anladı ve ayakları ile bacak arama her türlü hareketi yapmaya başladı. Taşaklarımla oynuyor, arasına alıyor, ağzıma sokuyordu.
.
.........
.........
Yalayarak ayaklarını ıslattım ve bir süre sonra ayaklarının üzerine boşaldım.
Sevinçten
ağlayacaktı. Onu sevindiren şey, kadın olarak beğenilmekti. Hemen çorabını
çıkardı ve üstündekileri yalayarak yuttu. "Bu birinciydi" dedim.
Bunu görünce benimki yine kalktı. Kadriye donunu yavaşça indirdi, arkasını döndü ve eğildi. Oldukça etli olan kalçaları ve götü tam önümdeydi. Elleriyle ilkönce amını, sonra da göt deliğini yırtarcasına açtı. Dayanamadım bir parmak attım.
..............
Hemen çekildi. "Bekle" dedikten sonra masanın üzerinden bir kutu krem aldı ve tekrar bana arkasını dönerek iki deliğini birden kremledi. Bir dildo alarak masanın üzerine oturdu, bacaklarını açtı ve içeriye doğru batırdı.
Sokup çıkarırken inliyordu. Kocasına sövüp duruyordu."Pislik herif, bu karı burda dururken sen git metres tut, karaktersiz herif oooh, ben sana yapacağımı bilirim aaaah" diyerek dildoyu dibine kadar sokup çıkarıyordu. Bu arada Dilara koca siyah dildoyu çoktan içine almıştı. Kadriye kocasına küfür ede ede orgazm oluyordu. Masanın üstünde yattı ve bir yandan bana bakarken bacaklarını iki yana açtı, dildoyu götüne alıştıra alıştıra soktu. Ben kalktım ve "ikinci geliyor" dedim." Lütfen ellerime boşal" dedi ve dildoyu kıçında bırakıp ellerini açtı. Aklıma aniden gelen bir fikirle, biraz önce üstüne boşaldığım külotlu çorabı alıp elime geçirdim ve onunla mastürbasyon yapmaya başladım.
........
Ellerine
boşaldım. Elindekileri vücudunun her tarafına sürdü. Biraz ara verdik.
Bir süre
deliler gibi seviştiler. Beni unutmuş görünüyorlardı. Her taraflarını yalıyorlardı.
Dilara kalkıp
torbanın
içinden bir yarak çıkararak beline bağladı.
Bana dönüp "hadi bunu beraber sikelim" dedi. Ben yere yattım, Kadriye'yi üstüme aldım ve ön deliğine soktum. Dilara ise arkasına geçip arkadan soktu. Kadriye çıldırmış gibiydi. Bir süre gidip geldik. Sonra onlar 69 pozisyonuna geçtiler. Onları izledim. İkisi de orgazm oldular. İki yana ayrılırken ayağa kalktım."Şimdi sıra bunda" diyerek benimkini gösterdim. Beni yere yatırdılar. Bacaklarımı açtırdılar. Biri yarağımı ağzına alırken, diğeri taşaklarımı emiyordu ve arada bir göt deliğime dil atıyordu. Harikaydı. "Üçüncü geliyooor" dedim ve patladım, her yere fışkırıyordu. Suratlarına, yerlere, koltuklara ... Ben boşalırken onlar: "Patlat, fışkırt, hadi aslanım, heryere attır, yalayıp yutalımmmmm !!!" Halının üzeri batmıştı, her yerde gölcükler vardı. Bir süre öylece kalakaldık. Artık yorulmuştuk. Ama bırakmaya niyetleri yoktu. İkisi de ortadan kayboldu. Ben yorgunluktan ölecek gibiydim. Geri döndüklerinde ikisi de şeffaf iç çamaşırları ve külotlu çoraplar giymişlerdi, ayaklarında seksi yüksek topuklu ayakkabılar ve file çoraplar vardı.
Dilara yere
yattı, ayaklarını havaya kaldırdı, Kadriye dizleri üzerine çöktü ve ayakkabılarını
ve ayak bileklerini yalamaya başladı. Bir yandan da bana bakıyorlardı.
Acaba benimkini kaldırabileceklermiydi? Bir süre birbirlerinin ayaklarını
yaladılar. Bana "bu sefer ayakkabılara boşalmanı istiyoruz" dediler. Ve
ben bile beklemezken benimki "ayakkabı" lafını duyunca hafifçe kalktı.
Tam sevinirken, telefon çaldı. Kadriye'nin kocası havaalanından arıyordu.
İş seyahatinden erken dönmüştü. Hemen toparlandık, vedalaştık ve çıktık.
Yolda Dilara: "Tam da kalkmıştı, istersen bana gel de indireyim" dedi.
Şakamı ciddimi anlayamadım ama tabii ki gitmeye halim yoktu. O gece çok
erken yattım.