KONGRELERDEN İZLENİMLER

Ömer AKGÜL 

Yarını imar edeceğine inandığımız tüm öğrenci arkadaşlarımızın kişisel ve akademik gelişimlerini çok önemsiyoruz. Bu vesileyle yapılmakta olan mesleki kongreleri sizler için takip edip sizlerle tüm imkanlarımız dahilinde paylaşmayı kendimize bir borç addediyoruz. Geçtiğimiz eğitim ve öğretim sezonu içinde ve yaz tatili boyunca düzenlenmiş kongrelerden izlenimlerimizi sizlere sunuyoruz. Bu sayımızda katılmış olduğumuz iki kongreyi bizim gözümüzle göreceksiniz. Kongrelerden birincisi X. Ulusal Eğitim Bilimleri Kongresi, ikincisi ise VI. Ulusal Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Kongresidir.

 

VI.  ULUSAL  PSİKOLOJİK  DANIŞMANLIK

ve  REHBERLİK  KONGRESİ

 

Kongrenin Adı: Ulusal Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Kongresi 

Kongrenin Konu Başlığı: 21. yy. Değişen Dünya ve PDR 

Kongrenin Tarihi: 5-7 Eylül 2001 

Kongrenin Yeri: ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi 

Organizasyon: SEM(iner)OR(ganizasyon) 

Kongreye Katkıda Bulunanlar: 

Türk psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Derneği

ODTÜ Eğitim Bilimleri Bölümü 

Katılım Ücreti: Öğrenciler ve sunum yapmayan katılımcılar için ücretsizken, aidatlarını tam ödeyen Türk PDR-DER üyeleri için 40$, diğer katılımcılar için ise 50$ idi.    

Kongrenin Amacı: Yeni yüzyılın en popüler mesleklerinden biri olan Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Mesleğinin (PDR) sesini ve gücünü bilimsel ve toplumsal temelde geniş kitlelere duyurmak, PDR’nin değişen dünyadaki yerini ve Türkiye’deki geleceğini tartışmak, yeni PDR uygulamalarını tanıtmak, araştırmaları paylaşmak, mesleki sorunları ve bunların çözümlerini irdelemek, VI. Ulusal Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Kongresinin önemli amaçlarını oluşturmaktaydı. 

Kongre boyunca kültür merkezinin 3 salonu PDR için ayrılmıştı. Oturumlar sabah 9:00’dan 12:00’ye sabah sunumları, 13:20’den 15:20’ye kadar öğlen sunumları, 15:40’dan 17:20’ye kadar da son sunumlar olmak üzere üç bölümden oluşuyordu. 

Ülkenin çeşitli üniversitelerinden gelen akademisyenlerin ve birkaç üniversiteden gelen öğrencilerin oluşturduğu dinleyici ve katılımcı kitlesi orda üç gün boyunca hazır bulundu. Açılış Panelini Prof. Dr. Nilüfer Voltan Acar’ın yaptığı oturumun konusu Kongrenin konu başlığıydı, yani: Değişen Yüzyıl Değişen Türkiye ve PDR. PDR’nin kavramlarından bahseden hizmet alanlarını çizmeye çalışan Acar büyük bir beğeni topladı. Alanla ilgili problemlerin bir kısmının giderilmesinin de Milli Eğitim bakanlığına bağlı olduğunu bildirdi. Kongreye açılışa gelen Milli eğitim bakanı Metin Bostancıoğlu’nun, Bakanlık olarak ellerinden geleni yaptığını fakat öğrencilerin öğretmenliğe meyilsiz olmasına neden oldukları için öğretim görevlilerine atıfta bulunması tepkiye yol açtı. Öğretim görevlilerinin Bostancıoğlu’na verdikleri cevaplar gayet düşündürücüydü. Öğretmenlik mesleğini özendiren, çekici kılan, itibarını gösteren ne kalmıştı ki... 

Açılış oturumunda sunum yapan Süleyman Doğan, “Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Müfredatını Yeniden Oluşturmak İçin Çağrı” konusuyla dikkatleri çekti. Ve müfredatta fazlalık olan derslerin çıkarılması, gerekli olan derslerin yerleştirilmesi, ve derslerin tedrici bir yapıya sahip olması gerektiğini belirtti. Doğan büyük bir beğeni ile izlendi. 

Kongrede her üç günün, her üç bölümünde, 3 salonda birden sunumlar yapıldı. Ve ortalama her bir oturumda 3 sunum yapıldı. Bizler bunlardan ancak oturum başlıklarını aktarabiliriz. 

Oturum konuları:

·         İlköğretimde Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik

·         Ortaöğretimde Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik

·         Yükseköğretimde Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik

·         Ölçme ve Değerlendirme

·         Acil Durumlarda Başetme Becerileri (Atölye Çalışması)

·         Afet Sonrası Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik

·         Acil Durumlarda Psikolojik Destek

·         Psikolojik Danışmanlar ve Öğretmenlerle İlgili Çalışmalar

·         Aile ve Evlilik Danışmanlığı

·         Kriz ve Stres Durumlarında Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik

·         Psikolojik Danışma ve Rehberlikte Uygulama ve Modeller

·         Gestalt Yaklaşımında Bitmemiş İşlerin Bitirilmesi 

Kongrede yapılan tüm sunumların bir kitapçıkta toplanarak katılımcılara hediye edilmesi ve bunun kongre anında gerçekleşmesi (böyle erken olunca her ne kadar özet bilgi olduysa da) kongrenin artılarıydı. Kongreye Milli Eğitim Bakanı’nın gelmesi bizler için sevindirici bir yan olurken, bakanın kendi bakanlığını sonuna kadar savunmak istemesi, bizleri etkileyen bir başka husustu. Ayrıca kongrede beslenme imkanlarının katılımcıların sorumluluğunda olması beklenmeyen bir noktaydı. Kapanış yemeği hazırlanmaya çalışılsa da, samimiyetine inanmayan katılımcılarda sadece iki müracaat gelince yemek iptal edildi. Ayrıca YÖRET (Yüksek Öğrenim Rehberlik Eğitim T=) Vakfının düzenlemiş olduğu atölye çalışması için katılımcılardan ücret talep etmesi bizleri aşırı rahatsız eden konulardan biriydi. Özellikle öğrenciler için tamamen ücretsiz olduğu bildirilen bir kongrede, YÖRET’in ücret talep etmesi hafife alınır gibi değildi. Bir başka önemli hususta oturumlar arası salon değiştirme imkanlarının sonuçlarının telafi edilemez oluşuydu. Yani A salonunda ilgilendiğiniz bir konu var. Saat 10:00 da bitiyor. B salonunda ise 10:00 da ilgilendiğiniz başka bir konu başlıyor. Birinden 10:00 çıkamadığınız yetmiyormuş gibi çıksanız da bazen diğer salondaki sunum yarılanmış bili oluyor. Sunum saatleri programdaki gibi korunamayınca bir çok sunumu istemeyerek kaçırıyordunuz. Ve bu çok rahatsız edici bir şeydi. Zaten elimize verilen program bir çok saat dilimlerinde değişmiş, yeni programı öğrenmek için tüm salonların kapılarında yazılı olan listeye bakıp yeniden kafanızda takip edeceğiniz seminerleri şekillendiriyorsunuz. Ayrıca belirtmek istediğimiz bir başka nokta ise, öğrencilere ve sunum yapmayan araştırma görevlilerine ücretsiz katılmaları sebebiyle, ücret verenlere göre daha farklı davranıldı. Mesela kongreye katılanlar için hazırlanmış olan çantalar, öğrencilere verilmedi. Bir ara bizim burada ne işimiz var gibi hissettik. Son hatırladığım ise bizlere verilen sertifikalardı. Renkli fotokopi ile çoğaltılmış kağıtlara ismimiz yazılıp imzalanmıştı. Bence bu hususlar biraz daha önemsenmeli.

 

Geri   Ana Sayfa

                                                              

Hosted by www.Geocities.ws

1