KİŞİSEL GELİŞİM                   

Eğitimin en fonksiyonel amacının “kişinin kendini gerçekleştirme sürecine yardımcı olmak, varolan potansiyelini sonuna kadar kullanabilmesine fırsatlar sunmak” ifadesiyle netleştirebiliriz.

Eğitim bu kadar net bir amaçla arenaya çıkmasına rağmen aldığı mesafe dikkate şayandır. Ya eğitimin amacı olarak sunulan hedefler ulaşılmazdır, ya da başarısız bir eğitim süreci yönetilmektedir. Bu gün eğitim kurumlarından kaç kişi gerçekten bu iki amacı gerçekleştirmiş olarak mezun olabiliyor ki?

Benim gördüğüm temel eksiklerden biri kişisel gelişime dolaylı yollardan etkileyici unsurların oluşturulmasıyla, her nasılsa doğrudan etkileyici unsurların gereksiz olduğuna inanılmış ki; hala liselerde psikoloji derslerinde bile teoriden başka bir şey yok. Varsa yoksa bir nebze rehberlik faaliyetleri zikredilebilir – san ki kaç okulda var-

Bizlerde eğitimcilerin yetiştiği bir kurumda kişisel gelişimin noksanlığının acısını duyan öğrenciler olarak yapıcı bir tutum tavrı aldık. Bunun neticesi olarak aşağıda ki çalışmayı uygulamada kullanmanız için bilgilerinize sunuyoruz.

STRESLE BAŞETME ve PROBLEM ÇÖZMEDE GÜÇLENELİM:

Kendi Kendine Olumlu Diyalog

Stres yaratan bir problemle karşı karşıya olduğumuzda, problemin çözümüne geçmeden önce, kendimizi cesaretlendirelim;

"Dünyanın sonu değil ya!" "Her inişin bir çıkışı vardır." gibi cümleler buna yardımcı olabilir.

2. Problem çözümünde izleyeceğimiz yol;

A. Problemi saptama,
B. Seçenekleri gözden geçirme,
C. Bir çözüm yöntemini seçme,
D. Eyleme geçme,
E. Sonuçları değerlendirme.

Problemin çözümüne geçmeden, bazı sorulara yanıt aramak çözümde yardımcı olabilir. Kesin yanıtlarını, "problem saptama" aşamasında vermemizde yarar olan bazı soruları da kapsayan bir ön değerlendirme yapalım. Aşağıdaki sorular üzerinde düşünelim;

Bu konuda, beni özellikle rahatsız eden ne?
Bu neden bir problem?
Ben bu probleme kendim, nasıl bir katkıda bulundum?
Diğer kişiler nasıl bir katkıda bulundular?
Problem daha büyümeden, yapabileceğim bir şey var mı?
Başa çıkabilmek için nasıl bir plan geliştirebilirim?
Olabilecek en kötü şey nedir? Gerçekten o kadar kötü olabilir mi?

 

Problemi Saptama

Problemin ne olduğunu açıkça ortaya koyalım, belirginleştirelim. Problemi küçük parçalara ayırmak işe yarayabilir. Bunun için şu sorulara yanıt bulmaya çalışalım;

Bu durum neden bir problem oldu?
Bu, yalnızca benim açımdan mı problem, yoksa başkaları da bunu böyle mi görüyor?
Benim bir katkım var mı?
Katkısı olabilecek başka şeyler ya da kişiler var mı?
Nasıl bir sonuç elde etmek istiyorum?
Problem ideal bir şekilde çözülebilse, neler olmasını isterdim?
Karşımdaki(leri)nin güvence vermesi, ideal çözüm mü?
Karşımdaki(leri)nin tavrındaki değişme benim stresimi hafifletecek tek şey mi?

Seçenekleri Gözden Geçirme

Çözüm için olabildiğince çok seçenek bulalım, komik ve saçma bile olsa tüm seçenekleri önümüze serip, gözden geçirelim. Liste yapmak yararlı olabilir; listenin içine sadece yapacaklarımızı değil, aklımıza gelen her şeyi yazalım. Böylece yaratıcılığımızı, klişeleşmiş tepki örüntülerinden kurtarabiliriz.

Herkesin listesinde bulunması gereken ve değişmeyen iki seçenek;

stresli durum ya da durumlardan kaçmak ya da yok saymak,
asıl problemi bir yana bırakarak, problemin yaşattığı duygular üzerinde yoğunlaşmak.

Bu iki seçeneğin hiçbirini seçmeyebiliriz. Ama, stresi kendi beklentilerimiz, bakış açımız ya da tepkilerimizi değiştirerek azaltabileceğimizi veya stresin kaynağından uzaklaşmayı seçebileceğimizi unutmayalım. Bunlar normal tepkiler!

 

Bir Çözüm Yöntemini Seçme

Listeyi inceleyip, birbiriyle uzlaşan çözümler aramaya ve seçeneklerin bazılarını birleştirmeye çalışmak ve bir eylem planı çizmek yararlıdır.

 

Eyleme Geçme

Planı uygulamadan önce, bunu nasıl yapacağımızı bilmek çok önemlidir. İsteğimize ulaşmak için ne yapmamız gerektiğini, ne tür kaynaklara gereksinimimiz olabileceğini, zaman sınırımızın ne olduğunu ve sorunumuzla ilgili olarak her ne yapmaya karar vermişsek, bunları gerçekten yapabilmek için daha hangi bilgileri istediğimizi belirleyerek, bunları planımızın içine yerleştirelim.

Bu aşamada kendimizi, güçlendirmek adına, biraz şımartmamızda ne sakınca olabilir?! Planımızı uygulamak adına kendimizi cesaretlendirmemizin yararı olabilir. Vazgeçmek ve yarım bırakmak yerine, stres düzeyimizin yükseldiğini farkettiğimizde, kendimize aşağıdakiler içinden uygun olan birini seçerek söyleyebiliriz. Bunlar dışında, duruma özgü güçlendirici ve sakinleştirici yeni cümleleri kendimiz üretebilir ve kullanabiliriz; Hemen sonuca gitmek doğru değil.
Eğer kaslarımı biraz gevşetebilirsem, kendimi sakin hissedebileceğim.

Çok rahatsızım ama bu, dünyanın sonu değil. Bunu da atlatırım!
Kızmak, işleri daha da berbat edebilir.
Elimden geldiğince sakin olmalıyım.
Onun (onların) beni hiçe saymasına izin vermeyeceğim. Ama kendimi de kaybetmeyeceğim.

 

Sonuçları Değerlendirme

Eylem planında, sonuçların değerlendirileceği zamanı belirlemek çok önemlidir. Uygulamaya çalıştığımız çözüm yollarının, iyi işleyip işlemediğini kontrol etmek iyi olur. O tarihe kadar sorun ortadan kalkmamış olabilir, asla da yok olmayabilir. Ancak, sorun üzerinde çalışmaya başladığımızdan bu yana, yaşadığımız sıkıntıda bir değişme olup olmadığına bakabiliriz. Aşağıdaki sorulara yanıt arayarak, geldiğimiz noktayı değerlendirebiliriz;

Eskiye göre kıyaslandığında, bu sorun şu sıralarda zamanımızın, enerjimizin, dikkatimizin ne kadarını alıyor?
Son zamanlarda durumumuzdan daha mı hoşnuduz?
Gerginliğimiz biraz olsun azaldı mı?

Bu üç sorunun ikisine yanıtımız "evet" ise, yöntemimiz işliyor demektir, devam edebiliriz. Yanıtlarımızın ikisi "hayır" ise; listedeki seçeneklerimize yeniden göz atıp, hala elimizde varolanlardan yenilerini deneyebiliriz. Ya da geriye dönüp, başa çıkmaya çalıştığımız stresin ana kaynağını doğru belirleyip belirlemediğimize bakabiliriz.

 

3. Yöntemimiz iyi gidiyorsa, kendimizi ödüllendirmeyi hak ettik! Aşağıdakilerden uygun olanı ya da kendimiz için belirleyeceğimiz ödül cümlelerini kendimize söylemekten çekinmeyelim;

Bu problemden bir şeyler öğrenebilir, bir dahaki sefere daha iyi sonuçlar alabilirim.
Gerçekten çok öfkeliydim ama duygularımı kontrol altında tutmayı başardım.
Aferin bana!

 

Önerilen kaynaklar:

Şahin, N. H. (eds) (1994). Stresle Başa Çıkma; Olumlu Bir Yaklaşım. Türk Psikologlar Derneği Yayınları: Ankara

 

Geri   Ana Sayfa

                                                              

Hosted by www.Geocities.ws

1