|
S�RME �EK�L� G�ZLER
Bah�esinde palmiyeler, iri g�vdeli, kozalakl� �am a�a�lar�n�n bulundu�u o eski eve girmeye hi� bir zaman cesaret edememi�tik. Art�k bak�ms�zl�ktan neredeyse y�k�lmak �zere olan bu yap�n�n kime ait oldu�unu, neden kimsenin kullanmad���n� her zaman merak ederdik.
�imdi perdelerinin hi�birini a�madan, koltuklar�nda bile oturmadan, g�zlerimize o eski g�m�� s�rmeliklerden ��kard���m�z s�rmeleri �ekiyoruz. Eski tozlanm�� aynada y�z�m�z kadar a�t���m�z silinmi�, ���lt�l� b�l�mde g�zlerimize bak�yoruz. Eskimeye �al���yoruz, bu eve her giri�imizde. Kimin oldu�unu biliyoruz neden kullan�lmad���n� da. Ama eve girdi�imizi kimseye s�ylemiyoruz. Yaln�zca o ve ben biliyoruz o eski ge�idi. Bir g�n birilerine yakalanmaktan da �lesiye korkuyoruz. Yine de haftada en az �� kez yakalanmay� g�ze al�p giriyoruz. Ben en �ok k�t�phaneli odada yerde oturmay� seviyorum. Perdeleri hi� a�mad���m�zdan g�nd�zleri dahi mum yak�yoruz. Gece girdi�imizdeyse, bu yaln�zca bir defa oldu, mum yakmay� g�ze alamad�k, d��ardan birileri ����� farkedebilirdi ��nk�. Bir s�re sonra ona al��t�k. �yle ki art�k tek tek gitti�imiz bile oluyordu. K�t�phaneli odada otururken o eski ciltli kitaplardan al�yor, �iirler okuyorduk. Tabii dilimizde yaz�lm�� �iir bulabilirsek. G�zlerimize mutlaka s�rme �ekiyorduk, art�k g�m�� �amdanlardan mumlar sark�tlar bi�iminde ak�yor, akt�klar� yerde dikitler olu�turuyorlard�. Onlar� hi� bozmuyorduk.
Her defas�nda bizi b�y�leyen bu ev, ya�ant�m�z�n bir par�as� haline gelmi�ti. Bah�esindeki palmiyelerin alt�nda oturmay� o kadar �ok istiyorduk ki... Fakat hi� bir zaman bunu yapma cesaretini kendimizde bulamad�k.
�ki sevgiliyiz biz, �imdi o olduk�a uzaklarda. Bah�ede palmiyelerin alt�nda oturmam�z gibi art�k birlikte olmam�z da imkans�z. Yine de her g�n eve giriyorum, yeniden k�t�phanenin tozlu raflar�ndan bir kitap al�yorum. Hep ayn� kitap ve ayn� �iir. Eskimeye �al���yorum.
�I��ktan harelerdi g�zlerin parafin kokulu odalar�n aymaz karanl���nda ve ku�lar�n kanatlar� kirpiklerinden s�rmelerin ak�yordu, ���ktan harelerin h�z�nl� g�l��leriyle s�rmeler �ekiliyordu g�zlerimize h�z�n, sevin�, a�k co�tuk�a co�uyordu parafin kokulu okumalarda s�rme �ekili g�zlerin ���lt�l� harelerinde.� Uzan�p uyumak gelmiyor �imdi i�imden hi� kirlenmemi� �ar�aflar�n �st�nde. Ben yine k�t�phaneli odada uyuya kal�yorum. Okudu�um �iirlerin bir de Rumca�s� var yan� ba��nda, el yaz�s�yla birileri Rumca�ya �evirmi�. Okuyam�yorum. Hekimlerin yaz�s�n� okumak her zaman zordur zaten.
Art�k bu eve �ylesine al��m��ken, her giri�imde, korkudan kendimi bir ka� dakika toparlayam�yorum. �lk geldi�imiz g�nden beri d�rt koca y�l ge�ti. Ev her zaman yerle bir olacakm�� gibi geliyordu �nceleri ama �imdi biliyorum bu evi neyin ayakta tuttu�unu. O da sizin gibi ka�t�. Sizinki bir zorunluluktu onunki bir tercih. Mahzendeki mumlar�, s�rme s�rmeleri hala t�ketemedim. Ara s�ra mahzenden ��kard���m bir ka� �i�e �arab� soka��m�zdaki bakkala sat�yorum. Bunu yaparken utan�yorum. Bakkal bu eski �araplara �ok para veriyor. Her defas�nda bunlar� nereden buldu�umu ��renmek i�in binbir t�rl� yol deniyor.
Evet doktor, her �eyi biliyorum, senin gidi�in de onun gidi�i de beni �imdi daha derinden sars�yor. Resimlerinden art�k y�z�n� tan�yorum. Onun y�z�n� hat�rlamak i�in resimlere bakmama bile gerek yok. Her �ey �ylesine karma��k ki, yine kendileri gibi olmayan�, kendileri gibi d���nmeyeni ortadan kald�rmak i�in ellerinden geleni yap�yorlar. Yery�z�nde kendilerinden olmayana tahamm�l edemiyorlar. Sen bunu benden daha iyi bilirsin. Oysa senin bu kasabada ne �ok insan� yeniden ya�ama d�nd�rd���n� biliyorum. Hi� kimse bu evin kime ait oldu�unu hat�rlamak istemiyor sanki. Sordu�unda tek yan�t alabilirsin �Bir doktorundu, g��t�. Ev b�ylece duruyor.� Oysa bu eve bir zamanlar ne �ok insan girip ��k�yordu kim bilir? Kar�s� do�um yapacak olan, gecenin bir vakti nas�l uyand�r�yordu seni, ya da �ocu�u zehirlenen... �imdi t�rnaklar�na ta� de�sin istemedi�in bu insanlar senden s�z etmiyorlar.
Evine girdim ve bug�n d�rt y�l oldu. Bir �i�e �arap i�iyorum. En g�zelinden, g�zlerime s�rme �ektim, gece olmas�na ra�men bir de mum yakt�m. ��nk� o parafin kokusunu �ok severdi. Bir senin bu eve duydu�un �zlem, bir de ona duydu�um a�k i�in i�iyorum. Bu d�rt y�l, bu ev bana �ok �ey verdi. H�z�n, co�ku, sevin� ve �imdi nefret... Neden mi? Belki de en �ok ya�amak istedi�in bu evde �imdi sessizli�in ya�at�l�yor olmas�ndan. Sen ve senin gibi insanlar�n, bizlerin birbirine d��man edilmesinden. Biliyor musun, ben senin ya�ad���n yerleri bilmiyorum. Ama biliyorum ki bu ev kadar g�zel bir yerde ya��yorsundur. ��nk� g�zel �eyleri yaratmakta beceriklidir senin gibi insanlar. Kasabadaki en g�zel ev hala seninkisi. Bah�edeki palmiyeler inatla ���l�klar savuruyorlar zamana. Biraz sarho�lad�m galiba. Yine g�zlerimin s�rmesi ak�yor, mumdan parafin akmas� gibi.
Bu ilk mektup doktor. Senden alaca��m ilk mektupla birlikte perdeleri a��p g�ne�i davet edece�im i�eri. Ve i�erden parafin kokulu ac�lar savuraca��m bu kasaban�n insanlar�n�n y�z�ne. G�zlerime s�rme �ekip, bah�eyi temizleyip kasaban�n t�m �ocuklar�na �am f�st�kl� tatl�lar da��taca��m. G�zlerine s�rme �ekip �ocuklar�n, seni anlataca��m. Bana g�nderece�in ilk mektubun ayn�s�n� ona da g�nder doktor. Belki perdeleri a�mama yard�m eder. Beraber temizleriz �evreye sa�t���m�z h�z�nleri, parafin kokulu okumalardan arta kalan s�zc�kleri yerli yerine yerle�tiririz. Belki gece yorgunluktan hi� kirlenmemi� �ar�aflar�n �zerinde yatar�z. Ku�lar�n kanatlar� kirpikleri, i� i�e girer ve uykuya dalar, uyurken g�zlerine s�rme �ekerim belki.
Belki mektup yerine sen gelirsin doktor, belki utan�rlar, Rumca �iirler okuruz beraber, onlar da bize t�rk�ler s�yler. G�zlerimize s�rme �eker gibi halay �ekeriz. Sirtaki yapar�z, hadi doktor sen gel, o da gelsin. Kimseler gelmese de biz...
Mehmet Yurdal 1994-Antakya |
|