|
�stanbul'dan Orhan Esen, Geyik Muhabbeti ba�l�kl� ilk yaz�m� g�rm��. Konu ile ilgili g�r��lerini bir �n yaz� ile g�ndermi�. Ger�ekten �ok de�erli katk�lar� i�in te�ekk�r ederim. A�a��da say�n Esen'in yaz�s�n� bulacaks�n�z.
Fatih S�yler Haziran 2000
Fatih Bey, merhaba,
... zevkle okudu�um yaz�n�z�n ilk b�l�m� hakk�nda bir tart��ma kaleme alm��t�m. ...ekte iletiyorum.
Sizce bir sak�ncas� yoksa, yaz�n�z� g�ndermi� oldu�unuz di�er ki�ilere ve �u anda geleneksel mimari / deprem konusunda tart��ma y�r�ten di�er �evrelere de iletmek isterim.
....
Orhan Esen
Geleneksel Mimari Birikim ve Deprem
TVdeki oturumu izlemedim. Kat�l�mc� �Hocalar� ve Fatih S�yler�in yaz�s�, ��� ki�iydiler�, s�zkonusu oturumun havas�n� yeterince yans�t�yor. Genel tespit ve temennilerine kat�ld���m yaz�n�n geleneksel mimariye ili�kin b�l�mleri vesilesi ile baz� noktalar� tart��mak istiyorum.
Bildi�imiz Kuzey Anadolu � Rumeli geleneksel ah�ap binalar�n�n mevcut halleri ile ne denli sa�l�ks�z, (rutubet, fare, b�cek, yang�n tehdidi vb fakt�rler) olduklar�, tar�msal toplum �rg�s�ne g�re olu�mu� d�� mekanlar�n�n bir sanayi toplumu a��s�ndan uygunsuzlu�u v.b. noktalar tart��maya mahal vermeyecek kadar a��k. Ancak bu basit do�rudan hareketle geleneksel yap� tekniklerinin birikimleri bahsinden tek hamlede kurtulmam�z�n anlaml� ve m�mk�n oldu�unu da hi� d���nm�yorum.
Hocalar�n kimi hamasi/yerelci/regressif tutumlar� g�d�klayarak yaratt�klar� mistifikasyonun tehlikeleri, bundan �tesi, g�n�m�z ko�ullar�nda �nerilerinin uygulanamazl��� S�yler�in de ortaya koydu�u gibi a�ikar. Benim kan�m daha �ok, hocalar�n baz� yanl�� olmayan genelge�er bilgiler �zerine, iyi d���n�lmemi� basmakal�p, g�n�n ger�ekleri ile kar��la�t�r�l�nca da biraz naif kalan �nermeler geli�tirdikleri y�n�nde. Ayn� basit ger�eklerden hareketle daha yarat�c� olunabilirdi diye d���n�yorum.
�nce, S�yler�in hocalardan al�nt�lad��� �ekli ile basit bir olgusal saptama: �Anadolu�da 12 bin y�ll�k (ger�ekte: �ok daha eski-OE) bir yerle�me-yap� deneyimi� sahiden de yok mu? Belli ki, ne hocalar�n, ne de S�yler�in ak�l edemedi�i ya da g�rmezden geldi�i nokta �u: Bu birikim ve deneyimden bug�n yararlanman�n tek yolu acaba eski ah�ap evleri, ya da ah�ap hat�ll� y��ma evleri aynen yeniden in�a etmeye �al��mak m�? Do�rudur, biz ger�ekten de �Tarih boyunca Anadolu topraklar�nda geli�tirilmi� zengin birikimden vazge�tik. Ancak bu vazge�i� kendini yaln�zca o evlerin aynen in�as�ndan vazge�mek bi�iminde g�stermez. Biz bug�n art�k o evleri aynen in�a etmiyor, ancak hala onlar�n i�inde �retildi�i ba�lamla belli bir etkile�imi koruyarak bu ge�mi� deneyim ve birikimden -depremsellik ba�lam�nda da- yararlan�yor olabilirdik. Bunu
a. s�zkonusu dokular� depreme f�rsat b�rakmaks�z�n tahrip etmektense, elden geldi�ince yeniden g�n�n ko�ullar�na uygun �ekilde i�levlendirip kullanarak; ve daha �nemlisi
b. onlarla d���nsel ve psikolojik ba��m�z� kesmeyerek yapm�� olabilirdik.
S�zkonusu birikimle toplum olarak psikolojik ve bunun sonucunda cognitif ba�lar�m�z� kesmenin ve bu ba�lar� s�rd�rme tekelini �� be� hocaya terketmenin bedelinin �ok pahal� oldu�unu 17 A�ustos g�sterdi.
Ayd�nlanma/ulusla�ma s�recinin �retti�i pek �ok psikolojik engel sayesinde, bize son olarak 19.y�zy�l�n miras b�rakt��� �ekli ile mimari (buna dilerseniz k�lt�rel ve teknolojik ibarelerini de ekleyin) miras�m�z ile ba�lar�m�z� kestik, sevmeye gerek duymad���m�z bu miras� ne koruduk, ne de �zerine d���nme ve geli�tirme ihtiyac� hissettik. Aradaki seksen y�ll�k ya da �� ku�akl�k koskoca bir bo�luktan sonra bu miras�n bize Kuzey Anadolu-Balkan ah�ap evinden ibaretmi� gibi yutturulmaya �al���lmas� ve tart��man�n bu eksende d�nmesi traji-komik.
Bunun nedenleri bu yaz�n�n ana temas� ile dolayl� da olsa ilgili, dolay�s� ile k�sa bir de�inme: S�zkonusu yap� tipolojisi bu �lkede milli mimari say�l�r: O, �T�rk Evi� dir. Bu nedenle �zerinde yeniden-konu�ulmas� me�rudur. Hocalar da bundan g�� al�yor, ve bu me�ruiyetle de tart��may� dar bir alana hapsediyorlar. Neden G�rc�, Laz, Hem�in, Bulgar, Makedon, Arnavut ya da Rum Evi de�il de �T�rk Evi�? Var m� mant�kl� bir izah� ?
Bu konuda s�ylenebilecek olanlar, belirli siyasal-toplumsal-tarihi-ekonomik ko�ullar alt�nda bu tipolojinin 16 yy.dan itibaren yak�n ta�radan �Trakya, Karadeniz, Bo�az ve Marmara k�yleri- gelip Osmanl� payitaht�nda suri�indeki kagir evlerin yerini almas�, dolay�s� ile sosyal stat�s� y�kselerek �upgrade� etmesi; Enderundan icazet al�p Osmanl� m�lk�n�n k��e buca��na yay�lan pa�alar�n sair ta�rada in�a ettikleri konaklar�n yayg�nla�t�r�c� �rnek te�kil etmesi sureti ile de, muhtemelen geleneksel-ekolojik yay�lma alan�n�n d���na ta�mas� ile s�n�rl�.
Dolay�s� ile prestijli bir ev tipolojisi olarak yay�lmas�n� te�vik eden siyasal sistemden bakarsak �Osmanl� evi�, yay�lmay� ekonomik a��dan rasyonel k�lan ekosistemden hareketle bakarsak da �Karadeniz evi� denmesi, bu evi ayn� �l��de kullan��l� bulmu� olan �e�itli halklardan birinin tekeline vermekten daha me�ru. �nanmayan gitsin baks�n: �Onlar� da Bulgar evi diyor bizim sap�na kadar T�rk evlerimize. Ne densizlik !!! Ben burada basit�e en yayg�n oldu�u b�lgeden hareketle, Kuzey Anadolu-Balkan demeyi tercih ettim.
�imdi gelelim as�l konuya: �ah�ap yap�lar depreme dayan�kl�� de�il mi? Bilebildi�im t�m ara�t�rmalar�n ortaya koydu�u ger�ek, bunun b�yle oldu�u y�n�nde. Bug�n d�nya �rneklerinde 6 katl� sosyal konutlar ah�aptan in�a edilir, dev boyutlu spor salonlar�n�n tavan �rt�s� ah�ap konstr�ksiyonlarla ge�ilir ve Kaliforniya gibi bir deprem �lkesindeki t�m binalar�n %90�� ah�aptan in�a edilirken, bu malzemeyi kullan�p kullanmaman�n tart��mas�n� yapmak da anlams�z, ah�ap kullanman�n gereklili�ini �lkemizdeki ge�mi� deneyimlerden �rneklerle kan�tlaya �al��mak da. Ah�ap T�rkler kulland� diye depreme dayan�kl� malzeme olmad�, ama bu �lkenin ge�mi� ve yo�un bir ah�ap yap� deneyimi olmas�, bizim i�in ger�ekten de b�y�k bir avantajd�r, kesinlikle tersi de�il. Art�k b�t�n bu hamasi tart��malar� biryana b�rak�p, bug�n�n T�rkiyesinin ko�ullar�nda �di�er depreme dayan�kl� malzeme ve teknolojilerin yan�s�ra- ah�aptan da faydalanman�n teknolojik, ekonomik ve ekolojik boyutlar�n� tart���yor olmam�z gerekirdi. Bu tart��mada ise ge�mi�e bakmak, salt olumlu de�il, olumsuz uygulamalar�n da bug�ne b�rakt��� miras� izlemek a��s�ndan gerekli.
Ah�ap kullan�m� ile ilgili temel bir sorun, S�yler�in de bir noktada de�indi�i gibi i�in ekolojik boyutu. T�rklerin Anadoludaki biny�ll�k eko-sicilleri (ama �rne�in Romal� �nc�llerininki de) maalesef pek temiz de�il; s�rd�r�lebilir-olmayan nitelikte bir talan ekolojisi Anodolunun do�al kaynaklar�n� son ikibinbe�y�zy�ld�r h�zla eritmekte. Cumhuriyet d�nemi do�a koruma ya da a�a�land�rma kampanya ve uygulamalar�, siyaset erkan�n�n kendilerine yak�n tebaaya ekonomik rant sa�lama saiki ile resmile�tirdi�i talan�n yan�nda pek ama pek c�l�z kal�r. Sonu�ta bug�n�n T�rkiyesinde ah�ap kullan�m�n� savunman�n, ya yurti�inde mevcut talan�n/��lle�menin katmerlenerek s�rmesini te�vik etmek anlam�na gelece�i, ya da ithalata ba�vurulursa bu sefer de uluslararas� kereste mafyas�n�n ya�mur ormanlar� ya da Sibirya ormanlar� �zerinde giri�ti�i global katliama su� ortakl��� etmek anlam�na gelece�i rahatl�kla savunulabilir, ve bu haks�z bir pozisyon da de�ildir. Bu �l�mc�l d�ng�y� k�racak yegane yarat�c� strateji s�rd�r�lebilir/ekolojik bir a�a� tar�m�n� geni� bir �retici kesim a��s�ndan ekonomik rasyoneli olan bir etkinli�e d�n��t�rebilmekte yatar. Bu nitelikte konseptler Bat� Avrupa ve �skandinavya�da ve k�smen Kuzey Amerika�da ba�ar� ile uygulanabilmektedir: S�rd�r�lebilirlik kriterleri a��s�ndan do�ru planlanm�� bir orman havzalar� i�letmecili�i orman alanlar�n�n daralmas� bir yana, tersine geni�lemesi sonucunu getirebilir. ��renmekte, orman k�yleri i�in �lkemize uygun s�rd�r�lebilir kalk�nma konseptlerini hayata ge�irmekte, bu yolda �aba g�steren sivil toplum kurulu�lar�n� desteklemekte yarar var.
S�yler�in ah�ap evlerin izolasyon zaaf� nedeni ile �evreci say�lamayaca�� tezi ise biraz naif: Aynen ele�tirdi�i hocalar gibi ah�ap evi tarihi T�rk evi ile ayn� �ey zannetmekten kendini kurtar�p biraz g�ncel d�nya �rneklerine de bakmas� faydal� olabilir.
Yerel/y�resel mimari alan�ndaki anti-sismik bilgi birikimini ciddiye almam�z� ve bir d�n�p bakmam�z�, d��ar�dan ta��nan bilgi �����nda yeniden de�erlendirmemizi me�ru ve anlaml� k�lacak asgari bir arg�man var: insano�lunun hayatta kalma i�g�d�s�. Jeolojinin zaman� insan zaman�ndan farkl�. �yle iki��bin ya da onikibin falan de�il, daha buralarda insano�lu yokken de depremler vard�, oluyor ve olacak. �nsano�lu da do�al olarak, Anadolu�da olsun, sismik a��dan aktif ba�ka b�lgelerde olsun, hayatta kalmak i�in bu fakt�r� hesaba katmas� gerekti�ini evvel zamanda ��rendi, �nlemlerini geli�tirdi. Bu �nlemlerin bilgisi, sanayi �ncesi toplumlarda mimari/zanaatsal �retimin bizzat prati�inde i�kindir. G�n�m�z sanayi toplumundaki bina yap�m s�recinin farkl�la�t��� temel nokta da bu. Bug�n bu bilgi d��ar�da �retilip in�a s�recine ta��n�yor, dolay�s� ile bir uzman katk�s� gerektiriyor. Geleneksel mimari, t�m teknik ve malzemeleri ile depremsellik a��s�ndan ciddi bir yeniden de�erlendirmeyi hak ediyor, e�er ge�mi� t�m ku�aklar�n kaderlerine boyun e�mi� ve bu konuda hi�bir�ey d���nmemi� koyunlardan olu�tu�unu varsaymayacaksak.
Sonu� olarak, �zel bir ah�ap mistifikasyonuna kap�lmadan bu malzemeyi deprem-sonras� yap�lanmada kullanmam�z�n rasyoneli konusunda d���nmeye ba�lamak sa�l�kl� g�r�n�yor.
Gelelim ah�ap d��� malzemelere: S�yler�in belirtti�i gibi �Anadolu�ya T�rklerin gelmesinden �nceki yerle�melerin hemen tamam�nda, ta�, ana yap� malzemesi� falan de�ildir. Ta�, yaln�zca, bu topraklarda yeralm�� t�m k�lt�rlerin �zellikle an�tsal mimari alan�ndaki uygulamalar i�in, o da belli bir tarihten ve teknolojik geli�me a�amas�ndan sonra, ancak o zaman da kesin bir tercihle kulland��� ana yap� malzemesidir. Ta��n bu konuma eri�mesi i�in belli bir s�re ge�mi�tir. Bronz �a��nda, hatta M.�. ilk biny�l i�lerine kadar (Urartu, Frig, arkaik-�ncesi �on vb) pek�ok y�ksek Anadolu k�lt�r� tap�nak, saray benzeri an�tsal mimari uygulamalar�nda kerpici de ah�ab� da, her t�rden pi�mi� topra�� da, metali de, organik ve bitkisel malzemeyi de ta��n yan�nda, hatta ona tercihan bol bol kulland�. An�tsal olmayan sivil mimaride ise t�m bu di�er malzemeler y�reye g�re de�i�en kar���k teknikler dahilinde her t�rl� m�mk�n kombinasyonda g�n�m�ze dek kullan�ld�, kullan�l�yor.
Salt ta�tan an�tsal yap�lar alan�na d�nersek, deprem kar��s�nda belirli bir sa�laml��a eri�ilen ilk teknoloji say�labilecek olan Helenistik ta� yap� teknolojisi b�y�k kesmeta� bloklar�n metal per�inlerle kenetlenmesine dayan�yordu ve o denli zahmetli ve pahal� bir y�ntemdi ki, ancak k�s�tl� bir kullan�m alan� bulabildi: Tap�naklar, �ar�� yerleri, �e�meler, an�tsal yollar, k�t�phaneler, tiyatrolar, meclis binalar� ve benzeri kamusal mekanlar. Sivil mimaride uygulama alan� bulmas�ndan s�zetmek dahi olanakl� de�il. Bug�n, bu teknolojinin ikibin art� y�ll�k �r�nlerini hala izleyebiliyor, (�rne�in Didim�de) ve farkediyoruz ki tahribat�n sorumlusu �stlerinden ge�en depremler kadar, belki de daha �ok insan eli: Sava�lar ya da bu binalar i�in uygun bir kullan�m konsepti olmayan sonraki uygarl�klar�n ba�ka yap�lar i�in malzeme dev�irmesi.
Ta� kullan�m�n� yayg�nla�t�ran, ta� in�aatlar� h�zland�ran ve ucuzlatan Romal�lar�n yayg�n olarak toplumsal kullan�ma soktu�u kire� harc�na dayal� opus cementitium tekni�idir. T�m Roma, Bizans ve Osmanl� an�tsal mimarisi bu yap� gelene�i �zerinde kuruludur. Anti-sismik deneyim ve y�ksek bilgi birikimi konusunda engin bir ummand�r bu alan. Osmanl� d�nemi sivil mimarisinde ise bu tekni�e a��rl�kla ve �ncelikle gayri M�slim reayan�n itibar etmi� olmas�, d�nya mal�n� ge�ici sayan M�sl�manlar�n daha ucuz olan ah�ab� tercihi, ulusalc� devirde (o da hamasi bir �slupla sahiplenilen) Sinan d��� kagir miras�n hemen t�m� ile g�rmezden gelinmesine yola�t�. Bu nedenle, s�zkonusu gelene�in en �arp�c� �rne�i olan ve binbe�y�zy�la yakla�an tarihinde hi�de�ilse bir d�zine �ok �iddetli depreme ra�men bug�n sapasa�lam ayakta olan bir Aya Sofya �rne�ine deprem bahsi a��l�nca bir �ah�ap T�rkevi� kadar bile ra�bet edilmemesine hi� �a�mamak laz�m.
An�tsal ta� mimari miras� deyince elimizde �yle bir anti � sismik yap� gelene�i var ki, as�l �a��rt�c� olan bunun tart��malarda hemen hi� dile getirilmemesi. Opus cementitium teknolojisi, deprem riski �ok y�ksek olan Do�u Anadolu-Kafkasya �Bat� �ran platosunda Ermeni in�a ustalar�n�n elinde �ok erken tarihlerden ( MS 6. yy) itibaren depreme �ok dayan�kl� bir niteli�e kavu�turuldu. D�zg�n kesme bloklardan olu�an iki kabu�un aras�na kat kat bal�ks�rt� dizilmi� dolgu ta�lar�n�n �zerine �zel bir har� d�k�lmesi sureti ile olu�turulan ve t�m binay� yekpare, adeta d�kme metaldenmi��esine organik bir b�t�nl��e kavu�turan bu �zel teknik o g�nden bu yana Ermeni ustalar�n elinde G�rc�, �ran, T�rkmen, Sel�uklu mimarl�k i�lerinde de haketti�i yeri buldu, pek �ok an�tsal eseri do�an�n ve insan�n t�m �abalar�na ra�men biny�l�n �st�ndeki zaman aral�klar�ndan bug�ne ta��d�. O zamanlar da kimse bu rasyonel ��z�m� sunan�n dini/etnik kimli�ine bakmad�. Do�rudur, Trdat ustan�n Ani Katedralini bug�ne getiren ah�ap hat�llar� de�il, �zel anti-sismik kagir tekni�idir. Bizim �niversitelerimizde ��retilmez, ama bu yap�lar�n sa�laml���n�n dolays�z tan�klar� Do�u Anadolu�nun say�s� onbinleri a�an define avc�lar�d�r. Doksan y�ll�k �abalar�n�n hala nihai ��z�m� sa�layamad���n� �he wallahi, yikamami�iz, ama bu duwarda illa ki altin wardir� diyerek i�tenlikle teyid edeceklerdir.
Bu �lkede, ba�ta s�zetti�im sosyo-psikolojik engellerimizden ar�nm�� bir tav�rla sanayi �ncesi mimarl�k miras�m�z�n �rne�in bu -Ermeni- bab�na sahip ��kabilmi� ve bunu ak�lc� bir tav�rla inceleyebilmi�, adapte edebilmi� olsa idik, �rne�in -bug�nlerde �ok tart���lan- bir t�nel kal�p�a salt �d�� alemde geli�tirilmi� ve bizim de uygulamam�z iyi olacak ak�ll� bir teknik� gibi bakma naifli�ine d��meyebilirdik.
O zaman, g�rece yak�n zamanlarda yayg�nla�an betonarmenin, Do�u Anadolu an�tsal yap�lar�n� y�zy�llar boyu ta��yan ba�ar�l� tekni�in daha ucuza ve h�zl� uygulanmas� i�in olanaklar sundu�unu farkedebilmi�, ve t�nel kal�p tekni�i mertebesinde bir uygulamay� kendi gelenek ve deneyimiiz �����nda geli�tirip buradan d�nyaya tan�tm��, sonu�ta da belki bir Erzincan�a yeti�ememi�, ama bir Varto�yu ve sonras�n� engellemek konusunda, �kendi geleneksel deneyimimiz �����nda� �ok daha ba�ar�l� olmu� olabilirdik. |
|