| JAGGED ALLIANCE 2 (SIRTECH) |
|
Zamanınız var ise sizi koltuklara yapıştıracak, kafanızı öne götürmekten kambur gözükmenizi sağlayacak, monitörünüze çok bakmaktan gözlerinizde hafif de olsa yanmalar oluşturacak, geç yatacağınızdan dolayı okula veya işe geç kalmanızı sağlayacak, ve buna benzer aklıma gelmeyen bir takım olaylar yaratacak bir oyunu oynamanızı ve bu yazıyı okumanızı tavsiye diyorum sizlere. Jagged Alliance... Sakın Türkçe’sinin ne anlama geldiğine bakmayın ismin karizmasını lank diye ortada ikiye bölersiniz. İlki seneler önce çıkmıştı bu oyunun. |
| Doğrusunu söylemek gerekirse ben bir kere mi ne oynamıştım, sonra pek sevmemiştim. Buna rağmen bakalım ikincisi nasıl bir şey diye alıp bakayım ve hatta kendimi tutmayıp açıklayayım dedim. Ama iyi yaptım harbiden de çünkü bu oyun gerek tür olarak gerekse insanı oyalama (iyi anlamda oyalama yani) bakımından bayağı kaliteli bir oyun.Oyun iki cd’den oluşuyor arkadaşlar. Bazı oyunlar olur, çoğunlukla adventure oyunları, bu oyunların içinde envayi çeşit ses kaydı, video falan olur ama bu oyunda neden iki cd var onu henüz anlayabilmiş değilim. Siz ara sıra bana mail atın, ben o zamana kadar anlamış olursam ben size cevap veririm. İlk cd zaten sadece oyunun kurulumu için kullanılıyor. Install seçeneklerinden istediklerinizi seçip (olur ya, yok harita dosyaları, yok ses dosyaları falan) hard diskinize kurulumu yapıyorsunuz. Benim hard diskim 13 gb olmasına rağmen ses dosyalarını falan cd’den okusun alet dedim ama yine de oyunun kurulumu 405 mb mı ne tuttu. Niye böyle oldu anlamadım. Ne var yani 405 mb’lık? Her neyse, kurulumdan sonra oyunu başlatıyorsunuz tabii ki. Bir de her kurulumdan sonra readme dosyasını okumak ister misin bilader diye bir soru çıkıyor ya, sinir oluyorum. Olm canım isterse ben açar okurum, niye bana zorla readme dosyasını okutmaya çalışıyon kine? Neyse, ha bu arada oyunu oynamak için ikinci cd’yi takmanız gerekiyor. |
| Açılışta bir movie falan yok diye üzülmüştüm
aslında ama pek de üzüldüğüme değmedi, neden diyecekseniz yazıyı okumaya devam
edin. Karşınıza hemen anamenümüz çıkıyor. Ama çok sade bir anamenü. New game ile
yeni bir oyuna başlıyorsunuz, load game, önceden kaydettiğiniz oyunları oynamak
için, preferences, options gibi bir şey, bu paragraf bitince değineceğim, credits
bölümü hoş olmuş, fotoğraftaki heriflerin gözlerini kırptığını görünce
“anaaa ne güzel olmuş” dedim. Ve quit de zaten malum. PREFERENCES Buradan oyuna başlamadan önce belli başlı ayarlamaları yapmanız mümkün. Her seçeneğin üstüne geldiğinizde balon help çıkmasına rağmen bu balon helpler İngilizce olduğundan dolayı bunların hepsini teker teker yazasım geliyor. Speech: Oyundaki konuşmaları sesli bir biçimde duyabilmeniz için. Bunu kapatmanın ne anlamı var anlamadım yani. Mute Confirmations: Hani karakterinize bir emir verdiğinizde onayladıklarına dair sesler çıkartırlar ya. Ne bileyim işte, yes sir, affirmative gibilerinde, işte bu olay da onu açıp kapatmak. Bu arada Age Of Empires 2’deki Türkçe konuşmalar çok komik olmuş, bir de Redhouse sözlükteki Türkçe kelimeleri seslendiren kadın seslendirmiş herhalde Age Of Kings’de de. Sub Titles: Demin bahsi geçen alt yazı olayı. Pause Text Dialogue: Eğer bu yazılar size hızlı geliyorsa yani okuyamıyorsanız alt yazıları durdurup okuyabilmek için. Animate Smoke: Duman efekti, uyduruk bilgisayarları yavaşlatabilir. Blood n Gore: “Kan akıtacamabi ben bu oyunda, bunu peşin peşin söylüyom” diyenler için. Never Move My Mouse: Balon help olayını açıp kapatmak için. Old Selection method: “Ben eski J.A.’cılardanım yeni kontrol sistemini beğenmedim, banane ya ben eskisini istiyom banane banane” diyenler için. Show Movement Path: Adamınızın real time modda yürürken hangi yolu izleyeceğini görmek için. Bu kapalıyken shift tuşuna basıp bir yön belirleyerek de aynı işi yapabilirsiniz. Show Misses: Bir herifi ıskaladığınızda kurşunun nereye gittiğini görmek için. Real Time Confirmation: Normalde bir adamı bir yere göndermek için ilk önce adamı seçiyorsunuz, sonra göndereceğiniz yere tıklıyorsunuz, bunu açarsanız, tek tıklama yerine çift tıklama yaparak gönderiyorsunuz adamınızı. Display Sleep / Wake Notifications: Adamlarınızın ne zaman uyuduğu hakkında falan bilgi almak için. Use Metric System: Inch yerine uzunluk birimi olarak metre’yi kullanmak için. Merc Lights During Movement: Adamlarınızın yürürken yanmasını sağlamak için. Snap Cursor To Mercs: Eğer bu seçili ise, mouse’u bir herifin yakınına getirdiğinizde o herif yanıyor. Snap Cursor To Doors: Aynı şeyin kapılar için olanı. Make Items Glow: Alabileceğiniz, kullanabileceğiniz malzemeler devamlı parlar. Show Tree Tops: Ağaçların üst kısmı gözüksün mü gözükmesin mi. Show Wire Frames: Bazı insanların kafası üçüncü boyuta geçince durur, yani heriflerin kafası basmaz. Anlayamazlar 3 boyutlu bir şeklin nasıl olduğunu. Bu da bu tür insanlara biraz da olsa yardımcı olabilmek amacıyla hazırlanmış. Show 3D Cursor: İzometrik oyun ekranında imlece de üçüncü boyut kazandırmak için. Start New game dedik ve oyuna başladık. Demin neden açılış video’su yok ama üzülmeyin dediğimi yavaş yavaş anlamaya başlıyorsunuz. Oyunun bu giriş kısımları falan o kadar güzel yani. Değişik bir movie tekniği kullanılmış. Resimlerin üzerinde hareket eden objeler gibi bir teknik. Böylece video çok daha net gözüküyor. Bu video’da Omerta kentini uçaklar, tanklar ve askerler yerle bir ediyorlar. Daha sonra aradan 2 ay geçiyor. Çek Cumhuriyetinin başkenti Prag’da yağmurlu bir gecede kafada fötr şapkalı bir herif bir cafe’ye giriyor. Bu adam biziz. Konuştuğumuz adam da Enrico Chivaldori. Bu adam bize şehri kurtarmak için tonlarca para veriyor, yapmamız gereken bu paralarla askerler kiralayıp şehri diktatörün elinden kurtarmak. Konuşmaları dinlerseniz çok iyi anlarsınız, diktatör de bir kadın ve Enrico’nun eski karısı. Zaten bu kadını oyunun ilerleyen kısımlarında da kendi gözlerinizle görebileceksiniz. Her neyse, sohbetin sonunda Enrico bize bir mektup veriyor. Bu mektup Migel Cordana’ya verilecek. Mektubu da aldıktan sonra sohbet bitiyor, bilgisayarınızı açıyorsunuz ve oyun başlıyor. Şu anda belki inanmayacaksınız ama oyunda kullandığınız notebook’un ekranı duruyor ve size gelmiş bir e-mail var. Bir bilgisayar oyununda bilgisayar kullanmak çok zevkli bir iş bence. Phantasmagoria 2’de de vardı bu olay hatırlayacağınız üzere. Size gelen mail I.M.P. denen bir şirketten. Her neyse bu mailden biraz sonra bahsedeceğim. Ben buradan itibaren böyle başımdan geçen olayları anlatmaya devam edersem yerimiz kalmaz o yüzden ben ekranları ve oyunun oynanışını genel olarak anlatacağım sizlere. Oyunda kullandığınız 3 ana ekran (bölüm) var. Bilgisayar bölümü, harita bölümü ve aksiyon bölümü. Bilgisayar bölümü ile başlayalım bakalım. BİLGİSAYAR BÖLÜMÜ Sir Operating System ile çalışan notebook’unuzu açtınız. Wallpaper fena sayılmaz. Sol tarafta düşeylemesine basabileceğiniz seçenekler var. Size gelen e-mail’lere buradan bakabiliyorsunuz. Arabirimi Outlook’a oldukça benziyor.Hatta outlook’taki gibi ime göre, tarihe göre falan bile sıralayabiliyorsunuz maillerinizi. Mailleri silebilme olayınız bile var. Web Burası da Sık Kulanılanlar veya nam-ı gavur Favorites klasörünüz. İlk başta 2 adet link var. A.I.M ve I.M.P. A.I.M.; Association Of Internatıonal Mercaneries. Anlayacağınız üzere askerlerinizi buradan kiralayabiliyorsunuz. Bu sayfadaki members seçeneğini seçerek kiralık adamların listesini falan görebiliyorsunuz. Burada bir sürü ayar var. Yok deneyime göre sırala, yok fiyata göre sırala falan. Buradan bir kiralık askerin her şeyini öğrenebiliyorsunuz. Sağlığından tutun da dayanımına, mekanik becerisinden tutun da liderlik ruhuna kadar. Ayrıca o askerin sahip olduğu ekipmanları da görebiliyorsunuz. Contact tuşuna basarsanız anında o adamla (veya kadınla) sesli ve görüntülü bağlantı kuruyorsunuz. Hire tuşuna basarsanız o kişiyi kiralayabiliyorsunuz. A.I.M.’in web sayfasındaki history bölümünden şirketin tarihini falan öğrenebiliyorsunuz. Policies ile şirketin kurallarını gözden geçiriyorsunuz. Links’de ise banner şeklinde linkler var. Bunlardan birine tıkladığınızda o sayfa favorite’lerinizin içinde yerini alıyor. Bu linkler çok ilginç. Kimi çiçek falan satıyor, kimi silah satıyor. Ama sakın benden bütün web sayfalarını açıklamamı beklemeyin. Onları da kendiniz keşfedin. A.I.M. bitti sayılır. Şimdi biraz da I.M.P.’den bahsedelim. Hatırlarsanız oyun başladığında size I.M.P.’den bir mail gelmişti. Bu mail2in ikinci sayfasında size verdikleri bir şifre var. XEP624.Bu şifreyi I.M.P.’nin sayfasında kullanacaksınız. Sonra bir takım şeyler dolduracaksınız.. Adınız, nikiniz, falan. Daha sonra bir kişilik testinden geçeceksiniz. Ancak bu testi anlayabilmek için biraz iyi İngilizce bilmek gerekiyor. Testten sonra kişiliğiniz meydana çıkıyor. Mesela ben Impressive çıktım. Daha sonra kendiniz için bir yüzde sıralaması yapıyorsunuz. Sonra da kendinize bir tip seçiyorsunuz, en sonunda ses de seçip karakterinizi yaratıyorsunuz. İlk askeriniz bu olmuş oluyor. Files Elinizde bulunan dosyalara bakabileceğiniz bölüm. History Günlük gibi bir şey, yani başınızdan geçen olayları gösteriyor. Personnel manager Elinizde bulunan askerleri çok detaylı olarak inceleyebiliyorsunuz buradan. Financial Yine buradan da paralarınızın nereye gittiğini, nerelerden para geldiğini öğreniyorsunuz. Shut Down Notebook’unuzu kapatıp harita ekranına dönmenizi sağlıyor. HARİTA BÖLÜMÜ Sağ üst tarafı harita kaplıyor arkadaşlar. Amiral battı oynar gibi harita parçalara ayrılmış harfler ve sayılar yardımıyla. Haritada gördüğünüz yerler oyundaki şehirler. Ama isterseniz bunu değiştirebiliyorsunuz. Nasıl, tabii ki haritanın altındaki ikonlar yardımıyla. 1. İkon: Haritada şehirleri gösterir. 2. İkon: Haritada madenleri gösterir. 3. İkon: Haritada takımınızı ve düşmanları gösterir. 4. İkon: Yukarıdakine benzer şekilde askerleri ve düşmanları gösterir. 5. İkon: Hava sahasını gösterir. 6. İkon: Alabaliceğiniz, kullanabileceğiniz eşyaları gösterir. Bu ikonların yanında 4 tane yatay çubuk var. Bunlar da haritaya hangi yer katmanından bakacağınızı ayarlamak için. Sol tarafta seçili adamınız ve özellikleri falan var. Altta takımınızdaki adamları görüyorsunuz. Sol alt köşede, meydana gelen olaylar var. Sağ alt tarafta ise paranız, günlük kazancınız, hangi şehirde olduğunuz ve hangi günde ve saatte olduğunuz yer alıyor. Oradaki notebook şeklindeki düğmeye basarak bilgisayarınızı açabiliyorsunuz. Disk şeklinde olan, options için. Üçgen şeklinde olan da taktik bölümüne geçmek için. AKSİYON BÖLÜMÜ Taktik veya aksiyon diye bahsettiğim bu ekran, real time oyuncularının çok iyi bildiği bir ekran. İşte sağ alt köşede harita zaman falan var, aşağı kısımda adamlarınızın sağlık durumu, kullandıkları silahlar falan var. Herhangi bir adamın kafasına sağ click yaptığınızda alt ekran daha da yükseliyor. Adama daha ayrıntılı komutlar verebiliyorsunuz. Ayrıca adamınızdaki ekipmanı adamınızın vücudunda herhangi bir bölgeye yerleştirebiliyorsunuz. Örneğin X-Com’daki gibi sol elinde şu silah olsun, sağ elinde şu silah olsun, kafasına kask da taksın e mi falan. Oyun normalde real time. Yani adamınızı istediğiniz gibi sınırsız bir şekilde yürütebiliyorsunuz. Ama bir düşmanla falan karşılaştığınızda olay real time’dan turn based’e dönüşüyor. Bir action point’iniz oluyor. Yani bu action point sınırı içinde hamlenizi yapıyorsunuz. Action Point’iniz bittiğinde sağ taraftaki okay ikonuna basıyorsunuz ve karşıdakinin hamlesini bekliyorsunuz. İşte oyun böyle sürüp gidiyor. Başlarda Omerta’da bir kadın ve çocukla karşılaşmanız lazım. Ama ikisi de sizden kaçıyor. Kaçmamaları için siz de kadına mektubu vereceksiniz. Daha sonra sizi sağ tarafa geçiriyor ve bir topluluğun içine götürüyor. Zaten oyunun başında Enciro dayının dediği herifler de bunlardı. Sizi aralarına alıyorlar mektubu okuduktan sonra. Artık gerisini sizlere bırakıyorum çünkü ben de açıkçası oyunu bitirmedim. Eğer bitirmeye kalksam, herhalde 1-2 hafta boyunca bütün günümü bu oyuna vermem gerekirdi. |
SON SÖZ |
Raşit Akyol |
| [email protected] |