RiSALE-i NUR DEDiKLERi

ONSOZ : Islam aleminde yer alan pek cok cemaat ve tarikatin aksine nurcular "kitapli" bir topluluktur. Onlarin yazari "Said-i Nursi" olan, Risale-i Nur isimli  bir kitaplari vardir; bu kitabi , onun yazilma sartlarini ; nurculuk ve gelisimi cercevesinde ve cesitli yazarlardan alintilar yaparak islemeye calisacagiz. Konuk defterimize cogu nurcu (sanki okuyunca fikrimizin degisecegine olan buyuk inanclarindan olsa gerek ) "Risale-i Nur" u hic okumadigimizi, bilmeden, anlamadan onlari karaladigimizi yazdilar, bize kufur, hakaret, beddua ettiler, onlara cevap vermedik. (sadece gelen diger ziyaretcilere saygisizlik olmamasi icin kufurlerini sildik) Oysa iyi biline ki biz "Risale-i Nur" u surekli, cok iyi, satir satir  okuyanlardaniz. WM

YAZARINDA IS YOK KI ESERI BIR SEYE BENZESIN.....Risale-i Nur yazari Said, duzenli bir ogrenim gormemis , cevresindeki yaslilardan Kuran okumayi, biraz da Arapcayi ogrenmis, daha sonra "Teali-i Kurdistan Cemiyeti" uyeleri arasina katilmis, ozellikle Dervis Vahdeti'nin cikardigi "Volkan" dergisinde dini savunan yazilar yayimlamisti. Bu evrede Sultan II. Abdulhamid'in ilgisini cekince gozaltina alinmis, bir sure TOPTASI TIMARHANESINDE yatirilmistir.

NUR SOZU NEREDEN GELIYOR? Nur sozcugu sonradan Kuran'in "Nur" adli bolumunden alinmistir. Ners/Nurs sozcuklerinin bozulmusu degildir.  Yazilarina "Risale-i Nur " denmesinin nedeni de Kuran'in adi gecen bolumudur.  Nitekim kendisi de   bir  YENI KURAN yazma amacini guduyordu. Said-i Kurdi (Nursi) nin 114 yazisi (risale) vardi. Bu sayi gelisi guzel degildir. KURAN 114 BOLUMDUR. (sure) Onun bu gizli dusuncesi acikliga kavusunca , diger muslumanlarin  tepkisini cekmemek icin yazilarinin sayisi 130 dolaylarina yukseltilmistir. Ancak yalnizca (anilar haric) Risale-i Nur adi verilen , Kuran'in sozde cagdas bir yorumu olarak gosterilen bolum 114 kesimden olusur. Buna ragmen Said-i Nursi yetersiz  ARAPCA bilgisi nedeniyle Kuran'daki butun   sureleri yorumlayamamistir. Risale ve sure sayilarinin uyumu yukarida acikladigimiz sozde yeni din ve yeni Kuran yaratma cabasindan kaynaklanmaktadir.

NURCULARIN TEMEL GOREVLERI : Simdi de kisaca Nurcularin gorevlerine, ilkelerine  bir goz atalim:

A- Said-i Nursi adi cevresinde tartismadan , elestiriye sapmadan toplanmak, kesinlikle ona baglanmak , onu savunmak.

B- "Risale-i Nur" u okumak , okuma bilinmiyorsa okutup dinlemek.Bir nurcunun evinde Kuran olmayabilir ama Risale-i Nur bulundurmaya mecburdur.

C- Hangi kosullar altinda olursa olsun , Said-i Nursi 'yi savunmak ; onun butun eksikliklerden arinmis , yuce, ulu bir kisi oldugunu yaymak, baskalarini buna inandirmak , bu yolda elinde avuncunda ne varsa hepsini dusunmeden tuketmek.

D- Tartismalara girmemek, asiri olaylara karismamak, ozellikle KADINDAN , KIZDAN uzak durmak, onlarin arasina katilmamak , onlari aralarina almamak.

E- Said-i Nursi'nin tanrisal kisiligi konusunda tum kuskulardan, kaygilardan uzak kalmak. Nitakim Said-i Nursi yazilarinda , Tanrisal bildirileri aciklarken "....muellife buyurdu ki..." sozlerini soyleyerek kendinin dogrudan dogruya Tanridan buyruk aldigini vurgulamistir.

F- Said-i Nursi'nin "Risale-i Nur"u islamin ozudur., YENi BiR KURANDIR. O, bunu tanrinin buyruguyla yazmis, a�iklamistir., bu konu tartisilmaz, geciktirilmez.

G- Inanmis, arinmis, kendine guvenmis bir nurcunun baslica gorevi nereye giderse gitsin orada yeni bir nurcu yetistirmek , birlige kazandirmaktir.

H- Ulkenin neresinde olursa olsun nurcularin toplanarak "Risale-i nur " okumalari gerekir. Bu toplantilarda TANRI ADLARINDAN SONRA Said-i Nursinin adini  soylemek gerekir. Bu ad (bilgisizler anlamasin diye) gizli bir sesle de yansitilabilir.

I- BIR ULKEDE NURCULUGA KARSI CIKANLARIN TUMU DINSIZDIR, SER�ATTEN AYRILMISTIR. Nurculuk gercek muslumanliktir. Nurculuga karsi cikmak islami yikmaktir.

K- Devlet seriate dayanirsa dogru, dayanmazsa egridir. Butun devlet kurumlari seriat buyruklarina, yani Risale-i Nur bildirilerine dayanmalidir. Tum yuksekogrenim kurumlarinin adi "Medrese-i Nur" olarak degistirilmelidir, namaz kilinmayan yerde ogrenim olmaz.

NURCULUK ISLAMA, KURANA AYKIRIDIR :

1- Islam dininin kaynagi olan Kuran'da mezhep, tarikat yoktur.Kuran butunlestiricidir, bolucu degil. Oysa tum mezhepler ve tarikatlar bolucudur, ayri ayri topluluklar olusturmayi yegler.

2- Islamda butun ibadetler tanri adina surdurulur. Kuran'da adi sani gecmeyen kimseler adina degil. Oysa Nurculukta kurucusunun adi , tanri adlari yaninda anilir.

3- Islamin biricik kitabi KURAN dir. Onun yenisi, eskisi olmaz, benzeri, ornegi yazilamaz, baska bir kitap Kuran anlaminda alinamaz, yorumlanamaz. Oysa Nurculukta Risale-i Nur , "...muellifin..." gibi  Kuran yerine de okunabilmektedir. Bu tutum seriate gore buyuk suc (Kufr-u kebir) dir ve olumu gerektirir.

4- Kuran'da butun inananlarin kardes olduklari , tanrinin butun evrenin yaraticisi oldugu bildirilir, insanlar arasinda ustunluk-asagilik ayrimi gozetilmez. Oysa Nurculukta Said-i Kurdi ustun yaratilisli, tanriyla dolaysiz iliski kuran bir kimse diye nitelenir.

5- Kuran'a gore ibadet belli bir duzene gore , alcak gonulluce surdurulur. Nurculukta degisik kiliklara burunmek , oldugundan baska turlu gorunmek, elde degnek (asa) bulundurmak, vs vardir. Bu tur davranislar islama aykiridir, yasaktir.

6- Islam'da belli bir sinif yoktur, butun insanlar esittir. Oysa Nurculukta "Nur talebesi" denen ozel bir topluluk, ayri bir sinif vardir.

7- Islam'da ibadet aciktir, gizli kapakli degildir. Nurculukta ise gizlidir, toplumun gozunden uzaktir, ice kapalidir. Nitekim ulkemizde nurcularin olusturduklari topluluklarin hepsi gizlidir.

RISALE-I NURDAKI SACMALIKLAR

Said-i Nursi, "Sikke-i Tasdik-i Gaybi" adli risalesinde kendi yazilarini Kuran ile ozdes sayar, kendini tanriyla konusan peygamberle es tutar. Nitekim soyle bir yorum getirir: " Risale-i Nur" u Allah Kuran-i Kerim'de imzalamistir. Basta Hz. Muhammed olarak Hz. Ali, Abdulkadir Geylani, Muhyiddin Arabi ve oteki buyukler de Risale-i Nur'a imza koymuslardir." Bu sozler boyle duzgun degil, karmasik, daginik niteliktedir.

Said-i Kurdi Isparta'da yazdigi lemalarda sunlari soyluyor: " Risale-i Nur girdigi her yeri kutsallastirmis, bu arada Isparta'ya  mubareklik kazandirmistir....Risale-i Nur  Isparta'ya butun illerin uzerinde bir  dindarlik meziyeti kazandirmistir." Ozetlenen bu fikirlerde yazar kendinin bulundugu yerin kutsallastigini soylerken, ustu kapali olarak  Tanrisal bir niytelige burundugunu vurgulamaktadir. Oysa ki Islam dinine gore  sadece TANRI KUTSALDIR , IL, ILCE  "MUBAREK" OLMAZ.

Kendi kendini "mubarek" diye niteleyen Said-i Nursi, "Sonmez Risalesi"nde su sozlerle "Risale-i Nur" u ovmektedir: "Risale-i Nur Kuran'in aynasidir, bir mucize niteligindedir." Islam dininde peygamber "benden mucize beklemeyin..." derken bizim mubarek yazarimiz yazilarini bir yandan Kuran'la karsilastiriyor, bi yandan da "mucize" diye niteliyor. Yine ayni risalenin bir baska yerinde soyle diyor: "...Risale-i Nur 'a kimse karsi koyamaz, onunla boy olcusemez, ona denk tutulamaz." Bu sozler onceleri Kuran icin soylenmisti, onun BIR BENZERININ YAZILAMAYACAGI VURGULANMISTI.

Said-i Nursi'ye gore "Risale-i Nur" kendisine Tanri'nin istegi uzerine dolaysiz olarak indirilmistir. "Bediuzzaman cevap veriyor , 1960" adli yazida : "Risale-i Nur , Said-i Nursi'ye Allah tarafindan verilmistir" denmektedir. Islam dinine gore ise tanri 4 peygambere kitap indirmistir. Aksini iddia etmek sapkinliktir.

Yine Nursi'nin "Mesnevi-yi Nuriye" adli yazisindan , ozetleyerek sunlari aktaralim: " Risale-i Nur , Kuran'in bir mucizesi oldugundan herseyde bir marifet penceresi acmistir. Bu kitap, Kuran'a ait bir sirri cozerek bir yillik bir isi bir saatte bitirecek duruma gelmistir...Risale-i Nur, Musa peygamberin asasi gibi nereye degdiyse oradan su cikarmistir."

Islam dinine gore basta insan olmak uzere, butun yaratiklar kendi dillerince Tanrinin adini anarlar. Bizim said ise bakin bu konuda ne der: "Risale-i Nur'u sadece kuslar degil, gokte ve havada bulunan tum varliklar alkislar."

Said-i Nursi yazilarinin cogunda kendini kimi yerde ustu kapali, kimi yerde cok acik olarak peygamberle karsilastirir. Tanriyla dolaysiz konustugunu vurgular. Onun "Hizmet Rehberi" dedigi yazisindan gelisiguzel birkac bolumcugu ozetleyerek aktaralim: "...Ama onda ( Risale-i Nur'da) yazilanlar Kuran'in malidir. Hepsi Allahtandir...Peygamberimiz Kuran-i kerim'in sadece bir tercumani idi. Ustat ta (Said-i Kurdi) Risale-i Nur'un sadece bir tercumani gibidir.

"Iman Hakikatleri" baslikli yazisinda  soyledikleri urperticidir: " Risale-i Nur peygamberimizin risaletini yani peygamberliginin bir mirasini  ustada verir."

Risale-i Nur'un "Hizmet Risalesi" bolumunde gecen su sozler de ilginctir: "Risale-i Nur'a karsi cikilamaz (itiraz) . yapilacak her itiraz en ulu kisilerden , Kutbu'l Azam'dan da gelse aldirirs edilmemeli...." Islam inanclarinda Kuran bildirilerine karsi cikilamaz, Kuran elestirilemez, Kuran konusunda gundeme gelebilecek bir itiraz kesinlikle suctur. Islam dunyasinda peygambere "Kutbu'l Azam " denir. Bu cercevede Risale-i Nur'un Kuran ile eslestirildigi gayet aciktir.Bu tutum �slam dinine gore buyuk suctur. Oysa Risale-i Nur yazari buna aldiris etmez..!!

Said-i Nursi'nin YENI KURAN YAZMA tutkusuna bir kac ornek: Kuran-i Kerim  ve Risale-i nur Rahman ve rahim olan Allah'in  bir indirisidir." Kuran-i Kerim ve Risale-i Nur'un indirilisi aziz ve hakim olan Allahtandir....iste o nur  hem Kuran-i Kerim dir hem de Risale-i Nurdur...." " Risale-i Nur'un 129 parcasi Kuran'dan uzanan elektrik telinin ucuna takilan 129 elektrik lambasi gibidir...Bu oyle bir kitaptir ki insanlari karanliktan isiga cikarsin diye sana indirdik (Secde suresi ) ....Said-i Nursi'ye gore bu ayetlerdeki nur , yani ISIK sozuyle anlatilmak istenen yine Risale-i Nur'dur.. Bu oyle bir kitaptir ki sen onunla insanlari Risale-i Nur'un isigina cikarasin diye sana indirdik. "Allah'a cagiran , guzel isler yapan ve ben muslumanlardanim diyen kimsenin sozunden daha guzel ne olabilir (Fuss. suresi 33. ayet)" ...Said-i Nursi'ye gore : Hicbir sozun kendisininkinden daha guzel olamayacagi "soz" , Risale-i Nur kulliyatindan olan "Sozler" adli risale yani kitaptir. Ayetle iste bu kitap anlatilmak istenmis ve ovulmustur. Allah'a cagiran, guzel isler yapan ve ben muslumanim diyen Said-i Nursi'nin "Sozler" adli kitabindan daha guzel ne olabilir? . Bu alintilar iyice okunursa Islam dininin ozellikle Kuran'in ne gibi carpik yorumlara ugratildigi Said-i Nursi'nin Kuran'i bile kendi sozlerine, eylemlerine tanik gosterdigi, Risale-i Nur'un Kuran'da bile anildigi, bir Tanri buyrugu diye  tanitilmak  istendigi kolayca anlasilir.

Said-i Nursi "Nur Meyveleri" adini verdigi yazisinda  soyle diyor: "Risale-i Nur okumak veya yazmak alim olmak icin yeterlidir, baska bilgiye gerek yoktur.  " Bu abartili lafa su yorumu getirecegiz: bunalmadan Risalelerini sonuna kadar okuyan bir kisinin bilim degil "seriat getirme , bagnazlik, yobazlik" emellerinden baska bu kitapta bulabilecegi pek bir sey de yoktur. Gerisi bir zir delinin duzensiz, karmakarisik sayiklamalari, sanrilari, hezeyanlarindan ibarettir.

Said-i Nursi bir yazisinda " Risale-i Nur Kuran-i kerim'in en hakiki tefsiridir. Risale-i Nur, kendisine hizmet edenleri en basta nur talebelerini mutlak cennete goturecek " demektedir. Oysa Islam dinine gore kimin cennete gidecegini sadece tanri bilir. Kuran'da "Kuran okuyanlar cennete gidecek " denmemistir. Ortacag Avrupasinda kiliseler  varlikli kimselere buyuk gelirler karsiliginda  "cennet satarlardi"  Burada da benzer davranis gorunuyor, insanlar ayni cikar ugruna kandiriliyor.

NURCULAR NEDEN KENDILERINE CEMAAT DERLER? Nurculukta nedense "tarikat" sozcugu kullanilmaz. Nurcular kendi topluluklarina "cemaat" derler. Bu bir kandirmacadir.  Kendilerine cemaat demelerinin nedeni belli: Islam inanclarina gore bu dini secen topluluga  CEMAAT denir. peygamberin cevresinde toplanan, Kuran'a baglanan kimselerin birligi cemaattir. Said-i Nursi de yeni bir din kurdugunu ileri surdugunden ona bagli topluluga cemaat demistir.

NURCULAR CEVAP VERIN
1-
Said-i Nursi "Risale-i Nur" da gecen sozlerinin tanridan geldigini, esin kaynaginin tanri oldugunu savunmaktadir. Bu sav , onun dolaysiz olarak , Tanri ile iliski kurdugu anlamina gelmektedir. Peki Tanri ile dolaysiz iliski kuran kimselere PEYGAMBER denmez mi? Butun peygamberlerin one surdugu savlar boyle degil mi? Boyledir. Oyleyse , durup dururken peygamber oldugunu savunana ne derler?

2- Said-i Nursi yine orneklerden anlasildigina gore KURAN yazma yolundadir. "Risale-i Nur" tanrisal esinlerle butunlesen "kutsal kitap" tir, ona karsi cikilamaz, degistirilemez, elestirilemez. Bu niteliklerin hepsi KURAN icin gecerlidir. Oysa yazdigi kitaba ustu kapali olarak KURAN dir diyen kisiye ne derler?

3- Said-i Nursi Islam'i savunurken, onun getirdigi kosullardan birine bile uymuyor. Bu kisi ve devami niteligindeki FETHULLAH aile birliginden yoksundurlar. Tanrinin bu konudaki buyrugunu yerine getirmemis, peygamberin sunnetine baglanmamistir. Bu nedenle nurcularin buyuk bolumu evlilikten kacinmaktadir. BIR HAYIRSEVER NURCU BIZE NEDEN EVLENMEDIKLERINI, KADINDAN NE SEBEPLE KACINDIKLARINI  ACIKLASIN......

4- "Risale-i Nur" okumakla actiginiz tum okullarin, ISIK EVLERININ , yurtlarin , orada calisanlarin, yenilen ve icilenlerin gideri karsilanamaz. Yeni gorkemli yapilarin, konutlarin yapilmasina , bu okullarin yurtlarin acilmasina kisisel yardimlar yetmez. Burada DEGIRMENIN SUYU NEREDEN GELIYOR?" sorusu butun agirligiyla karsimiza cikiyor. Kaypaklik, demogoji huylarinizi bir kenara birakin da soyleyin: SIZI KIM VEYA KIMLER BESLIYOR?

5- Yillardir hayalini kurdugunuz serri esaslara gore yonetilen ama bayindir bir ulkeyi nasil gerceklestireceksiniz? Cagdas bir toplumu ustelik onlarca milyon insandan olusan buyuk bir birikimi yonetmek icin yalnizca "Risale-i Nur" okumak yeter mi? Tum toplumsal kurumlarin yonetimi, duzenlenmesi, yasatilmasi, gelir-gider islemleri, denetimi hangi ilkelere gore uygulanacak? Cagdas dunyada icine kapanip kendi basina yasayabilen bir devlet yoktur. Uluslararasi iliskiler, sozlesmeler, anlasmalar hep cagin anlayisina, uygarligin gidisine goredir. TURKIYE BUNLARIN DISINA CIKARSA   BUNLARI YADSIRSA  KOMSULARIYLA HANGI KOSULLAR ALTINDA BIRLIK DUZEN KURABILECEK?

BU BOLUMUN SON SOZU: II.Abdulhamit'in delidir, sapkindir diyerek TOPTASI TIMARHANESINE  attirdigi Said-i Kurdi hazretleri, Cumhuriyet doneminde Tanriyla konusan, ondan buyruklar, bildiriler, oneriler alan olaganustu bir kisi durumuna getiriliyor. Peki butun delilerin yazgisi boyle degil mi? Tanriyla konusmak, Tanrilasmak deliligin en yuksek asamasidir. Tanri bilinmeyen bir nedenle, Cumhuriyetten sonra ulkemize gonderdigi boyle ERMIS DELILERLE ulusumuzu cok cok cok sevdigini kanitlamistir.                                                                                                                    

Ana Sayfa

Hosted by www.Geocities.ws

1