Bu böiümde yeni çıkan kitaplar ve hikayeler yer alıcak.Hikayelerinizi [email protected] a yollayabilirsiniz
Baron Urik odasında yavaşca gerinerek
uyandı;güneş yine batmıştı ve karnı da acıkmaya
başlamıştı.
O,Valachan'in Darklord'uydu burada kurduğu
uygarlık onu mutlu ediyordu.Ondan izinsiz kimse
ormanın içindeki
mükemmel kalesine ulaşamazdı
Yavaşça panter formuna dönüştü,taş zemin üzerinde
çıkardığı yumuşak ses hoşuna gidiyordu.
Yarattığı vampirlerin dışında-ki onlar onun
hizmetçisiydi-bütün vampirlerden nefret ederdi ve
tabi
büyücüler;hepsi bu dünya için gereksiz
yaratıklardı,hepsi ölmeliydi.
Kalesinin görkemli kapısına uluşana kadar yavaşça
yürüdü.Tekrar insan haline dönüştü ve
pençelerini gizlemek için özel olarak yaptırdığı
eldivenlerini eline geçirdi.Ufak bir el hareketi
ile birlikte o kocaman kapı bi anda açıldı.
Bir el hareketi ile birlikte sürücüsü olmayan bir
at arabası Baron'un önünde durdu.Baron asilce
arabanın içine bindi ve araba yavaşça hareket
etmeye başladı.Valachan halkı lordlarından çok
korkardı
ve bu sürücüsüz yolculuklar da bunun en büyük
sebeplerinden birisiydi.Ormanın içinde ilerlerken
ağaçlar
yol vermeye başlıyordu.
Hana ulaştığında sevinçli bir haber aldı.Hancı
şehre bir büyücünün geldiğini ve yüzünde bazı
şekilller
olduğunu söyleyince,Baron'un gözleri ışıl ışıl
oldu."Bir RED WIZARD" diye geçirdi aklından,en
nefret
ettiği yaratık.Hancıya talimatı verip tekrar
şatosuna geri döndü...
---***---
Misroi,uykusunun en derin safhasında
uyandırılmanın kızgınlığı ile yüksek sesle "Kim
o" diye bağırdı.
"Pardon efendim ama size bir haberim
var",kapıdaki daha bugün tanıştığı tombul
hancıydı
"Uzatmadan çabuk söyle yoksa seni fareye
çeviririm",Misroi'nin cevabı kibir doluydu
"Lordumuz Baron Urik von Kharkov sizin methinizi
duymuş ve sizi hemen akşam yemeğine
çağırıyor,arabanız
aşağıda hazır.",hancının en sevdiği bölüm
burasıydı.Misroi gururla:
"Biraz yorgunum ama bu ince daveti kabul
edeceğim"Dışardan hafif bir kıkırtı duyuldu ama
büyücünün
umurunda bile diğildi.Hemen elbiselerini
giyinmeye başladı...
---***---
Misroi hazırlandı,asısını alıp merdivenlerden
aşağı inmeye başladı.Hancı hemen kapıyı açıp
"İşte
arabanız efendim"dedi.Büyücü hancıya 5 altın
verdi ve "Bana biraz Lordundan bahset
bakalım"dedi
Şişman adam bu soruyu bekliyordu:"Lordum mu?Hmm
kendisi çok iyi kalpli bir insandır ve büyü kul-
lanıcılarına karşı özel bir ilgi duyar,ayrıca
hayvanlardan da hoşlanır."hancı fazla umursamaz
görünüyordu
Misroi önemsiz biri diye geçirdi aklından,ve
atları da dahil tamımiyle siyah olan arabanın
içine
yavaşça oturdu.Oturmasıyla birlikte karanlıkta
sürücüsüz olduğu anlaşılmayan araba hızla yola
koyuldu
---***---
Araba taşlık yolda hızını azaltmaya
başladı.Büyücü ormanın sona erdiğini ve büyük bir
şatonun
görüş alanına girdiğini gördü.Atlar tamamiyle
durduğunda kapı kendiliğinden aralandı ve Misroi
arabadan dışarı kasılarak çıktı,ne de olsa bir
Lord'un karşısına çıkıyordu ve kendini heybetli
göstermeliydi.
Üzerinde kocaman bir panter figürü bulunan kapıya
doğru ağır adımlarla ilerledi.İzleniliyormuşluk
hissi
içini kapladı ama burası ne de olsa
güvenliydi,yoksa öyle deil miydi??Büyücü bir an
için duraksadı
kuzeyden esen rüzgar içinin titremesine neden
oldu,anlık bir refleksle kırmızı cüppesine
sarıldı.
Fakat korktuğunu belli etmemeliydi.
Tekrar yavaş ama heybetli adımlarla kapıya doğru
ilerlemeye başladı.Kocaman kapı aniden büyük bir
gıcırtı ile açıldı.Büyücü boğazını temizleyerek:
"Beni buraya çağırmanız çok ince bir davranış
efendim"diye yükses sesle karanlık ve boş
koridora
seslendi.
En katı cücelerin bile kanını dondurur bir
kahkaha ile birlikte koca kapı da aynı anda
kapandı.
Misroi korkmuştu -hem de çok- fakat yine de
kendini zorlayarak:
"Komik bir şey mi söyledim acaba?"diye kahkahanın
geldiği yöne doğru sordu.Çok aptalca bir soru
olduğunu biliyordu fakat her halükarda kendine
savunma büyüleri yapacak kadar vaktinin kalmasını
istiyordu.
Mİsroi ellerini önünde birleştirerek:
"Tsaran korilath ith hakon"Hayır hiç bir şekilde
büyü sezmemişti.
Aynı korkunç kahkahayı vücudu donarak tekrar
duydu:"Hiç bir şansın yok pis büyücü.Ama senin bu
debelenişin beni eğlendiriyor."
Misroi mantıklı düşünmeye çalışıyordu fakat o
ses,o içini donduran ses mantıkla düşünmesini
engelliyordu.Karşısıdakinin nası bir düşman
olduğunu anlamaya çalışıyordu.Faydasızdı,aklı
durmuştu.
Son bir cesaretle bir büyü daha yapmayı
denedi.Fakat tam konsantre olmaya çalıştığı
sırada arka-
sında,tam boynunda bir acı hissetti ve bütün
bilincini kaybetti.
---***---
Misroi karanlık bir odada birden uyandı.Elleri
bağlanmış ve bir sandelyeye oturtulmuştu.Birden
kafasında o aynı ısırılmış hissini veren birşeyle
irkildi.Tekrar o korku hissi içini doldurdu.
Aniden odada yalnız olmadığını hissetti.Asısını
eline almış çevirip duran bir siluet tam
karşısında oturuyordu.Yüzüne bakarken tekrar aynı
korkuyu hissetti,kafasından tekrar ısırılıyor
gibiydi.Bu olay tekrar tekrar belirli aralıklarla
oluyordu.Misroi çıldırmış gibi bir çığlık attı.
Karşısındaki siluetten yine o tanıdık kahkaha
geldi:
"Şu Red Wizardlar'a bayılıyorum,saçlarını kesmek
zorunda kalmıyorum ama biraz da dayanıklı olsalar
Örneğin Hazlik 93 gün aklını yitirmemişti,sen
daha ilk günden cozutmaya başladın."
Böyle bir girişimde bulunduğu için Brujah ı tebrik ediyoruz.