ÖMER AKGÜL          

Eğitim Bilim Dergisi Yazı İşleri Müdürü Abdülkadir AKGÜNDÜZ’le görüştük.

GENÇ EĞİTİMCİLER: Türkiye’yi eğitim ve öğretim manzarası bakımından nasıl buluyorsunuz?

ABDÜLKADİR AKGÜNDÜZ: Öncelikle Genç Eğitimciler dergisine yayın hayatında basarılar dilerim. Bu çalışmada emeği geçen bütün genç arkadaşlarımızı tebrik ederim. Genç Eğitimciler dergisi inşallah uzun soluklu olur, teknik ve muhteva kalitesini artırarak 3. binyıl insanının eğitim seviyesini yükseltmeye katkıda bulunur diye ümit ediyoruz. Türkiye hakikaten enteresan bir ülke... Herşeyi kendine has olan bir ülke... Eğitim bakımından da öyle... Şundan emin olmak gerekir ki, yaşadığımız ekonomik kriz de eğitimsizlikten kaynaklanıyor. Üniversite tahsil etmiş, hatta yurt dışında okumuş, iyi şartlarda yetişmiş, kafası da çalışan bâzı insanlar iş dünyasına atıldığında neden helâlinden ve alnının teriyle kazanmak yerine devleti soymayı, hazinenin ve kendi bankalarının içini boşaltmayı, ABD ve İsviçre’deki bankalarda hesaplarını dolarlarla doldurmayı tercih ediyorlar? Neden?

Bu soru üzerinde dikkatle düşünmek lâzım. Adam akıllı mı akıllı, zeki mi zeki, müteşebbis mi müteşebbis; neden o birikimini hayırda değilde şerde kullanıyor?

Geçenlerde okuduğum şu gazete manşeti beni dehşete düşürdü: “Kendi bankasını soyan patronlar!”  Ne demek bu? Aman Allah’ım! Bir patron kendi bankasını soyar mı? Türkiye’de soyar maalesef... Çünkü diplomalılarımızın çoğu sadece öğrenim görmüş, eğitim görmemiş. 80 yıllık Türkiye Cumhuriyeti’nin okullarında adına “eğitim ve öğretim” denmesine rağmen gerçek mânâda eğitim verilmiyor maalesef... Okuma yazmayı iyi öğrenenler sonradan millet ve devletin canına okuyorlar. Halbuki eğitim çok önemli. Hemen belirtelim ki, biz eğitimin maddi-mânevi boyutlarının birbirinden ayrılmasına katiyetle karşıyız. Çünkü Allah’tan korkmayan bir adam anasından babasından ya da öğretmeninden korkmaz, hatta kanunlardan bile korkmaz! İşte hapishaneleri dolduran işadamlarını görüyorsunuz, maddi bakımdan klâsik bâzı eğitim bilgileri almışlar ama uhrevî bakımdan kalpleri ve ruhları bomboş bırakıldığı için kendi bankalarını soyup milletin parasıyla İsviçre’de banka satın alacak kadar zavallılaşabilmişler. Vatandaşın mevduatının üzerine yatabilmişler. Devlet yönetimindeki tanıdıkları vasıtasıyla devlet hazinesini hortumlamışlar. Demek ki, “Dinsiz ilim kör, ilimsiz din topaldır”. Mâneviyatı yükseltilmemiş bir nesil, topyekün Robert Kolejinden de mezun edilse birşeye yaramaz. Yöneticilerimizin bir an evvel akıllarını başlarına devşirmeleri, bu hususta da Batı’yı örnek almaları gerekir. Gençlerimizin kılık kıyafetleriyle uğraşmak yerine eğitim ve öğretimin kalitesi yükseltilmelidir. ABD’nin ve dünyanın sayılı üniversitelerinden Princeton Üniversitesi’nde misafir öğretim üyesi olarak bir yıl kalan değerli bir profesörümüz beni şok etkileyen bir hadiseyi şöyle anlatmıştı:

Bir gün baktım ki, üniversitenin koridorunda kafasının üç misli sarığıyla, iki metre arkasından sürünen cübbesiyle, göbeğine kadar uzanmış sakalıyla bir adam ihtişamlı ihtişamlı geliyor. Yanımdaki öğretim üyesi arkadaşa “Bu kimdir?”   diye sordum. “Şark Bilimleri Anabilim Dalı Başkanı Afganistanlı Abdülfettah Avnullah...” diye cevap verdi: Yâni ABD yönetimi, “Olmaz kardeşim, bu adamın sakalı var, üstelik cübbesi de iki metre uzun... Ya sarığı? Bu kılık kıyafetle Princeton Üniversitesi’nde çalışılamaz! Yönetmeliğe aykırı!” dememiş. … Öğretim üyesi arkadaşımın ifadesiyle onun “alanında hakikaten uzman olup olmadığına” bakılmış, ne giydiğine, nasıl giyindiğine değil... Yine bu Üniversitede Ramazan ayı girince Müslüman öğretim üyeleri bir de ne görsünler, Clinton’dan Ramazan tebriği var. Maaşlarına 1000 dolar sahur ve iftar yemeği ücreti eklendi. İftar yapılacak ve teravih kılınacak bina, kampüsten üç kilometre uzaktaymış; oraya rahat gidip gelebilmek için üniversite yönetimi servis aracı tahsis etmiş. Daha neler neler!  1000 yıldan fazladır İslâmiyet’in bayraktarlığını yapmış kahraman ve fedâkâr milletimizin elde kalan son yurdu olan Türkiye’deki uygulamalara bakın, bir de elin Amerika’sına bakın. Mukayeseyi siz yapın...

GENÇ EĞİTİMCİLER: Eğitim Bilim dergisinin diğer onlarca dergiden ayıran fark nedir?

 

ABDÜLKADİR AKGÜNDÜZ: Hedefimiz: Hakkı ve hakikati kaliteli söylemek. Bizim onlarca dergiden 4 farkımız var, en azından biz öyle olduğunu düşünüyoruz:

1) Bütün insanlarımızı, cemaatleri, grupları, dernekleri, vakıfları, Sırat-İ Müstakîm çizgisinin dışına taşmamış inananları, hatta bütün insanlığı muhatap kabul ediyoruz. Herhangi bir partiye, fraksiyona, cemaata, kitleye, zümreye, holdinge bağlı değiliz. Yâni yayıncılıkta hürüz, rahat hareket edebiliyoruz. Kendimizi önce Allah’a (cc), sonra halkımıza ve nihayet bütün nev-î beşere karşı sorumlu hissediyoruz.

2) Yayınlayacağımız bir yazıda iki özellik arıyoruz:

 a- Hakkı ve hakikati söylemiş mi?

 b- Kaliteli söylemiş mi? Hakkı ve hakikati kaliteli bir şekilde söyleyen herkesin yazısına dergimizde yer vermeye çalışıyoruz.

 3) Dünyevî ve uhrevî başarı için yürüttüğümüz faaliyetlerde üç esasa riayet ediyoruz:

 a- Orijinal olmak: Yâni farklılık ortaya koymak, yeni şeyler söyleyebilmek, herkesin yaptığını ve söylediğini tekrarlamamak.

 b- Enteresan olmak: Yâni ilginç şeyler, insanların dikkatini ve ilgisini çekebilecek konular işleyebilmek. Çünkü insanoğlu câzibesi bulunmayan birşeye müşteri olmuyor. Varlığı veya yokluğu birşey değiştirmeyen yazılara mümkün mertebe yer vermemeye çalışıyoruz. Artık yeni şeylerin söylenmesi gerektiğine inanıyoruz.    

 c- Faydalı olmak: Birßey orijinal ve enteresan olabilir; eğer faydalı değilse, yâni okuyan kişinin dünya ve âhiret kalitesini yükseltmiyorsa, hedefine ulaşmaz. Piyasa, bu üçüncü maddeden mahrum dergilerle, kitaplarla doludur.

 4) Eğitim, bilim, kültür, sanat, edebiyat, hak, hukuk, sağlık gibi alanlarda bir mektep olmayı hedefliyoruz. Yâni Eğitim Bilim dergisinin bir okul olması gerektiği inancındayız. Bu okulda öğretmenler de, muallimler de, hatta hademeler de kaliteli ve seçkin olmalıdırlar. Bunun için gayret sarfediyoruz.

 Bu bakımdan 3. binyılda önemli hizmetler görmeye aday bütün gençlerimizi, öğretmenlerimizi, akademisyenlerimizi, insanlarımızı ve insanlığı Eğitim Bilim dergisini okuyup mânen ve maddeten desteklemeye çağırıyoruz.

Geri   Ana Sayfa

                                                              

Hosted by www.Geocities.ws

1