|
(EAKS)
EĞİTİMDE
AYRIMCILIĞA KARŞI SÖZLEŞME
Düzenleyen: Ömer
AKGÜL
Eğitimde
ayrımcılığın kaldırılmasını amaçlayan sözleşme, Birleşmiş
Milletler Eğitim ve Kültür Örgütü (UNESCO ) bünyesinde
akdedilmiştir. UNESCO, Birleşmiş Milletlerin eğitim ve kültür
konularıyla ilgilenen uzman bir kuruluşudur. 1946 yılında
kurulmuştur.
Amacı:
“Adaletin,
hukuk düzeninin ve Birleşmiş Milletler Anlaşmasıyla ırk,
cinsiyet, dil ve din ayrımı gözetilmeksizin tüm dünya halkları
için tanınmış olan insan hakları ve temel özgürlüklerin
evrensel olarak saygı görmesini geliştirmek için eğitim,
bilim ve kültür yoluyla uluslararasında işbirliğini özendirerek
barış ve güvenliğe katkıda bulunmaktır.”
UNESCO
, eğitim, bilim ve kültürün gelişmesinde karşılaşılan
karmaşık sorunların üstesinden gelmek amacıyla çeşitli
eylem biçimlerini içeren programların yürütülmesi yanında,
insan haklarına ilişkin çeşitli sözleşme ve tavsiye kararları
almıştır.[1]
Bunlar
arasında “Eğitimde Ayrımcılığa Karşı Sözleşme”
önemli bir anlaşmadır. UNESCO
tarafından 14 Aralık 1960'da benimsenmiş ve 22 Mayıs
1962'de yürürlüğe girmiştir. Türkiye
bu Sözleşmeyi henüz imzalamamıştır.()
Başlangıç
14
Kasım-15 Aralık 1960 tarihleri arasında onbirinci oturumda
Paris’te toplanan BM Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü,
İnsan
Hakları Evrensel Bildirgesinin ayrımcılığı yadsıyarak
herkesin eğitim hakkını ilan ettiğini anımsayarak,
Eğitimde
ayrımcılığın bu Bildirgede dile getirilen hakların çiğnenmesi
olduğunu göz önüne alarak,
BM
Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütünün Anayasasında belirtildiği
gibi, insan haklarına evrensel saygının daha da geliştirilip eğitimde
fırsat eşitliğinin tanınması için uluslararasında işbirliğini
amaçladığını göz önüne alarak,
Sonuç
olarak, BM Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütünün, ulusal eğitim
sistemlerinin çeşitliliğine saygı duymakla birlikte, ödevinin
salt eğitimde ayrımcılık biçimlerinin yasaklanması olmayıp
aynı zamanda eğitimde herkes için fırsat ve davranış eşitliğini
geliştirmek olduğunu bilerek,
Bu
oturum gündeminin 17.1.4 Maddesini oluşturan eğitimde ayrımcılığın
çeşitli yönlerine ilişkin önerileri göz önüne alarak,
Onuncu
oturumunda, bu sorunun üye devletlere tavsiyelerin yanı sıra
uluslararası bir sözleşme konusu yapılması gerektiğine karar
vererek,
1960
Aralığının ondördüncü günü bu sözleşmeyi benimsemiştir:
Madde–1.
1. Bu sözleşmenin
amacı bakımından ayrımcılık terimi; ırk, renk, cinsiyet,
dil, din, siyasal ya da başka bir görüş, ulusal ya da
toplumsal köken, ekonomik koşul ya da doğuş temeli üzerinde eğitimde
davranış eşitliğini kaldırmak ya da bozmak amacı ya da
sonucuyla ve özellikle,
Herhangi
bir kişi ya da grubu herhangi bir tür ya da düzeyde eğitim görmekten
yoksun bırakmak;
b.
Herhangi bir kişi ya da grubu, düşük standartlı bir eğitimle
sınırlamak;
c.
Bu sözleşmenin 2. maddesinin hükümleri saklı kalmak üzere kişiler
ya da gruplar için ayrı eğitim sistemleri ya da kurumları
kurmak ya da sürdürmek; ya da
d.
Herhangi bir kişi ya da gruba, insan onuruyla bağdaşmaz koşullar
uygulamak;
üzere
yapılan herhangi bir ayırım, dışlama, sınırlama ya da yeğlemeyi
içerir.
Madde–2.
Bir devlette
izin verildiğinde;
a.
Eğitimden eşit yararlanma olanağı, aynı düzeyde öğretim
elemanı ve aynı nitelikte okul bina ve donanımı sağlamak ve
aynı ya da eşdeğerde ders görme fırsatı sunmak koşuluyla,
iki ayrı cinsten öğrenciler için ayrı eğitim sistem ve
kurumlarının kurulması ya da sürdürülmesi;
b.
Katılma ya da yazılmanın isteğe bağlı olması ve sağlanan eğitimin
yetkili makamlar tarafından aynı düzeydeki eğitim için
konulabilecek ya da onaylanacak standartlara uyması koşuluyla öğrencilerin
ana babaları ya da yasal vasilerinin isteklerine uygun bir eğitim
vermek üzere din ve dil gerekçeleriyle ayrı eğitim sistem ve
kurumlarının kurulması ya da sürdürülmesi;
c.
Herhangi bir grubun dışlanmasını değil, kamu makamlarınca sağlananlara
ek eğitim kolaylıkları sağlamayı amaçlaması ve bu amaç
uyarınca çalışması ve sağlanan eğitimin yetkili makamlar
tarafından aynı düzeydeki eğitim için konulabilecek ya da
onaylanacak standartlara uyması koşuluyla özel eğitim kurumlarının
kurulması ya da sürdürülmesi;
bu
sözleşmenin 1. maddesinin anlamı bakımından bir ayrımcılık
uygulaması sayılmaz.
Madde–3.
Bu sözleşmenin
anlamı çerçevesinde ayrımcılığı kaldırmak ya da önlemek
için, Sözleşmeci Taraflar;
a.
Eğitimde ayrımcılık içeren her türlü yasa hükmünü ve yönetsel
yönergeyi kaldırmayı ve her türlü yönetsel uygulamaya son
vermeyi;
b.
Öğrencilerin eğitim kurumlarına alınmasında hiç bir ayrım
yapılmamasını, gereğinde yasa yoluyla güvenceye bağlamayı,
c.
Okul ücretleri ve öğrencilere burs ya da başka yardımlar sağlaması
ve yabancı ülkelerde öğrenimini sürdürmek için gerekli izin
ve kolaylıklar bakımından kamu makamları tarafından salt
yetenek ve gereksinme dışında hiç bir davranış ayırımına
olanak tanımamayı;
d.
Kamu makamları tarafından eğitim kurumlarına sağlanan
herhangi bir yardım konusunda, salt öğrencilerin belli bir
gruptan olmaları nedeniyle herhangi bir kısıtlama ya da yeğlemeye
izin vermemeyi;
e.
Ülkelerinde oturan yabancı uyruklulara kendi yurttaşlarına sağladığı
aynı eğitim olanaklarını sağlamayı üstlenir.
Madde–4.
Bu sözleşmeye
Taraf Devletler, ayrıca koşullara ve ulusal geleneklere uygun yöntemlerle
eğitim konusunda fırsat ve davranış eşitliğini geliştirmeye
ve özellikle;
a.
İlköğretimi ücretsiz ve zorunlu, ortaöğretimi değişik biçimleriyle
genellikle herkesin yararlanabileceği, yüksek öğretimi
bireysel yetenek temeli üzerinde herkesin eşit olarak görebileceği
bir eğitim olarak gerçekleştirmeye ve yasanın öngördüğü
okula gitme yükümlülüğüne herkesçe uygulamasını sağlamaya;
b.
Aynı düzeydeki tüm kamu eğitim kurumlarında eğitim
standartlarının eşdeğerde olmasını ve yine sağlanan eğitimin
niteliğine ilişkin koşulların eş düzeyde tutulmasını güvence
altına almaya;
c.
İlköğretim görmemiş ya da ilköğretimi tamamlamamış
kimselerin eğitilmesini ve bunların kişisel yeteneklerine göre
öğrenimlerini sürdürebilmesini uygun yöntemlerle özendirmeye
ve güçlendirmeye;
d.
Ayrım gözetmeksizin öğretim mesleği için yetişme olanağı
sağlamaya; yönelik bir ulusal politikayı saptayıp geliştirerek
uygulamayı üstlenir.
Madde–5.
1.
Bu Sözleşmeye Taraf Devletler, aşağıdaki konularda uzlaşmıştır.
a.
Eğitim insan kişiliğinin tam gelişmesine ve insan hakları ve
temel özgürlüklere saygının güçlenmesine yönelik olmalı,
tüm uluslar, ırk ve din grupları arasında anlayış, hoşgörü
ve dostluğu özendirmeli ve Birleşmiş Milletlerin barışın
korunması yolundaki etkinliklerini daha da ileri götürmelidir.
b.
Ana babalarının ve uygulandığı yerlerde vasilerin çocukları
için önce, yetkili makamlarca konan ya da onaylanan en az eğitim
standartlarına uymakla birlikte kamu makamlarınca yönetilen
kurumlardan başka kurumları seçme ve ikinci olarak, yasaların
uygulanması uyarınca bu devlette izlenen işlemlerle bağdaşmak
koşuluyla çocuklarının ana baba ve
vasilerinin
inançlarına göre din ve ahlak eğitimi almalarını ve hiç bir
kişi ya da grubun kendi inancıyla bağdaşmayan dinsel eğitim görmeye
zorlanmamasını sağlama özgürlüğüne saygı göstermek temel
ilkedir.
c.
Ulusal azınlık üyelerinin,
okullarının yönetimi dahil, kendi eğitim etkinliklerini yerine
getirme ve her devletin eğitim politikasına göre kendi
dillerini kullanma ya da öğretme haklarını tanımak temel
ilkedir. Bununla birlikte, aşağıdaki hükümler saklıdır:
i.
Bu hak, ulusal azınlık üyelerini
bir bütün olarak topluluğun kültür ve dilini anlamaktan ve
topluluk etkinliklerine katılmaktan alıkoyacak ve ulusal
egemenliği zedeleyecek biçimde kullanılamaz.
ii.
Eğitim standardı, yetkili makamlarca saptanan ya da onaylanan
genel standartlardan düşük olamaz.
iii.
Bu gibi okullara devam, isteğe bağlıdır.
2.
Bu Sözleşmeye Taraf Devletler, bu maddenin 1. Fıkrasında dile
getirilen ilkelerin uygulanmasını güvenceye bağlamak üzere tüm
gerekli önlemleri alır.
Madde–6.
Sözleşmeye
Taraf Devletler, bu Sözleşmeyi uygularken Birleşmiş Milletler
Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütünce, bundan böyle eğitimde
çeşitli ayrımcılık biçimlerine karşı ve eğitimde fırsat
ve davranış eşitliğini sağlamak üzere alınacak önlemleri
saptamak amacıyla benimsenen tavsiyelere en büyük özeni göstermeyi
üstlenir.
Madde–7.
Bu Sözleşmeye
Taraf Devletler, Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür
Örgütü Konferansına, bu Konferansça belirlenecek tarihlerde
ve biçimlerde sunacakları dönemsel raporlarında, 4. maddede
tanımlanan ulusal politikanın saptanması ve geliştirilmesi ve
bu politikanın uygulanmasında elde edilen başarıların ve karşılaşılan
engeller dahil, benimsedikleri yasal ve yönetsel hükümlerle bu
Sözleşmenin uygulanması amacıyla giriştikleri eylemler
konusunda bilgi verir.
Madde–9.
Bu Sözleşmeye
çekince konamaz.
Not 1: Sözleşmenin diğer maddeleri, devletler arasındaki usul hükümlerini
içerdiğinden alıntılanmamıştır.
Not
2: Eğitimde
Ayrımcılığa Karşı Sözleşme isimli bu bildirgenin
dergimizde yer almasını eleştiren arkadaşlarımız olabilir.
Ben tam bir gönül rahatlığıyla bunu aktaramadım zaten. Lakin
Türkiye’deki sürece baktığımız zaman bu sözleşmeye imza
atmayan ülkelerden birinin de neden bizim ülkemiz olduğunu
anlayabiliriz. Sıkıştığımızda çalmamız gereken bir kapı
olduğunu söylemiyoruz evrensel olduğunu iddia eden sözleşmelerin.
Sadece bundan da bir haberimiz olsun diyoruz. Yoksa her şeyi
kontrolüne aldığını zanneden batı medeniyetinin kendi allayıp
pullayarak podyumlarda insanlık öğreten bir topluluk olmadığı
kanaatine sahibiz. Doğrularıyla eksiklikleriyle ve
uygulanabilirliğiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğine
inandığımız bu sözleşme hakkında eklemek istediğiniz, çıkarılmasını
öngördüğünüz gereksiz şeyler olabilecektir. Bunları
bizimle paylaşmanız bizlerin bu konudaki gayretlerinin boşa
gitmediğinin ufak bir göstergesi olacağı için heyecanla
sizden geri bildirim beklemekte olacağız. Bu konuda aldığımız
tüm yanıtları (yeterli ve gerçekçi olduğu müddetçe) arşivleyecek
ve en kısa zamanda yayınlayacağız. Bizimle irtibata geçmeniz
için en kolay yöntem bize bir elektronik posta atmanızdır. Teşekkür
ederiz.
Geri
Ana Sayfa
|