okul3.gif (38342 bytes) Bu kitap Fethullah G�len'in okullar�nda e�itim g�ren iki y�rekli �ocu�umuzun an�lar�ndan olu�uyor. 20 li ya�lar�n� s�ren, ancak ya�ad�klar� ac� dolu g�nler nedeniyle kendilerini �ok ya�l� hisseden bu gen�ler, ne yaz�k ki an�lar�n� y�ksek tirajl� gazetelerden birinde yay�nlatma olana�� bulamad�lar. ��nk� onlar�n hepsi, s�z� edilen cemaat ve liderlerine �vg�ler dizmekle me�guld�ler. �lkenin yar�nlar� i�in �ok �nemli olan bu ya�amsal bilgilerin g�n �����na ��kmas�, biz sivil toplum kurulu�lar�n�n onlar� sahiplenmesiyle ger�ekle�ebildi.

Atat�rk 1920'li y�llarda "Art�k T�rkiye din ve �eriat oyunlar�na sahne olmaktan �ok ileridedir. Bu gibi oyuncular varsa, kendilerine ba�ka taraflarda sahne aras�nlar..." diyordu. Oysa 1990'l� y�llarda bu oyuncular �lkemizde ba�rol� oynuyorlar ve baz� �evrelerden b�y�k alk�� topluyorlar.

Ger�eklerin ve ger�ek y�zlerin ortaya ��kmas� gerekiyordu. Toplumumuzun bu �ocuklara en az bizler kadar duyarl� davranaca��n� biliyoruz. Bug�n gelinen noktada kar��m�zdaki temel tercih konusu: T�rk Milli E�itimi'nde ya akl� �zg�rle�tirilmi�, d���nmeyi g�ze alan ya da akl�n� belirli bir inan�, fikir ve ideoloji ile s�n�rlam�� bunun d���nda d���nmeyi reddeden, yaln�zca itaat eden insanlar yeti�tirmektir...

Ger�eklere g�z�m�z� kapatarak ya sonu�lar�na katlanaca��z ya da akl�m�z�, y�re�imizi ve ilkelerimizi ortaya koyarak sorgulayaca��z ve kar�� ��kaca��z. Bu �ocuklar bizim ve bizlerden destek bekliyorlar...

S- Bug�n 24 A�ustos 1997...

Akranlar�n�zdan �ok farkl� bir bi�imde ge�irdi�iniz zorlu ya�am�n�z� ve onun sizlerde b�rakt��� etkileri ��renmek �zere birlikte eski ya�am�n�za geri d�nmek istiyorum. Sizin i�in bunun �ok g�� oldu�unu biliyorum. Ancak ger�eklerin ortaya ��kmas� i�in, ya�am�n�zdaki t�m evreleri anlatmal�s�n�z. Bu a��klamalar�n toplum i�in ne denli �nemli oldu�unun bilincindesiniz.

Tarikat ve cemaatlerin, hele kendini topluma ho�g�r� ve �l�ml� �slam�n temsilcisi olarak tan�tan bir zat�n faaliyetlerinin ger�ek y�z�, ��phesiz anne ve babalar, �ocuklar ve toplum i�in �ok uyar�c�, etkili olacak. Bu y�rekli ve cesur karar�n�z i�in sizleri kutluyorum.

D- Bug�n ortaya ��karak, y�llarca birlikte oldu�um bu cemaatin aldatmacalar�n� ortaya koymam�n alt�nda iki �nemli neden var:

1. Onlarla birlikte oldu�um s�re boyunca yap�lan bask�lar ve zorlamalar sonucu iki bu�uk y�l depresyon tan�s�yla tedavi g�rm�� olmam... Ayn� �ekilde benzer bir durumu halen ya�amakta olan bir di�er ��rencinin babas�n� tan�mam...

2.Din ad�na korkun� bir s�m�r� d�zeni kurarak, insanlar� aldatan ve toplumu orta�a� karanl���na g�t�rmek isteyen bu salg�na, vatan�n� ve de�erlerini seven bir ki�i olarak dur diyebilmek...Cemaat �al��malar�n�n t�m ayr�nt�lar�n� anlatarak devletin nas�l bir tehlike ile kar�� kar��ya oldu�unu kamuoyuna, yetkililere, anne, babalara g�sterebilmek...

Fakat bildiklerimi anlat�rken, sizinle belirli noktalarda anla�mam�z gerekir. �ncelikle ger�ek kimliklerimiz kesinlikle gizli kalmal�. San�r�m bu noktada hak verirsiniz. ��nk� �ok iyi biliyorum. Bizler o g�nleri ya�ad�k. E�er F.G�len hakk�m�zda "Bu insanlar�n katli vaciptir." fetvas�n� verirse, ona inanan pek �ok insan, k�sa bir s�rede bizleri ortadan kald�rmak i�in her�eyi yapabilir. ��nk� cemaat liderini memnun etmek, G�len'e g�re, Allah'� memnun etmektir. ��te bu nedenle, kimli�imiz kesinlikle gizli kalmal�.

S-Bu hususta biz de son derece duyarl�y�z. San�r�m bizlerle birlikte oldu�unuz �� y�lda, �al��malar�m�z�, ilkelerimizi ve inand���m�z de�erleri yak�ndan tan�d�n�z. Nas�l bir �zveri i�inde �al��t���m�z� biliyorsunuz. Sizlerin ger�ek kimli�inizi hi�bir �ekilde a��klamayaca��z. E�er her�ey yoluna girdikten sonra, siz kimliklerinizi a��klamak isterseniz, bu tamamen sizin karar�n�z olacak.

D-Te�ekk�r ederim. Sizlere g�veniyorum. �nce �ocuklu�umdan ba�lamak istiyorum. ��nk� ya�am�m�n daha sonraki d�nemlerinde bana y�n veren olaylar�n uzant�lar�, hep �ocukluk y�llar�mda gizli...

Do�u k�kenli bir ailenin alt�s� erkek, biri k�z olmak �zere toplam yedi karde�in ortancas�y�m. Ailemizde, temelini kat� din kurallar�ndan alm��, biraz feodalizmle �ekillenmi� bir anlay�� egemendi. Evimizin mutlak hakimi babamd�. Bu nedenle, hemen her konuda son karar� babam verir, bizlere d��en de kay�ts�z itaat etmek olurdu.

Babam 20'li ya�lar�ndan itibaren Nak�ibendi tarikat�n�n �ok s�k� �yelerinden oldu�u i�in ya�am�n� tarikat �eyhinin belli emir ve tavsiyelerine teslim etmi�, �eriat devleti �zlemiyle yan�p tutu�an koyu bir RP taraftar�yd�. Babama g�re, M�sl�manlara zulmeden bu dinsiz d�zeni ortadan kald�racak, yerine �er'i d�zeni kuracak olan tek se�enek Refah Partisi'ydi. Bu partiye oy vermek M�sl�man olman�n en belirgin i�areti idi. Aksi taktirde, Allah bunun hesab�n� �b�r d�nyaya gidildi�inde fazlas�yla sorard�.

�eyhinin "K�z �ocuklar� bu devirde okumamal�, okuma yazma bilmemeli, sadece Kuran okumay� ve nak�� diki�i bilmelidirler." tavsiyesi �zerine ablam� hi� okula g�ndermedi. Ablam uzunca bir d�nem Kuran Kursuna, ard�ndan da diki� nak�� dersine g�nderildi. Ablam bug�n 25 ya��nda tesett�rl�, evlenmek �zere, fakat okuma yazma bilmiyor.

G-Peki annenin bu konuda hi� uyar�s� ya da etkisi olmad� m�?

D-Annem ya�am�n� biz �ocuklar�na ve efendisi olan babama adam��, kendisi i�in ya�am�n fark�nda olmayan bir Anadolu kad�n�yd�. Herhangi bir konuda bir etkisi olmayan, i�ine kapan�k, sessiz biriydi. Okuma yazmas� yoktu. Babam�n yan�nda hi�bir �ey s�yleyemezdi. K�saca, ailemde en tepede babam, arkas�ndan biz erkek �ocuklar ve en sonda da k�z karde�im ile annem gelirdi. Onlar� g�rd�k�e erkek do�du�um i�in Allah'a �ok kereler ��kranlar�m� sunmu�umdur.

Ya�ama ili�kin ilk dersleri b�yle bir ailede, b�yle bir ortamda ald�m. Babam�n en b�y�k iste�i, hepimizi onun deyimi ile bir m�cahit gibi yeti�tirmekti. Hatta son iste�i olarak, hakk�n� bizlere helal etmesi i�in namaz k�lmam�z� ve RP'ye oy vermemizi �art ko�mu�tu. Erkek karde�lerime gelince, en b�y���m�z imam-hatip mezunu, RP yanl�s�, laik demokratik d�zenin d��man� olan bir ��retmen, ondan sonraki ayn� d���ncelere sahip, hatta daha da radikal olan ve uzun y�llar cami imaml��� yapm�� di�er a�abeyim... Sonra, o y�llarda ayn� d���ncelere sahip olan ben ve di�er erkek karde�im. ..

�ok zaman d���nm���md�r. Cumhuriyet rejiminin ge�erli oldu�u, her�eyin bu de�erler etraf�nda ve bunlar�n daha da y�celtilmesi i�in yap�lmas� gereken bir ortamda , nas�l olur da b�ylesine laik demokratik sisteme d��man �ocuklar ve gen�ler yeti�tirilebilir? Benim ailemde ve �evremde g�rd���m pek �ok ki�inin hedefi, bu rejimi y�kmak �zerine odaklanm��t�r. Bu fikirlerin yay�lmas�na, etkin olmas�na nas�l izin verilebilir? Bir ulusun birlik ve beraberli�ini ya da siyasal sistemini y�kmak i�in b�ylesine zararl� faaliyetlere nas�l g�z yumulur?

Bunlara kim destek verir?

S-Bu konulara daha sonra ayr�nt�lar� ile gelece�iz. �stersen �imdi tekrar ailene d�nelim.

D-A�lemin ikinci g�ze �arpan niteli�i ise olduk�a yoksul olmam�zd�. Geriye d�n�p bakt���mda o g�nleri an�msamak bile bana �ok korkun� geliyor. Somutla�t�rmak i�in ge�mi�imden baz� kesitler sunmak istiyorum.

1984'ten 1989'a kadar 5 y�l, annem, babam, 7 karde� olan bizler ve babaannem, yani 10 ki�i, amcam�n evinin alt�nda k�m�rl�k olarak yapt�rd��� 20 metrekarelik bir odada bar�nmak zorunda kald�k. O �ocuk ya��mda uzun y�llar �ukurova'n�n kavurucu s�ca��nda �rgatl�k yapt�m ailemle birlikte, hafta i�i okula gider, haftasonu tatilinde ise birka� kilo daha fazla pamuk toplamak i�in onlara yard�m ederdim. Bu kavurucu s�cak g�nleri hayat�m boyunca unutamad�m. O g�nden beri g�ne�ten nefret ederim. So�uk ve ya�murlu havay� daha �ok severim.

O tek odal� ya�ant�m�zda, mutfa��m�z binan�n giri� kap�s�n�n hemen arkas�ndaki merdiven bo�lu�uydu. �st kattaki kirac�n�n gelmeyece�inden emin oldu�umuz zaman, biz erkekler giri� kap�s�n�n arkas�ndaki merdiven bo�lu�unda banyo yapard�k. �yi an�ms�yorum, ortaokul 2. s�n�fta olmama ra�men -kaz�k kadar olmu�tum- annem beni ve karde�lerimi le�ende, burada banyo ettirirdi.

Sabahlar� b�rak�n zeytin, peynirle kahvalt� etmeyi, e�er somun ekmek bulabilirsek, og�n bizim en ne�eli kahvalt�m�z olurdu. Ortaokul boyunca tam 3 y�l ayn� g�mlek ve ayn� pantolonla okula devam ettim. Yaz k�� ayn� lastik ayakkab�larla okula gidip gelirdim. En iyi yanlar�, �orap giymememe -��nk� �orab�m yoktu- ra�men ayaklar�m� s�cak tutmalar�yd�. Okul birincisi olmama ra�men, giymi� oldu�um eski lastik ayakkab�lardan utan�r, ayaklar�m� herkesten saklamaya �al���rd�m. Bu ko�ullarda hem ya�am, hem de okuma m�cadelesi veren benim i�in, en rahatlat�c� d���nce, e�er ba�ar�l� bir ��renci olursam bu yoksulluklar�n sona erece�i inanc�yd�. Ermese bile y�ce Allah, s�k�nt�lar�ma kar��l�k, e�er iyi bir kul olursam beni cennetine koyacakt�. ��te o zaman istediklerimi yiyebilecek, giyebilecektim. Belki de cennette, cebinde har�l�kla okula gitmenin ne oldu�unu ��renmi� olacakt�m.

Her�eye ra�men, b�yle bir ailede erkek olmak ayr�cal�kt�. Yoksul ve dinin kat� kurallar�n�n egemen oldu�u ailemde b�t�n y�k annemin ve k�zkarde�imin s�rt�nda idi. Ama hemen her konuda, geri planda da onlar olurdu.

Ya�am�m� d�nem d�nem ele almak istiyorum.

-�ocukluk ve ilkokul d�nemi (Kuran kurslar� ve babam�n verdi�i dini e�itim)

-Ortaokul d�nemi (imam-hatip lisesi, Refah Partisi yanda�l���, m�cahit olma arzusu, �eriat devleti �zlemi)

-Lise 1 ve lise2 (Fethullah��lar)

-Lise 3 (Fethullah��lardan ayr�lma, ba��ms�z, ailemin yan�nda �niversite s�navlar�na haz�rlanma)

-�niversite (Hukuk Fak�ltesi d�nemi, Nak�ibendi Tarikat�, sa�l���m�n bozulmas�- depresyon 2 y�l)

-�niversite (Bo�azi�i, sosyoloji d�nemi, yeniden Fethullah��lar- deprsyondan kurtulmak i�in kendimi mecbur hissetmem)

-Hem dinle hem de dini cemaatlerle ili�kimi kesti�im d�nem- 1996 ve sonras�,

ve bug�n...

S-Ya�ad���n bu d�nemleri, �ocuklu�undan ba�layarak ayr�nt�larla anlatman gerekiyor. Sizlerin hayat �yk�leri, kamuoyuna Anadolu'da ya�anan zorluklar�n, yoksulluklar�n anlat�lmas� bak�m�ndan da �ok �nem ta��yor. Sosyal, ekonomik sorunlar �lkenin gelece�ine nas�l yans�yor, ne b�y�k bir tehlike olu�turuyor!

D-Evet, bu yoksulluklar y�z�nden siyasal planlar yap�l�yor ve baz� kesimler bundan �ok faydalan�yor. Ailedekiler ise t�m zorluklar�n �b�r d�nyada a��laca��, �ekilen ac�lar�n bitece�i inanc�yla kendilerini dine ve dini ya�ama veriyorlar. Ve din ad�na kendilerine yakla�an baz� siyasilerin arkalar�ndan gidiyorlar.

Hemen her mahallede a��lan Kuran kurslar�, yoksullu�u bizim gibi ya�ayan ailelerin �ocuklar�n�n temel e�itimini olu�turuyor. O k���c�k beyinlerde a��lan yaralar�n, yanl��l�klar�n kapanmas� �ok zaman m�mk�n olam�yor. �lkokul d�neminde, yaz tatillerinde, mahalle camiinde a��lm�� olan Kuran kurslar�nda ald���m e�itim ve babam�n dini konulardaki taassubu, beni, daha k���k ya�larda m�cahitlik d�nyas�na sokmay� ba�arm��t�. �lkokuldan sonra imam-hatip ortaokuluna ba�lad�m. Do�rusu bu okula hi� gitmek istemiyordum. Ama her zaman oldu�u gibi karar� yine benim ad�ma babam verdi. Gitmek istemeyi�imin as�l nedeni, Kuran kurslar�na gitmi� olmama ra�men Kuran-� Kerim dersini ba�aram�yor olmamd�.

Burada okudu�um 3 y�l boyunca ��retmenlerimizin �o�u RP ve MHP taraftar�yd�. Dolay�s�yla bu hocalar�m�z�n etkinli�i, di�erlerine g�re olduk�a fazlayd�. Ailemden RP'ye duydu�um yak�nl�k, okuldaki baz� hocalar�m�n u�ra�lar�yla da koyu bir RP m�cahidi olmama neden oldu.

Bende en �ok etkiyi Kuran-� Kerim'den �u iki ayet ve bu ayetlerin g�n�m�z olaylar�yla ili�kilendirili�i yapt�. Bu ayetlerin ilki : "Allah'�n indirdikleriyle h�kmetmeyenler zalimlerin ta kendileridir." ve di�eri: "Zalime yard�m eden zalimdir." diyordu. Bu iki ayete kendimizi muhatap ald���m�zda yapmam�z gereken asli g�revimiz cihat etmekti.. Di�er bir deyi�le M�sl�manlara zulmeden laik T�rkiye'yi y�kmak ve yerine Allah'�n h�k�mlerinin uyguland��� �eriat (�slam) devletini kurmak gerekti�i idi. Bu d���ncelere sahip olan ben ve imam-hatip okulundaki pek �ok arkada��m, �slami devletin kurulmas� ve M�sl�manlara yap�lan zul�m�n durdurulmas� i�in bir�eyler yapmam�z gerekti�ine inanm��t�k. Bunun ba��nda da Refah Partisi'ni desteklemek ve ona taraftar bulmak fikriyle �artland�r�lm��t�k. Bizlerle �ok yak�ndan ilgilenen RP'li baz� hocalar�m�z, "RP'ye oy vermeyen ger�ek m�sl�man de�ildir. Zalimlerden yana olmu�tur." diyerek bizi �ok etkilerlerdi.

O �ocuk ya��m�zda bizim gibi RP taraftar� oldu�u gibi, �ran'�n, Suudi'nin �zlemini �eken gruplar da vard�. Bize ��retilenler aras�nda d��manlar�m�z�n ba��nda, hatta kafirlerden de �nce gelen "Ben de Allah'a inan�yorum, ama ayn� zamanda laik d���nceye sahibim." diyen ve M�sl�manlara yap�lan zul�m d�zeninin savunucular� vard�. En b�y�k m�naf�klar bunlard�. �nce bunlar�n temizlenmesi gerekirdi.

S- B�ylece kamuoyunda �ok tart���lan bir konuyu a��kl��a kavu�turuyorsun. �mam-hatip okullar�, bu �lkenin, laik demokratik hukuk devleti olan T�rkiye Cumhuriyeti'nin resmi okullar�... Milli E�itim BAkanl���'na ba�l� di�er okullarda ayn� m�fredat� uygulamas� gereken bir okul... Ama g�r�yoruz ki o okullarda g�revlendirilen ��retmenler, sizleri b�ylesine �artland�r�p laik d�zene ve laik d���nceye d��man ��renciler olarak yeti�tirebiliyorlar.

D- Evet, benim devam etti�im imam-hatip ortaokulunda 1. ve 2. s�n�flarda radikal bir bi�imde bu paradigmaya sahiptim. Zaten hepimiz b�yleydik. �er'i d�zenin gelmesinde bizlere b�y�k g�revler d��t���ne inand�r�lm��t�k. Ya�am�m� bu felsefeye uygun bir �ekilde s�rd�rmeye �al���rken, ortaokul 3.s�n�fta (1990 y�l�) benim i�in baz� de�i�ik geli�meler olmaya ba�lad�. Fen Bilgisi ��retmenin N. Han�m'�n baz� uyar�lar�, zaman zaman sahip oldu�um kat� d���nceleri sorgulamama neden oluyordu. �lk kez bu hocam�n ve yak�n akrabam�z olan �.B. 'nin sayesinde, �slami d���nce bi�iminin d���nda, ba�ka d���nce bi�imlerinin de varoldu�unu anlamaya ba�lad�m.

O d�nemde N. ��retmenimle samimi olmam� istemeyen baz� hocalar�m notlar�m� k�rarak, beni s�n�fta b�rakmakla tehdit ettiler. Bendeki de�i�imi ve N. ��retmenimin etkisini anlam�� olmal�lard�. Bana bir erke�in bir kad�nla kesinlikle konu�mamas� gerekti�ini, bunun islamiyette kesin bir kural oldu�unu s�ylediler. Bu kad�n ��retmen bile olsa durumun de�i�meyece�ini, aksi halde �ok b�y�k g�naha girece�imi belirttiler. Bu nedenle ��retmenimi �ok sevmeme ra�man g�r��mekten ka�ard�m. Neden b�yle yapt���m� ��renmek isteyen N. ��retmene cevap vermez, hemen yan�ndan uzakla��rd�m. ��inde bulundu�um zor ko�ullara ra�men �ok �al��arak, ortaokulu birincilikle bitirdim. �yle ki ortaokul s�navlar� i�in dikkate al�nan fen, matematik, T�rk�e derslerimin ortalamas� 10 �zerinden 9.5 idi. Okulun en ba�ar�l� ��rencisi olarak 2. ve 3. s�n�flarda imam-hatip ortaokullar� bilgi yar��mas�nda, okulu temsil eden grupta yer al�yordum. Son s�n�fta okulun yak�n�nda bir evde ya�ayan baz� a�abeyler bizimle ilgilemeye ba�lad�lar. Bizi evlerine davet ederek derslerimize yard�m edeceklerini s�yl�yorlar, ayr�ca bize �ok ho� ikramlar yap�yorlard�.

S- S�z�n� etti�in bu a�abeylerle nas�l tan��t�n�z? Sizlere neden yard�m ettiklerini hi� d���nmediniz mi?

D-1989- 90 ��retim y�l� boyunca evlerinde bize ders veren bu a�abeyleri, s�n�ftaki bir arkada��m arac�l���yla tan�d�m. Bu a�abeyleri ba�lang��ta hi� tan�m�yor, kim olduklar�n� bilmiyorduk. Saatlerce bizlere ders anlat�r, bilmediklerimizi ��retir, bu arada sohbet ederlerdi. Bu a�abeylerin bizi �al��t�rmalar� kar��l���nda maddi olarak hi�bir �ey istememeleri bizim i�in bulunmaz f�rsatt�. Bunlar�n verdikleri derslere devam eden 6,7 ��renciydik. Ama hepimiz okulun en �al��kan ve zeki �ocuklar�yd�k. Bize kar�� o kadar s�cak, o kadar i�ten davran�yorlard� ki bu ilgiyi o g�ne kadar ailemden bile g�rmemi�tim. Bu a�abeyler hakk�nda olumsuz d���nmek imkans�zd�. Kimi zaman bunlar�n neden b�yle bir�ey yapt�klar�n� merak eder, fakat mant�kl� bir neden bulamazd�k. Hatta akl�m�za gelebilecek olan k�t� d���ncelerden dolay� kendimize k�zar, utan�rd�k.

Nihayet birg�n neden b�yle bize iyi davrand�kar�n� sordu�umuzda , yan�t olarak "Bizler okullar�m�z� bitirdi�imizde ��retmen olmak istiyoruz. �yi bir ��retmen olmak i�in sizlere ders anlatarak deneyim elde ediyoruz. Siz de s�navlar�n�za haz�rlanm�� oluyorsunuz." dediler. Benim i�in bu a��klama yeterli olmu�tu. ��nk� imam-hatip okulunu sevmiyordum. �ok �al���p bu okulu biran �nce bitirmeyi, sonra da bir meslek okuluna girmeyi d���n�yordum.

Okulun son s�n�f�nda gerek N. ��retmenimin uyar�lar� ve s�rekli okuyan �.B.'nin etkisi, gerekse bu a�abeylerin yumu�ak tutumlar�, s�ylemleri ile giderek radikal d���ncelerimin yava� yava� de�i�ti�ini farketmeye ba�lad�m.

S�z�n� etti�im a�abeyler bana �l�ml� olmay� ��rettiler derken �unu s�ylemek istiyorum. Bizlere verilen e�itimin amac� imam-hatip okullar�nda da , Fethullah cemaatinde de ayn�yd�. Yani �slam toplumu yaratmak... �slami devleti kurmak... Bu amaca ula�mada izlenen yol ve y�ntem farkl�yd�. RP ve onun gibi tan�mlayabilece�imiz radikal gruplar, kendilerini s�ylemleri ve faaliyetleri ile ortaya koyarken F.G�len cemaati �ok daha yumu�ak ve �l�ml� bir g�r�nt� �izmeye �al���yordu. Toplumsal bir tepki ve engellemeyle kar��la�mamak i�in burada bize ��retilen y�ntem "nabza g�re �erbet verme anlay���" idi.

Di�er insanlar "�slamda kad�nla tokala�mak haramd�r." deyip kad�nlarla tokala�mazlarken ve bir bak�ma zihniyetlerini a��k�a ortaya koyarken, bizim cemaatin elemanlar�- insanlar taraf�ndan kabul g�rmek i�in- kad�nlarla bir arada olmaktan ka��nmazlar...

Bu durumu ba�ka bir �rnekle daha a��klamak istiyorum. Mesela ���k evlerinde kalan biz nur talebeleri i�in, coca-cola i�mek kesinlikle haramd�r. Fakat cemaate yeni girecek veya yeni girmi� insanlar�n evine yeme�e gitti�imizde, bize ikram edilen colalar�, bize haram diyen a�abeyler bizden �nce davran�r, i�erlerdi. Daima uyumlu, daima �l�ml� bir g�r�nt� vermek tedbir olarak vas�fland�r�l�r. K�saca imam-hatip okullar�ndaki radikal yakla��mlardan uzak, bu tutum ve anlay���n temelindeki ama� budur.

S- Tekrar okul g�nlerine d�nmek istiyorum. O g�nlerde size en �ok yak�n olduklar�n� s�yledi�in a�abeyler i�in ailen ne d���n�yordu? Sizi merak etmediler mi?

D- Ba�lang��ta ailelerimizin bu insanlarla ili�kili oldu�umuzdan haberleri yoktu. Daha sonra ��rendiklerinde, benim ailem pek fazla ilgilenmedi. A�abeyler bize ailemizden daha s�cak davran�yorlard�. Ayr�ca evde hi� yiyemedi�imiz g�zel yemekleri orada yiyor, birlikte top oynuyor, spor yap�yorduk. O ya�ta ve o g�ne kadar b�yle bir ilgi g�rmemi� bizler i�in, bu a�abeyler bulunmaz f�rsatt�. Bizim ya��m�zda ve ko�ullar�m�zdaki b�t�n �ocuklar i�in �ok cazip olurdu.

Giderek onlarla aram�zda �ylesine g��l� ba�lar olu�maya ba�lad� ki anlat�lamaz. ��nk�,

-Bize kar�� son derece s�cak ve i�ten davran�rlard�.

-Hemen her konuda bize yard�mc� olurlard�.

-Birlikte piknikler yapar, spor aktiviteleri d�zenler, yemekler, davetler verirlerdi.

-Evlerinde bizim i�in �ok rahat �al��ma ko�ullar� sa�l�yorlard�.

-Bir zaman sonra ailemizle tan��arak, onlara da b�y�k g�ven a��lam��lard�.

-Ortaokul sonras� girilecek okullar�n s�nav d�nemlerinde bizimle birlikte s�nav yeri olan Adana'ya kadar gelip, orada bize kalacak yer bulacaklar�n�,

-Kazanamad���m�z takdirde �zmir, �stanbul, Ankara gibi b�y�k �ehirlerde bize iyi okullarda hem yat�l� hem de burslu okuma olana�� sa�layabileceklerini s�yl�yorlard�.

S- Peki b�t�n bunlar�n kar��l���nda sizden herhangi bir �ey istemediler mi?

D- Hay�r. Onlarla birlikte oldu�umuz 9-10 ay s�resince bizden hi�bir �ey istemediler. �ylesine s�k� bir tedbir uyguluyorlard� ki o insanlar� onca uzun s�re tan�yor olmam�za ra�men, namaz k�ld�klar�n�, Zaman Gazetesi ve S�z�nt� okuduklar�n�, Fethullah�� olduklar�n� anlamam��t�k. Bunlar�, bu a�abeyleri tam 10 ay gibi bir s�re ge�tikten ve geriye d�n���m�z�n art�k olamayaca�� bir zamanda ��rendik. Bu uzun zaman diliminde gazetelerini, kitaplar�n�, namazlar�n�, ibadetlerini bizden s�k� bi�imde saklad�lar. Hi� fark�na varmad�k. Daha sonra bu y�ntemi biz de ��renecek ve yeni gelenlere, uzunca bir s�re, bize ve dostlu�umuza al���ncaya kadar hi�bir �ey belli etmeyecektik. Bu gizlili�e, hizmette temel e�itim yani tedbir deniyor. Bu e�itimlerden ge�mi� olan ben ve daha bir�ok arkada��m, cemaatte daha ileri g�revler ald���m�zda, ayn� kurallar� ve program� uygulay�p yeni talebeleri nur cemaatine kazand�racakt�k.

S- Pekala, di�er dinci gruplar radikal tutumlar�n� a��k�a g�sterirken, bunlar b�yle bir gizlili�e neden ihtiya� duyuyorlar?

D- Bu cemaat mensuplar�na herhangi bir �nyarg� ile bak�lmamas�, onlar�n tehlike olarak g�r�lmemesi i�in bu y�nteme ba�vuruyorlar. Bu y�ntem ���k evleri i�in �ok gerekli. E�er bizlere daha ba��nda hizmetin �zellikleri anlat�lm�� olsayd�, hi�birimiz b�ylesine kolayca onlarla birlikte olmazd�k. Onlara kap�l�p gidemezdik. Ayr�ca kamuoyu i�inde �ok olumlu bir g�r�nt� veriyorlar. Ger�ek y�zlerini g�steremezler. Bizim i�in o a�abeyleri ger�ek anlamda tan�mak �zmir'de m�mk�n olabildi.

S- �zmir'e nas�l, hangi sebeple gidebildin?

D- Ortaokul sonu s�navlar�ndan sonra, benim amac�m kazanm�� oldu�um fen lisesi i�in Diyarbak�r'a gitmekti. Ama babam buna izin vermedi. ��nk� imam-hatipe devam etmemi istiyordu. Ayr�ca buraya devam edersem burs alacakt�m.

O s�rada evlerine gitti�imiz a�abeylerin, �zmir'den baz� arkada�lar� geldi. Bizimle �ok ilgilendiler. Ama�lar� bizi al�p �zmir'e g�t�rmekti. �ok iyi okullarda ve burslu olarak okutacaklard�. Beni, N.'yi ve Z.'yi bu ko�ullarda okutmak �zere raz� ettiler. Ben imam-hatipe devam etmeyi hi� istemiyordum. A�abeylerin �zmir i�in anlatt�klar� bilgiler �ok cazipti. Benim gibi di�er arkada�lar�n aileleri de gitmemizi istemiyorlard�. Ama biz a�abeylere �ok g�veniyorduk. Heyecanla b�t�n okul belgelerimizi, kay�t i�in bu a�abeylere teslim ettik. Onlar b�t�n i�lemleri tamamlayacaklard�. Heyecanla okullar�n a��lmas�n� beklemeye ba�lad�k.

Nihayet o g�nler geldi. Bizi �zmir'e getiren ve �ok g�vendi�imiz a�abeylerin ger�ek y�z�n� g�rmeye ba�lad�k. Bize kalaca��m�z yurt i�in �ok g�zel �eyler anlatm��lard�. Oysa ki kalaca��m�z yurt daha in�aat halindeydi. Ve yurdun bitirilmesi i�in, bizim de i��iler gibi g�nlerce �al��mam�z gerekiyordu.

Kar��la�t���m�z durum o kadar farkl�yd� ki ne yapaca��m�z� bilemiyorduk. Bize "Atat�rk Lisesi'nde okuyacaks�n�z." demi�lerdi, oysa beni Buca Lisesi'ne, N.'yi ise �irinevler Lisesi'ne kay�t yapt�rd�lar.

S- Geri d�nmeyi, durumu ailelerinize anlatmay� niye d���nmediniz?

D- Nas�l d�nebilirdik ki? O me�hur deyim gibi " D�nmemek �zere gemileri yakm��t�k." B�t�n belgelerimizi onlara vermi�tik. Okullara kayd�m�z yap�lm��t�. Hi� param�z yoktu. �stelik ailelerimizin bize yard�m edecek durumlar� yoktu. A�abeylere tam bir teslimiyet i�indeydik. Memlekette onlara �ylesine inanm�� ve g�venmi�tik ki... Onlar�n s�ylediklerini b�t�n akrabaya, �evreye anlatm��, biraz da gururlanm��t�k. �imdi geriye d�n�p de hepsinin hayal oldu�unu anlatmaya utan�yorduk. Her ne pahas�na olursa olsun orada kalacak ve bizden istenilenleri bir bir yerine getirecektik. Elimiz kolumuz ba�l�yd�. Geri d�n���m�z olanaks�zd�.

O ya�larda geriye d�n�p bizlerin nas�l bir oyun i�inde kullan�ld���m�z� anlatmak, bizlere �ok a��r geliyordu. ailelerimizin durumu belliydi. Bizim i�in ne yapabilirlerdi? A�abeyler de bunu zaten �ok iyi biliyorlard�. B�ylece ailelerinden �e�itli vaatlerle kopart�lm��, d�nyay� tan�mayan, hi�bir �ey bilmeyen bir s�r� zavall� �ocuk.. Art�k onlara teslim edilmi�tik. �ok eskilerde eli sopal� hocalara s�ylenen "Eti senin, kemi�i bizim" gibi bir�ey... �stedikleri gibi bizi e�ip b�kecek, e�itecek, ya�am boyu bizleri etkileyecek fikirleri beyinlerimize yerle�tireceklerdi. Art�k bu tarihten sonra bizim i�in yeni bir ya�am ba�l�yordu. Fethullah��l�k...

S- Yani b�ylece ger�ek y�zlerini saklayarak, sizlerle �nce �ok yak�n dostluklar kuruyorlar. Sonra da bir bak�ma �aresiz kalm�� bu ��rencileri, bu �ocuklar� cemaate alarak birer m�rit haline getiriyorlar.

D- Evet... Ger�ek b�yle... Sonra da inan�lmaz kat� bir disiplin ve S.Nursi ��retileri ile d�� d�nyadan tamamen kopuk, F.Hoca'n�n g�r��leri do�rultusunda bir sisteme dahil ediyorlar, hizmete sokuyorlar.

S- Bu nas�l bir hizmet ki kendilerini ba�lang��ta saklamak gere�ini duyuyorlar? Bize Fethullah��lar�n hizmet dedi�i bu faaliyeti t�m ayr�nt�lar� ile a��klayabilir misin?

D- Bu cemaatin kendisine misyon edindi�i �la-y� Kelimetullah, yani �slam� d�nyan�n her yan�na ve her insana g�t�rmeye, Allah'�n dini olan islam� ve anayasa h�km�ndeki Kuran-� Kerim h�k�mlerini hem fen hem toplumsal ya�amda etkin k�lmakt�r. Di�er ad�yla Kuran Hizmeti...

Tedbir ise, Kuran Hizmetini yaparken bu hizmete hi� kimse taraf�ndan bir zarar verilmesin, bu i� yar�m kalmas�n diye al�nan bir tak�m �nlemlerdir. Bu �nlemlere di�er ad�yla takiyye ya da te'vil yoluna gitme de denir. �rneklemek gerekirse �ok �l�ml� ve yumu�ak g�r�nmek, kod isimleri kullanmak, yeni ��rencilerden uzun bir s�re as�l kimlikleri saklamak gibi...

S- As�l kimliklerini ba�lang��ta saklamalar� , ��rencileri kendilerine al��t�rmay� korkup ka�malar�n� �nlemeyi ama�l�yor olmal�... Fakat kod ismi kullanmaya neden gereksinme duyuyorlar?

D- Kendine "Hakk� tutup kald�rma" ya da "�slam� yeniden her�eyi ile hem bireyin hem de toplumun t�m ya�am�na etkin ve egemen k�lma" diye tan�mlayabilece�imiz bir misyon y�kleyen cemaat, kod isim kullanmay� tedbir a��s�ndan zorunlu g�rmektedir.

Bu olu�umun ilk g�nlerine gitti�imizde, S. Nursi ve onun da hizmet ad�n� verdi�i �al��malar�n� dikkatle inceledi�imizde, bu y�ntem o g�n�n zorlay�c� ko�ullar�ndan dolay� kullan�lm��t�r. S. Nursi'nin hizmetlerini yapt��� d�nem, Cumhuriyet ve sonras�na, devrim yasalar�n�n hayata ge�irilerek yeni bir toplum yaratma evresine ve daha sonra da tek parti d�nemine denk gelir. Bu d�nemler ana niteli�i M�sl�man olan bu halk� dinsizle�tirmek, onu �z de�erlerinden kopartma d�nemi olarak tan�t�l�r, anlat�l�r ve ezberletilir.

Bir anlamda �lkenin ger�ek sahibi olan M�sl�manlar, Kemalist zihniyeti ta��yan y�neticiler, �.�n�n� ve onun gibi din kar��t� insanlar�n �abalar�yla parya durumuna d���r�lm��lerdir. Dinin ayaklara d��t��� bu d�nemde m�reddid yani, asr�n sahibi olarak s�z edilen Saidi Nursi, bu zor ko�ullarda iman-Kuran hizmetini ba�lat�r. Neredeyse komunist Rusya'daki gibi dine kar�� kat� politikalar�n izlendi�i bu d�nemde, bu hizmeti y�r�tmek i�in kod isimler kullan�lmak zorunda kal�nm��t�r. O nedenle bu y�ntem gizlilik i�in �nemlidir. S. Nursi kendi misyonunun devam� niteli�indeki bu cemaatin yapt��� hizmetin olas� tehlikelerden korunmas� bak�m�ndan kod isimler hala kullan�lmaktad�r.

Bu konuyu somut bir �rnekle aktarmak istiyorum. 1980'lerden hemen sonra bu cemaatten bir a�abey, sol g�r��l� ve olduk�a zengin bir ailenin �ocu�u ile ilgileniyor. Bir s�re sonra �ocuk, ailesini kabul etmez oluyor ve onlardan tamamen uzakla��yor. Bu de�i�ime anlam veremeyen anne, baba, uzun ara�t�rmalardan sonra, �ocuklar�n�n ad� Ahmet olarak bilinen bir �niversitelinin evine gidip geldi�ini, b�t�n zaman�n� o evde ge�irdi�ini buluyorlar.

�ocuklar�n� kaybetmek �zere olan aile polislerle birlikte eve geldi�i zaman, herkesin Ahmet olarak tan�d��� ki�i, ad�n�n Ahmet de�il Seyfullah oldu�unu s�yleyerek h�viyetini g�sterir ve s�z� edilen �ocu�u hi� tan�mad���n� belirtir. �ahitler ve o eve gidip gelen ��renciler, o �ahs�n Ahmet oldu�unu s�yledikleri halde polis bir �ey yapamaz. Ve aile �ocu�unu cemaate kapt�r�r.

S- Bu evlerin yani bahsetti�in ki�ilerin kald��� evlerin bak�m�n�, kiras�n�, ihtiya�lar�n� kim kar��l�yor?

D- Bu evlere G�len'in deyimi ile ���k evleri denir. Bunlar, cemaatin inanm�� ya da ticari imkanlar sa�lanm�� esnaf ve i�adamlar� taraf�ndan finanse edilir. Cemaat i�in a�� geni�letmenin yolu yeni mali kaynak ve insan g�c� bulmaktan ge�er. Cemaatin birlik b�t�nl�k i�inde bir arada bulunup, ama�lar�n� ger�ekle�tirmesi i�in yeni gelenlere manevi ve mukaddes de�erlerin �nemi benimsetilir. Ahiret hayatlar�nda elde edecekleri kazan�mlar, sevaplar anlat�l�r.

�nceleri Adandolu'daki esnaflarla ba�layan, sonra b�y�k kentlere ve i� d�nyas�na ula�an bu maddi yard�mlar�n birer Allah ve peygamber hizmeti oldu�u kabul edildi�i i�in, cemaat bu konuda pek zorluk �ekmez.

S- Bizim toplumumuz �o�unlukla duyarl�, manevi de�erlerine ba�l�, inan�l� insanlardan olu�uyor. Hele e�itim konusunda yard�mc� olmak �ok g�zel bir duygu. Bu yard�msever ki�iler cemaatin ger�ek anlam�n� bilmedikleri i�in, ellerinden gelen yard�m� yapm�� olabilirler.

D- Tabii, buna biz de inan�yoruz. Cemaatin ��rencileri �mmet r�yalar� ile e�ittiklerini bilmedikleri muhakkak. Hay�rl� bir i� diyerek bu i�e sar�l�yorlar. B�ylece T�rkiye'nin d�rt bir taraf�nda, il�elere kadar uzanm�� bu evlerde, okullardaki ba�ar�l�, zeki �ocuklarla ba�lant� kurulur. Genellikle okul birincileri se�ilir. Ben ve �evremdeki bir �ok arkada��m okul birincileriydik. �ocuklar�n ortaokul, lise ya�lar�ndaki psikolojileri �ok iyi bilinir. Bunlar�n hayatlar�nda g�rmedikleri, bulamad�klar� olanaklar sa�lanarak, bizlerde oldu�u gibi �ok yak�n dostluklar kurulur. Bu a�abeyler, giderek se�ilen bu �ocuklar�n ya�am�nda, ailelerinin �n�ne ge�erler. Bir s�re sonra �ocuklar� art�k onlar y�nlendirirler.

O k���c�k beyinlerde bu y�nlendirmeler, �ocuklar�n hayatlar� boyunca reddedemeyecekleri paradigmalar� olu�turur.

Bu nedenle ���k evleri, cemaate adam kazand�rman�n en etkili y�ntemidir. O evlerde g�r�len yak�nl�k, dostluk, kar��l�k beklemeden yap�lan yard�mlar �ocuk d�nyam�zda bizlere o g�ne de�in hi� sahip olmad���m�z duygular�, heyecanlar� ya�at�r. Ancak cemaate girdikten ve cemaatin bir k���k �yesi olduktan sonra m�thi� bir de�i�im ba�lar. Bir askeri disiplinle, �ylesine kat� kurallarla ya�amaya ba�lan�r ki dayanmak �ok g��t�r.

S- Peki ger�e�i g�rd�kten sonra ��renciler neden kat�lmak gere�i duyuyorlar? Neden cemaati b�rak�p ailelerinin yan�na d�nm�yorlar?

D- Bir kere beyinlerimize �u fikir sanki kaz�nm��t�r : Bu cemaatten olmak �ok b�y�k bir nasiptir. yani �yle bir k�smettir ki, herkese nasip olmaz. Allah�n ancak o �ok �ansl� ve se�ilmi� kullar� bu cemaatin bireyleri olabilir. Bu kutsal cemaatin bir manevi misyonu var. Hadisi �eriflerde, ahir zamanda gelecek kutsi bir cemaatten s�z edilir. Yine Kuran-� Kerim'deki ayetlerde, ahir zamanda bir cemaatin gelece�i ve islam� cihat yaparak tekrar diriltece�i, islam� yeniden b�t�n d�nyaya hakim k�laca�� belirtiliyor.

Bu g�r��, Allah'�n kafirler k�zsa da, bozulsa da nurunu bir kez daha kan�tlayaca�� ayetiyle ili�kilendiriliyor.

B�t�n bunlarla yorumlanarak ortaya bir cemaat ��k�yor. Fakat bu cemaat �yle bilinen, alelade bir cemaat de�il... Tamamen peygamberimizin g�zetiminde, Allah'�n g�z�n�n �zerinde oldu�u, manevi y�n� �ok a��r, �ok b�y�k ve mukaddes bir cemaat... Bu cemaatin bir bireyi olmaksa, �ocuklara ve gen�lere �yle bir anlat�l�yor ki �ok b�y�k bir ayr�cal�k... Herkese nasip olmayan bir mukaddes ayr�cal�k...

S- Cemaati benimsemen, �zmir'deki g�� ko�ullara ra�men onlarla kalman nas�l oldu?

D- Ba�lang��ta ger�ekten �ok zorland�k. Kalaca��m�z yurdun bitirilmesi i�in i��iler kadar �al���yorduk. Geriye, ailelerimize d�nemiyorduk. Fakat giderek yurttaki e�itim ve yukar�da a��klad���m bilgilerin �����nda etkilenmeye ba�lad�k. Bizlerin �zel olarak se�ildi�imizi d���nerek b�t�n g�c�m�zle �al��maya ba�lad�k. O sene babam� kaybetmi�tim. Ama cemaate girmem ve onlardan biri olmam konusu bana s�ylendi�i zaman �ylesine sevindim ki anlatamam. Babam�n �l�m�ne bile �ok �z�lmedi�imi hat�rl�yorum. ��nk� �ok daha de�erli, �ok daha b�y�k bir �ey bulmu�tum hayatta... Benim, peygamberin g�rev verdi�i bir cemaate se�ilmem �ok b�y�k bir nasipti, �anst�... Bizler Allah'�n en �ansl� kullar�yd�k... Ayr�ca s�rekli olarak cemaatin �ok b�y�d��� ve hayatta ne olmak istersek -kaymakam, vali, polis, ��retmen- olabilece�imizi ya da nerede , nas�l bir i� kurmak istiyorsak cemaatin hemen yard�m edece�ini s�yl�yorlard�. Cemaatin sadece T�rkiye'de de�il, b�t�n d�nyada yay�ld���n� ve �ok g��l� oldu�unu belirtiyorlard�.

S- ��rencilik y�llar�n�n �ok zor, bazen tahamm�l edilmez oldu�unu s�yl�yorsun. Bu ko�ullarda hi� geri d�nen oluyor muydu?

D- Evet, �ok g�� ko�ullarda ya�ard�k. Hele ileride anlataca��m kamp g�nleri daha a��r bir disiplinle ve s�rekli S.Nursi'nin ve F. Hoca'n�n eserlerini okumakla, ibadetle ge�erdi. Ama cemaatten ayr�lmay� d���nemezdik. ��nk� insanlar� cemaatte tutman�n bir di�er yoluysa, somut korkular�n �tesinde, onlar�n beynine soyut korkular koymakt�r.

S- Ne gibi korkular mesela?

D- E�er cemaate kar�� olumsuz bir davran���n�z olursa, hizmeti sekteye u�ratacak bir �ey yaparsan�z, en ba�ta her�eyden �nce "�evkat tokat�"yersiniz. Bu demektir ki hayat�n�z alt�st olacakt�r... Allah'�n kap�s�na s�rt�n�z� d�nmeniz ve Allah'�n da size s�rt�n� d�nmesi... Peygambere kar�� gelmeniz... Bunun sonu�lar� neler olabilir? Bu t�r �yle korkutucu �eyler anlat�l�r ki inanc� olan bir insan i�in bunlar tahamm�l edilemez... �nanc� olan, hele k���k ya�lardan itibaren bu korkularla yeti�tirilmi�, beyinleri y�kanm�� �ocuklar�n ya da gen�lerin bu manevi azab� y�klenmeleri d���n�lemez.

�nanc� olan bir insan hassast�r. Allah'la aras�n�n bozulmas�n�, peygambere olan sevgisinin azalmas�n�, sekteye u�ramas�n� d���nemez bile... Bunlar kendi i� d�nyas�ndaki duyarl�l�klar�d�r. Bir de soyut korkular vard�r yani en etkili olan �evkat tokat�... E�er cemaate kar�� �ok k���k bir �ey yaparsan�z, hizmette k���c�k bir hata yapm�� olursan�z, Allah ba��n�za �yle husumetler getirir ki ne d�nyada, ne de ahirette bir daha belinizi do�rultamazs�n�z. �evkat tokat�n� muhakkak yersiniz.

B�yle olunca insan�n beynine s�rekli bir korku yerle�iyor. O y�zden yapt���n her�eye dikkat etmek zorundas�n. Kendin i�in de�il, hizmet i�in dikkatli olmak zorundas�n. Her�eyi, onlar istedi�i i�in, onlar�n istedi�i gibi yapmak zorundas�n. E�er k���k bir hatan hizmete zarar verirse bu ba���lanamaz. O kimse art�k iflah olmaz...

S- Bu �ocuklar �zerinde nas�l bir manevi bask� kurduklar�n� anl�yorum. �nan�lmas� zor, korkun� bir�ey... Bu cemaatin hedeflerini ayr�nt�lar�yla a��klaman, t�m ger�ekleri anlatman gerek... Toplum bu t�r cemaat ve tarikatlar�n ne kadar vahim sonu�lar do�urabilece�ini g�rmeli, �ocuklar�m�z� bu �a�d��� kalm�� karanl�k, gizli yuvalardan koruyabilmeli...

D- Cemaat �ok net s�ylemek gerekirse ana hatlar�yla:

a-) I��k evlerinde ve yurtlarda yeti�tirilen G�len'in deyimiyle ���k s�varileriyle yeni bir toplum yaratmak... Alt�n nesil denen, bu yeti�tirilen gen�lik cemaatin ana hedefleri �er�evesinde yeni bir toplum yaratacakt�r.

b-) Yarat�lan yeni toplumda �slami d�zen hakim olacakt�r. Bu da laik demokratik T�rkiye Cumhuriyeti'ni sona erdirip, yerine �er'i kanunlar�n ge�erli olaca�� �slami devleti kurmakla ger�ekle�tirilecektir.

S- E�er ama�lar� �slami devleti kurmaksa F.G�len'in �imdiki sistemle uyum i�indeki s�ylemleri birer takiyye mi?

D- Cemaat bunu takiyye olarak de�il, tedbir olarak vas�fland�r�r. K�saca ��yle a��klamak istiyorum. "Nihai hedefe ula�ana kadar, yani sonuca ula�ana kadar, her y�ntem, her yol m�baht�r." Bunun i�erisine yalan s�ylemek de , insanlar� aldatmak da girer. Yeter ki hizmet ad�na yap�lan �al��malar kesintiye u�ramas�n. Hizmet denilen �al��man�n en b�y�k �zelli�i, sessiz ve derinden olmas�d�r. Bu gizlilik de g��l� oluncaya kadar devam edecektir. Bunun �l��s� G�len'in deyimi ile "Gelinen hi�bir noktadan, hi�bir g�� taraf�ndan geri ad�m att�r�lamayacak kadar g��l� olmakt�r. " Cemaatin temel felsefesi budur.

Bug�n arkada��mla birlikte, bu cemaatin i�y�z�ne ili�kin a��klamalarda bulunma nedenimiz bir bak�ma, bize ��retilenlerle, bize uygulanan kat� disiplin ve Cumhuriyet kar��t� fikirlerle, d��ar�dakilere g�sterilen yumu�ak, ho�g�r�l� davran��lar�n ve s�ylemlerin bir �eli�ki olu�turmas�d�r.

Bize ��retilen temel felsefede, Cumhuriyet d�nemine "Kefere d�zeni" diyen bu anlay��, bug�n bu d�zenin devaml�l���n� ister g�r�nmekte ve ne yaz�k ki baz� ki�ileri inand�rabilmektedir. Oysa b�t�n ama� �ok farkl� g�r�nerek, toplumda olas� baz� engellerin olu�mas�na mani olmak, ger�e�i ��renmelerinin �n�n� kesmektir.

Cemaate ait okullarda verilen e�itimin temel felsefesi, laik, demokratik, sosyal hukuk devleti olan T.C.' ni yeniden Osmanl� d�nemindeki h�viyetine d�nd�rebilmek ve �er'i h�k�mlerin ge�erli oldu�u, �slami devletler d�zenini kurmak �eklinde �zetlenebilir. Bir k���k �rnek vermek istiyorum. Daha sonra bu b�l�m� daha a�mak isterim. �rne�in Cumhuriyetle birlikte ger�ekle�tirilen devrimler i�erisinde �ok �nemli yeri oldu�u s�ylenen harf devrimi i�in, bize ��retilen �udur: " Alim iken bir gecede cahil olduk." Bunun hesapla�mas�n�n yap�lmas� gerek...

S- Kiminle hesapla��lacak?

D- Cumhuriyetle ve devrimleri ger�ekle�tiren kadro ile...

S- Atat�rk hakk�nda F.G�len'in s�ylemleri �ok farkl� b�y�k �nderin ger�ekle�tirdiklerini benimser bir �ekilde konu�malar� var.

D- Benim de �ok dikkatimi �ekiyor. Ancak bug�ne kadar kimse ona Atat�rk devrimleri ile ilgili olarak, bir soru y�neltmedi diye d���n�yorum. Atat�rk'� soruyorlar. O da mecburen iyi askerdi, komutand� diyor. Bunu s�ylerken Atat�rk'�n hemen herkes taraf�ndan kabul edilmi� niteli�ini dile getirmi� oluyor. Bunu s�ylerken de, �ok kimse onu Atat�rk'� seven, �l�ml�, �a�da� ve ho�g�r� sembol� olarak alg�l�yor. Fakat biraz derinlemesine bu konuya girilirse, do�rusu ne diyece�ini bizler de merak ediyoruz. ��nk� bu s�zlerin birer yalandan ba�ka bir�ey olmad���n� bizler �ok iyi biliyoruz.

Hem S.Nursi, hem de F. Hoca, Atat�rk'� bir fikir adam� olarak kabul etmedikleri gibi, onu �u isimlerle bizlere ��retmi� ve belletmi�lerdir. Bunlar�n ba��nda da "deccal" gelir. Yani �ok yalan s�yleyen, ahir zamanda ortaya ��kacak olan fitnenin ba��... Bunun yan�nda Atat�rk affedersiniz, �ylesine pis ve necis birisidir ki O'nun ad� a��zlara bile al�nmaz. O sadece deccalin yan�s�ra, beton Kemal, malum �ah�s, o zat gibi isimlerle konu i�erisinde ge�er. Atat�rk'e olan d��manl���n nedeni de, onun yapm�� oldu�u devrimlerde yatar.

O'nun kurmu� oldu�u Cumhuriyet d�zenine de "kefere d�zeni" denir. ��nk� halifeli�i, saltanat�, tekke ve zaviyeleri ortadan kald�ran Atat�rk, bu milletin ilim ve irfan hayat�na en b�y�k darbeyi vurmu�tur. Bu darbelerle meydana gelen bozulmalar� gidermek ve o eski g�nlere d�nmek, ancak ve ancak bu cemaatin �abalar�yla olacakt�r. Kendilerine bi�tikleri misyon budur.

��te bu nedenle yeti�tirilen ve kendilerine alt�n nesil denilen yeni nesil, Atat�rk'e , devrimlerine ve O'nun eseri olan Cumhuriyet'e d��mand�rlar. O'nunla hesapla�mak �zere ���k evlerinde, yurtlarda ve kolejlerde e�itilmi�lerdir. �er'i d�zeni arzulayan tek tip insanlardan olu�an y���nlar� olu�tururlar.

S- B�ylece sizlerde �nce ulusal de�erlerde bir kopma ba�l�yor. Art�k duygusal ba�lar�n�z, aile ba�lar�n�z zay�fl�yor. Siz sadece onlara ba��ml� bir hale geliyorsunuz.

D- Yani bir kul oluyoruz, kul. Art�k hangi y�ne s�r�klenirsek, nereye g�t�r�l�rsek oraya gidiyoruz. Sormayan, sorgulamayan, kendine s�ylenen her�eye r�za g�steren, itaat eden bir ki�i oluyoruz. A�abeyler ne derse itirazs�z kabul edeceksin. Birine kar�� gelmek, hat�r�n� k�rmak, d�nyan�n alt�n� �st�ne getirmek gibi bir�ey... B�ylece ellerinin alt�nda binlerce �ocuk var.

Cemaatin ba��nda bulunan F.G�len ve A Tak�m�, bu robotla�m�� y���nlar� istedikleri gibi kullanmakta ne yaz�k ki uygulad�klar� bu iki y�zl� politika ile de, baz� �evreler taraf�ndan kabul g�rmektedir. S.Nursi'nin m�ridi olarak, F. Hoca hayat�n�, Cumhuriyet'in kazan�mlar� ile m�cadeleye ay�rm�� birisidir... B�t�n di�er cemaat ve tarikatlar gibi... Ama ku�kusuz en tehlikelisi... ��nk� di�erleri kendilerini �u ya da bu �ekilde a��k�a ifade ediyorlar. Bu cemaat ise �ok farkl� bir g�r�nt� �iziyor ve �ok kimseyi maalesef kand�rabiliyor.

Uzun y�llar bu cemaatte ya�am�� birisi olarak, e�er Cumhuriyet d�zenine y�nelik bir tehdit s�z konusu ise, bu tehdit meydanlarda g�rd���m�z birka� ki�iden olu�an radikal gruplardan ve RP'den gelmez diye d���n�yorum. ��nk� bunlar heran �nlemi al�nabilecek a��k tehlikelerdir. Fakat devlet i�inde kadrolar�n� tamamlam��, �e�itli tedbir ve takiyyelerle toplum i�inde kabul g�rm��, Cumhuriyet'ten yana g�z�ken fakat ger�ekte, Cumhuriyet'in temeline dinamit koyan F.G�len ve cemaati, T.C.'nin gelece�i a��s�ndan en b�y�k tehlikedir.

Kan�mca her ne pahas�na olursa olsun, zaman ge�irilmeden cemaatin okullar� ve orada okuyan ��renciler bu sistemden uzakla�t�r�lmal�, her t�rl� �nlem hemen al�nmal�d�r.

S- Evet, y�llard�rbu t�r cemaat ve tarikatler gizliden gizliye desteklendi. Ne yaz�k ki siyasi kadrolar, kendilerine emanet edilen Cumhuriyet'imizin �a�da� kurumlar�n� ve kazan�mlar�n�, gerekti�i �ekilde koruyamad�lar. Oy kayg�s� ile �ok �nemli de�erlerimiz h�rpaland�, zedelendi.

D- �zellikle medya, G�len cemaatine �ok olumlu yakla��yor. Do�rusu cemaat, medyay� �ok iyi kullan�yor. Ba�lang��ta, televizyonlarda ya da bas�ndaki s�yle�iler �zel olarak se�ilmi� ki�iler taraf�ndan yapt�r�ld�. Bunlar anla�mal� r�portaj veya yaz�lard�.

S- Bunu nas�l yap�yorlar?

D- Bunlar bilinen �eyler... �e�itli y�ntemle var... Bunlar�n ba��nda maddi ya da manevi ��kar temin etme geliyor. Cemaat �nceden F.G�len'in temas edece�i, s�yle�i veya TV program� yapaca�� ki�ilerle ilgili olarak �ok ayr�nt�l� bilgiler toplar. Onlar� de�erlendirerek uygulanacak stratejiyi saptar. Zaten kendilerine uygun olan �nerileri kabul ederler. Medya ili�kileri ile �al��an, �ok geni� bir strateji grubu vard�r. Bunlar yaz�l� ve g�rsel bas�nla ileti�im kurman�n yan�s�ra, i�lerinden baz�lar�n� s�rekli olarak beslerler. F.G�len cemaatinin �ok uzun y�llar kapal� ve sessiz kal�p, sonra birdenbire kamuoyunun g�ndemine girmesi, ku�kusuz �ok ince bir politikan�n sonucudur. Zaman�nda baz�lar�m�z, bu �nemli ve ince politikan�n olu�mas�nda etkili olduk, �al��t�k. Y�ntemi �ok iyi biliyoruz. Baz� medya gruplar� iyi niyetle, G�len'in bu ho�g�r�l� ve masum g�r�n���ne bakarak, �a�da� bir din adam� h�viyetine inan�p yaz�lar�nda veya TV programlar�nda onu konuk ediyorlar. Ancak bunlar�n say�s� ger�ekten �ok azd�r. Di�erlerinin ise cemaatle ve cemaatin verdi�i arma�anlarla ba�lant�lar� vard�r. Bunlar s�rekli olarak kamuoyuna G�len cemaati ile ilgili olarak �ok ho� mesajlar ula�t�r�rlar. Ve b�ylece ald�klar� arma�anlar� hak ederler.

�stelik hi�birinin akl�na gelmiyor... Acaba bu olumlu g�r�n���n alt�nda nas�l bir ger�ek var? Fethullah Hoca okullar�nda okuyan o k���k sahipsiz �ocuklar mutlu mu? Onlar� nas�l bir gelecek bekliyor? Bu �ocuklar, bu gen�ler neden ailelerinden uzakla�t�r�larak ba�ka �ehirlere g�t�r�l�yor ve orada nas�l bir e�itimden ge�iyorlar? Do�rusu bunlar� d���nd�k�e �ok �z�l�yorum. Kimbilir daha ka� �ocuk, ortaokul ya�lar�nda, tutunmak istedikleri yerlerden uzakla�t�r�l�p, bilinmeyen yerlere g�t�r�l�yorlar?

S- Fethullah'�n okullar�na giden yetkililer veya bas�n mensuplar� orada �ok d�zg�n bir ��retim kurumu ve bak�ml� ��renciler g�r�yorlar.

D- Tabii ki o denetimlerde her�ey �ok farkl� ve bak�ml�... Hi�kimse hizmet i�in tedbiri elden b�rakm�yor. Ama bizler farkl� d���n�yoruz. 30 y�la yakla�an bir zamand�r F.G�len bu cemaati olu�turmu�. Hi� bir gazeteci ciddi bir bi�imde bu cemaatin yeti�tirdi�i gen�lerin d�nyas�na girmeyi d���nmemi�. �ok sa�l�kl� bir ara�t�rma, baz� �eylerin T�rkiye'de ne kadar ters gitti�ini ortaya ��karabilirdi. Bizler T�rkiye'nin yar�nlar�y�z. Kimlerin ellerine teslim edilip e�itiliyoruz? Bu �eriat �zlemi i�inde olan gerici kurumlarda neden �zel olarak e�itim al�yoruz?

Ger�ekler �ok a��k ve yal�n. Ama kimse bunu g�rmek istemiyor. Ben ve benim gibi binlerce �ocuk bu d���ncelere, Cumhuriyet kar��t� fikirlere nas�l ve nerede sahip olduk?

S- Bunun cevab�n� kim verebilir? Belki biz, hepimiz... Belki de siyaseti sadece oy olarak d���nen ve T�rkiye'nin kaderini 1990'larda bu noktaya getiren devlet adamlar�, y�neticiler... Din istismarc�lar�...

D- Bunun cevab� nas�l verilebilir? K���k ya�larda beyinleri y�kanarak ya�ad�klar� d�nyay� din simsarlar�n�n g�r��leriyle alg�layan, bunun d���nda ba�ka bir d�nya oldu�unu d���nmeyen, siyasal �slam i�in aile de�erlerini, ulus bilincini �nemsemeyen binlerce �ocu�u ve genci b�yle yeti�tirmenin sorumlulu�unu kim ta��mak ister?

S- B�y�k bir cesaret ve y�reklilikle anlatt���n�z bu ger�e�in, �lkemiz i�in bir d�n�m noktas� olaca��n� biliyoruz. Ya�ad���n�z inan�lmaz ac�lar, bundan b�yle bu sistemlerin denetime al�nmas� ve baz� sahte y�zlerin a���a ��kmas� ile hafifleyecek diye d���n�yorum.

D- T�rkiye'de herkesin g�z�n�n �n�nde bir oyun oynan�yor sanki... Her�ey meydanda... Fakat kimsenin ald�r�� etti�i yok... E�itim bir �lkenin gelece�i... Ama herkes, heryerde geli�ig�zel e�itim veriyor. �eriat �zleminden ba�ka d���nme yetene�i ve bilinci olmayan insanlar, Anadolu'nun d�rt bir taraf�ndan toplanm�� p�r�l p�r�l zekal� ��rencilere, Cumhuriyet ve Atat�rk ilkeleriyle hesapla�mak �zere e�itim veriyorlar...�zellikle son y�llarda bu konuda �ylesine ba��bozukluk var ki inan�lmaz!

S- Son y�llarda dini cemaatlerin h�zla y�kseli�inin alt�ndaki nedenler sence neler? G�len cemaatinin farkl� bir y�ntemi var m�?

D- G�len cemaatinin h�zla b�y�mesinin ve �lke geneline yay�lmas�n�n bir di�er nedeni bire bir y�netiminin �ok ustal�kla uygulan�yor olmas�... Di�er cemaatlerden farkl� k�lan bu �nemli �zellik belki de bu noktada ortaya ��k�yor. Di�er cemaatler adam kazan�rken tek tek bireyler yerine kalabal�klar� tercih ederler. Hatta adam kazanmak yolunda ciddi bir politikalar� da yoktur. Bug�n S�leymanc�lar olsun, Nak�iler olsun, bunlar�n �al��malar� bireysel yani tek tek ki�ilerle ilgilenmekten �ok uzakt�r. Oysa Fethullah��lar, b�t�n enerjilerini, �abalar�n� tek tek bireylere y�neltirler. Adam kazanma politikas� bireyler �zerine kuruludur. Bu y�ntemin bug�n ne denli etkin ve isabetli oldu�unu g�rmek hi� de zor olmasa gerek...

Ge�mi�e gitti�imizde peygamberimizin tebli� metodu da budur.Bu hareketin ba�lang�� noktas� bireyler, sonra aileler ve oradan da topluma ula�makt�r. Peygambere bakt���m�zda �nce e�i Hz. Hatice'ye, sonra tek tek en g�vendi�i dostlar�na ve belli bir say�dan sonra kalabal�klara y�nelmi�tir. �slam imparatorluk haline geldi�i d�nemde ise tebli� metodu, sahip olunan g��le, civardaki topluluklar� toplu halde �slam'a davet etme ve kabul ettirme �eklinde olmu�tur.

Bu cemaatin de tebli� metodu aynen b�yledir. Bug�n bireylere ula�ma d�nemi daha bitmemi�se de, ikinci a�ama olan insanlar� gruplar halinde bu olu�uma davet d�nemi ba�lam��t�r. Pek yak�nda zorla kabul ettirme d�neminin gelece�ini ifade etmeye ba�lam��lard�.

Dikkat edilecek olursa y�ntem konusunda di�er cemaatlerden ayr�lan bu cemaat, y�neldi�i insanlar a��s�ndan da farkl�d�r. Di�erleri i��i, ��renci, memur vb. herhangi bir toplumsal gruptan insanlarla b�y�meyi d���n�rken, bu cemaat b�t�n yo�unlu�u ba�ar�l� ��rencileri elde etmek ve onlar�n beyinlerini kendi felsefeleri do�rultusunda y�nlendirmek �zere kurmu�tur. Yani ama� cemaatin nitelikli insanlardan olu�mas� ve bu insanlar�n parlak bir geleceklerinin olmas�d�r.

Fethullah��lar� bug�n bu konuma getiren ve di�erlerinden farkl� k�lan �zellik, e�itim konusundaki ciddi �al��malar�d�r. Bu hareketin ba�lang�� noktas�na gitti�imiz zaman g�r�r�z ki eldeki b�t�n maddi olanaklar ve insan g�c� bu alanda kullan�lm�� ve hala da kullan�lmaktad�r. Bu cemaatin e�itim konusundaki ciddi �al��malar�n�n bulunmas�n�n alt�ndaki temel neden ��yle a��klanabilir:

Osmanl� �mparatorlu�u'nun son d�nemlerine bakt���m�zda, Avrupa'da e�itim alm�� ve g�n�n y�kselen de�erlerini benimsemi� J�n T�rkleri g�rmek m�mk�n... Bunlar Osmanl� �mparatorlu�u'nun de�i�iminde b�y�k rol alm��, etkin olmu� hareketlerdir. Ayr�ca yine bu d�nemde, Avrupal� devletlerin Osmanl�'da a�t�klar� �zel okullar� ele al�rsak, i�levlerini �ok iyi yerine getirdiklerini g�r�r�z. K�saca �lkenin y�netiminde g�rev alacak, yeni bir ku�ak �slam'dan ve �mmet�ilikten uzak, Osmanl�'n�n sonunu getiren d���nce tarz�yla, �zel e�itim kurumlar�nda yeti�tirilmi�tir. Bizlere her zaman ��yle s�ylenmi�tir: Avrupal�lar�n i�imizde a�t�klar� okullarda, Robert College, Tarsus American College vb. okullarda, �z�nden, milli de�erlerinden uzak, bir anlamda sat�l�k, yabanc� d���nceli, fakat �lke y�netiminde etkin yni bir s�n�f olu�tu. Hem J�n T�rkler hem de bu okullarda yeti�tirilmi� olan yeni nesil, insan�m�z� imans�zl�k ve inan�s�zl�k noktas�na getirdi. Bu da Osmanl�'n�n sonunu haz�rlad�.

Ancak bu okullarda ba�layan bozulmalar ancak ve ancak yeni nesil yeti�tirmekle ve yeni bir e�itim sistemi ile m�mk�n olabilir. ��te F. Hoca'n�n ve cemaatinin temel felsefeleri budur.

��nk� gelecek Atat�rk'�n dedi�i gibi gen�lerindir. �ktidar� ele ge�irmek ancak, yeni bir nesil yeti�tirmekle, bu da e�itimle yarat�labilinir. Bu anlay��la yola ��kan Fethullah Hoca, 30 y�l sonra bu g�ce ermi�tir... Bu anlamda, cemaate ait okullarda ve bu kurumlarda �al��anlara bakt���m�zda hep milli e�itime alternatif bir anlay���n egemen oldu�unu g�r�r�z... �unu rahatl�kla s�yleyebilirim. E�er bug�n cemaat kendine ait okullarda, devlet �niversitelerinden mezun olmu� hi�bir eleman� �al��t�rm�yor , personelini kendisi tayin ediyor, maa�lar�n� kendi anlay���na g�re kendisi belirliyor ise bir bak�ma s�z�n� etti�im alternatif sistem yarat�lm��t�r.

S- Cemaatin okullar�nda nas�l bir sistem uygulan�yor?

D- Okullar�n ortak yap�s�na bakt���m�zda, hi�birinde karma e�itime rastlamak m�mk�n de�ildir. Ayr�ca bu okullar�n ba�ar�lar� k�z, erkek ayr� olmalar�na ba�lanm�� ve bu ilkel d���ce tarz�, insanlarda kabul g�rmeye ba�lam��t�r. Oysa bunun alt�nda yatan temel neden, cemaatin kad�na bak���nda yatar.

S- Evet, siyasal �slam� savunanlar�n hepsinde kad�n ikinci plandad�r. Bu cemaatte kad�n nas�l yorumlanmakta?

D- �ocuk ya�larda bizlere verilen e�itime g�re. "Kad�n �eytan�n ta kendisidir. Bu konuyu iyi kavramak i�in S. Nursi'ye kulak vermek gerekir." denirdi. S.Nursi'ye g�re"Ahir zamanda cehenneme gidecek olan erkeklerin b�y�k �o�unlu�u, kad�nlar y�z�nden gidecektir." Nursi bunu hayal aleminde g�rd���n� anlat�r. Bu cemaatin temel felsefesini olu�turan liderin, kad�n hakk�ndaki s�zleri bu kadar da de�ildir. S. Nursi der ki "Cennetin etraf�nda insan�n nefsine zor gelen g�zelliklerin oldu�u, bunun aksine cehennemin etraf�nda ise insan�n ho�una giden, zehirli bal h�km�nde i�ren�likler vard�r ki, bunlar�n ba��nda kad�n gelir."

Bu ��retinin g�nl�k ya�amdaki somut etkilerine gelince; bir erke�in bir kad�nla konu�mas�, bir kad�n�n bir erkekle konu�mas� kesinlikle yasaklanm��t�r. E�er yurtlarda veya evlerde kalan ve ekonomik olarak zor durumda olan bir ��renciyseniz ve bu hataya d��erseniz, bir uyar�dan sonra yurttan veya evden at�l�rs�n�z. Cemaatteki bireylere zorunlu olundu�unda bile, kad�nlarla konu�ulmas� kesinlikle yasaklanm��t�r.

��nk� bir kad�nla bir erkek bir araya geldi�inde, kesinlikle bir zina olay� olur. Temel anlay�� budur. Okuldaki bayan hocalar�m�za gelince, onlarla ili�kilerimiz konusunda �unlar s�ylenirdi. Zorunlu olmad�k�a , yani hocan�z size bir soru sormad�k�a, siz bir�ey sormayacaks�n�z. Ve ilgili olmaya �al��mayacaks�n�z. Derste onlar� dinlerken ba��n�z �n�n�zde olacak , y�z�ne bakmayacaks�n�z. E�er anlamad���n�z bir�ey olursa onu not edin, ak�am evde a�abeylere sorar ��renirsiniz.

Cemaatin i�inde, bizlere bu anlay�� ��retilirken, F.G�len'le yap�lan r�portajlarda, kad�nlar�n hakimlik yapaca��n� s�ylemesi, kad�nlar�n �rt�nmesinin iman mevzular�na g�re �ok da �enmli olmad���n� s�ylemesi, insanlara nas�l inand�r�c� gelebilir, anlam�yorum... Hizmete ait binalarda ba�� a��k bayana rastlayamazs�n�z. Belki g�stermelik olarak, ho�g�r� ad�na birka� tane bulunabilir. Ya da bir tehlike an�nda gelen bir emirle bayanlar�n ba�lar� bir m�ddet i�in a��labilir.

K�saca �unu s�yleyebilirim. Bu cemaatin kad�na bak�� a��s�, di�er radikal olarak nitelendirilen gruplara oranla, daha sert ve daha ilkeldir... Her zaman oldu�u gibi burada da kad�n�n g�revi, �ocuk do�urmak ve efendisine hizmet etmektir. Bunun d���nda ne s�ylenirse s�ylensin yaland�r, takiyyedir ve tedbir nedeniyle s�ylenmi�tir.

S- Son g�nlerde bir bayan gazetecinin hem yaz�l� hem de g�rsel bas�nda cemaatle ilgili �ok olumlu s�ylemleri var. Bu konuda ne d���n�yorsun?

D- Evet, o bayan cemaat hakk�nda bir de kitap yazd� ve o kitaptan b�y�k paralar kazand�. E�er kullan�ld���n�n fark�nda de�ilse, ger�ekle y�zle�ti�i zaman cemaat taraf�ndan kad�n�n mekruh bir varl�k olarak alg�land���n� �ok iyi ��renecektir. Ancak b�t�n bu s�ylemlerinin kar��l���n� maddi olarak al�yorsa, bu i�i bilerek yap�yor demektir.

O yazar�n �stanbul'daki bir toplant�s�na kat�ld�m. Hayret, ilk defa toplant� kad�n erkek kar���k yap�l�yordu. A�abeye "Nas�l b�yle bir�ey olabilir?" diye sordu�umda "B�yle olmas� gerekiyor, konu�mac� bir harika." dedi. Ger�ekten gazeteci bayan, cemaati ve hocay� �ylesine y�celterek anlat�yordu ki kendimi orada afi�e etmemek i�in �ok zor tuttum.

Acaba o okullarda ve evlerde ya�anan dramlar�, o k���k �ocuklar�n ya�ad�klar� ac�lar� biliyor muydu? Bizlerin ya�amlar�n� ��renmek, ger�e�i ortaya ��karmak i�in bir �aba harcam�� m�yd�? Madalyonun bir y�z�n� g�rmek ne derece do�ru ve adil? Bizlerin hakk�, ya�amlar�m�z�n hesab� ne olacak? Hi� kimse bunlar�n hesab�n�, bu cemaatten ve bizi kullanan bu liderden sormayacak m�?

S- Bizler bunun i�in bu �abay� g�steriyoruz. Gelece�imizin g�vencesi olan �ocuklar�m�z�n b�ylesine ilkel ve d��manca fikirlerle zehirlenmelerini engellemek, yetkili makamlar� g�reve �a��rmak �zere sizlerle birlikte bu �al��may� yap�yoruz. Ger�eklerin a���a ��kmas� bak�m�ndan bu �al��ma sadece bir ba�lang�� olmal� diye d���n�yorum. Objektif gazetecilik bilinci ve iddias�nda olan pek �ok bas�n mensubunun, bu konuda ciddi bir ara�t�rmay� ba�latacaklar�na inan�yorum.

D- Umar�m... Son g�nlerde cemaatle ve hocayla ilgili haberler ve s�yle�iler �ok artt�. Bizlere zaten 1998 y�l� ba�� itibariyle cemaatin �ok �nemli hale gelece�i s�ylenmi�ti... �yle de oluyor. Hele cemaatin �d�llerini alan �nl� ki�iler... O gece Samanyolu TV'de yay�n� izlerken a�lamak istedim. Bizleri ve Cumhuriyet d��manlar�n�n ger�ek y�zlerini nas�l g�rm�yorlar?

S- Bu yaz�lar� okuduklar� zaman nas�l bir hata i�inde olduklar�n� anlayacaklar. Bu ihanet �emberinin verdi�i �d�lleri, belki bundan sonra �ok daha iyi de�erlendirirler.

D- Bu ortam� haz�rlayan ki�iler cemaatle organik ba� i�inde olan ve olduk�a yetkili makamlarda oturan g�revlilerdir. Bug�n�n mevcut partileri i�inde �zellikle sa� partiler i�inde F.G�len'in inanm�� m�ritleri vard�r. Bakanl�k koltu�una kadar y�kselmi� bu m�ritler, kadrola�man�n alt yap�s�n� haz�rlarlar. Ayr�ca her t�rl� geli�meyi ve bilgiyi cemaatin A tak�m�na aktararak, planlanan stratejinin uygulanmas�nda b�y�k rol oynarlar. Bunlar�n baz�lar� kamuoyunca �ok iyi bilinmektedir. Ancak hi�bir sak�nca g�r�lmemektedir.

S- Bunlar F.G�len'in kamuoyuna sundu�u yumu�ak ve �l�ml� g�r�nt�n�n sonu�lar� olsa gerek...

D- Bug�n y�kselen radikal �slama kar�� G�len'i bir umut ����� gibi g�renler, k�sa bir zaman sonra ne denli yan�ld�klar�n� anlayacaklard�r. Fakat og�n her�ey i�in �ok ge� olacakt�r. Suni ���k evleriyle, suni ���k k�r�nt�lar�yla insanlar�n g�z�n� boyayan F.G�len zihniyetinin art�k ger�ek y�z�n� g�rmemiz gerekiyor.

Bizler medyan�n ve kamuoyunun b�ylesine kolayca kand�r�lmas�n� anlayam�yoruz. ��nk� cemaatin sohbetlerinde, a�abeyler ile yapt���m�z konu�malarda, d��a yans�yan beyanlar�n hemen hepsinde bir tevil, bir takiyye oldu�unu biliyoruz... Nitekim �stanbul Gazi Mahallesi'nde meydana gelen olaylar s�ras�nda incinmi� olan Alevilerin, bir anlamda deste�ini almak i�in hi� �ekinmeden "Ben de Aleviyim" diyor F.G�len. Bunu a�abeylere sordu�umuzda "Hocaefendi bu s�zleriyle ne demek istedi?" dedi�imizde, bize s�ylenen �uydu: "O k�z�lba�lara ula�abilmenin, hareketimize engel olmalar�n� �nlemenin yolu biraz gururlar�n� ok�amaktan ge�er. Nabza g�re �erbet vermek gerekir. Hocaefendi bunu yapm��t�r."

Cemaatin i�indeki bizlere b�yle a��klamalar, kafam�z�n kar��mamas� ve Hocaefendinin izledi�i ince politikay� kavrayabilmemiz i�in anlat�l�yordu. ��nk� bizler biliyorduk ki cemaat, s�nnilik d���nda b�t�n mezhepleri kesinlikle reddeder ve d��lar. Do�u'dan gelmi� �afii mezhebindeki baz� arkada�lar, zorla Hanefi yap�ld�lar. Mezheplere bile tahamm�l edemeyen bu zihniyetin her zaman k�z�lba� olarak bize anlatt��� Alevilerle ilgili bu beyan� gerekti�inde takiyyenin G�len i�in �ok kolay bir i� oldu�unu g�stermesi bak�m�ndan �nemli bir �rnek te�kil eder.

B�ylece takiyye, cemaatin temel felsefesidir. Kullan�lan kod isimler, uzat�lm�� sa�lar, uzun favoriler, modern g�r�n��ler, gerekti�inde k�zlar�n ba�lar�n� a�maya zorlanmalar�, hep hedefe varmak i�in kullan�lan g�stermelik hareketler ve aldatmacalard�r.

S- Cemaat kendi okullar�n�n d���ndaki ��retim kurumlar�nda faaliyet g�steriyor mu? Bunlar �zerinde bir etkinli�i var m�?

D- G�len cemaatinin 30 y�ll�k ge�mi�i i�inde, hizmette �nemli bir yer tutan di�er amac� da �niversite ve yurtlar� ele ge�irmektir. Hizmetin as�l y�k�n� zaten ��renciler �eker. Hizmetin belirli s�re�te t�m �niversiteleri ��rencileriyle, ��retim kadrosuyla ve �al��anlar�yla ele ge�irme politikas� vard�r. Bunlara ait dershanelerde bulunan serrehber konumundaki insanlar ald�klar� karar sonras�nda , cemaatin etkinli�ini artt�rmak �zere , ba�ar�l� ��rencileri t�m�yle bir okula y�nlendirirler. Daha �nce anlatt���m �zere, ���k evlerinde mutlak itaatle yeti�tirilen ��renciler, a�abeylerinin kendilerine se�tikleri fak�lte ve b�l�mlerinde okumak zorundad�rlar. ��nk� o y�l hedeflenen �niversitede cemaat g��lenmek istemektedir.

Anadolu'nun zeki, �al��kan �ocuklar� kendilerini yeti�tiren ve y�nlendiren bu serrehberler elinde adeta kuklad�rlar. ��rencinin kendisi ba�ka bir fak�lte ve b�l�m� istese bile, a�abeyler onu nereye y�nlendireceklerse, onu yapmak zorundad�r. Zaten �niversite giri� formlar� bu a�abeyler taraf�ndan doldurulur. B�ylece planlanan politikalarla bir-iki y�l i�inde istedikleri �niversitenin b�l�mlerine, cemaatin inanm�� ��rencileri yerle�tirilir. Devlet yurtlar� ve �niversite yurtlar�na gelince... Kendilerince �ok sa�lam yeti�tirilmi� ��renciler devlet yurtlar�na g�nderilir. Bu ��renciler birarada ayn� odada kal�rlar. Ve bu yurt odas�n� birer ���k evi gibi kullanarak, ��renci kafalayarak, cemaate yeni adamlar kazand�r�rlar. Gelen yeni ��rencilere birtak�m olanaklar sa�layarak, ayn� bizlere yap�ld��� gibi dostluklar kurarlar. Ve b�ylece a�lar�n� geni�letirler.

Bug�n �lkemizde �ylesine bir yoksulluk var ki Anadolu'dan binbir g��l�kle gelen ��renciler bu dostluklara kolayca kan�yorlar. Yaln�zl�klar�n� cemaatin g�stermelik yard�mlar�yla giderme yolunu se�iyorlar. Ve b�ylece, cemaatin kendi yurtlar�n�n d���ndaki devlet yurtlar� da giderek F.G�len'e hizmet eder hale geliyor.

S- Bu hizmet evlerini ve hizmet anlay���n� biraz daha a�abilir misin?

D- �nsanlar hizmet denilen d���nceye �ylesine inand�r�lm��lard�r ki neredeyse her�eylerinden vazge�erler. ��nk� d�nya ge�ici, ahiret ya�am� ise sonsuzdur. Bu sonsuz ya�am� cennette ge�irmenin yolu da her�eyinle cemaate hizmet etmektir. Cemaatin m�ritleri, kendileri i�in, �zel ya�amlar� ve aileleri i�in bir�ey yapamazlar. Evli olan bir insan, a�abeyi izin vermezse evine gidemez. E�er a�abey izin vermezse, ��renci memleketine, ailesine gidemez. Cemaat neyi do�ru buluyorsa, kendinin ya�amas� ve g��lenmesi i�in ne gerekiyorsa o uygulan�r. Kimse buna itiraz edemez. Her�eyden �nce cemaatin ��karlar� gelir.

�ylesine bir maddi ve manevi s�m�r� d�zeni vard�r ki hi�bir insan buna kar�� gelemez ve insanlar posa� ��kana kadar kullan�l�rlar. ��e yaramaz bir hale gelince de b�t�n ili�ki kesilir, ortada b�rak�l�rlar. Nas�l olsa geride y���nla sahipsiz ��renci ve �ocuklar vard�r. Ancak e�er m�rit, esnaftan biri ise paras� varken �ok iyidir. Fakat ekonomik durumu bozulur da cemaate yeterli maddi deste�i veremezse onun bir k�ymeti kalmaz.

Hizmetteki insanlar�n nas�l ya�amalar� gerekti�ine, a�abeyler karar verir. A�abeyler ise kararlar� G�len'den al�rlar. Hizmetteki insanlar�n ya�amlar�n� d�zenleme �yle ileri bir a�amadad�r ki hi� abart�s�z ne zaman evlenece�inize - hep cemaat i�inden evlendirilir- hangi mesle�i se�ece�inize ve hatta giydi�iniz i� �ama��r�n�za kadar onlar karar verir. Bu noktada bireysel �zg�rl�kten, �zel ya�amdan s�z edilemez.

S- Ya sakal b�rakma? Biliyoruz ki siyasal �slamc�lar, peygamberin s�nneti olarak �ne s�rd�kleri bu sakal b�rakma i�ini titizlikle uyguluyorlar. G�len neden bu konuda onlar kadar duyarl� de�il?

D- Bu cemaatte hizmete yeni adam kazand�rmak �ok �nemlidir. Bu i� yap�l�rken �ok dikkatli davran�l�r. Yeni insan� cemaate �s�nd�rmaya �al��ma d�nemine "ayar �ekme d�nemi" denir. Adam kazanmak i�in b�y�k bir u�ra� verilir. Hizmete bir ki�i kazand�rmak i�in, uzun ve �zel bir �aba gerekir. Bu �al��ma farzd�r. Yani insanlar�, �slam'a kazand�rma tebli�i yap�l�rken, s�nnet olan sakal b�rakma insanlar� korkutup ka��rmamak i�in terkedilebilir.

Cemaatteki insanlar�n herg�n tra� olup sakal uzatmamalar�n�n nedeni farz i�lemi yaparken s�nnetin buna engel olmamas�d�r. Fakat hep �unu s�ylerler: "�n�allah toplumsal �slam�n ya�and���, �slami devletler yeniden te�ekk�l etti�i zaman, rahat�a peygamber s�nnetine uygun olarak sakallarla dola�aca��z."

S- F.G�len'in sanat ve k�lt�r olaylar�na bak��� nas�l? K�lt�rel etkinliklere kat�l�yorlar m�?

D- As�l ama� i�in hemen her�ey ara� olarak kullan�labilir. Cemaatin temel felsefesi budur demi�tim. T�pk� �u an demokrasinin sonunu getirmek i�in, demokrasiden yararlanmalar� gibi... Burada da ayn�d�r. �al��malar�n� essiz ve derinden y�r�ten bu insanlar, toplumda kabul g�rmek i�in, hi� seyretmedikleri "K�pekler Adas�" filmini finanse ettiler. Niyetleri ise art�k ortada... Size bir an�m� anlatay�m. Bir arkada��m�n annesi bize tiyatro i�in bilet alm��t�. Gitmek i�in a�abeyden izin istedi�imde "Bunlar bo�, malayani �eyler... �nsan�n d�nyaya ilgisini artt�r�r. G�naha girersin." deyip izin vermedi. Sinema i�in ayn� g�r��leri vard�r. Bu t�r sanatsal, k�lt�rel olaylar bizlere yasakt�r. Dinin, �slam�n bunlar� g�nah olarak g�rd���, beyinlerimize o k���k ya�lardan itibaren yerle�tirilmi�tir.

S- Peki cemaat liderinin �zel ya�am� nas�ld�r? Bu konuda neler biliyorsunuz? Bug�ne kadar neden evlenmemi�? Bayan arkada�� var m�? �nsan olarak nas�l ya��yor?

D- Hizmette kad�na bak��, dolay�s�yla hep ayak ba�� olarak d���n�l�r. Bu nedenle, cemaat i�indeki birinin evlenmesine b�rak�n yard�mc� olmay�, daima birtak�m engeller ��kar�rlar. Hep �u anlat�l�r: Bu hizmet ahir zamanda �sam� yeniden toplumsal ya�ama egemen k�lacak olan �al��mad�r. Bu �al��man�n aksamamas� i�in gerekirse evlenilmemelidir. F. G�len'in hi� evlenmemesi konusunda ise bize anlat�lan �u: Hocan�n nefsi, nefsani duygular�, yani erkek olarak sahip olmas� gereken arzular� g��e u�mu�. O nedenle F. G�len'in bu konularla ilgisi olmad���n� s�ylediler. B�ylece k���k ya�lardan itibaren F.G�len'i insan �st� bir varl�k olarak alg�lamam�z istendi sanki...

S- Peki ama peygamber ondan daha kutsal... Evlilik kurumuna sayg�l�.. Kendisi ka� kez evlenmi�? Yanl�� bir�ey olsayd� O yapmazd� herhalde. �stelik �slamiyet gibi bir dini yaymakla g�revlendirilmi� o g�n�n ko�ullar�nda �ok daha zor bir g�rev, sizin deyiminizle �ok zor bir hizmet... Ve Allah taraf�ndan g�revlendiriliyor. Peygamberde bile b�yle bir�ey olmad���na g�re, bu a��klama size mant�kl� geliyor mu?

D- Bizlerden hi�bir zaman mant���m�z� kullanmam�z istenmez. Biz sadece a�abeylerin bize s�ylediklerini dinler ve onlara inan�r�z. Ama tabii ki ben art�k, �evremdeki b�t�n olaylar� �ok daha ba�ka g�zle g�rmeye ba�lad�m. �ok okuyorum. S�rekli kendimi geli�tirmek, mant�kl� ve bilin�li d���nmek i�in �aba sarfediyorum. Ortaokul s�ralar�nda fen bilimleri ��retmenim N. Han�m� ve onun uyar�lar�n� hala hat�rl�yorum. Benim uyanmamda �ok etkili oldu.

Bug�n art�k bizlere ezberletilen bu t�r �eylerle ilgili olarak �unu s�yleyebilirim: Hepsinin safsata oldu�unu d���n�yorum. Bizler, bizi sarmalayan kat� ve dinci �emberin d���na ��kabildik. Ve ger�eklerin bize ��retildi�i gibi olmad���n� anlama f�rsat�m�z oldu. Ya di�er �ocuklar? Beyinleri y�kanan binlerce ��renci... Onlar nas�l ayd�nl�k fikirlere, �a�da�, ele�tiren, sorgulayan beyinlere sahip olacaklar? Bug�n, tarikat ve benzeri cemaatlerin nas�l bir gericilik ak�m� i�inde olduklar�n� biliyoruz. Ali Kalkanc� da evlenebilmek i�in �niversite mezunu bir k�z� , peygamber �yle istiyor diye kand�rabiliyor.

S- F. G�len de bir bak�ma ayn�s�n� s�yl�yor. SHOW TV'de 32. G�n program�nda, peygamberin G�len'in r�yas�na girerek evlenmemesi gerekti�ini s�yledi�ini belirttiler. Bu yorum ne kadar inand�r�c� olabilir? Bunu ona hizmet edenler d���ns�nler. Ama g�zel bir �rnek verdin. Aralar�nda hi� fark yok... Sadece uygulad�klar� y�ntemler farkl�...

D- Umar�m bu ger�e�i toplum farkeder. ��nk� ���k evlerinde �yle bir ortamda ya�an�r ki... ��rencilere uygulanan kat� disiplinle �ylesine bir d�zen yarat�l�r ki bir s�re sonra neyin ger�ek, neyin ger�ek d��� oldu�unu ay�rdedemez hale gelirsiniz... Zaten ama�lanan da budur san�yorum. B�yle bir ortamda a�abeyler taraf�ndan s�ylenen, aksettirilen her�eye inan�l�r, iman edilir. G�len i�in s�ylenilenler cemaatin ��rencileri i�in kutsal bilgilerdir. G�len'in hayat�n� cemaatten ayr�ld�ktan sonra bir kitapta okudum. Orada da medresede yeti�ti�i i�in ve ailesinde ald��� terbiye nedeniyle �ok utanga� oldu�u yaz�yordu. Zaten ilkokul 3. s�n�fa kadar okumu�. 1938 do�umlu... D��ar�dan ilkokulu bitirmi�. Genellikle kad�nlardan hep �ekinmi� ve uzak kalm��.

S- F. G�len'i Samanyolu TV 'de vaazlar�nda dinlemeye �al��t�m. Ama bir�ey anlayamad�m. Ne demek istiyor? Neyi anlat�yor? Dikkatle izledi�im halde ��karamad�m. S�rekli Arap�a bir�eyler s�yleyerek sonra terc�mesini yap�yor ve �ok s�k a�l�yor.

D- Kendisinin �ok hassas ve duyarl� oldu�unu s�yl�yorlar. O nedenle s�k s�k duygulan�p a�l�yor olmal�...

S- Do�rusu buna inanmak �ok g��... ��nk� �u anlatt���n�z olaylar� ya�ayan k���k �ocuklar� �nce g�rmesi laz�m... E�er ger�ekten vicdan� varsa, o �ocuklar i�in a�lamas� laz�m. Kurmu� oldu�u kat� ve dayan�lmaz sistemle �st�rap �eken �ocuklar i�in a�lamas� laz�m... Bu �ocuklar� birer Cumhuriyet ve Atat�rk d��man� yaparak , bu �lkeye en b�y�k k�t�l��� yapt��� i�in a�lamas� gerek diye d���n�yorum. Bu a�lamalar�n tamamen bir g�steri oldu�u anla��l�yor. Herneyse, ba�ka bir konuya gelelim. F.G�len'in 8 y�ll�k kesintisiz e�itime bak��� nas�l? Medyadaki yaz�lar onun bu konuda destek verdi�i y�n�nde idi.

D- Bir insan� yeti�tirmek ona istedi�iniz �ekli vermek i�in en uygun ya� 16 ya� �ncesi y�llard�r. Bu d�neme hizmetin deyimi ile "f�trat�n olu�ma d�nemi" denir. Bu s�re�te bir insan �zerinde hangi anlay�� etken olursa o ki�inin ondan sonraki ya�am�nda , o anlay���n belirgin �zellikleri g�r�l�r. Bunu bilen radikal islamc�lar ve RP i�te bu noktada 8 y�ll�k e�itime b�y�k tepki g�sterdiler. ��nk� biliyorlar ki 16's�na gelmi� bir insan� uydurma, dayanaks�z, soyut korkularla kand�rmak ve istismar etmek zordur. RP'nin bu konuda halk� k��k�rtmas�, imam-hatip okullar�nda daha �nce ya�ad���m zihniyetin devam�d�r.

G�len cemaatine gelince, bu cemaatin 8 y�l� desteklemesinin, hatta bir tak�m ba���larda bulunmas�n�n alt�nda 2 neden var:

1. �zlenen �l�ml� politikan�n gere�i... Bununla daha �ok taraftar toplamak, insanlarda kabul g�rmek... S�zde radikal �slam'dan ayr�ld���n� halk�n g�z�nde belirginle�tirmek... Kamuoyu taraf�ndan b�y�k destek g�ren 8 y�ll�k e�itim konusunda Cumhuriyet ilkelerinden yana oldu�unu g�stermeye �al��arak insanlar� kand�rmaya devam etmek...

2. Bu cemaatte temel anlay�� mutlak itaat oldu�undan, imam-hatip ��rencileri belli bir dini ve siyasi e�itimden geldikleri i�in, kendi anlay��lar�n� biraz zor kabul ettirmekteler... Oysa ki cemaat, kendi anlay���na g�re eleman yeti�tirmek i�in nas�l olsa okul, dersane, say�s�z ev yurt zincirini kurmu�tur. Ve buralardan kendi zihniyetleri do�rultusunda istedikleri kadar kullanacaklar� insan �retmektedirler. Yani �imdilik cemaatin kar�� olmas�n� gerektirecek bir durum yoktur. Fakat kolejlere, yurtlara ve evlere olumsuz anlamda bir yakla��m olsun, bak�n o zaman nas�l birden devlet d��man� kesilecekler ve ger�ek y�zlerini ortaya ��karacaklard�r.

S- G�len, genellikle konu�malar�nda sanki yeni bir T�rk kimli�i yaratman�n pe�inde gibi g�z�k�yor. Ger�ekte T�rk�e'ye nas�l bak�yor? Harf devrimi onun i�in ne ifade ediyor?

D- O da onun en b�y�k aldatmacalar�ndan biri... Belki de en �nemlisi... Konu�malar�nda T�rk�e bir d�nya dili olmal�d�r deyip duruyor. Ama onun g�nl�nde yatan, ge�mi�te kalm�� olan, Arap�a terkiplerle dolu, bug�n insanlar�n pek anlamad��� Osmanl�cad�r. Bu dili yayg�nla�t�rmak ve tekrar halk dili yapmakt�r. Zaten yaz�lar�nda ve s�ylemlerinde bunu g�rmek �ok kolay...

Bak�n�z bu cemaatin insanlar� �z T�rk�e'ye �ylesine cephe alm��lard�r ki... Cemaate yeni gelen bir ��rencinin istenilen bi�imde bir dile sahip olmas� ve bunu kullanmas� i�in birtak�m yapt�r�mlar vard�r. Mesela kesinlikle yan�t diyemezsiniz. Bir ka� uyar�dan sonra, toplum i�inde azarlanmak cezas�na �arpt�r�l�rs�n�z. Rastlant� ya da tesad�f diyemezsiniz tevaf�k demek zorundas�n�z. Bunun d���nda geli�me, ulus diyemezsiniz. Bunlar�n yerine inki�af, millet diyeceksiniz. Zaten TV'deki vaazlar�na rastlad�ysan�z, g�rm��s�n�zd�r, a�dal� bir dil kullan�r ve arada bir s�rekli olarak Arap�a c�mleler s�yler.

S- Bir defas�nda, a�z� temiz tutmaktan s�z ediyordu. Ve a�layarak, peygamberin di�lerini ve a�z�n� nas�l misvakla temizledi�ini uzun uzun anlatt�. Misvak� �ve �ve bitiremedi. Hayret ettim, di� f�r�as�ndan s�z etmedi. Hala o g�nlerde kalm�� diye d���nd�m. Bu kadar eskiye ba�l� bir insan�n zaman�m�zdaki teknolojiyi kullanmas� ilgin�... �zellikle ileti�im alan�nda bir hayli yay�n� var.

D- Bur� FM, STV, S�z�nt�, Aksiyon vs. den olu�an bu cemaatin medyas�, propagandalar�n� yapmak ve kendilerini tan�tmak a��s�ndan �ok �nemlidir. B�ylece kendileri bir g�ndem olu�turma �abas� i�inde olabiliyorlar. �zellikle STV'de yay�nlar �ylesine sinsice ve �ok farkl� bir anlay��la ger�ekle�tirilir ki �a�ars�n�z... Yay�nlarda tarihi ve g�ncel olaylar �ok de�i�ik a��lardan yorumlanarak verilmek istenen mesajlar topluma ula�t�r�l�r. Ama bilir misiniz ki bu yay�nlar biz cemaat ��rencilerine yasakt�r. Bizler STV'yi, Bur� FM'i izleyemeyiz. O yay�nlardaki �a�da� bir konu�ma, konuklarla yap�lan sohbetler ya da m�zik programlar� bizim kafam�z� kar��t�rabilir diye d���n�yor olmal�lar... ��nk� bu yay�nlar cemaatin kamuoyuna yans�yan y�z� i�in �zel olarak se�ilmi� programlardan olu�ur.

Cemaatte "Kad�n sesi kesinlikle haramd�r." fikri ilk ��retilerin ba��nda gelir. Oysa bilindi�i gibi STV'de Eser-Engin Noyan �ifti birlikte program yapmaktalar... Hizmet evlerinde aynen STV gibi Bur� FM'i de dinleyemeyiz. A�abeylere sordu�umuzda bu yay�nlar�n ehli d�nya i�in oldu�unu, topluma ho� g�r�nmek, taraftar bulmak, kabul g�rmek i�in �zel olarak haz�rland���n�, bizler i�in hay�rl� olmayaca��n� s�ylerler.

S- Cemaatin toplumun sosyal ve ekonomik kalk�nmas�na ili�kin g�r��leri neler?

D- Cemaatte a-) �ok �al��an, �reten, disiplinli, israf etmeyen, aza kanaat eden bir halk anlay��� egemendir. Ama�lanan toplum budur. Ticari te�ekk�llere gelince, cemaat k���k i�letmelere nazaran �ok ortakl�, b�y�k sermayeli i�letmeleri �nerir.

b-) Cihat anlay��� vard�r. G�len'e g�re M�sl�man insan� ayakta tutan en b�y�k dinamik, cihat ruhudur. Yani, ilkellikle nitelendirilen M�sl�manlar�n d���ndaki emperyalist d�nyay� k�le haline getirme ruhudur. Bu y�zden �yle �al���lmal�d�r ki bizden medeniyet ��renmi� olan Avrupal� ile yine o eski d�neme gelmeli, o eski dengeyi kurmal�y�z. Bu da ancak ve ancak, bu milletin �slam'a sar�lmas� ile olabilir. Onu her�eyi ile hem kendi ya�am�na hem de devlet ve toplum ya�am�na etkin ve egemen k�lmas� ile olur.

Osmanl� �mparatorlu�u'nda , Tanzimat D�nemi'nde, Bat�l�la�ma ruhu ile yeti�mi�ler sayesinde, ayaklar alt�na d��en din-i �slam'� yeniden bayrakla�t�rmal� ve insanlar bu ruhla d�nyaya yeniden �eki d�zen vermelidir. Bug�n cihad�n h�km�, farzlar �st� farzd�r. Herkesin asli g�revi budur...

S- Fethulla���larla Refah Partisi aras�nda y�ntem ve d���nce baz�nda farkl�l�klar nelerdir?

D- Her ikisi de sonu� olarak ayn� d�zeni ama�lamalar�na kar��n, birbirlerine d��manca tav�r almalar�n�n nedeni, y�ntem ve g�n�n ko�ullar�n�n de�erlendirilmesinde ortaya ��kar. G�len'e g�re �slam'� yeniden etkin k�lmak ve istenen d�zene ula�mak i�in izlenecek yol, parti �al��mas� de�ildir. Bu y�ntem yukar�dan a�a��ya bi�imindedir ki, e�er ger�ekten ge�erli olsayd�, peygamber bunu uygulard�. Peygamber kendisine teklif edilen Mekke �erifli�ini kabul eder ve �slam'� bu y�ntemle tebli� ederdi. Fakat b�yle olmam��t�r. Daha �nce izah etti�im gibi peygamberimiz birebir y�ntemini uygulayarak �slam� tebli� etmi�tir. Cemaat de aynen, tek tek bireyleri cemaate kazand�rmak i�in �al��maktad�r.

S- G�len'in devletle ilgili yorumlar� var. Devleti �nemsiyor g�r�n�yor. Bu konuda ne s�ylemek istersin?

D- G�len'in devlet anlay��� olduk�a ilgin�tir. S�ylemlerine bakarsan�z koyu bir devlet�idir. Bir yan�yla do�rudur. Ancak medyada onu yere g��e s��d�ramayan insanlar, acaba onun hangi devletin ya da ne t�r bir devlet anlay���n�n savunuculu�unu yapt���n� biliyorlar m�? Bildiklerini zannetmiyorum. G�len bug�nk� T�rkiye Cumhuriyeti'nin yerine kurulacak olan, kendi hayallerindeki devletin savunuculu�unu yapmakt�r.

Cemaatin �zel kasetlerinde ��yle der: "Alternatifinizi haz�rlamadan devleti y�kmay�n�z. Zira bug�nk� T.C. her ne kadar istemedi�imiz bir devlet de olsa, alternatifini kuruncaya (haz�rlay�ncaya) kadar, devletsizlikten iyidir. Aksi halde ne i�te ne de d��ta hizmet bu noktaya ula�amazd�." K�saca devletin bekaas�n� istiyormu� gibi g�r�nmesinin alt�nda da yine bir yan�ltmaca ve bug�n i�in b�y�k �l��de kulland��� devlet imkanlar� bahis konusudur.

Yine G�len'in y�netimle ilgili olarak �ran'a ili�kin s�ylemlerini hat�rlatmak istiyorum. Son r�portajlar�ndan birinde G�len, �ran'da, kul ile Allah aras�nda imamlar�n oldu�unu s�yleyerek "�mama kar�� gelen Allah'a kar�� gelmi� gibi olur ki g�naha girer, bu da �ok yanl�� olur." diyor. Tabii kamuoyu onun hizmetteki uygulamalar�n� bilmedi�i i�in, bunun �ok do�ru bir d���nce tarz� oldu�unu d���n�yor.

Peki ama acaba cemaatin uygulad��� sistem nedir? Ba��ndan beri size �rneklerle a��klamak istedi�im, bizlere uygulanan sistem, ayn� �ran modelindeki �slamd�r. I��k evlerinde, yurtlarda ve benzeri kurulu�lar�n t�m�nde, a�abey dedi�imiz ki�iler �ok �nemlidirler ve ger�ek�st� insan olarak bizlere tan�t�lm��lard�r. Hizmette bulunan bir �akirt (cemaatin inanm�� bireyi) e�er a�abeyine kar�� gelirse, bu itaatsizlik silsile halinde oradan semt imam�na, b�lge imam�na, il imam�na giderek F. G�len'e, S. Nursi'ye, peygamber efendimize ve son olarak da Allah'a gider. K�saca o ki�i, a�abeye itaat etmemekle, Allah'a itaat etmemi�tir ve bu nedenle g�nahkar olmu�tur. Art�k �efkat tokad�n� yemesi an meselesidir. Bu nedenle de asla a�abeylere itiraz edilemez.

Bir yanda ele�tirilen �ran �slam modeli, di�er yanda, belki daha kat� olan cemaat modeli... ��te baz� �evrelerin anlamak istemedi�i bu versiyon F. G�len'in T�rk- �slam anlay���d�r.

S- Cemaatin faaliyetlerini yak�ndan ciddi bir �ekilde inceleyen, bu konuda birtak�m sivil kurulu� ve ki�ilerden �ok farkl� olarak, cemaate mesafeli duran askeri kesim var. Bu konuda cemaatin yakla��mlar� nedir?

D- G�len ve cemaati planl�, programl�, sinsi ve yan�ltmac� bir bi�imde s�rd�rd�kleri �al��malar�n�n �n�nde engel olarak hep orduyu g�rm��lerdir. Orduyu ele ge�irmek amac�yla yap�lan s�zmalar ve �al��malar, ordunun ciddi ve �ok duyarl� tutumu sayesinde hep ba�ar�s�zl�kla sonu�lanm��t�r. Ele ge�irme ad�na pek bir�ey yapamayan F. G�len, �u anda orduya kar�� ��yle bir politika izlemektedir:

1. Orduya ho� g�r�nme (Bu arada hizmet �al��malar�n� yine sessiz ve derinden devam ettirme)

2. Askeriyeye kar�� baz� politikac�lardan al�nm�� tavizlerle polisi g��lendirme (Asker- polis denkli�i olu�turmaya �al��ma) ... Ordunun istedi�i zaman ihtilal yapabilme ihtimalini �nlemenin yolu ya orduyu ele ge�irmek ya da b�yle bir g�� dengesi olu�turmakla sa�lanabilir. (Polis kolejlerine girmek, ��retim �yelerini �zel olarak se�tirmek ve cemaate ba�l� polisleri daha ��rencilik y�llar�nda etkilemek, hizmete sokmak) ... Nitekim bas�na yans�yan pek �ok olay, cemaatin polis camias�nda olduk�a etkin oldu�unu g�stermi�tir. Bizim d�nemimizden polis kolejlerine g�nderilen pek �ok arkada��m�z oldu. Kat� hizmet anlay��� i�inde yeti�tirilen bu polisiye kuvvet, gerekti�inde silahl� bir g�� olarak ordunun kar��s�nda yer alabilir diye d���n�lm��t�r.

Esas�nda biz Anadolu �ocuklar�n�n ordumuza kar�� sonsuz ba�l�l��� ve sevgisi vard�r. Ama hizmette �ylesine yalan yanl�� bilgilerle �akirtlerin kafalar� y�kan�r ki do�ruyu, yanl��� ay�ramaz hale gelirler.

Orduya ho� g�r�nme politikas�n� zihinlerde somutla�t�rmak i�in bizlere s�rekli olarak anlat�lan k�ssay� aktarmak istiyorum. Olay �slam�n ilk d�nemlerinde meydana geliyor. Peygamberimizin gizli tebli� d�nemi daha yeni bitmi�, a��k tebli� d�nemi yeni ba�lam��t�r. M�sl�manlar�n olduk�a zay�f oldu�u bu d�nemde peygamber ve arkada�lar�n�n meclisine gelen Yahudiye, peygamber s�rekli olarak iltifatta bulunur. Onu �ok y�celtir. Bunun nedenini soran sahabelere peygamber �u yan�t� verir: "E�er �u anda bize zarar vermek istese, biz hi� bir �ey yapamay�z. Ancak ona b�yle davran�rsak, g��l� oluncaya kadar onun �errinden emin oluruz. Fakat bu durum sadece g��l� olaca��m�z duruma kadard�r. Sonras�n� art�k biz tayin ederiz..."

��retim �yelerine, devlet erkan�na ve �zellikle orduya kar��, sayg�, anlay�� ve yumu�ak davran��lar�n�n alt�ndaki temel felsefe budur. Yoksa ellerinden gelse, neler yapabileceklerini tahmin etmek g�� olmasa gerek...

S- Evet, �zellikle b�y�k t�renlerle cemaat �d�llerini alan �nl�, �ns�z b�t�n ki�ilerin, san�yorum, �apkalar�n� �nlerine koyup bu konuda biraz d���nmeleri gerekiyor.

D- Esas�nda T�rkiye'de hemen herkesin �ok iyi d���nmesi gerek. Anlatt���m�z olaylar bir d�� de�il, sinema filmi de�il... Ortaokul 3. s�n�ftan itibaren ba�layan ger�ek bir karabasan �yk�s�... Bizim ya�am�m�z... B�t�n bunlar� anlatabilmek, i�imizi d�kebilmek �ylesine zor ve y�prat�c� bir �ey ki... Ya�amlar�m�z� anlat�rken ve yazarken tekrar o g�nlerin ac�s�n� ve korkusunu ya��yoruz. Hele o soyut �b�r d�nya ve cehennem korkular�... �ki y�l� a�an bir s�re bu korkular, ya�ad���m hayali g�r�nt�ler nedeniyle psikolojik tedavi g�rd�m. Sonra sizleri ve di�er insanlar� tan�ma f�rsat�m�z oldu. Hepiniz �ok iyisiniz. Oysa, hizmette s�rekli olarak y�llarca beyinlerimize cemaatin d���nda dost olmayaca��, cemaat d���ndaki b�t�n insanlar�n �ok k�t� insanlar oldu�u a��land�. �imdi her�ey ne kadar farkl�... Ve biz �imdi di�er �ocuklar� kurtarmak, bu cemaatin ger�ek y�z�n� topluma, �zellikle anne babalara ve �ocuklara g�stermek istiyoruz.

S- Bu y�reklili�i ve do�rulu�u g�sterdi�iniz i�in sizleri tekrar kutluyorum. Toplumda �ok ba�ar�l� ve azimli iki insan olarak yer alaca��n�za inan�yorum. �nan�l� bir m�sl�man olarak, bir �ey daha, �ok samimi olarak inan�yorum. Allah ad�na ve din ad�na yapt�klar� bu �al��malar i�in kulland�klar� �ocuklar�n ah�, onlar� er ge� bulacakt�r. Sizin, onlar�n e�itti�i ve y�llarca �akirtlik yapm�� ikinizin bu a��klamalar� topluma yap�yor olman�z da bir bak�ma ilahi adaletin ger�ekle�mesidir diye d���n�yorum.

D- Bug�ne kadar medyada, cemaatle ilgili hep olumlu yakla��mlar g�zledik. Anlatt���m�z ger�ekler topluma ula�t��� zaman g�receksiniz, Anadolu'nun d�rt bir taraf�ndan bizim durumumuzda olan gen�lerden sesler gelecektir. �yle �ok ma�dur olmu�, hizmetten uzakla�m�� ki�iler var ki... Bug�ne kadar kimseden ses ��kamazd�. Ama �imdi sizlerle birlikte ger�e�i s�yleyebilme olana��n� bulduk. Onlar da bizden g�� bulacakt�r.

Cemaat s�rekli olarak b�y�d���n�, d�nyaya ta�t���n� ve art�k k�sa zaman sonra hayallerinin ger�e�e d�n��ece�ini s�yl�yordu. Bizlere: "Nereye giderseniz gidin... Erge� oraya da hizmetimiz gelecek ve her�eye biz hakim olaca��z." diyorlard�. F. G�len sohbetlerinden birinde bizlere ��yle seslendi: "Elimizde bu kadar maddi imkan varken, bu kadar bize inanm�� insan kayna�� varken, Allah'�n da arkam�zda bu kadar deste�i varken, d�nyay� fethetmek niye olmas�n?" Ger�ekten �slami devlete ula�mak i�in �ok yol ald�lar... Yani paray� veren bunca insan olduktan sonra, bunlar�n s�rt�na binip �uraya buraya gitmek herhalde zor olmasa gerek. �� d�nyas�ndan, politikac�lardan, medyadan, sanat��lardan, ��retim �yelerinden vb. �evrelerden b�y�k destek g�rd�ler.

�imdi bu �evreler biraz da cemaatin e�itiminden ge�mi� bizlere kulak versinler. Cemaatten beklentilerini, maddi manevi menfaatlerini, bu �lkenin yar�nlar� i�in bir tarafa koyup ger�e�i g�rmeye �al��s�nlar. ��nk� gelecek, onlar�n da gelece�i...

S- Anlatt�klar�n�z�n hemen herkesi �ok etkileyece�i muhakkak... �zellikle medya, objektif habercilik yapmak i�in, bu konuda b�y�k �aba harcayacakt�r san�yorum. �zellikle Fethullah'�n yurt d���ndaki okullar� ile ilgili yay�nlar� son g�nlerde b�t�n televizyonlar� doldurmu�tu.

D- Bu okullar�n a��l�� amac�, o �lkelerde ileride devleti y�netecek nitelikli kadroyu yeti�tirerek bu kadronun T�rkiye'de F. G�len taraf�ndan kurulacak �slami devlete sempatiyle bakmas�n� sa�layacak tohumlar� atmak olarak s�ylenebilir. Yurt d��� okullarda dini e�itim verilmez, ancak �slami d���nce tarz� olarak �zel baz� bilgiler, insani davran��lar, dostluk belirtileri �ok ince bir politika ile ��rencilere adeta yava� yava� enjekte edilir. Onlara bir m�sl�man �lke olarak T�rkiye sevdirilmeye, �slami devlete olan bak��lar� yumu�at�lmaya �al���l�r.

Robert College'in Amerika i�in, T�rkiye'de kurulmu� olmas� ne anlam ifade ediyorsa, bu okullar da ayn� niteliktedir. D�� �lkelerdeki okullarda zaten dini e�itim yap�lamaz. Ancak T�rk-�slam k�lt�r� farkl� y�ntemlerle ��rencilere sempatik g�sterilir. Bu okullarda okumu� olan ��renciler, bir zaman sonra �lkelerinin kilit noktalar�nda g�rev alacaklar ve F. G�len'e duyduklar� minnet duygular�, sempatileri ile cemaat i�in b�y�k imkanlar sunacaklard�r. T�rkiye'yi onlar F. G�len'in �ahs�nda de�erlendirecek ve ileride onun yapaca�� �slami de�i�imi do�ru kabul ederek destek vereceklerdir. Bu politika �ok ince bir politikad�r ve Tanzimat'la ba�layan de�i�imin y�ntemidir.

S- Uzun y�llar kamuoyundan ka�an, pek bilinmeyen, �al��malar�n� sessizce s�rd�ren G�len'in birdenbire medyada s�rekli olarak yer almas�n�n nedenleri nedir?

D- Bunu askeriyeye olan korkusu ile birlikte d���nmek laz�m... Hat�rlayacaks�n�z, ge�en y�l ihtilal s�ylentileri yay�ld�ktan sonra G�len'in pek �ok beyan� oldu. �dari ve siyasi kadrolardaki m�ritleri ona tehlikeli durumlar�, ihtimalleri �ok k�sa zamanda ula�t�r�yorlar ku�kusuz. G�len de kamuoyunu cemaati ile ilgili olarak yumu�atmak, ho�g�r�l� oldu�unu, di�er dinci gruplardan ayr�ld���n� g�stermek i�in �zel yorumlarla topluma mesajlar vermeye ba�lad�.

Ordunun ihtilal tehlikesi kar��s�nda, cemaatin Atat�rk ve Cumhuriyet'le hesapla�mak �zere yeti�tirdi�i insanlar� zarar g�rmesin, kolejleri, yurtlar�, okullar� kapat�lmas�n, halk bunlar� sahiplensin diye ortaya ��kt�. Onu herg�n konu eden birtak�m medya sayesinde de do�rusu bug�n amac�na ula�m�� g�z�k�yor.

G�len, ordu konusunda o kadar hassast�r ki, askerin alm�� oldu�u her olumsuz karar, onu hasta eder, yataklara d���r�r. Bu konuda bizlere "Bak�n ne kadar hassas... Sizlere bir zarar gelecek diye �ok �z�l�yor, hasta oluyor." derlerdi. Bizler de orduya kar�� h�n� duyar, onunla birlikte �z�l�r, dualar�m�zdan eksik etmezdik... Refah Partisi'ne de �ok k�zard�. ��nk� partinin birtak�m radikal ��k��larla orduyu harekete ge�irece�i s�ylenirdi. Onlara s�rekli olarak itidal tavsiye edilirdi.

��nk� e�er bir ihtilal olursa, en b�y�k kayb� sadece RP de�il, G�len ve cemaati verecektir. Okullar�, yurtlar�, finans �evreleriyle cemaat o kadar b�y�m��t�r ki yak�n bir zamanda olacak ihtilal, b�t�n kazan�mlar� tehlikeye d���recektir.

Oysa, peygamberin misalinde oldu�u gibi cemaat tam g��lendi�i zaman, onun �n�nde kimse duramayacakt�r. O zamana kadar da bu yumu�ak, bir bak�ma ezik, zavall�, hep iyili�i d���nen, sevgiden, insanl�ktan s�zeden F. G�len'i seyretmek gerekecektir. Oysa bizler �ok iyi biliyoruz ki cemaatte sevgiden, �efkatten, insanl�ktan eser yoktur.


Ben A......., ...9.197. y�l�nda Gaziantep'in bir il�esinde do�dum. Babam emekli memur, annem ev kad�n� idi. Ailemin kalabal�k olmas� nedeniyle maddi durumumuz �ok k�t�yd�. Babam hayat�nda birka� defa evlenmi�ti ve 10'dan fazla �ocu�u vard�. Ben en k���kleriydim.

�lk e�i vefat etmi�ti, ikinci e�ini �ocuk olmay�nca bo�am��, sonra annemle, daha sonra bir ba�kas�yla evlenmi�ti. Benden b�y�k a�abey ve ablalar�m�n birka� tanesi sadece ilkokula gitmi� ama bitirmeden ayr�lm��, di�erleri ise hi� okula gitmemi�ti. Bense muhakkak okumak istiyordum.

Eskiden okula kay�t yapt�rmak i�in ��retmenler ev ev gezer, ya�� gelenleri okula kaydederlerdi. Hi� unutmuyorum, ya��m geldi�inde ��retmenler kay�t i�in bizim eve geldiler. Babam �ok zalim ve insafs�z bir insand�. O g�n gelen ��retmenleri k�f�rler ya�d�rarak evden kovdu. �ok �z�lm��t�m amababamdan korkumdan sesimi dahi ��karamad�m. Bu y�zden okula bir y�l ge� gittim.

Babam gezici sa�l�k memuruydu. Eve her zaman gelmezdi. Annem eli�i yaparak tarlaya, �apaya giderek bizi b�y�tt�. Okula �yle ba�lad�m.

�lkokul 2.s�n�f� bitirip yaz tatiline girmi�tik, babam eve geldi�inde art�k okutamayaca��n� s�yleyerek, beni bir matbaac�n�n yan�na i�e verdi.

��in ilk g�n� oradan ka�arak, il�emizde da�lar�n ve akarsular�n birle�ti�i �ok g�zel bir yer var, oraya gittim. Akarsuyun ba��nda saatlerce oturdum ve saatlerce a�lad�m. Paras�zl��a, yoksullu�a lanetler ya�d�rd�m. Ve o g�n kendi kendime bir s�z verdim.

Yaz tatilinde �ok s�k� bir �ekilde �al��acak, para biriktirip okul masraflar�m� kendim kar��layacakt�m. Bu benim hayat�m�n d�n�m noktas� oldu. O g�n� hi� bir zaman unutamam.

Ertesi g�n hemen bir brikethaneye gittim ve �al��mak istedi�imi s�yledim. Ne i� verirlerse yapacakt�m. Sadece okula devam etmek istiyordum. Patron bana "Sen daha �ok k���ks�n, bizim i�imiz �ok a��r, ama madem sen okumak i�in �al��mak istiyorsun, seni i�e al�yorum." dedi.

O g�nden sonra orada ne i� varsa, kendime g�re yapmaya ba�lad�m. Ne i� verirlerse yap�yordum. Sa� olsun, patron bazen haftal���mdan daha �ok para verirdi. O yaz brikethanede �al��t�m ve param� biriktirdim. O zamandan hesap kitap i�lerine ba�lam��t�m. �u kadar kitaba, �u kadar kaleme, �u �nl��e diyor, �u da har�l���m diyordum.

Okullar�n a��lmas�na bir hafta kalm��t�, patron beni yan�na �a��rd�. "A... eve git temizlen, �st�n� de�i�tir gel" dedi. Sonra beni yan�na al�p �ar��ya g�t�rd�. �tiraz etmeme ra�men okul i�in �nl�k, kitap, defter, ayakkab� vb bir s�r� �ey ald�. Bu �ekilde �al���rsam hayatta her zaman ba�ar�l� olaca��m� s�yledi. Mutluluktan u�uyordum. �al��man�n ne kadar g�zel oldu�unu anlam��t�m.

O tarihten sonra ortaokul 3. s�n�f� bitirinceye kadar yaz tatillerinde, hep o brikethanede �al��t�m. Bo� vakitlerimde bile, patrona yard�ma giderdim. ��nk� bu insan bana, �al��ma azmini, �al��ma h�rs�n� vermi�ti. Ve bende okuma iste�ini g��lendirmi�, bana hep destek vermi�ti.

�lkokul son s�n�fta basketbol tak�m�n�n kaptan�yd�m. O y�l, okullararas� yar��malarda bizim okul il�ede �ampiyon oldu. Ortaokulda yine basket tak�m�na se�ildim. Bizim okul bu kez hem il�ede, hem de Gaziantep'te yap�lan okullar aras� yar��mada birinci oldu ve ben bu tak�m�n ilk 5 oyuncusu aras�ndayd�m.

Yaln�z bu kez derslerde zorlanmaya ba�lam��t�m. Yar�y�l tatilinde 2 zay�f�m geldi. Bu kez basketi b�rak�p kendimi derslerime verdim. 2. yar�y�l takdir belgesiyle s�n�f�m� ge�tim. Derslerime �ok �al���yordum. Ailem, ��retmenlerim, arkada�lar�m bendeki �al��ma azmine �a��r�yorlard�.

Babam�n iki evi vard�. Birg�n bizde, di�er g�n �teki evde kal�rd�. Bizde yatt��� zamanlar, masraf olmas�n diye elektri�i erkenden s�nd�r�rd�. Ben de babam�n bizde kalmad��� gecelerde sabaha kadar ders �al���rd�m. Bu �al��ma bana ortaokul 2. s�n�fta okul birincili�i getirdi.

Hizmetle tan��mam: Okul birincisi oldu�um zaman, herkesin davran��lar�n�n de�i�ti�ini farkettim. ��retmenlerim, arkada�lar�m, ailem �imdi bana k�ymet vermeye ba�lam��lard�. Bu g�nlerde a�abeyim beni, �niversiteli bir arkada�� ile tan��t�rd�. Bu ki�i gayet kibar, efendi, d�zg�n giyimli, k�lt�rl� biriydi. Bana "A..., sen �ok zeki ve �al��kans�n. Ben zeki insanlar� severim. Gel ben seni �al��t�ray�m, fen liselerine ve askeri okullara haz�rl�yay�m." dedi.

Askeri okul deyince heyecan�m� anlatamam. ��nk� askeriyeye kar�� �ocuklu�umdan beri b�y�k ilgim vard�. Orada okuyabilmek benim en b�y�k hayalim, her�eyimdi. Askeri okula girebilmek i�in can�m� bile verebilirdim. Ve bu �niversiteli a�abey, beni askeriyeye sokabilece�ini s�ylemi�ti.

O g�nden sonra haftada 2 kez o insanlar�n evine gitmeye ba�lad�m. Bu evde 6 ki�i kal�yordu. Bana a��r� bir ilgi g�steriyorlard�. Daha sonra 3 ��renci daha geldi. Hepimiz de de�i�ik okullar�n birincileriydik. B�t�n okul birincileri bir araya toplanm��t�.

Bize matematik, T�rk�e ve sosyal bilgiler dersleri vermeye ba�lad�lar. Cumartesi ve pazar g�nlerimiz sabahtan ak�ama kadar orada ge�iyordu. S�k�lmayal�m diye bizlere nefis yemekler yaparlar, �aylar, pastalar haz�rlarlar, video seyrettirirlerdi. Birlikte pikni�e gider, futbol oynar, bizleri memnun etmek ve ellerinde tutmak i�in her t�rl� aktiviteyi yaparlard�.

Biz kendilerine bunlar� kar��l�ks�z niye yap�yorsunuz deyince "Allah r�zas� i�in yap�yoruz. Sizin gibi zeki ��rencilerin cahil insanlar�n eline d��memesi ve kendinizi daha iyi yeti�tirmeniz i�in sizleri �al��t�r�yoruz." derlerdi. Kendilerine hi� kimsenin yard�m etmedi�ini, bu nedenle bizlerin �ok �ansl� oldu�umuzu s�ylerlerdi.

Aradan 6-7 ay ge�ti. Art�k 3. s�n�f�n sonlar�na gelmi�tik. Hep bu a�abeylerle birlikteydik.

S�navlar yakla�m��t� ama hi� problemimiz yoktu. �ok �al���yordum. A�abeylerin deste�iyle de daha iyi duruma gelmi�tim. Onlara �ok ba�l�yd�m. Onlar�n haberi olmadan hi�bir �ey yapmazd�k.

Ancak kendileri ile ilgili hi�bir �ey bilmiyorduk. Bizim her�eyimizle ilgileniyorlard�. Hatta s�navlara giri� formlar�n� bile onlar al�p dolduruyorlard�. S�navlarda, devlet paras�z yat�l�, kurumlar ve fen lisesi s�navlar�na girdim. DPY ve kurumlar� kazand�m. Fen lisesi s�navlar�nda hasta oldu�um i�in kazanamad�m. Ama benim i�in bu �nemli de�ildi. ��nk� benim as�l hedefim askeri okullard�. O nedenle, DPY'y� ve kurumlar� hi� d���nmedim. Zaten a�abeyler de oraya gitmemi istemediler.

Ortaokulu da birincilikle bitirmi�tim. Arkada�lar�mdan birisi imam-hatip, di�eri merkez ortaokulu, bense okudu�um okulun birincisiydim. A�abeyler bizim �zerimize titriyorlar, bir dedi�imizi iki etmiyorlard�.

S�ra askeri okul s�navlar�na gelmi�ti ve ben �stanbul'a a�abeyimin yan�na geldim. Deniz Harp Okulu s�navlar�na girecektim. A�abeyim, �stanbul'da tekstille u�ra��yordu. �l�emizde a�abeylerle g�r��meden acele gitmek zorunda kalm��t�m. Benim �stanbul'daki adresimi bilmiyorlard�. Ben heyecanla s�navlara haz�rlan�yordum ve kazanaca��mdan emindim.

Burada birkez daha �a�k�nl��a u�rad�m. Zira il�emizdeki a�abeyler ertesi g�n eve gelip beni buldular. Beni s�navdan �nce gezmeye g�t�rmeye geldiklerini s�ylediler. Adresi nas�l bulduklar�n� bilmiyordum. Ama onlar� g�rd���me sevinmi�tim. Bana Sultanahmet'i, Ayasofya'y� gezdirdiler. Sonra hi� unutmuyorum. Beni Sultanahmet Camii'nin penceresine g�t�rd�ler. Bir oda b�y�kl���nde olan pencerenin kenar�na oturduk. S�nav i�in biraz ders �al��mam�z gerekti�ini s�ylediler.

Ben �ok �al��t���m� s�yledimse de bir soru ka��d� ��kararak, onlar� ��zmemi istediler. Ve orada beni tam 3 saat �al��t�r�p adeta imtihan ettiler.

Ertesi g�n s�nava girdim. 120 soru vard�. B�t�n sorular� ��zd�m. Sorular� ��zerken ben bu sorular� daha �nce bir yerde ��zd�m diyordum. Adeta otomatik olarak b�t�n sorular� cevaplad�m. O k���c�k kafamda hi�bir zaman bu sorular� birg�n �nce ��zd���m� d���nemedim.

S�nav� kazanm��t�m, fakat amcam�n kar��t��� bir olaydan dolay� sab�kas� oldu�u i�in Deniz Harp Okulu'na giremedim. Adeta y�k�ld�m, bittim. Ve amcam� hi�bir zaman affetmedim. Ata oca��na onun y�z�nden girememi�tim.

�l�emize d�nd���mde hizmetli a�abeyler pe�imi b�rakmad�lar. Beni ve bahsetti�im arkada�lar�m� �zmir'e g�t�r�p en iyi okullarda okutacaklar�n� s�ylediler. T�rkiye'nin en s�per lisesi olan Atat�rk L�sesi'ne kayd�m�z yap�lacakt� ve y�zme havuzlu, kapal� spor salonlu, jimnastik salonlu bir yurtta kalacakt�k. Ayr�ca T�rkiye'nin en parlak ve s�per dershanesine �cretsiz gidecektik.

Bizlere anlat�lan �eylerin cazibesine kap�l�p, ailelerimizin onay�n� almadan yola ��kt�k. �zmir'e gitti�imizde g�rd�klerimiz tam bir felaketti. Yurt eski bir binadan bozmayd�, yeni yap�l�yordu. HEr taraf toz ve kir i�erisindeydi. Bitirilmesi i�in bizim de i��iler gibi �al��mam�z gerekiyordu.

Kayd�m �oktan, uzakta ve hi� kaliteli olmayan bir liseye yapt�r�lm��t� bile. Art�k g�lery�zl�, kibar a�abeyler ger�ek y�zlerini ortaya ��karm��lard�. Tam bir bozgun ya��yorduk. Ama d�n���m�z imkans�zd�. ��nk� gelirken kimsenin s�z�n� dinlememi�tim. Ve �zmir'i onlara �yle bir anlatm��t�m ki d�nersem herkesin benimle alay edece�ini d���n�yordum. Gururum, d�nmemi engelledi. MEcburen o k�hne okulda okumak zorunda kald�m.

�zmir'e gelmeden bizim b�t�n ihtiya�lar�m�z� kar��layacaklar�n� s�ylemi�lerdi. Bize esnaflardan toplanan ve esnaf himmeti denilen paradan burs ba�layacaklard�. Ama burs vermediler.

Benim ailemin maddi durumu k�t� oldu�u i�in, evden para gelmiyordu. Zaten onlar�n r�zalar�n� almadan gelmi�tim. Bir defas�nda ablam eli�i, dantel yaparak biriktirdi�i 18.500 TL'y� zarfa koyup g�ndermi�ti. O g�n bu paray� ald�m ve odama ��kt�m ve ak�ama kadar a�lad�m. �o�umuz b�ylesine �aresiz, odalar�m�zda saatlerce a�lard�k.

Bizler b�ylesine zor ge�inirken, bizleri mecburen Zaman ve S�z�nt� gibi cemaatin yay�nlar�na abone yaparlard�. Baz� arkada�lar� 2 abone olmaya zorluyorlard�. Yurtlarda ve evlerde kalan herkesin bir g�revi vard� Zaman Gazetesi, S�z�nt� Dergisi sorumlular� gibi, b�ylece ��rencileri me�gul ediyor, aktif hale getiriyorlard�. Onlara kazand�rd�klar� her abone i�in "ahirette sana �u kadar huri verilecek ve sevap yaz�lacak" diyerek �al��malar�, gazete ve dergilerin tirajlar�n�n artt�r�lmas� sa�lan�rd�. B�ylece memleketten binbir zorlukla gelen ��renci har�l�klar� cemaatin gazete ve dergi tirajlar�n� artt�rmak i�in kullan�l�yordu.

�zmir'de bu d���ncelerle ilk birka� ay �ok k�t� ge�ti. Ama daha sonra bize anlat�lan hizmetin �zellikleri ve gelecekteki g�zel d�nya g�r��leriyle etkilenmeye ba�lad�k. Art�k biz de hizmetin bir askeri olmu�tuk. Ne emredilirse asker onu yapard�, buna mecburdu, ��nk� bu Allah r�zas�n� i�eriyordu.

Ben �zmir'in bir il�esine ilk sokulan ��renciydim ve g�revim se�ilen okulda eli y�z� d�zg�n, zeki, �al��kan ve kapasiteli ��rencilerle arkada� olup onlar� dershaneye (hizmet evlerine) g�t�rmekti. Bu i� i�in ben se�ilmi�tim ve g�ya beni Allah se�mi�ti. ��nk� Allah bana bir kapasite vermi�ti ve ben bu kapasiteyi burada hizmet i�in kullanacakt�m.

Benim durumum di�er arkada�lar�mdan �ok daha zordu. ��nk� okulum yurda �ok uzakt� ve hem de b�t�n g�nd�. Yani sabah gider, ak�am yurda d�nerdim. Yar�m saat yol s�rerdi. Yurtta d���� kavga zorla yemek yer ard�ndan ak�am namaz� k�lard�m. Sonra ebvabin namaz�, ard�ndan yats� namaz� sonra ders sohbeti, saat 23.00 olurdu. Sonra ders �al��maya ba�lard�m. Yurtta ders �al��mak i�in bir salon vard�. �o�u zaman, salonda ders �al���rken uyuyakal�rd�m.

�o�u zaman elimdeki notlar sa�a sola da��lm�� vaziyette, bir bakar�m yurt belletmeni beni sabah namaz�na kald�r�rd�. �st�m a��k oldu�u i�in �ok ���rd�m. Bir de zorla sabahlar� buz gibi suyla abdest al�rd�k. Bir defas�nda abdest almak istemedim. Belletmen zorla beni suyun alt�na soktu. Ondan sonra hasta oldum, sin�zit oldum. Ama yurdun ko�ullar� b�yleydi. �ok zaman bir odaya �ekilir, saatlerce a�lard�m. Di�er �ocuklar da benim gibiydi. Evden, anne , babadan uzak bir s�r� �ocuk burada, sevgiden, �efkatten uzak, kat� bir disiplinle ya��yorduk.

Bizleri �ylesine korkutup etkilemi�lerdi ki hizmet ruhu ve Allah korkusu ile bu olumsuzluklara boyun e�iyorduk. �o�u zaman uykusuz oldu�um i�in ranzan�n alt�na saklan�rd�m, orada uyurdum. Buz gibi betonun �zerinde... Di�erleri benden biraz daha �ansl�yd�lar. En az�ndan onlar�n okullar� yak�nd�. Yar�m g�nl�k okullara gidiyorlard�.

Benim bu sefaletim 1 y�l s�rd�. Bu ko�ullarda be� paras�z ya��yordum. Ailem bana para g�nderemiyordu. �ok iyi hat�rl�yorum, okul pantolonunu tam bir y�l hi� ��karmadan giydim. Sadece ayda bir ya da iki ayda bir y�kamak i�in ��kar�r, sonra gece g�nd�z onu giyerdim.

Kravat�m� ��karmaya vaktim yoktu. Zaten ��karmak da istemezdim, ��nk� bir kravat�m vard�, kaybetmek istemiyordum.

B�t�n bu olumsuz ko�ullara ra�men, sevap kazan�yorsunuz diyerek bizleri kand�r�yor, avutuyorlard�. Bizler de inanarak, Allah r�zas� ve hizmet i�in her�eye katlan�yorduk.

Ayr�lmay� akl�m�za bile getiremezdik. Allah taraf�ndan b�y�k bir cezaya �arpt�r�lma korkusu i�imize i�lemi�ti. Bu �yle bir korkudur ki bug�n 22 ya��nday�m, evliyim, �ocu�um var ama hala o korkular� i�imden atamad�m. �nsan�n i�inde sanki bir�eyler k�p�rd�yor. Her an k�t� bir�ey olacakm�� gibi bir�eyler bekliyorsun...

Yurtlarda bir g�nl�k program ��yledir:

Sabah namaz� ile kalk�l�r. Namazdan sonra tesbihat vard�r. Bu bazen uzun, bazen de k�sa yap�l�r. K�sa tesbihat ve dua yar�m saat s�rer. Sabah namaz�ndan sonraki g�n ayd�nlan�ncaya kadar ge�en s�re kerahat vaktidir. Bu vakitte kesinlikle uyunmaz, yasakt�r. �badetle ge�irilir, risaleler okunur. E�er bu saatlerde uyunursa insan�n ak�l sa�l���n�n bozulaca�� ve bir daha d�zelmeyece�i bizlere s�ylenmi�tir. G�ne� do�du�u noktadan bir m�zrak boyu y�kselinceye kadar tesbihat yap�l�r.

Okula gidilir. Okulun biti� saatinden 20 dakika sonra b�t�n ��renciler yurtta olmak zorundad�r. Yol ne kadar s�r�yorsa �nceden tesbit edilir ve her ��renci 5-6 dakika dahi gecikse azarlan�r ve dosyas�na i�lenir.

��le yeme�inden sonra ��le namaz� k�l�n�r. Sonra tesbihat yap�l�r. Yurda d�nd�kten sonra ev imam�ndan izinsiz d��ar� ��k�lamaz. Bakkala gitmeye bile izin verilmez. �kindi namaz�ndan sonra yine tesbihat yap�l�r. G�ne� batmaya do�ru k�z�ll�k zaman� yine kerahat vaktidir. Uyunmaz, istirahat edilmez, ibadetle ge�irilir. Ak�am namaz� ve tesbihattan sonra, ikinci bir namaz k�l�n�r, buna ebvabin namaz� denir. Bu namaz 2,4,6 rekat olabilir. ��renciler bunu kendiler tayin ederler. Ama b�t�n bu ibadetler kayda ge�irilir. O nedenle de �ocuklar ba�ar�l� olabilmek i�in dualar�n�, tesbihatlar�n�, ibadetlerini s�rekli uzat�rlar. B�ylece en ba�ar�l� ��renciler se�ilir.

Yats� namaz� ve tesbihattan sonra ev imam�n�n sohbeti vard�r. Sohbetten sonra nur risaleleri ve F.G�len'in kitaplar� okunur. F.G�len'in kasetleri izlenir. Haftada en az 3 kaset video izlenir. Bu kasetler G�len'in biz ��renciler i�in �zel olarak haz�rlanm�� kasetleridir. Bunlar�n i�inde hizmetin ger�ek amac�, gelecekte yap�lacak faaliyetler, ��rencilere d��en g�revler t�m a��kl��� ile anlat�l�r. �Slam�n nas�l yeniden y�netime hakim olaca��, �zlenen �er-i d�zenin topluma faydalar� ve benzeri hedefler tekrar tekrar izlenir. Ya da hocan�n yeni ��kan bir kitab� sayfa sayfa okunur. Ev imam� taraf�ndan yorumlan�r.

Hepsinden sonra s�nav yap�l�r. Mecburi yar��malar d�zenlenir ve kazananlara �d�ller verilir. Bu �d�ller de yine hocan�n ba�ka bir kitab� olur. Veya hafta sonu geziye g�t�r�l�r. En b�y�k �d�lse F.G�len'in sohbetine kat�lmakya da dua listesine girmektir. En etkili �d�l bunlard�r. Gezilerde

bir di�er semte, bir ba�ka �ehire gidilebilir. Her tarafta cemaatin yurtlar�, evleri oldu�u i�in, serrehber �d�l kazanan ��renciye hemen ilde veya il�ede yer bulur. Gidilen yerlerde yine hizmetin ��rencileri ile birlikte olunur. Sohbetleri yap�l�r.

Her gece muhakkak kaset, sohbet, risale ya da kitap okunur, izlenir. Yats� namaz�ndan sonra da tehecc�d namaz� k�l�n�r. Sonra yat�l�r. Sabah namaz�ndan bir, iki saat �nce, gecenin karanl���nda, imam, ��rencileri, (yurtta veya evlerde) evin b�t�n cemaatini tevcih namaz� i�in uyand�r�r. Duruma g�re 2,4,6 rekat namaz k�l�n�r. Bu gece namaz�nda kimi oturup a�lar, dua eder, sonra yat�l�r. Ve sabah namaz�na kalk�l�r. B�ylece ��rencilerin 24 saatlerini ibadetle ge�irmeleri sa�lan�r.

Namazlar�n d���nda pazartesi ve per�embe g�nleri oru� tutulur. Gece sahura kalk�l�r. Ramazan haricinde tutulan bu oru�lara, �zellikle �� aylarda daha bir dikkat edilir. B�t�n zaman�m�z� alan bu ibadetler d���nda, e�er zaman kal�rsa, vakit bulunursa ��renciler derslerine �al���r.

Cemaatin �zel olarak tutulmu�, geni� mobilyal� evlerinde de ayn� �al��ma d�zeni vard�r. Ancak bu faaliyetler yeni gelen ��rencilerden ba�lang��ta tamamen gizlenir. Evler �ok g�zel d��enmi�, her t�rl� imkan� olan evlerdir. Genellikle okul etraflar�nda lise, ortaokul, �niversite �evresinde tutulur. Evler y�ll�k kiralan�r. Dikkat �ekmemek i�in uzun s�re kal�nmaz. Kiralar y�ksektir. Mesela 1995 y�l�nda, �stanbul'da bo�azda arkada�lar evde kal�yordu. Evin her t�rl� ihtiyac� ev imam� taraf�ndan kar��lan�yordu. Kira �ok y�ksekti. Ayr�ca ��rencilere 5 milyon TL cep har�l��� olarak veriliyordu. Paralar �zel olarak kapal� zarf i�inde verilirdi. Birbirlerinden haberleri olmazd�. Ayr�ca mezuniyetten sonra ��rencilere i�iniz haz�r denirdi.

Ben ev imam� olarak g�rev yapt���m �zmir'in bir il�esinde l�ks bir evde kald�m. Ev imaml��� cemaat i�in �ok �nemlidir. S�rekli �al���rlar. Ev imam� olan ��renciler s�rekli olarak toplant� halindedirler. Toplant�lar dikkat �ekmemek i�in insanlar�n uykuda oldu�u zamanlarda yap�l�r. S�k� isti�are i�indedirler. G�ncel konular, sorunlar de�erlendirilir. Eve gelen ��renciler k�vama gelmi�se onlar�n planlamas� yap�l�r. Zaman Gazetesinin promosyonu i�in �al���l�r. Her evin imam� cemaatin yay�nlar�na abone bulmak konusunda yar�� i�indedirler. Mesela bir tanesi "100 tane Zaman Gazetesi i�in abone bulaca��m" der. Ve bunu ger�ekle�tirmek art�k onun en b�y�k amac�d�r. Ev imamlar�n�n b�t�n zaman� hizmet i�in harcan�r. Kendisi i�in zaman ay�ramaz, ay�r�rsa d��lan�r. Bu da bizler i�in en b�y�k cezad�r. Bizler hem as�l amac�m�z olan �slami ya�am i�in gereken ibadeti hem de derslerimizi ba�armak zorundayd�k. Ben �ok iyi bir �akirt olmu�tum. Ama zorlan�yordum. Okul hayat�m karma��kl�klar i�erisinde ge�iyordu. Kad�nlarla konu�mak, k�zlarla konu�mak yasakt�, g�naht�. Ben de k�zlarla katiyen konu�muyordum. �al��kan oldu�um i�in k�zlar bana soru sorarlar, yapamad�klar� �devleri bana getirirlerdi. Ben de onlar� yan�mdan kovard�m. Kalplerini k�rard�m.

Kad�n hocalar�m�z�n y�z�ne bakmazd�k, bakamazd�k. ��nk� g�naht�. Hizmette kad�na bak�� �ok k�t� idi. Kad�nlarla konu�mak haramd�. Bir ba�ka kad�n�n elini s�kmak, ate�te k�zarm�� demir par�as�n� s�kmaktan daha k�t� bir �eydi. �b�r d�nyada ba��m�za gelecekler anlat�larak bizlere telkinler yap�l�yordu. Kad�nlar�n d�nyan�n en k�t� mahluklar� ve �eytan�n bir e�i olduklar� s�ylenirdi. Bizleri o kadar kad�ndan uzakla�t�rd�lar ki anlatamam... Sadece annelerimize sar�labilir, �p��ebilirmi�iz. �yle ki kendi �z ablama bile sar�lamazd�m. �ok sevdi�im �z ye�enlerime, a�abeyimin, ablam�n �ocuklar�na sar�lamaz, onlar� �pemezdim. Onlarla oturmak, ellerini s�kmak bir odada yaln�z kalmak g�naht� ve haramd�. Bizlere bunu �ylesine a��lad�lar ki inanmas� g��. �ok zaman ye�enim, okuldan eve gidince day�c���m diye yan�ma gelir, sar�lmak isterdi. Onu azarlayarak, yan�mdan uzakla�t�r�rd�m. �u anda o g�nlerde yapt�klar�ma inanam�yor, tiksinti duyuyorum. Ama bize ��retilenler buydu ve resmen beyinlerimiz y�kan�yordu. Halbuki ben memlekette b�yle bir ��renci de�ildim. Ortaokuldayken hocalar�m beni �ok severlerdi. K�z arkada�lar�m vard�. Ama �zmir'de bamba�ka biri olmu�tum. Cemaat beni 180 derece d�nd�rm��t�.

Hizmet o kadar tezatlarla doludur ki bunlar saymakla bitmez. Son zamanlarda hizmet i�in kad�n�n eli tutulabilirmi�, hizmet i�in g�naha girilebilirmi� gibi s�ylemler duyuyoruz. Hizmet acaba modernle�iyor mu? Yoksa bunlar�n hepsi g�stermelik birer davran�� m�, tedbir mi? Eskiden coca-cola i�mek haramd�. Sana domuz ya��ndan yap�l�yor deniyordu, haramd�. �imdi bunlar i�in serbest diyorlar. Bunlar�n hepsinin birer tedbir yani takiyye oldu�u muhakkak...

Bizim zaman�m�zda a�abeyler ��renci kapmak i�in ��rencinin evine tan��ma yeme�ine gittiklerinde, �ayet evin reisi i�ki i�iyorsa , a�abey de ona e�lik ediyordu. Bir defas�nda arkada��m�n evine gitmi�tik. O arkada��m babas�ndan korkusundan banyoda namaz k�l�yordu. Yemekte i�ki de vard�. Yan�m�zdaki a�abey, arkada��m�n babas�na kat�lmak i�in orada i�ki de i�ti. G�zlerime inanamad�m. Daha sonra kendisine sordu�umda "hizmet i�in" dedi�ini hat�rl�yorum.

Yani d��ar�ya kar��, bize ��retilen yanl�� ve ba�naz fikirler, davran��lar kesinlikle g�sterilmezdi. Cemaat hakk�nda son derece �l�ml�, ho�, modern bir izlenim edinirsiniz. Oysa i�eride, bizler i�in, tamamen g�nah ve haram �zerine bir d�nya kurulmu�tur.

Daha �nce, dershaneden, yani ortaokuldayken a�abeylerin bizleri �al��t�rd�klar� ���k evlerinden s�z etmi�tim. Benim g�revim bu eve yeni ��renciler getirmekti. Bizim okulla ilgili evin imam�, tarih ��retmenli�inde okuyan F.G. ad�nda bir a�abeydi. Evde 6,7 ki�i kal�yordu. Ben iyi ��rencileri se�erek bu eve getiriyordum. Ondan sonraki i� F. a�abeye kal�yordu. Ayn� bizim il�emizde yap�lanlar �imdi bu ��rencilere yap�l�yordu.

Aradaki fark �uydu. Bizlerin 8, 9 ay hi�bir �eyden haberimiz olmad�. Ne Fethullah Hoca, ne Zaman Gazetesi, ne S�z�nt� ilgili bir�ey duymay�p g�rmemi�tik. �zmir'deki evlerde daha k�sa zamanda ��rencilere hizmet anlatmaya ba�lan�yordu. 2,3 aydan sonra, F. Hoca'n�n �zel kasetleri birlikte izleniyor, sohbetler yap�l�yor ve lise ��rencileri b�y�k bir merak ve heyecanla anlat�lanlara inan�yorlard�. Sonra namaz k�lmaya ba�lan�yor, S. Nursi ve F. Hoca'n�n ��retileri ile bunlar�n da beyinleri y�kanmaya ba�lan�yordu.

Yeni ��rencilerin kazan�lmas�: Cemaatin as�l hedefi zeki, �al��kan, zengin ��rencileri kendi d�nyalar�na �ekip onlardan ileride maddi manevi ��kar sa�lamak, onlar� cemaatin ama�lar� i�in kullanmakt�r. As�l ��renci kayna�� ortaokul d�nemidir. ��nk� bu �a�da �ocuklar bo� bir teyp kaseti gibidirler, denirdi. Bunlara ne s�ylenirse aynen kafas�na yerle�ir ve orada bir iz b�rak�r. K�rpe beyinler b�ylece yalan yanl�� bir s�r� �eyle doldurulur. ��lerinden en s�perleri se�ilerek, ba�ka illere burslu ��renci olarak okutulmaya g�nderilir. Biz de bunlardan sadece bir ka�� idik.

Cemaat ��rencileri kand�r�rken �ok farkl� ve sempatik davran�rd�. Ya �ocuklar� oyun, e�lence, spor gibi aktivitelerle ya da orta3 sonu s�navlar�na �al��t�rarak �ok yak�n dostluklar kurarlard�.

Ben iki y�nde de aktif rol oynard�m. Yani hem ��renci konumunda oldum, hem de ��retmen olarak �al��ma yapt�m. Benim de talebelerim vard�. Bana uygulanan taktikleri, ben de onlara uygulard�m.

Hizmetteki taktikler hi� de�i�mez. Bu, y�llardan beri b�yle s�regelmi�tir. Ortaokul d�neminde �ocu�a hizmet anlat�lmaz. �ocu�a, ilgili a�abeyler kendilerini �yle sevdirirler ki �ocuk art�k a�abeylerin kald��� bu evi (dershaneyi-���kevlerini) kendi evi gibi kabullenir. Oraya ba�lan�r. ��te bu zamandan sonra i� �orap s�k��� gibi devam eder. Bu s�k���n sonucunda, �ocuk pasif halden aktif hale ge�er. Bu olay da 3 ya da 9 ay s�rer. Benimki 8 ay s�rm��t�.

Aktifle�en �ocuk okulundaki ve s�n�f�ndaki �al��kan ��rencileri dershaneye getirmeye ba�lar. Orada ona ders aktar�lmaya ba�lan�r. �ay, bisk�vi ikram edilir. Ve b�ylece oyun yeniden ba�lar. Ben okulda �ok ba�ar�l� idim. Zaten buradaki dersler bana hafif geliyordu. �ocuklar benden bir�eyler ��renmek i�in geliyorlar, ben de en ba�ar�l�lar�n� eve getiriyordum. Daha sonra birlikte ders �al���yor, yemek yiyor, �ay i�iyorduk. Sonra da �ay �lkersiz olmaz der, muhakkak �lker bisk�vilerini ��kar�rd�k. Bu arada kafa kar��t�rmak, onlar� baz� konularda y�nlendirebilmek i�in mesela, "Bu kainat� kim yaratm��, ni�in, neden, nas�l" gibi sorularla onlar� yava� yava� bir manevi aleme g�t�r�rd�k. Giderek hepsi bu manevi alemde bir g�rev alabilmek, Allah'�n bu hizmetine girebilmek i�in �aba harcar duruma gelirlerdi. Tabii bunlar �ylesine incelikle yap�l�rd� ki �ocuklar bu sohbetlere �ok ilgi duyarlard�.

Kimbilir ka� tane �ocu�u da bu korkun� �embere ben katt�m. �imdi �ok �z�l�yorum. O nedenle de b�t�n ger�ekleri kamuoyuna anlatarak bir bak�ma g�nah ��kar�yorum. Bundan sonra, k���c�k �ocuklar� bu cemaatin elinden kurtarmak i�in yetkilileri, medyay�, ana babalar� g�reve �a��r�yorum.

Benim bu �ocuklara ve gen�lere s�ylemem gereken ger�ekler var. L�tfen bunlara kanmay�n. ��nk� sizleri sadece kendi ama�lar� i�in kullanmak �zere yeti�tiriyorlar. Burslu okutaca��z diyerek ba�ka illere g�nderiyorlar, ailenizden ay�rarak yaln�z d�nyalar�n�zda sizleri istedi�iniz gibi e�itiyorlar.

Bizler bunlar� ad�m ad�m ya�ad�k. �u an 22 ya��nday�m, ama kendimi 60-70 ya�lar�nda ihtiyar ve �ok yorgun hissediyorum.

Onlar �ok tehlikeli ve �ok sinsidirler. T�m denenmi� y�ntemleri ile i�inize �eriat d���ncesini yerle�tirirler. Arap k�lt�r�n� yava� yava� damarlar�n�za ��r�nga ederler. Bir g�n bakars�n�z ki t�m sahip oldu�unuz de�erleriniz de�i�mi�, kendi ailenize, yak�nlar�n�za ve toplumunuza d��man, �slam devleti a�k�yla yanan, bunun i�in �lmeyi bile g�ze alan bir �akirt olmu�sunuz.

Cemaatten ayr�lma: Benim cemaatten ayr�l�� nedenim, bu cemaatin hak cemaati olmad��� kan�s�na ge� de olsa varm�� olmamdan kaynakland�. Beni cemaatten so�utan ilk olay, cemaatin sadece maddiyata dayand��� g�r���ne varmamd�.

�ocuklu�umdan beri sevdi�im, sayd���m, birbirimiz i�in can�m�z� dahi verebilece�imiz bir arkada��m vard�. Yal��n E.... Birlikte b�y�d�k.

Ben �zmir'e gittikten sonra s�k� bir �akirt olmu�tum. �akirt, cemaate giren, kurallar�na uyan ve cemaatin verdi�i hizmetleri yapan ��rencilere verilen add�r. Yani Kuran talebesidir. Risale-i Nur talebesi de denir.

Yal��n'�n durumu biraz daha farkl�yd�. Dersleri zay�ft�. Ben de onun ahiretinin kurtulmas� i�in �zmir'e gelmesini sa�lad�m. Tabii bu kolay olmad�. ��nk�, hizmet, �al��kan, zeki insanlar� kabul ediyordu. Bu arkada��m�n ne paras� ne de �al��kanl��� vard�. Ayr�ca biraz haylazl�klar�, i�ki, kumar gibi al��kanl�klar� vard�. Ama �zmir'e geldikten sonra o kadar de�i�ti ve d�zenli bir ��renci oldu ki... B�t�n k�t� huylar�n� b�rakt� ve �ok iyi bir �akirt oldu. Fakat derslerini daha d�zeltememi�ti.

Y�l sonu 4 zay�f getirince onu hemen g�z�n�n ya��na bakmadan il�emize geri postalad�lar. ��nk� cemaatte kalmak i�in ya �ok �al��kan ya da paral� ve zengin olmak gerekiyordu.

Yal��n b�yle bir durumu kabullenemedi, namaz� b�rakt�, kendini i�kiye verdi. Benim o g�zel arkada��m� mahvettiler, topluma zararl� bir hale getirdiler. Kendi ama�lar�na uymayan ��rencileri ac�mas�zca bir kenara atmalar� beni o zaman �ok etkilemi�ti. Hizmetten ilk so�umam o zaman oldu.

�zmir'de ikinci y�lda burslu oldu�um i�in �ok fazla s�k�nt� �ekmedim. Burada 3 y�l�m ge�mi�ti. �niversite s�navlar� gelip �atm��t�. Ben Hukuk Fak�ltesi'ni istiyordum. �dealim buydu. Kazanaca��mdan da emindim. A�abeyler de emindiler. Fakat tercihleri bizim i�in a�abeyler yaparlard�.. Yani kendileri bizleri istedikleri fak�lteye g�nderiyorlard�. Nerede, hangi fak�ltede bir �akirt eksi�i varsa oraya bizden kuvvetli inanc� olan ��rencileri g�nderirlerdi. Bana ba�ka bir yeri �nerdiler. Ben �srarla Hukuk Fak�ltesi'ni �ok istedi�imi s�yledim.

Tercihlerimi kendim yaparak ilk 6 tercihim olarak �stanbul Hukuk Fak�ltesi'ni belirttim. Son g�n, a�abey bana ilk tercih i�in Ankara Hukuku da yaz dedi. Ve kodunu yazd�rd�. S�nav sonu�lar� a��kland���nda hayal k�r�kl��� i�inde .....��letme Fak�ltesi'ni kazand���m� g�rd�m. Ve y�k�ld�m. 480 puan�m vard�. Hukuk Fak�ltesi'ni muhakkak kazanm��t�m. Hi� istemedi�im bir yeri nas�l kazanm��t�m? Oysa ben b�yle bir tercih yapmam��t�m. Sonradan ��rendim ki a�abeylerin yazd�rd��� kod numaras� o fak�ltenindi. A�abeylere itiraz etmek m�mk�n olmad��� i�in........'ye gitmek zorunda kald�m. Benim orada gerekli oldu�umu, hizmet i�in bunun �ok �nemli oldu�unu s�yleyerek beni inand�rd�lar. Nitekim orada hizmete kazand�rd���m �ok ki�i oldu.

Ama ilk aylarda maddi s�k�nt� ba�g�sterdi. .... k���c�k bir ildi.Hizmet burada bana burs da ayarlayamad�. �lk 4 ay� �ok b�y�k paras�zl�k ve g��l�k i�inde ge�irdim. Bunun b�yle devam etmeyece�ini anlay�nca pazarc�l�k yapmaya ba�lad�m. Fakat evdeki ��rencilerin ihlas�n� k�r�yor diye bu i�i bana b�rakt�rtt�lar.

Ben bu �ekilde paras�z devam edemeyece�imi s�yleyince ticaretteki ba�ar�m� da dikkate alarak bana Zaman Gazetesi'nde kaset satma g�revi verdiler. �lk girdi�imde 30 adet kaset vard�. 4 ay bu i�i yapt�m, ayn� zamanda fak�lteye devam ediyordum. Bu s�re i�inde sadece ekmek ve zeytin yedim.

Kasetler F. Hoca'n�n vaaz ve ilahi kasetleri idi. Hizmet i�in bu i�i yap�yordum. 4 ay sonra �ok iyi �al��mayla 30 kaseti 2550 kaset yapt�m. Kaset ba��na prim al�yordum. Bu sefer de primimi fazla g�rerek, i�i b�rakt�rd�lar.

Bu �ok zoruma gitmi�ti. Kendi eme�imizle kazand���m�z paray� dahi almam�za mani oluyorlar, bu paray� herhangi bir �ekilde hizmet i�in kullanacaklar�n� s�yleyerek bize vermiyorlard�. Hizmet bizlere verdi�i s�zleri yerine getirmemi�ti. Zaten ta ba��ndan beri bizleri kand�rd�lar, hep yalan s�yleyerek bizi kulland�lar, sonra da i�leri bitince bizleri bir kenara att�lar.

Benim gibi daha nicelerini hala kand�r�yorlar, kendi ��karlar� u�runa hi� ac�madan insan� harc�yorlar. Gen� nesillerin beyinlerini alt �st ediyorlar. Kendi atalar�na d��man ediyorlar.

Ben A... ........ Hizmet ad�na �ok �ey kaybettim. Hocalar�m�, dostlar�m� ve en �nemlisi benli�imi ald�lar. Sonra beni y�z�st� b�rakt�lar. ��nk� beni kullanacaklar� kadar kullanm��lard�. Art�k i�lerine yaram�yordum. Zengin de�ildim, para veremiyordum. Birka� g�n terminalde sandalyelerin �zerinde yatt�m. Ni�de'nin o so�uk k���nda az daha intihar� bile d���nmeye ba�lam��t�m. Daha sonra kendimi toparlad�m. H�rsland�m. �lk okuma azmimi, zorluklar�m� d���nd�m. Ben neleri ba�arm��t�m. Ve bu k�t� g�nleri yenmeye yemin ettim.

��nk� ben y�ce bir milletin evlad�yd�m, ulu �nderimiz bu �lkeyi en k�t� g�nlerinden bug�nlere getirmi�ti. Benim yapaca��m bir milleti de�il, kendimi kurtarmakt�. Sonra da gen�lerimizin beyinlerine giren, onlar� kendi ailelerinden, atalar�ndan, b�t�n de�erlerinden uzakla�t�ran bu cemaatle m�cadele edecektim. Ger�ekleri herkese a��klayacak ve Hizmet denilen �eyin T�rkiye i�in ne kadar tehlikeli oldu�unu, hedeflerini, ideallerindeki �eriat devletini, bildi�im b�t�n ger�ekleri dile getirerek a��klayacakt�m.

Bu d���ncelerle tekrar aya�a kalkt�m. Be� kuru�um yoktu. Ama kazanma azmimi, kendime g�venimi tekrar hat�rlam��t�m. Yine �ok iyi bildi�im pazarc�l��a ba�lad�m. Penye ti��rt alarak, bunlar� az bir karla pazarl�yordum. Sonra ti��rtleri ...........'den almaya, toptanc�l�k yapmaya ba�lad�m. ��nk� ..........'den penyeleri �ok ucuza al�yor, .....'de sat�yordum. K�sa zamanda kendimi toparlad�m. 5 ay sonra bu konuda .........'de 1 numara olmu�tum. Kazanc�m �ok iyi idi.

Ancak hizmet yan�ma gelmekte gecikmedi. G�ya .........'deki a�abeylere merkez �ok k�zm��, beni kaybettikleri i�in onlara sert tepkiler gelmi�ti. Birg�n .......... il imam� yan�ma geldi. "Sen bizim en �nemli �akirtimizsin. Seni �zd�k. Kusura bakma. Aram�za d�neceksin. Sen ticarette �ok iyisin. Bundan sonra ne istersen verece�iz. Para, kadro,.. ne istersen....�nce �unu da d���n, burada sevap kazanacaks�n. Allah r�zas�n� unutma." dedi. Zaman Gazetesi'nin reklam m�d�rl���n� verdiler.

Tekrar ticarete d�nd�m. Bana k�t� davranan a�abeylerin hatas� olarak kabul ettim. ��ime d�rt elle sar�ld�m. Bu arada maddi durumumu d�zeltince, yine benim gibi, �akirdiye olan (nurcu) bir k�zla evlenmek �zere haz�rl�klar yap�yordum. O da hizmetteydi. Namazl�, abdestli bir k�zd�. Fakat ne yaz�k ki bir darbe de ondan yedim. Epey bir param� alarak ba�ka birisiyle evlendi, gitti.

Pazarc�l�k yapt���m zaman �ok iyi �al��arak o zaman�n paras� ile 300.000 TL biriktirmi�tim. Daha sonra cemaate tekrar girince, hizmetten bir a�abeye ortak �al��mak �zere bu paray� verdim. Bu a�abey bir dershane imam� idi. Ona �ok g�veniyordum. Fakat ne yaz�k ki bu a�abey elimizdeki b�t�n mallar� satarak benim haberim olmadan paraya �evirmi�, sonra da b�t�n paray� harcam��. Kazand���m b�t�n param b�ylece gitti.

Bu arada Zaman Gazetesi'nde reklam i�lerinde �al��maya ba�lam��t�m.

...........'de reklam olay� o zamanlar hi� yoktu. Ben esnaf �evremi reklama al��t�rarak, gazeteye b�y�k �apta reklam almaya ba�lad�m. Gazeteye getirdi�im reklam �zerinden %20 prim al�yordum. Sadece ........ Hal� Fabrikas�'ndan 3 milyonluk anla�ma yapm��t�m. Giderek anla�malar �o�ald�. Ve ne yaz�k ki hizmet bakt� ki burada �ok para var .......... imam� olan �. a�abey beni kadro d��� b�rakt�. Gerek�e de �uydu: Hizmette kimse bu kadar para kazanm�yor. Bu dinen caiz de�il....

Ve neticede kendi eme�imle kazand���m hi�bir primi vermediler. ��ten ��kard�lar. Be� paras�z kald�m. 2500 lira bulup ekmek alamad���m g�nler oldu. Cemaate, �akirtlere ve bizi bunlar�n eline d���r�p de ilgilenmeyen herkese lanetler ya�d�rd�m.

Bu olaydan sonra b�rak�n hizmeti, namaz� dahi b�rakt�m. Cuma'ya dahi gitmiyordum. Yemin ettim, ahdettim. Hani nerede bu cemaatin d�r�stl���, g�venilirli�i, ihlas�? Nerede? �nsan�n ahiretini kurtaracak tek cemaat g�ye buydu. Hani nerede? B�rak�n ahiretimizi, d�nyam�z� karartt�lar...

�u an �stanbul'un �ok geli�mi� i� merkezlerinde neler oldu�unu yak�ndan biliyorum. �zel geceler, toplant�lar, sohbetler yap�l�yor. Bizim eski a�abeylerden biri �ok b�y�k servet edindi. "Elimizin alt�nda �u kadar muhta� ��renci var" deyip, inan�l� esnaflar� �ok g�zel s�m�r�yorlar. Onlardan b�y�k paralar topluyorlar. Bu paralardan b�y�k �irket sahibi olan semt imamlar� var.

Asl�na bakarsak g�n�m�zde hi�bir cemaat, hi�bir tarikat Allah ad�na hi�bir �ey yapm�yor. Onlar�n tek gayesi, dini istismar ederek, ��karc�l�k yapmak, halk�n manevi deste�ini de alarak kurulu d�zeni y�kmak ve �eriat� getirmektir. Ben 7 y�l boyunca bunu g�rd�m, bunu ya�ad�m.

Tarikatlar hakk�nda da kesin konu�uyorum. ��nk� hizmetteki buhranl� g�nlerimde Nak�ibendi tarikat�na girdim. Daha sonra bir ba�kas�na ba�lad�m. Buralarda inan�lmaz sap�kl�klar g�rd�m. Burada Allah'�n peygamberini tan�m�yorlard�. Kendi �eyhlerine yalvar�yorlard�. Ben 3 ay tarikatta kald�m bir defa olsun "Allah�m bana yard�m et, sana ��k�rler olsun" gibi bir dua duymad�m. Sadece o zamanki kendi �eyhleri olan Abdurrahim Reyhan hazretlerinden yard�m istiyorlard� dualar�nda. Bu Abd�rrahim Efendi'nin belirli b�lgelerde vekilleri vard�. Ben ilk kez Tarsus'ta Orhan Efendi'den el ald�m. Bu Orhan Efendi bayanlarla �ok u�ra��yordu. Onlar� �ok etkiliyordu. Dini kullanarak onlar� s�m�r�yordu. Evli bir kad�n� kocas�ndan ay�r�p, 2 han�m� oldu�u halde kendi nikah�na ald�.

Fethullah Hoca'n�n cennetinde kad�na yer yoktu. Burada ise, kad�nlar�n biri �eyhin sakal�n� siliyor, biri ayaklar�n� y�k�yor, birisi t�k�rd��� mendili al�p, y�z�ne g�z�ne s�r�yordu. Gerek Fethullah��larda g�rd���m din ad�na yap�lan sahtekarl�klar, gerekse di�er tarikatlardaki sa�mal�klar� g�rd�kten sonra, dinden o kadar so�udum ki b�t�n hepsinden nefret ettim, bizleri bu yola s�r�kleyenlere lanetler ya�d�rd�m.

Cemaatten ayr�ld�ktan sonra, vicdanen huzursuzluk duydu�um bir�ok olay vard�r. Cemaatte bizlere hak, hukuk, adalet, d�r�stl�k gibi ahlaki kavramlar� kafalar�m�za yerle�tirmi�lerdi. Fakat bunlar�n hi�birine art�k inanm�yorum.

�rne�in lisedeyken, �akirt bir hocam�z vard�. Edebiyat dersine geliyordu. Bize o kadar toleransl� davran�yordu ki biz dersten hi� �al��madan bele� ge�iyorduk.

Ama di�er arkada�lar �ok ders �al��sa da , onlara s�rf cemaatin d���nda olduklar� i�in zay�f not verirdi, s�n�fta b�rak�rd�. Hatta ��retmenden sorular� al�rd�m, hizmete sokmay� d���nd���m�z �ocuklara verirdim. Yaz�l� ka��tlar�n� hocayla ben okurdum ve ismi Devrim gibi sol g�r��l� ��rencileri se�er, onlara zay�f verdirirdim.

�niversitede de ayn� olurdu. .......... �niversitesi'nde, yine baz� hocalar�m�z �akirtti. Okulda bizi tan�mamazl�ktan gelirlerdi. Oysa ak�am onlar�n evlerine giderdik. S�nav ka��tlar�n� birlikte okur cemaat d���ndakilere hep zay�f not verdirirdim. Bu hocalar ��rencileri bizden sorar, ka��d�n� �ok da iyi yazsa, iyi not vermezlerdi. Yani onlar�n hakk�n� yerdik. Hakka, hukuka ayk�r� hareket ederdik. Bu olaylar �imdi beni vicdanen �ok rahats�z ediyor. Ka� ��renci bu nedenle hala mezun olamad�. Bunun sorumlusu ben ve cemaattir ��phesiz....

Ancak zaten yurtlarda ders �al��acak zaman�m�z olamazd�. Bizim i�in b�t�n ders S. Nursi'nin risaleleri ve Fethullah Hoca'n�n kitaplar� ve kasetleri idi. Yurtta be� vakit namazla birlikte S. Nursi ile F. G�len'in eserlerini okur, onlardan s�nava �ekilirdik. Normal ders �al��maya ne zaman�m�z vard� ne de bizden bu derslere �al��mam�z isteniyordu. �nceleri herg�n saatlerce bir a�abey taraf�ndan okunan S. Nursi'nin eserlerini hi� anlamadan dinlerdik. Bilindi�i gibi bu eserler Arap�a ve Fars�a yaz�lm�� a��r eserlerdi. Hi�bir �ey anlamazd�k. Fakat herg�n okutulan metinler ve dinlenilen kasetler giderek bizlerde bir al��kanl�k yapard�. Sonunda imtihan edildi�imiz i�in, hepimiz bu eserleri ezberlemeye ba�lad�k.

Yeni ��rencilerin kazan�lmas�: Cemaatin as�l hedefi zeki, �al��kan, zengin ��rencileri d�nyas�na al�p onlardan maddi ve manevi yard�m beklemektir. Hizmetin ��renci kazand��� as�l yer ortaokul d�nemidir. Bu d�nemde ��renciler se�ilir, tabii, okul birincileri ve takdir alanlar...

�niversitede ise ��yle ��renci kapard�k. Kay�t zaman� okul �n�ne giderdik. ��renci ta�radan gelmi�tir, hi� bir �ey bilmiyordur. Biz ona orada yard�mc� oluruz. Kay�t olmas�n� sa�lar�z. Otelde kal�yorsa evimize g�t�r�r�z, misafir ederiz. ��renci bu durumdan �ok ho�lan�r ve bizimle kalmaya ba�lar.

Askeriyeye bak�� ve �nemi: Hizmet askeriyeye �ok b�y�k �nem vermektedir... �u anda hizmetin ana hedefi askeriyedir. Bu kurumu da ele ge�irirlerse T�rkiye �ok k�t� bir kaosun i�ine s�r�klenecektir. Hizmet bug�n e�itim kurumunu ele ge�irmi�tir ve s�rada askeriye vard�r.

Hizmet devaml� olarak, uygun ki�ili�e, asker ki�ili�ine sahip s�r vermeyen elemanlar� se�er ve eliyle askeriyenin i�ine koyar. Bunlardan biri de bendim. Ancak birka� arkada��m�z daha sonra askeri okullarda farkedilerek, okuldan uzakla�t�r�ld�lar. Hemen hepsinin ba��na ayn� �ey geldi. Bizleri, askeri okullarda kendimizi belli etmememiz i�in �zel olarak e�itirlerdi. Mesela g�zlerimizle namaz k�lard�k. D��ar�ya bir �ey belli etmemeye �al���rd�k. Ama demek ki bir s�re sonra durum anla��l�yor. Bu �ocuklar�n gelecekleri karard�, �ok zor durumda kald�lar.

Ne yaz�k ki, Anadolu'nun �al��kan, zeki �ocuklar� b�ylesine zehirlenerek, bu t�r cemaat ve tarikatlar�n elinde, kendi ama�lar� i�in kullan�l�yor. B�t�n bunlar�n �nlenmesi gerek.

Cemaate girmeden �nce tam bir Atat�rk hayran�yd�m. �lkokul ve ortaokuldaki hocalar�m bana Atat�rk'� �ok sevdirmi�lerdi. Askeri okula gitmemin ana nedeni de Atat�rk hayranl���mdand�. Fakat, cemaate girdikten sonra sadece benim de�il, t�m arkada�lar�n fikrini �eldiler. ��nk� bize Atat�rk'� o kadar k�t�lediler ki giderek hepimiz birer Atat�rk d��man� kesildik. Art�k ondan nefret ediyorduk. Onun deccal oldu�unu s�yl�yorlard�. Sohbetlerde onun ad�n� anmak yoktu. Sadece malum zat denirdi. �ok affedersiniz "necis, hayvan (domuz)" diye an�l�rd�.

Bizleri Atat�rk'ten so�utmak i�in �u yolu se�erlerdi. Atat�rk'�n yapt��� devrimlerin k�t�l���n� s�ylerlerdi. "Gece alim olarak yatt�k, sabah cahil olarak kalkt�k" diyerek harf devrimini anlat�rlard�. O d�nemde camilerin kapat�ld���n�, analar�m�z�n bac�lar�m�z�n ba��rt�s�n�n ��kar�ld���n�, Kuran-� Kerim'lerin yak�ld���n�, d�nyan�n en b�y�k devleti iken, en k���k devleti oldu�umuzu s�ylerler ve bunun tek sorumlusunun da Atat�rk oldu�unu belirtirlerdi. Sar���n yerini �apkan�n, �alvar�n yerini pantalonun almas�n� ele�tirirlerdi. K�sacas� Atat�rk bizleri dinden ve dinin gerektirdi�i ya�amdan kopararak topluca cehenneme g�ndermi�ti.

Atat�rk'�n (onlar�n ifadesi ile) affedersiniz b���re b���re �ld���n�, topra��n onu kabul etmedi�ini ve b�ylece An�tkabir'de yerin 69 metre alt�na at�ld���n� s�ylerlerdi. Milli zaferlerin kazan�lmas�nda Atat�rk'�n bir pay�n�n olmad���n�, Kaz�m Karabekir'in ondan �st�n oldu�unu anlat�rlard�.

Hizmet i�inin ger�ek ��retileri buydu. Ama d��ar�da entellekt�el g�r�nmeye �al���l�r, pantolon giyilir, kravat tak�l�rd�. Evlerde �alvar giyer, sar�k takarlard�. Yani d��ar�da tedbir uygulan�rd�. Tedbir, hizmetin d���ndakilere, hizmete bir zarar gelmesin diye uygulanan m�eyyideleri idi. Aynen d��ar�dakiler gibi ya�an�rd�. Atat�rk�� gib davran�rlard�.

Oysa hizmetin as�l amac� Atat�rk ilke ve inkilaplar�n� y�kmak ve �eriat� bu memlekette tekrar ihdas etmekti. Bizler i�in yap�lan sohbet toplant�lar�nda Fethullah Hoca'n�n �zel kasetleri dinletilirdi. Bu kasetlerde cemaatin ger�ek bak���, Atat�rk'le ilgili �ok olumsuz ifadeler yer al�yordu. �zmir'de �ok defalar bu t�r konu�malar�, kasetleri sohbetlerde dinledim. D��ar�ya kar�� Hoca ne kadar farkl� g�r�n�yor. Oysa i�lerinde hep bunun sevdas�yla yan�p tutu�uyorlar.

Ama �imdi inan�yorum ki emellerine hi�bir zaman kavu�amayacaklar. Bizlerin k���k beyinlerine yerle�tirdikleri yanl�� ve haince fikilerin, biz T�rk gen�lerini nas�l bir yola s�r�kledi�i ortada... Bunun i�in t�m ger�ekleri kamuoyuna anlatmaya karar verdik. �lgili makamlar�n bunlara mani olmalar� okullardaki ve yurtlardaki faaliyetleri �ok s�k� denetim alt�na almalar� gerek... Aksi halde bizler gibi pek �ok �ocu�un buralarda zehirlenmeleri ka��n�lmaz olur.

 

Cemaatin �rg�tlenmesi:

Cemaat �ok ciddi bir �ekilde �rg�tlenmi�tir:

1- F.G�len (fikir babas� Said Nursi ve risaleler)

�lahiyat fak�ltesi mezunu �zel olarak se�ilmi� ��rencilere ders verir. Bunlar gelecekte d���n�len �er'i d�zenin �eyh�lislamlar�d�r. Din bilginleri ve fetva adamlar� bu gruptan se�ilir.

2. A TAKIMI

a-) B�lge imamlar� (B�y�k �ehirlerde, �rne�in, �stanbul'da n�fus �ok oldu�undan buras� b�lgelere ayr�lm��t�r. Her b�lgeden sorumlu bir b�lge imam� atan�r.)

b-) �l imamlar� (Normal b�y�kl�kteki illerde A Tak�m�na kar�� sorumlu olarak il imamlar� vard�r. Ni�de, Bursa, Bayburt il imamlar� gibi...)

c-) F. G�len'in �e�itli konulardaki dan��manlar� (medya sorumlusu, dan��man H. G�lerce gibi)

A TAKIMININ G�REVLER�

1- Cemaatin hem i�te hem de d��ta uygulayaca�� genel politikalar�, �e�itli konularda yap�lacak isti�are toplant�lar� sonucunda belirlemek.

2- Tespit edilen bu politikalar�n nas�l uygulanaca�� konusunda organizasyonlar yapmak.

3- �sti�are toplant�lar� sonucunda al�nan kararlarda, a�a��ya yani cemaate gerekli a��klamay� yapmak, bilgi ta��mak.

4- Cemaatte olan� biteni isti�are kuruluna, yani A Tak�m�n�n g�ndemine getirmek.

3. CEMAAT

1. Esnaf �mamlar�: Stat� olarak, 4-5 kadar evden sorumlu olan �mamlar imam� ile ayn�d�r. �al��malar� aras�nda , cemaatte bulunan esnaflar� �rg�tlemek, onlar�n hizmetle olan ba�lar�n� s�k� tutmak, yenilerin cemaate kazand�r�lmas� konusunda bilgilendirmek, organizasyonlar yapmak. Her ay birtak�m sohbet ve yemekli toplant�lar yaparak yeni esnafa cemaati tan�tmak, cemaate dahil olduklar�nda hem maddi, hem de manevi olarak �ok fazla kazan�mlar� olaca�� konusunda onlar� ikna etmek, etkilemek. Cemaate kat�lan her yeni esnaf sayesinde, himmet toplant�lar�na kat�lacak esnaf say�s� artt�r�l�r ve b�ylece himmet ad�na toplanan para miktar�nda b�y�k bir art�� olur.

2. �mamlar imam� (Semt imam�) : 4,5 kadar evden sorumludur. Kendine ba�l� bu evlerde kalan ��rencilerin ��renim, burs durumlar�n� dikkatle izler. Her ��renci ile ilgili haz�rlanan bilgiler, rapor halinde bu imama gelir. Ayr�ca Zaman Gazetesi, S�z�nt�, Yeni �mit gibi yay�nlar�n aboneli�ini dikkatle izler. Ayr�ca, bu ki�inin as�l g�revi evlerin kurulmas�n�n as�l amac� olan ortaokul ve lise ��rencilerine y�nelik yap�lan hizmetleri denetlemek, organizasyon konusunda ev imam�na yard�mc� olmak, yukar�dan iletilen emirleri a�a��ya bildirmek ve bu evlerdeki t�m �al��malar�n �zetini kendisinden bir �st olan b�lge imam�na rapor halinde sunmakt�r.

3. Ev �mam�: Bu ki�i evdeki ortalama 6-7 bireyden sorumludur. Bir aile reisi gibi evin karar organ�d�r. �mamlar imam�na kar�� sorumludur. Yukar�dan al�nm�� kararlar� evde uygulamakla y�k�ml�d�r. Bunun yan�nda as�l g�revi ortaokul ve lise hizmetinin il organizat�r� ve ilk denetleyicisidir.

Yo�unlu�una g�re ve genelde kendisine yard�mc� olmak �zere imamlar imam� taraf�ndan bir yard�mc� tesbit edilir. Bu temsilci imam�n olmad��� hallerde t�m g�rev ve yetkilerine sahiptir.

4. Ortaokul sorumlusu (Ortaokul a�abeyi) : Cemaatin bu denli h�zla b�y�mesinin bir bak�ma nedeni, as�l etkinlik alan� olan ortaokul seviyesindeki �al��malar�d�r. Yani �ok itaatkar olan ve sa�lam �akirtler yeti�tirmede �nemli ya�lar ortaokul ya�lar�d�r. �zellikle ortaokul 2. ve 3. s�n�flarda hizmet �ok iyi y�r�t�l�r. ��nk� bu ya�larda bir �ocu�ubaz� �eylere inand�rmak �ok kolayd�r. Cemaatin deyimi ile ki�inin do�as�n�n olu�maya ba�lad��� bu d�nemde, cemaate kazand�r�lan bireyler, cemaatin as�l y�k�n� omuzlayan, tam itaatkar bireylerdir.

5.Lise Sorumlusu (Lise A�abeyi) : Ortaokul sorumlusu gibidir. Liselerin 1. ve 2. s�n�flar� ile ilgilenir. Bu d�nemde lise 3 hizmeti ile, daha �ok �niversiteye haz�rlanan dershanelerdeki imam d�zeyindeki g�revli sorumludur. Bu hizmet genelde ��retmen ve bu ki�i ile birlikte y�r�t�l�r. Bu hizmetin as�l denetleyicisidir.

Ortaokul ve lise a�abeyleri evde kalan di�er ��rencileri, a-) Zaman Gazetesi sorumlusu

b-) S�z�nt� Dergisi sorumlusu

c-) Kaset sorumlusu olarak g�revlendirirler. Bu yay�nlar�n tiraj�n�n s�rekli olarak artmas�n� sa�larlar. Bu ana g�revlerinden biridir.

6.Serrehber: Genelde dershanedeki hizmet bak�m�ndan en �st d�zeydeki ��retmendir. Yo�unlu�una g�re 1 veya 2 yard�mc�s� olabilir.

G�revleri: a-) Dershaneye gelen ��rencilerle yak�ndan ilgilenir. Bu ��renciler 2 gruba ayr�l�r. - Ehli hizmet olanlar- Ehli d�nya olanlar.

Ehli hizmet olan cemaat bireyleri, serrehber taraf�ndan d�zg�n bir bi�imde s�n�ftaki di�er ��renciler hakk�nda gerekli olan �n bilgilerin haz�rlanmas� amac�yla s�n�flara yerle�tirilir. Bu ki�iler o s�n�f�n sorumlusu olurlar. Bunlara s�n�f imam� denir. Bu ki�i yapt��� t�m �al��malarda serrehbere sorumludur.

b-) O dershaneden �niversiteyi kazanm�� olan ��rencileri, kazand�klar� illere, rehber ��retmen g�zetiminde g�ndermek ve bunun organizasyonunu yapmak.

c-) Bu ��renciler hakk�nda haz�rlanm�� olan �zel dosyalar�, �niversiteyi kazand�klar� illere g�ndermek, onlar�n bar�nma ve burs ihtiyac�n� kar��lamak.

d-) Eldeki verilere g�re s�z konusu ki�inin, hizmeti ne kadar benimsedi�i ve yeni yerde hangi hizmetlerde kullan�laca��na ili�kin �zel ve gizli referans mektubunu haz�rlamak. (Bu mektuplar, ��rencinin gitti�i okulla ilgili olan dershaneye veya yurt sorumlusuna oradaki g�revli serrehbere) g�nderilir.

G�r�ld��� �zere cemaatte tam bir askeri disiplin vard�r. Sorumluluklar ve g�revler kesin olarak belirtilmi�tir. Hi� kimse bunlar�n d���na ��kamaz ve her�ey, her hareket kaydedilir. Cemaate al�nan ��rencinin, t�m �zellikleri, yakla��mlar�, b�t�n bir g�n i�indeki davran�� ve tutumlar� kaydedilir ve haftasonu rapor halinde bir �st g�revliye verilir. �ok yak�n iki arkada� bile birbirlerini denetlerler ve yanl�� bir tutum oldu�u takdirde hemen rapor ederler.

B�t�n bu g�revler Allah ad�na yap�ld��� ve hizmetin aksamas� halinde ahiret azab�n�n korkun� olaca�� ki�ilerin beyinlerine �ylesine yerle�tirilmi�tir kihi� kimse bunlar�n d���na ��kamaz. ��renci yerine getirdi�i her g�rev i�in �zel olarak se�ildi�ini, cemaatin �stlendi�i �eriat d�zenini yeniden kurmak i�in kendisine verilen bu kutsal vazifeyi en iyi �ekilde ba�armas� gerekti�ini bilir.

Cemaate giren ��renciler, art�k kendilerini buraya adam�� olurlar.

Kendilerine verilen bilgi ve g�rev ne olursa olsun, onlara inanmak ve gere�ini yerine getirmek zorundad�rlar. Bu kararlar, ailesinin, devletinin, �lkesinin zarar�na da olsa... ��nk� cemaatin kutsal de�erleri her�eyin �zerindedir.

Zaten bu t�rl� cemaat ve tarikatlar�n en b�y�k zarar� da buradad�r. Birey kendi ki�ili�ini kaybetmekte, cemaatin m�ridi olarak ayn� g�r�� ve de�erleri benimseyerek adeta robotla�maktad�r.

 

Hosted by www.Geocities.ws

1