�dris aleyhisselam insanl�k tarihinde bir d�n�m noktas�d�r. �nsanlara her alanda medeni ve insanca ya�aman�n yollar�n� bizzat uygulayarak g�stermi�tir. Matematikten astronomiye pek �ok bilim dal� onun sayesinde ortaya ��km��t�r.
�nsan� bizzat insan e�itmi�tir. Bu ise peygamberler vas�tas�yla olmu�tur. E�er insan e�itilmeseydi, vah�i d�nya �artlar� kar��s�nda yok olur giderdi. �nsan�n yeg�ne mal varl��� zekas�d�r. Bu zekay� e�iten ise Allah� teala olmu�tur. �nsan zekas� Allah� teala ile ancak peygamberler vas�tas�yla muhatap olabilmi�tir. �nsan, her �eyi b�t�n�yle istismar edebildi�i gibi, ilimleri ve e�itimleri de istismar etmi�, kendi heva ve hevesine uydurmu�tur. Kur'�n-� Ker�m'de bunun bir �rne�i H�r�t ve M�r�t k�ssas�nda anlat�lmaktad�r. Kendilerine ��retilen bir ilmi, kar� koca aras�n� ay�rmakta nas�l kulland�klar� g�sterilmi�tir. Ayn� �ekilde, mesela astronomi bilimini ��reten peygamberlerin yapt�rd�klar� g�zlemevleri birer putperest tap�na�� haline getirilmi�, sayg� duyulan insanlar ise putla�t�r�lm��t�r. Mesela �dem aleyhisselam�n o�lu �it aleyhisselam�n ismi putla�t�r�larak M�s�r panteonuna Seth isminde ge�mi�tir. Ayn� �ekilde �dris aleyhisselam�n eshab�ndan olan bilgin ki�iler ve �zellikle melek isimleri, Nuh kavminin tap�nd�klar� birer tanr� keykelleri haline d�n���vermi�lerdir.
Peygamberlerin etkilerini yine arkeolojik buluntularda g�rebilmekteyiz. Bug�n ancak astronomi biliminde kullan�lan rakamlara binlerce sene �nce rastlayabilmekteyiz. Sonras�nda m�thi� bir kopukluk olmu�tur. �v�le �v�le bitirilemeyen Yunan medeniyeti M� 5. yy. da zirvedeyken her 10.000 say�s� "say�lamayacak kadar kalabal�k" idi. Milyon kavram� islam d�nyas�nda 7. As�rda, bat�da ise 19. Y�zy�lda do�mu�tur. Ama mesela Koyuncuk'ta bulunan bir tabletteki say�sal dizinin toplam�, bizim say�m�zla 195.955.200.000.000 ile yani Descartes ve Leibniz zaman�nda herhangi bir bi�imde hesap s�n�rlar� i�ine al�nmam�� bir sayl� ile dile getirilmi�tir. O d�nem insanlar� bu bilgiyi peygamberlerinden alm��lar ancak bir m�ddet sonra putperestlik ve falc�l�k gibi sapk�nl�klar�na alet etmi�lerdir.
K�ML���
�dris ismi Kur'�n-� Ker�m'de iki yerde ge�er. Bu ayet-i Ker�melerde �u �ekilde
an�lmaktad�r; "Ey Muhammed... Kitapta �dris'e s�ylediklerimizi de an. ��nk� o,
dosdo�ru bir peygamberdi. Onu y�ce bir yere y�kselttik." "Ey Muhammed;
�smail, �dris ve Z�'l Kifl hakk�nda anlatt���m�z� da an. Onlar�n herbiri
sabredenlerdendi."
�dris kelimesi "ders" k�k�nden gelen bir kelimedir. Allah� tealan�n kendisine verdi�i 30 sayfal�k kitaptan insanlara �ok�a ders verdi�i i�in bu isim kendisine verilmi�tir. As�l ad�n�n Hanuh oldu�u rivayet edilmektedir. Han�m�n�n ad�ysa Hadane'dir. �dris aleyhisselam beyaz tenli, uzun boylu, topluca, geni� g���sl�, sakal� s�k, g�zel y�zl�, y�r�rken ad�mlar�n� s�k�a atan, daima �n�ne bakan bir insan olarak tasvir edilmi�tir.
Babil'de veya M�s�r'�n M�nif/Menef �ehrinde do�du�u nakledilmi�tir. Babil'de do�up M�s�r'a hicret etti�i de kaydedilmi�tir. Kaynaklarda �dem aleyhisselam�n 6. ku�aktan torunu oldu�u yaz�l�d�r ki soy a�ac� ��yledir; �dris aleyhisselam, Yerd, Mehlail, Kinan, Enu�, �it aleyhisselam, �dem aleyhisselam.
�dem aleyhisselamdan beridir nesilden nesile ge�en ve her kimdeyse parlayan Muhammedi nuru 137 sene ta��d��� rivayet edilmi�tir. Hadane hamile kal�nca bu nur Hadane'ye, ondan da o�lu Metu�aleh'in aln�na ge�ti.
�L�MLER�N ATASI
�dris aleyhisselam, insanl�k tarihindeki pek �ok ilkin sahibidir. Bunlar�n baz�lar�
kaynaklarda ��yle ge�mektedir; "Kalemin ke�fi ve yazmada kullan�m�, ilimlerin
tasnifi ve ilk kez y�ld�zlar�n hareketlerinin incelenmesi, astronomi hesaplar�n�n
yap�m�, at�n evcille�tirilmesi, okun ke�fi, Allah yolunda ilk kez d�zenli birlikler
kurup s�cak harbe giri�mek, ilk kuma� dokuyarak elbise yapmak ki, o zamana kadar
insanlar, �rt�nmek i�in hayvan derilerinden giyecek yap�yorlard�, �ehir kurma
sanat�." Ayr�ca �it aleyhisselamdan sonra kimseye verilmeyen gizli ilimler
kitab�n�n da verildi�inden bahsedilmektedir.
Yukar�da verdi�imiz bilgilere uzun s�re bilim ad�na dudak b�k�lm��t�. Hatta bu bilgilerin bir �sr�iliyat y���n� oldu�unu ileri s�renler dahi olmu�tu. Oysa, �zellikle insan zekas� ve medeniyetleri �zerine yap�lan ara�t�rmalar bunun b�yle olmad���n� g�stermektedir. Bir kere insan�n ortaya ��k��� ani olmu�tur. Sonra bilimde, s�f�r noktas�ndan �yle s��ramalar ya�anm��t�r ki, normal insan zekas�n�n kald�rabilmesi m�mk�n de�ildir. Mesela, S�merlerin ortaya koyduklar� medeniyet sanki g�kten inmi� gibi aniden ortaya ��km��t�r. "42 harflik bir alfabe, yelkenli gemi, hiyerar�ik bir toplum d�zeni, bug�n bile ge�erlili�ini koruyan astronomik bilgiler, bir dakikan�n 60 saniyeden meydana geldi�inin bilinmesi, m�kemmel bir kent mimarisi, kare, k�p, evrik de�erler ve pisagor hesaplar� yap�labilmesi..." M� 4000 y�llar�nda b�ylesine bilgileri bu topluma kim ��retmi�ti? Bir dairenin 360 dereceye b�l�nebilece�ini kimden ��renmi�lerdi? Binlerce y�l �nceden kalma eserlerin nas�l yap�labildi�inin cevab�, eri�ilen bug�nk� ilmi birikime ra�men verilememektedir. Nil deltas�ndaki piramitlerden Nev�ehir yer alt� �ehirlerine, pek �ok eserin s�rr� hala anla��lamam��t�r. Modern bilim bu s��ramalar�n cevab�n� arayadursun biz, �slam alimlerinin eserlerinden s�z�len bilgilerle ge�mi�in karanl���na ���k tutmaya �al��al�m.
YA�ADI�I D�NEM
�dris aleyhisselam�n ya�ad��� d�nem tufan �ncesidir. Ancak �dem aleyhisselam ile
tufan aras�nda ge�en y�zy�llar�n ne kadar oldu�u ve bu as�rlar�n hangisinde
ya�ad��� �imdilik kesin olarak bilinmemektedir. Ancak kaynaklar�n ittifakla
belitti�ine g�re bu s�re i�erisinde ya�ayan 10 ku�aktan 7. sinde hayat
s�rm��t�r. Nuh aleyhisselam�n ya�ad��� uzun s�re g�z�n�nde bulundurulursa
tahmini bir tarihleme yapmak m�mk�n olacakt�r, fakat bir �artla; O da tufan�n hangi
tarihte meydana geldi�inin tespit edilmesidir. Bu da ancak Nuh aleyhisselam�n gemisinin
bulunmas�yla ger�ekle�ebilecektir.
Kur'�n-� Ker�m ve Eski Ahit'te ilk insanlar�n s�rd�kleri �m�r y�zlerle ifade edilirken Mezopotamya tabletleri binlerce y�l s�ren �m�rden bahsetmektedir. Tabletlere g�re ilk sekiz h�k�mdar toplam 241.200 y�l egemen olmu�lard�r. E�er onunu birden sayarsak kar��m�za 456.000 rakam� ��kar ki bu, ilk insandan tufana kadar olan s�reyi ifade etmektedir. Bu durum, Mezopotamya medeniyetlerindeki zaman anlay���n�n veya onlu say� sisteminin farkl� oldu�unu g�stermektedir.
Efendimiz bir hadis-i �eriflerinde �dem aleyhisselamla tufan aras�nda 10 karn (ku�ak/nesil/d�nem) bulundu�unu bildirmi�lerdir. S�mer listelerinde de tufan �ncesi h�k�m s�ren 10 isimden bahsedilmektedir. Bunlardan yedincisi olan h�k�mdar, t�m bilimlerde �zel bir bilgeli�e sahip olmakla birlikte din adaml���yla u�ra�an ilk ki�i olarak g�sterilir. �slami kaynaklar; �dris aleyhisselam peygamberli�inin yan�s�ra, hikmet ve sultanl�k verildi�ini, bu nedenle kendisine; "m�selles bi'n ni'me / kendisine pe�pe�e nimetler verilen" denildi�ini yazmaktad�r. S�mer kral listelerine g�re onuncu kral zaman�nda tufan olmu�tur. �slami kaynaklarda da �dris aleyhisselamdan �� ku�ak sonra (10. ku�akta) tufan�n ya�and��� yaz�l�d�r.
Eski Ahid'e g�re tufan �ncesi h�k�m s�ren 7. h�k�mdar�n ismi Hanok'tur ve 10. h�k�mdar zaman�nda tufan olmu�tur. Hanok, �lmeden �nce g��e al�nm��t�r. Bir ba�ka �zelli�i de; insanlar aras�nda yazmay�, bilgeli�i ve bilgiyi ilk ��renmi� ki�idir.
PEYGAMBERL���
�dris aleyhisselam, peygamberlikle �ereflendikten sonra Cebr�il aleyhisselam kendisine
4 defa gelerek 30 sahife getirmi�tir. Onun �eriat�nda; "Allah'a, �ld�kten sonra
dirilmeye, kadere, hay�r ve �errin Allah'tan geldi�ine, meleklere, peygamberlere ve
ahir zamanda gelecek olan son peygamber Ahmed aleyhisselama inanmak, namaz k�lmak, oru�
tutmak, domuz, k�pek ve e�ek eti yememek, akl� gideren maddelerden sak�nmak"
emredilmi�tir.
�dris aleyhisselam d�neminde insanlar �it ve K�b�l toplumu olarak ikiye b�l�nm��t�. �it toplumu m�sl�man idi. K�b�l toplumu ise tam anlam�yla yoldan ��km��t�. Sorumsuz bir hayat s�ren K�b�l toplulu�una �zenen �ito�ullar�ndan insanlar, kafile kafile onlara kat�lmaya ba�lam��lard�. �dris aleyhisselam bunlar�n �n�n� alabilmek i�in kendisine inananlardan olu�an silahl� bir kuvvet kurmu�tu. Ok ve yay� ke�federek K�b�lo�ullar�n� sindirdi. Bu u�urda pek �ok s�k�nt�ya g���s germi� ve sabretmi�ti. �dris aleyhisselam, kendisinden sonra b�y�k bir tufan felaketinin ya�anaca��n�, ancak m�minlerin bu felaketten kurtulaca��n� en ince ayr�nt�lar�na kadar bildirmi�ti. Buna ra�men kendisinden sonra putperestlik ortaya ��km�� ve Nuh aleyhisselam d�neminde de tufan meydana gelmi�ti.
G��E ALINI�I
�dris aleyhisselam normal bir �l�mle vefat etmemi�, Allah� tealan�n izniyle g��e
al�nm��t�r. G��e ��kar�lmadan �nce o�lu Metu�elah'� yerine vekil olarak
b�rakm��t�r. Kaynaklar onun, �s� aleyhisselamla birlikte ayn� hayat tabakas�nda
d�nyevi cisimlerini muhafaza ederek ancak d�nyevi ihtiya�lardan kurtulmu� bir �ekilde
ya�ad�klar�n� bildirmi�lerdir. Baz� m�fessirler, "Bug�n hayatta olan d�rt
peygamber vard�r ki, ikisi yerde, ikisi de g�ktedir. Yerdekiler H�z�r ve �lyas,
g�ktekiler ise �dris ve �s� aleyhim�sselamd�r." demi�lerdir. Efendimiz Mi'rac
gecesinde Cebr�il alehisselamla birlikte d�rd�nc� kat g��e geldiklerinde �dris
aleyhisselamla kar��la�m��lard�r. Cebr�il aleyhisselam�n tan��t�rmas� �zerine
Efendimiz selam vermi�ler, �dris aleyhisselam da kar��l���nda; "Ho� geldin,
sefa geldin s�lih karde�, s�lih peygamber" diyerek hay�r duada bulunmu�tur.
P�RAM�TLER
Ge�mi�imiz tarand���nda, �nsanl�k tarihinde �ok belirgin bir bilgi kesintisi
oldu�unu g�rebiliriz. Bunun en belirgin �rne�i pirametlerdir. Kahire'de, Nil'in bat�
yakas�nda birbirine s�rt vermi� 3 piramet bulunmaktad�r. Bunlar�n Keops, Kefren ve
Mikerinos taraf�ndan yap�ld��� iddia edilir. Bunlar�n i�erisinde Keops'un hikayesi
olduk�a ilgin�tir.
Keopsun piramidi in�a ettirdi�i iddias� iki kayna�a dayanmaktad�r. Birincisi tarih�i Herodot'tur. Herodot, piramit yap�mc�s�n�n ismini Keops olarak vermi�tir. Keops, M�s�rca Khufu kelimesinin yunancas�d�r. Sicilyal� Diodoros'un yaz�lar�nda ise bu firavunun ad� Kemnis'dir. �kinci iddia ise, piramidin y�k azaltma odalar�ndan birinde yer alan bir kelimelik yaz�tt�r. Piramitin di�er taraflar�nda bununla ilgili tek yaz� olmamas�na ra�men g�zlerden �rak bu odada duvara yaz�lm�� "Khufu" ismi, piramidin yap�mc�s� olarak kabul g�rm��t�r. Arkeolojide bilim adamlar� bir �ey ke�fettiklerinde te�his koymak i�in acele etmezler zira bulunan en ufak bir bulgu bile daha �nce yaz�lan d�nya tarihlerini ve kronolojileri allak bullak edebilir. Bu nedenle bulduklar� veriyi kuvvetlendirici ba�ka veriler ararlar. Oysa burada durum tam tersine olmu� ve b�t�n d�nyaya piramidin yap�mc�s� olarak Khufu/Keops'un ismi verilmi�ti. ��te, danan�n kuyru�unu kopartan nokta da buras� olmu�tu. Kuyru�u koparan da, Antik Do�u Dilleri uzmanlar�ndan M�s�r as�ll� Amerikal� oryantalist Zekeriya Sitchin'dir. "Evrene ��kan Basamaklar" isimli kitab�n�n XIII. b�l�m�nde �u tespitlerde bulunur; �ngiliz Hassa subaylar�ndan Howard Vyse, 29 Aral�k 1835'te M�s�r'a geldi�inde; piramitlerin saklad��� s�rlar kendisini b�y�ler. Fakat burada, me�hur olmak i�in de eline tarihi bir f�rsat�n ge�ti�ini bilir. Buradaki arkeolojik �al��malara kat�l�r. Vyse'nin ba��n� �ekti�i bir arkeolojik �al��mada, piramidin i�erisindeki s�zkonusu "K-hu-f-u" yaz�s� g�r�l�r. B�ylece b�t�n d�nya bunu ��renir. Howard da amac�na kavu�arak me�hur olur.

M�s�r'�n ba��ehri Kahire yak�nlar�ndaki Giza'da bulunan piramitler
hala bilinmezliklerini koruyorlar.
Fakat ba�ka ger�ekler de vard�r. Bir kere, piramitte kullan�lan yakla��k 2 milyon ta� blo�un hi� bir yerinde her hangi bir isme rastlanmaz. Bu olay arkeologlar�n garibine gider. �tiraz edecek olsalar da o g�nk� zafer naralar� aras�nda duyulmaz. �tiraz edenlerden birisi de Hiyeroglif uzman� Samuel Brek'tir. K-hu-f-u yaz�s� bu bilim adam�n� ku�kuland�r�r. Yaz�, Keops'un zaman�nda kullan�lmayan ancak y�zy�llar sonra ortaya ��kan harflerle yaz�lm��t�r. Ancak bu yaz�y� yazan �ah�s bu odaya nas�l girmi�tir. Zira piramidin yap�ld��� g�nden o g�ne kadar hi� bir insan�n buraya girmesi m�mk�n de�ildir. Hatta Vyes ve ekibi, giri�i bulamad�klar� i�in dinamit patlatarak i�eri girebilmi�lerdi. Yaz�ya biraz daha bak�l�nca mesele anla��ld�. ��yle ki; Bilim adam� de�il s�radan bir asker olan Howard Vyse, hiyeroglifle ilgili d�nemin tek standart kitab� say�lan "Materia Hieroglyphica" isimli kitab�n� kullanm��t�. �stelik, 1828'de John Gardner Wilkinson taraf�ndan yaz�lm�� klavuzda "K-hu-f-u" kelimesi yanl�� olarak verilmi�ti. "K" sessiz harfi, g�ne�in simgesi olan "Re" ile temsil edilmi�ti. Sahtekar ingiliz, Keops'tan y�zy�llar sonra kullan�lan bir yaz� t�r�n� kullanmakla kalmam��, kitaptaki imla hatas�n� da aynen ge�irmi�ti. Yaz� da kullan�lan k�rm�z� a��boyas� da, Kahire sokaklar�nda bulunan bir aktardan kolayca sat�n al�nabilecek bir maddeydi. Vyse bu arada amac�na kavu�mu� ve d�nya �ap�nda me�hur olmu�tu. Ya tarih bilimine att��� kaz�k ne olacakt�?..
Piramid Keops'a ait de�ilse kimindi? Pramitini ta� duvarlar� aras�nda g�r�n�rde ne bir heykel, ne bir b�st ve ne bir yaz� vard�. Eski M�s�r'�n Keops'tan sonraki kronolojisi kesintisiz olarak biliniyor. Piramidin yap�mc�s� Keops de�ilse Keops'tan �ok �nceleri ya�am�� olmal�. Bu; "neden bu piramitin ayn�s�n�n veya benzerinin bir daha yap�lamad���n�" cevaplamaktad�r. Keops, piramit in�a bilgisinin unutuldu�u bir d�nemde ya�am��t�.
M�s�r halk efsanelerinde ilgin� bir detay bize belki bir ipucu verebilir, ��yle ki; M�s�r'�n tufan �ncesi h�k�mdarlar�ndan birisi de Saurid'dir. Ba��ehri ise Amsus'tu. Kahiredeki iki b�y�k piramidi yapt�ran da oydu. Yapt�rma nedeni Saurid'in tufandan 300 sene �nce g�rd��� r�ya idi.
Bu efsanede ger�eklik pay� var ise, piramitlerin tufandan eski olmas� gerekir. Bu da piramitlerden ba�ka neden piramit yap�lamad���n�n cevab�n� vermektedir. Tufan, o zamana kadar gelen b�t�n medeniyetleri silip s�p�rm��t�. Efsaneye g�re Saurid, in�aatlar bitince piramitin en tepesine bir yaz�t dikti. �zerine ismini ve piramitleri 6 senede in�a ettirdi�ini yazd�rd�. Bu yaz�n�n, Abbasiler d�neminde de�ifre edildi�ini kaynaklardan ��reniyoruz. �ki piramitin; "d��en akbaba yenge� burcundayken yap�ld���" yaz�l�yd�. Bu tarihten Efendimizin hicretine kadar 36 bin g�ne� y�l�n�n ge�ti�i hesaplanm��. Yani; M�. 35.000 civar�...
Bunlar elbette do�rulu�u hen�z kan�tlanamam�� kay�tlard�r. Ama bilinen bir ger�ek vard�r o da, piramitlerin in�as�yla ilgili hi�bir verinin olmay���d�r. �yle ki, Eski M�s�r tarihi kadar didik didik edilen ikinci bir medeniyet yoktur. Buna ra�men piramitlerle ilgili hi�bir ipucu bulunamam��t�r. Bu da, piramitlerin Tufandan �nce yap�lm�� oldu�unu ortaya koyabilir. �bn-i Batuta (14. yy), �dris aleyhisselam taraf�ndan, i�lerinde bilimsel kitaplar� ve ba�ka de�erli e�yalar� kurtarmak i�in "tufandan �nce" piramitleri yapt�rd���n� nakletmektedir.
Gelelim piramitlerin in�a �ekline. Bu da bir ba�ka bilinmeyendir. Ba�ta Herodot
olmak �zere pek�ok tarih�i ve bilim adam� hipotezler ileri s�r�lm��lerse de
hi�birinin mant�kl� taraf� bulunamam��t�r. ��l�n orta yerine her biri ortalama 2
ton a��rl���nda 2 milyon adet blo�un nas�l y�kseldi�i hususunda neler s�ylenmedi
ki, sonunda i�in kolay�na ka�arak piramitlerin uzayl�larca yap�ld���n� dahi ileri
s�r�ld�. Oysa bunlar� yapan insano�luydu.
1979 y�l�nda Fransa'n�n Grenoble �ehrinde toplanan II. Uluslararas� Eski M�s�r
Tarihi Kongresinde �yeler, uzman kimyac� Dr. Davidovits Klemm'in a��klamalar�yla
olduk�a �a�k�n anlar ya�ad�lar. Dr. Klemm, piramitleri olu�turan bloklar�n granit
de�il, mahiyeti hen�z bilinemeyen bir beton t�r� oldu�unu ortaya att�. Do�al bir
granit ta�� genelde homojendir. Fakat piramitteki bloklar hava kabarc�klar� ihtiva
ediyorlard�. Dr. Klemm, Kahire'deki Ayn �ems �niversitesi uzmanlar�yla i�birli�i
yaparak 1974 senesinde b�y�k piramitlerde elektro manyetik �l��mlere giri�ir.
Bloklar�n i�ine sal�nan y�ksek frekansl� dalgalar�n, kuru blok taraf�ndan
tamam�yla yans�t�lmamas� gerekiyordu. Bu t�r �l��mlerle gizli ge�itler ve odalar
ke�fedilmesi umuluyordu. Zira piramitlerin, b�t�n Giza ��lleri gibi kuru olaca��
d���n�l�yordu. Fakat �l��m sonu�lar� tam bir �a�k�nl�k uyand�rd�. Kuru
san�lan bloklar y�ksek d�zeyde nem i�eriyordu. Prof. Davidovits Klemm'in vard���
sonu�; ta� bloklar�n yapay oldu�uydu. Bu ta�lardan �rnek alan Profes�r, inceleme
esnas�nda 20 cm. uzunlu�unda bir sa� k�l� bulunca hi� �a��rmad�. Bu beton
kar��t�r�c�s� bir M�s�rl�ya ait olmal�yd�.
Do�rusu da bu olmal� zira ��l�n orta yerine bu kadar granit bloklar�n getirilmesi m�mk�n olsa bile b�yle bir piramidin in�a edilmesi i�in insan �mr� kafi gelmeyecekti. Ama ��lde en bol bulunan kum, bloklar�n hammaddesi olunca b�t�n sorunlar ��z�mleniveriyor.
�dris aleyhisselamdan bahseden kaynaklar onun bina ve �ehir kurmakta da �nc� oldu�unu vurgulamaktad�r. Bunun ilkel bir bina ve �ehir olmamas� gerekir. O zamana kadar benzeri g�r�lmemi� bir teknik kullanm�� olmal�d�r. Zira �dris aleyhisselam, insan medeniyetinin hemen ba�lar�nda yery�z�nde ya�am��t�.