RECAİ KUTAN’LA RÖPORTAJ 

Mehmet ÇUMRA, Adem MÜNZEVİ

 

Çoğu zaman politikacıların eğitimle olan ilişkilerinden haberimiz yoktur. Onlar eğitim dahil bir çok hususta söyleyecek söz sahibidirler. Çünkü bilirler, bir toplum oluşturmak, insanları bir noktaya doğru yönlendirmek için en uygun araç eğitimdir. Fakat bu konuda bir şeyler söylemek için de eğitim politikalarını ve sorunları yakından takip etmek gerekir. Bizler Genç Eğitimciler olarak Türkiye’deki Eğitim Politikalarının aksayan yönlerini ve çözüm önerilerini almak için Saadet Patisi Genel Başkanı Recai Kutan’la bir söyleşi gerçekleştirdik.

 

Türkiye ve sorunları çizgisinde eğitimi hangi noktaya yerleştiriyorsunuz? 

Genç Eğitimci arkadaşlarımı yürekten tebrik ediyorum böylesine bir yayın faaliyetinde bulundukları için. Bir kere eğitim ülkemizin en ciddi problemidir. Ve benim ölçülerime göre şu anda Türkiye’nin içinde bulunduğu sıkıntıların ve içine düşürülmüş olduğumuz bunalımın en önde gelen sebeplerinden bir tanesi yanlış bir eğitim politikasının uygulanmasıdır.

 

Türk eğitim sisteminin çıkmazları sizlerce nelerdir? 

Bizim eğitim sistemimiz düşünmeye değil, hazır kalıpların benimsenmesine yol açacak bir metot izlemektedir. Halbuki biz istiyoruz ki; genç beyinler araştırıcı olsun, yargılayıcı olsun, sorgulayıcı olsun... Fakat eskiden beri yapılan telkinler, düşünmeyeceksin sorgulamayacaksın, size ne telkin edilirse bunu benimseyeceksin. Zaten aykırı düşünce ve fikirlere itibar edilmediği için hatta yasaklandığı için, Türkiye bu noktalara gelmiştir. Onun için ben Genç Eğitimci kardeşlerimden özellikle talebim; yetiştirecekleri gençlerin araştırıcı olmalarına ve sorgulayıcı olmalarına yardımcı olmalarıdır. Diğer bir önemli husus maalesef bizim insanlarımızın büyük bir bölümü okuma alışkanlığı içinde değiller. Zaten yanlış bir eğitim politikası uygulanmasında yine en önemli etkenlerden bir tanesi “Türkiye’de tek tip insan yetiştirme gayretidir”. Ve en yetkili makamda bulunan bir zat vaktiyle çok açıkça tek tip insan istediklerini ifade etmişti. Halbuki Cenab-ı Hakkın insanları yaratılış hikmetine baktığınız zaman her insan kendi başına ayrı bir dünyayı temsil eder. Farklı düşünce farklı değerlendirme içinde... Aslında bu farklılıklar ülkenin zenginleşmesi için en büyük etkenlerdir. Dolayısıyla toplumu şekillendirmek için toplum mühendisliği yapmak ve bu toplum mühendisliğiyle tek tip insan yetiştirmek Türkiye’ye yapılacak en büyük  kötülüktür. O halde Genç Eğitimci kardeşlerime düşen öyle tek tip insan yetiştirme geliştirme şeklindeki bir sakat anlayışa kesin olarak itibar etmemeleridir. Ben sizleri bu şuur ve anlayış içerisinde görmekten büyük bir mutluluk duyduğumu özellikle ifade etmek istiyorum.

 

Teşekkürler... 2001-2002 Eğitim ve Öğretim sezonu açılırken söylemek istedikleriniz nelerdir? 

Bu önümüzdeki pazartesiden itibaren milyonlarca genç evladımız yeni eğitim ve öğretim yılına başlayacaklar. Ancak eğitim yılı Türkiye’nin bir çok meselesinde olduğu gibi üzüntülerle ve yaralarla başlıyor. Bir kere basına da intikal etmiştir. Okullarımızın ihtiyacı olan mali destek milli eğitim bakanlığı tarafından karşılanmıyor. Milli eğitim bakanı çeşitli tamimler yayınlıyor “Efendim velilerden bağış toplamayacaksınız”. Ama ondan sonra tabi ki şu sorunun cevabı yok: “peki bu okulların ısıtılması nasıl temin edilecek. Elektrik su parası nasıl sağlanacak. Kırılmış olan camları kim temin edecek. Bunların cevabı yok . Yani dolayısıyla yük gene dönüp dolaşıp velilerin sırtına kalıyor.

 

8 yıllık eğitimin kesintisiz olması hakkında düşüncelerinizi paylaşır mısınız? 

TBMM içinde ve dışında ısrarla karşı çıktığımız 8 yıllık kesintisiz eğitim tatbikatı... Maalesef bu yanlış, ancak 3. dünya ülkelerine yakışır politika tür gene uygulanmaya devam edecektir. Bu tatbikat sebebi ile taşımalı eğitim de devam edecektir. Bunun geçtiğimiz yıllarda hangi uygulandığı ve tam bir rezalet şeklinde uygulandığını biliyoruz. Maalesef bu yıl gene aynı şekilde olacak.

 

Orta Öğretim Başarı Puanı (OÖBP) ile ilgili söylemek istedikleriniz nelerdir? 

Meslek liselerine uygulanan çağ dışı bir tatbikat bu sene gene uygulanacaktır. Özellikle üniversitelere girişlerde meslek liselerine uygulanan yanlış tatbikat meslek liselerine olan ilgiyi büyük bir şekilde azaltmıştır. Tabi söylenmemiş olsa bile gerçek gayeleri imam hatip liselerine olan ilgiyi azaltmaktır. Ama bundan dolayı sanat liseleri tic liseleri kız meslek liseleri de büyük ölçüde mağduriyete uğramışlardır. Bu çağ dışı uygulama kalkmalı demiştik ama maalesef gene uygulamaya ısrar ediyorlar.

 

Eğitimin kalitesi ve öğretmen maaşları arasında bir ilişki görebiliyor musunuz?

En önemli husus eğitimin kalitesidir. Bu da değerli öğretmenlerimizin kalitesiyle çok yakından ilgilidir. Ancak devletin ödediği ücret ile hakikatten yeteri kadar eğitimciyi bu okullarda tutmaya imkan yoktur. Özelikle görüyoruz, eğitimci arkadaşlarımız geçimlerini temin etmek için ders eğitim  sürelerin dışında ikinci bir iş görme zorunda kalmaktadırlar. Ve o arada özel okullar ve kurslar tabi pek çok yetişmiş yetenekli eğitimcileri daha yüksek ücret ödeyerek kendi kurs ve okullarına transfer ediyorlar. Dolayısıyla eğitim politikamız tam bir çıkmaz içindedir. Biz yine TBMM de ve dışında bu yanlış eğitim politikasını tenkit etmeye ve sorgulamaya devam edeceğiz.

 

Teşekkür ederiz bu aydınlatıcı iletileriniz için...

Ben teşekkür ederim. Allah başarılar nasip etsin.

 

Geri   Ana Sayfa

                                                              

Hosted by www.Geocities.ws

1