![]() |
Bu kitap Fethullah G�len'in okullar�nda e�itim g�ren iki y�rekli �ocu�umuzun an�lar�ndan olu�uyor. 20 li ya�lar�n� s�ren, ancak ya�ad�klar� ac� dolu g�nler nedeniyle kendilerini �ok ya�l� hisseden bu gen�ler, ne yaz�k ki an�lar�n� y�ksek tirajl� gazetelerden birinde yay�nlatma olana�� bulamad�lar. ��nk� onlar�n hepsi, s�z� edilen cemaat ve liderlerine �vg�ler dizmekle me�guld�ler. �lkenin yar�nlar� i�in �ok �nemli olan bu ya�amsal bilgilerin g�n �����na ��kmas�, biz sivil toplum kurulu�lar�n�n onlar� sahiplenmesiyle ger�ekle�ebildi. |
D- Bir insan� yeti�tirmek ona istedi�iniz �ekli vermek i�in en uygun ya� 16 ya� �ncesi y�llard�r. Bu d�neme hizmetin deyimi ile "f�trat�n olu�ma d�nemi" denir. Bu s�re�te bir insan �zerinde hangi anlay�� etken olursa o ki�inin ondan sonraki ya�am�nda , o anlay���n belirgin �zellikleri g�r�l�r. Bunu bilen radikal islamc�lar ve RP i�te bu noktada 8 y�ll�k e�itime b�y�k tepki g�sterdiler. ��nk� biliyorlar ki 16's�na gelmi� bir insan� uydurma, dayanaks�z, soyut korkularla kand�rmak ve istismar etmek zordur. RP'nin bu konuda halk� k��k�rtmas�, imam-hatip okullar�nda daha �nce ya�ad���m zihniyetin devam�d�r.
G�len cemaatine gelince, bu cemaatin 8 y�l� desteklemesinin, hatta bir tak�m ba���larda bulunmas�n�n alt�nda 2 neden var:
1. �zlenen �l�ml� politikan�n gere�i... Bununla daha �ok taraftar toplamak, insanlarda kabul g�rmek... S�zde radikal �slam'dan ayr�ld���n� halk�n g�z�nde belirginle�tirmek... Kamuoyu taraf�ndan b�y�k destek g�ren 8 y�ll�k e�itim konusunda Cumhuriyet ilkelerinden yana oldu�unu g�stermeye �al��arak insanlar� kand�rmaya devam etmek...
2. Bu cemaatte temel anlay�� mutlak itaat oldu�undan, imam-hatip ��rencileri belli bir dini ve siyasi e�itimden geldikleri i�in, kendi anlay��lar�n� biraz zor kabul ettirmekteler... Oysa ki cemaat, kendi anlay���na g�re eleman yeti�tirmek i�in nas�l olsa okul, dersane, say�s�z ev yurt zincirini kurmu�tur. Ve buralardan kendi zihniyetleri do�rultusunda istedikleri kadar kullanacaklar� insan �retmektedirler. Yani �imdilik cemaatin kar�� olmas�n� gerektirecek bir durum yoktur. Fakat kolejlere, yurtlara ve evlere olumsuz anlamda bir yakla��m olsun, bak�n o zaman nas�l birden devlet d��man� kesilecekler ve ger�ek y�zlerini ortaya ��karacaklard�r.
S- G�len, genellikle konu�malar�nda sanki yeni bir T�rk kimli�i yaratman�n pe�inde gibi g�z�k�yor. Ger�ekte T�rk�e'ye nas�l bak�yor? Harf devrimi onun i�in ne ifade ediyor?
D- O da onun en b�y�k aldatmacalar�ndan biri... Belki de en �nemlisi... Konu�malar�nda T�rk�e bir d�nya dili olmal�d�r deyip duruyor. Ama onun g�nl�nde yatan, ge�mi�te kalm�� olan, Arap�a terkiplerle dolu, bug�n insanlar�n pek anlamad��� Osmanl�cad�r. Bu dili yayg�nla�t�rmak ve tekrar halk dili yapmakt�r. Zaten yaz�lar�nda ve s�ylemlerinde bunu g�rmek �ok kolay...
Bak�n�z bu cemaatin insanlar� �z T�rk�e'ye �ylesine cephe alm��lard�r ki... Cemaate yeni gelen bir ��rencinin istenilen bi�imde bir dile sahip olmas� ve bunu kullanmas� i�in birtak�m yapt�r�mlar vard�r. Mesela kesinlikle yan�t diyemezsiniz. Bir ka� uyar�dan sonra, toplum i�inde azarlanmak cezas�na �arpt�r�l�rs�n�z. Rastlant� ya da tesad�f diyemezsiniz tevaf�k demek zorundas�n�z. Bunun d���nda geli�me, ulus diyemezsiniz. Bunlar�n yerine inki�af, millet diyeceksiniz. Zaten TV'deki vaazlar�na rastlad�ysan�z, g�rm��s�n�zd�r, a�dal� bir dil kullan�r ve arada bir s�rekli olarak Arap�a c�mleler s�yler.
S- Bir defas�nda, a�z� temiz tutmaktan s�z ediyordu. Ve a�layarak, peygamberin di�lerini ve a�z�n� nas�l misvakla temizledi�ini uzun uzun anlatt�. Misvak� �ve �ve bitiremedi. Hayret ettim, di� f�r�as�ndan s�z etmedi. Hala o g�nlerde kalm�� diye d���nd�m. Bu kadar eskiye ba�l� bir insan�n zaman�m�zdaki teknolojiyi kullanmas� ilgin�... �zellikle ileti�im alan�nda bir hayli yay�n� var.
D- Bur� FM, STV, S�z�nt�, Aksiyon vs. den olu�an bu cemaatin medyas�, propagandalar�n� yapmak ve kendilerini tan�tmak a��s�ndan �ok �nemlidir. B�ylece kendileri bir g�ndem olu�turma �abas� i�inde olabiliyorlar. �zellikle STV'de yay�nlar �ylesine sinsice ve �ok farkl� bir anlay��la ger�ekle�tirilir ki �a�ars�n�z... Yay�nlarda tarihi ve g�ncel olaylar �ok de�i�ik a��lardan yorumlanarak verilmek istenen mesajlar topluma ula�t�r�l�r. Ama bilir misiniz ki bu yay�nlar biz cemaat ��rencilerine yasakt�r. Bizler STV'yi, Bur� FM'i izleyemeyiz. O yay�nlardaki �a�da� bir konu�ma, konuklarla yap�lan sohbetler ya da m�zik programlar� bizim kafam�z� kar��t�rabilir diye d���n�yor olmal�lar... ��nk� bu yay�nlar cemaatin kamuoyuna yans�yan y�z� i�in �zel olarak se�ilmi� programlardan olu�ur.
Cemaatte "Kad�n sesi kesinlikle haramd�r." fikri ilk ��retilerin ba��nda gelir. Oysa bilindi�i gibi STV'de Eser-Engin Noyan �ifti birlikte program yapmaktalar... Hizmet evlerinde aynen STV gibi Bur� FM'i de dinleyemeyiz. A�abeylere sordu�umuzda bu yay�nlar�n ehli d�nya i�in oldu�unu, topluma ho� g�r�nmek, taraftar bulmak, kabul g�rmek i�in �zel olarak haz�rland���n�, bizler i�in hay�rl� olmayaca��n� s�ylerler.
S- Cemaatin toplumun sosyal ve ekonomik kalk�nmas�na ili�kin g�r��leri neler?
D- Cemaatte a-) �ok �al��an, �reten, disiplinli, israf etmeyen, aza kanaat eden bir halk anlay��� egemendir. Ama�lanan toplum budur. Ticari te�ekk�llere gelince, cemaat k���k i�letmelere nazaran �ok ortakl�, b�y�k sermayeli i�letmeleri �nerir.
b-) Cihat anlay��� vard�r. G�len'e g�re M�sl�man insan� ayakta tutan en b�y�k dinamik, cihat ruhudur. Yani, ilkellikle nitelendirilen M�sl�manlar�n d���ndaki emperyalist d�nyay� k�le haline getirme ruhudur. Bu y�zden �yle �al���lmal�d�r ki bizden medeniyet ��renmi� olan Avrupal� ile yine o eski d�neme gelmeli, o eski dengeyi kurmal�y�z. Bu da ancak ve ancak, bu milletin �slam'a sar�lmas� ile olabilir. Onu her�eyi ile hem kendi ya�am�na hem de devlet ve toplum ya�am�na etkin ve egemen k�lmas� ile olur.
Osmanl� �mparatorlu�u'nda , Tanzimat D�nemi'nde, Bat�l�la�ma ruhu ile yeti�mi�ler sayesinde, ayaklar alt�na d��en din-i �slam'� yeniden bayrakla�t�rmal� ve insanlar bu ruhla d�nyaya yeniden �eki d�zen vermelidir. Bug�n cihad�n h�km�, farzlar �st� farzd�r. Herkesin asli g�revi budur...
S- Fethulla���larla Refah Partisi aras�nda y�ntem ve d���nce baz�nda farkl�l�klar nelerdir?
D- Her ikisi de sonu� olarak ayn� d�zeni ama�lamalar�na kar��n, birbirlerine d��manca tav�r almalar�n�n nedeni, y�ntem ve g�n�n ko�ullar�n�n de�erlendirilmesinde ortaya ��kar. G�len'e g�re �slam'� yeniden etkin k�lmak ve istenen d�zene ula�mak i�in izlenecek yol, parti �al��mas� de�ildir. Bu y�ntem yukar�dan a�a��ya bi�imindedir ki, e�er ger�ekten ge�erli olsayd�, peygamber bunu uygulard�. Peygamber kendisine teklif edilen Mekke �erifli�ini kabul eder ve �slam'� bu y�ntemle tebli� ederdi. Fakat b�yle olmam��t�r. Daha �nce izah etti�im gibi peygamberimiz birebir y�ntemini uygulayarak �slam� tebli� etmi�tir. Cemaat de aynen, tek tek bireyleri cemaate kazand�rmak i�in �al��maktad�r.
S- G�len'in devletle ilgili yorumlar� var. Devleti �nemsiyor g�r�n�yor. Bu konuda ne s�ylemek istersin?
D- G�len'in devlet anlay��� olduk�a ilgin�tir. S�ylemlerine bakarsan�z koyu bir devlet�idir. Bir yan�yla do�rudur. Ancak medyada onu yere g��e s��d�ramayan insanlar, acaba onun hangi devletin ya da ne t�r bir devlet anlay���n�n savunuculu�unu yapt���n� biliyorlar m�? Bildiklerini zannetmiyorum. G�len bug�nk� T�rkiye Cumhuriyeti'nin yerine kurulacak olan, kendi hayallerindeki devletin savunuculu�unu yapmakt�r.
Cemaatin �zel kasetlerinde ��yle der: "Alternatifinizi haz�rlamadan devleti y�kmay�n�z. Zira bug�nk� T.C. her ne kadar istemedi�imiz bir devlet de olsa, alternatifini kuruncaya (haz�rlay�ncaya) kadar, devletsizlikten iyidir. Aksi halde ne i�te ne de d��ta hizmet bu noktaya ula�amazd�." K�saca devletin bekaas�n� istiyormu� gibi g�r�nmesinin alt�nda da yine bir yan�ltmaca ve bug�n i�in b�y�k �l��de kulland��� devlet imkanlar� bahis konusudur.
Yine G�len'in y�netimle ilgili olarak �ran'a ili�kin s�ylemlerini hat�rlatmak istiyorum. Son r�portajlar�ndan birinde G�len, �ran'da, kul ile Allah aras�nda imamlar�n oldu�unu s�yleyerek "�mama kar�� gelen Allah'a kar�� gelmi� gibi olur ki g�naha girer, bu da �ok yanl�� olur." diyor. Tabii kamuoyu onun hizmetteki uygulamalar�n� bilmedi�i i�in, bunun �ok do�ru bir d���nce tarz� oldu�unu d���n�yor.
Peki ama acaba cemaatin uygulad��� sistem nedir? Ba��ndan beri size �rneklerle a��klamak istedi�im, bizlere uygulanan sistem, ayn� �ran modelindeki �slamd�r. I��k evlerinde, yurtlarda ve benzeri kurulu�lar�n t�m�nde, a�abey dedi�imiz ki�iler �ok �nemlidirler ve ger�ek�st� insan olarak bizlere tan�t�lm��lard�r. Hizmette bulunan bir �akirt (cemaatin inanm�� bireyi) e�er a�abeyine kar�� gelirse, bu itaatsizlik silsile halinde oradan semt imam�na, b�lge imam�na, il imam�na giderek F. G�len'e, S. Nursi'ye, peygamber efendimize ve son olarak da Allah'a gider. K�saca o ki�i, a�abeye itaat etmemekle, Allah'a itaat etmemi�tir ve bu nedenle g�nahkar olmu�tur. Art�k �efkat tokad�n� yemesi an meselesidir. Bu nedenle de asla a�abeylere itiraz edilemez.
Bir yanda ele�tirilen �ran �slam modeli, di�er yanda, belki daha kat� olan cemaat modeli... ��te baz� �evrelerin anlamak istemedi�i bu versiyon F. G�len'in T�rk- �slam anlay���d�r.
S- Cemaatin faaliyetlerini yak�ndan ciddi bir �ekilde inceleyen, bu konuda birtak�m sivil kurulu� ve ki�ilerden �ok farkl� olarak, cemaate mesafeli duran askeri kesim var. Bu konuda cemaatin yakla��mlar� nedir?
D- G�len ve cemaati planl�, programl�, sinsi ve yan�ltmac� bir bi�imde s�rd�rd�kleri �al��malar�n�n �n�nde engel olarak hep orduyu g�rm��lerdir. Orduyu ele ge�irmek amac�yla yap�lan s�zmalar ve �al��malar, ordunun ciddi ve �ok duyarl� tutumu sayesinde hep ba�ar�s�zl�kla sonu�lanm��t�r. Ele ge�irme ad�na pek bir�ey yapamayan F. G�len, �u anda orduya kar�� ��yle bir politika izlemektedir:
1. Orduya ho� g�r�nme (Bu arada hizmet �al��malar�n� yine sessiz ve derinden devam ettirme)
2. Askeriyeye kar�� baz� politikac�lardan al�nm�� tavizlerle polisi g��lendirme (Asker- polis denkli�i olu�turmaya �al��ma) ... Ordunun istedi�i zaman ihtilal yapabilme ihtimalini �nlemenin yolu ya orduyu ele ge�irmek ya da b�yle bir g�� dengesi olu�turmakla sa�lanabilir. (Polis kolejlerine girmek, ��retim �yelerini �zel olarak se�tirmek ve cemaate ba�l� polisleri daha ��rencilik y�llar�nda etkilemek, hizmete sokmak) ... Nitekim bas�na yans�yan pek �ok olay, cemaatin polis camias�nda olduk�a etkin oldu�unu g�stermi�tir. Bizim d�nemimizden polis kolejlerine g�nderilen pek �ok arkada��m�z oldu. Kat� hizmet anlay��� i�inde yeti�tirilen bu polisiye kuvvet, gerekti�inde silahl� bir g�� olarak ordunun kar��s�nda yer alabilir diye d���n�lm��t�r.
Esas�nda biz Anadolu �ocuklar�n�n ordumuza kar�� sonsuz ba�l�l��� ve sevgisi vard�r. Ama hizmette �ylesine yalan yanl�� bilgilerle �akirtlerin kafalar� y�kan�r ki do�ruyu, yanl��� ay�ramaz hale gelirler.
Orduya ho� g�r�nme politikas�n� zihinlerde somutla�t�rmak i�in bizlere s�rekli olarak anlat�lan k�ssay� aktarmak istiyorum. Olay �slam�n ilk d�nemlerinde meydana geliyor. Peygamberimizin gizli tebli� d�nemi daha yeni bitmi�, a��k tebli� d�nemi yeni ba�lam��t�r. M�sl�manlar�n olduk�a zay�f oldu�u bu d�nemde peygamber ve arkada�lar�n�n meclisine gelen Yahudiye, peygamber s�rekli olarak iltifatta bulunur. Onu �ok y�celtir. Bunun nedenini soran sahabelere peygamber �u yan�t� verir: "E�er �u anda bize zarar vermek istese, biz hi� bir �ey yapamay�z. Ancak ona b�yle davran�rsak, g��l� oluncaya kadar onun �errinden emin oluruz. Fakat bu durum sadece g��l� olaca��m�z duruma kadard�r. Sonras�n� art�k biz tayin ederiz..."
��retim �yelerine, devlet erkan�na ve �zellikle orduya kar��, sayg�, anlay�� ve yumu�ak davran��lar�n�n alt�ndaki temel felsefe budur. Yoksa ellerinden gelse, neler yapabileceklerini tahmin etmek g�� olmasa gerek...
S- Evet, �zellikle b�y�k t�renlerle cemaat �d�llerini alan �nl�, �ns�z b�t�n ki�ilerin, san�yorum, �apkalar�n� �nlerine koyup bu konuda biraz d���nmeleri gerekiyor.
D- Esas�nda T�rkiye'de hemen herkesin �ok iyi d���nmesi gerek. Anlatt���m�z olaylar bir d�� de�il, sinema filmi de�il... Ortaokul 3. s�n�ftan itibaren ba�layan ger�ek bir karabasan �yk�s�... Bizim ya�am�m�z... B�t�n bunlar� anlatabilmek, i�imizi d�kebilmek �ylesine zor ve y�prat�c� bir �ey ki... Ya�amlar�m�z� anlat�rken ve yazarken tekrar o g�nlerin ac�s�n� ve korkusunu ya��yoruz. Hele o soyut �b�r d�nya ve cehennem korkular�... �ki y�l� a�an bir s�re bu korkular, ya�ad���m hayali g�r�nt�ler nedeniyle psikolojik tedavi g�rd�m. Sonra sizleri ve di�er insanlar� tan�ma f�rsat�m�z oldu. Hepiniz �ok iyisiniz. Oysa, hizmette s�rekli olarak y�llarca beyinlerimize cemaatin d���nda dost olmayaca��, cemaat d���ndaki b�t�n insanlar�n �ok k�t� insanlar oldu�u a��land�. �imdi her�ey ne kadar farkl�... Ve biz �imdi di�er �ocuklar� kurtarmak, bu cemaatin ger�ek y�z�n� topluma, �zellikle anne babalara ve �ocuklara g�stermek istiyoruz.
S- Bu y�reklili�i ve do�rulu�u g�sterdi�iniz i�in sizleri tekrar kutluyorum. Toplumda �ok ba�ar�l� ve azimli iki insan olarak yer alaca��n�za inan�yorum. �nan�l� bir m�sl�man olarak, bir �ey daha, �ok samimi olarak inan�yorum. Allah ad�na ve din ad�na yapt�klar� bu �al��malar i�in kulland�klar� �ocuklar�n ah�, onlar� er ge� bulacakt�r. Sizin, onlar�n e�itti�i ve y�llarca �akirtlik yapm�� ikinizin bu a��klamalar� topluma yap�yor olman�z da bir bak�ma ilahi adaletin ger�ekle�mesidir diye d���n�yorum.
D- Bug�ne kadar medyada, cemaatle ilgili hep olumlu yakla��mlar g�zledik. Anlatt���m�z ger�ekler topluma ula�t��� zaman g�receksiniz, Anadolu'nun d�rt bir taraf�ndan bizim durumumuzda olan gen�lerden sesler gelecektir. �yle �ok ma�dur olmu�, hizmetten uzakla�m�� ki�iler var ki... Bug�ne kadar kimseden ses ��kamazd�. Ama �imdi sizlerle birlikte ger�e�i s�yleyebilme olana��n� bulduk. Onlar da bizden g�� bulacakt�r.
Cemaat s�rekli olarak b�y�d���n�, d�nyaya ta�t���n� ve art�k k�sa zaman sonra hayallerinin ger�e�e d�n��ece�ini s�yl�yordu. Bizlere: "Nereye giderseniz gidin... Erge� oraya da hizmetimiz gelecek ve her�eye biz hakim olaca��z." diyorlard�. F. G�len sohbetlerinden birinde bizlere ��yle seslendi: "Elimizde bu kadar maddi imkan varken, bu kadar bize inanm�� insan kayna�� varken, Allah'�n da arkam�zda bu kadar deste�i varken, d�nyay� fethetmek niye olmas�n?" Ger�ekten �slami devlete ula�mak i�in �ok yol ald�lar... Yani paray� veren bunca insan olduktan sonra, bunlar�n s�rt�na binip �uraya buraya gitmek herhalde zor olmasa gerek. �� d�nyas�ndan, politikac�lardan, medyadan, sanat��lardan, ��retim �yelerinden vb. �evrelerden b�y�k destek g�rd�ler.
�imdi bu �evreler biraz da cemaatin e�itiminden ge�mi� bizlere kulak versinler. Cemaatten beklentilerini, maddi manevi menfaatlerini, bu �lkenin yar�nlar� i�in bir tarafa koyup ger�e�i g�rmeye �al��s�nlar. ��nk� gelecek, onlar�n da gelece�i...
S- Anlatt�klar�n�z�n hemen herkesi �ok etkileyece�i muhakkak... �zellikle medya, objektif habercilik yapmak i�in, bu konuda b�y�k �aba harcayacakt�r san�yorum. �zellikle Fethullah'�n yurt d���ndaki okullar� ile ilgili yay�nlar� son g�nlerde b�t�n televizyonlar� doldurmu�tu.
D- Bu okullar�n a��l�� amac�, o �lkelerde ileride devleti y�netecek nitelikli kadroyu yeti�tirerek bu kadronun T�rkiye'de F. G�len taraf�ndan kurulacak �slami devlete sempatiyle bakmas�n� sa�layacak tohumlar� atmak olarak s�ylenebilir. Yurt d��� okullarda dini e�itim verilmez, ancak �slami d���nce tarz� olarak �zel baz� bilgiler, insani davran��lar, dostluk belirtileri �ok ince bir politika ile ��rencilere adeta yava� yava� enjekte edilir. Onlara bir m�sl�man �lke olarak T�rkiye sevdirilmeye, �slami devlete olan bak��lar� yumu�at�lmaya �al���l�r.
Robert College'in Amerika i�in, T�rkiye'de kurulmu� olmas� ne anlam ifade ediyorsa, bu okullar da ayn� niteliktedir. D�� �lkelerdeki okullarda zaten dini e�itim yap�lamaz. Ancak T�rk-�slam k�lt�r� farkl� y�ntemlerle ��rencilere sempatik g�sterilir. Bu okullarda okumu� olan ��renciler, bir zaman sonra �lkelerinin kilit noktalar�nda g�rev alacaklar ve F. G�len'e duyduklar� minnet duygular�, sempatileri ile cemaat i�in b�y�k imkanlar sunacaklard�r. T�rkiye'yi onlar F. G�len'in �ahs�nda de�erlendirecek ve ileride onun yapaca�� �slami de�i�imi do�ru kabul ederek destek vereceklerdir. Bu politika �ok ince bir politikad�r ve Tanzimat'la ba�layan de�i�imin y�ntemidir.
S- Uzun y�llar kamuoyundan ka�an, pek bilinmeyen, �al��malar�n� sessizce s�rd�ren G�len'in birdenbire medyada s�rekli olarak yer almas�n�n nedenleri nedir?
D- Bunu askeriyeye olan korkusu ile birlikte d���nmek laz�m... Hat�rlayacaks�n�z, ge�en y�l ihtilal s�ylentileri yay�ld�ktan sonra G�len'in pek �ok beyan� oldu. �dari ve siyasi kadrolardaki m�ritleri ona tehlikeli durumlar�, ihtimalleri �ok k�sa zamanda ula�t�r�yorlar ku�kusuz. G�len de kamuoyunu cemaati ile ilgili olarak yumu�atmak, ho�g�r�l� oldu�unu, di�er dinci gruplardan ayr�ld���n� g�stermek i�in �zel yorumlarla topluma mesajlar vermeye ba�lad�.
Ordunun ihtilal tehlikesi kar��s�nda, cemaatin Atat�rk ve Cumhuriyet'le hesapla�mak �zere yeti�tirdi�i insanlar� zarar g�rmesin, kolejleri, yurtlar�, okullar� kapat�lmas�n, halk bunlar� sahiplensin diye ortaya ��kt�. Onu herg�n konu eden birtak�m medya sayesinde de do�rusu bug�n amac�na ula�m�� g�z�k�yor.
G�len, ordu konusunda o kadar hassast�r ki, askerin alm�� oldu�u her olumsuz karar, onu hasta eder, yataklara d���r�r. Bu konuda bizlere "Bak�n ne kadar hassas... Sizlere bir zarar gelecek diye �ok �z�l�yor, hasta oluyor." derlerdi. Bizler de orduya kar�� h�n� duyar, onunla birlikte �z�l�r, dualar�m�zdan eksik etmezdik... Refah Partisi'ne de �ok k�zard�. ��nk� partinin birtak�m radikal ��k��larla orduyu harekete ge�irece�i s�ylenirdi. Onlara s�rekli olarak itidal tavsiye edilirdi.
��nk� e�er bir ihtilal olursa, en b�y�k kayb� sadece RP de�il, G�len ve cemaati verecektir. Okullar�, yurtlar�, finans �evreleriyle cemaat o kadar b�y�m��t�r ki yak�n bir zamanda olacak ihtilal, b�t�n kazan�mlar� tehlikeye d���recektir.
Oysa, peygamberin misalinde oldu�u gibi cemaat tam g��lendi�i zaman, onun �n�nde kimse duramayacakt�r. O zamana kadar da bu yumu�ak, bir bak�ma ezik, zavall�, hep iyili�i d���nen, sevgiden, insanl�ktan s�zeden F. G�len'i seyretmek gerekecektir. Oysa bizler �ok iyi biliyoruz ki cemaatte sevgiden, �efkatten, insanl�ktan eser yoktur.
Ben A......., ...9.197. y�l�nda Gaziantep'in bir il�esinde do�dum. Babam emekli memur, annem ev kad�n� idi. Ailemin kalabal�k olmas� nedeniyle maddi durumumuz �ok k�t�yd�. Babam hayat�nda birka� defa evlenmi�ti ve 10'dan fazla �ocu�u vard�. Ben en k���kleriydim.
�lk e�i vefat etmi�ti, ikinci e�ini �ocuk olmay�nca bo�am��, sonra annemle, daha sonra bir ba�kas�yla evlenmi�ti. Benden b�y�k a�abey ve ablalar�m�n birka� tanesi sadece ilkokula gitmi� ama bitirmeden ayr�lm��, di�erleri ise hi� okula gitmemi�ti. Bense muhakkak okumak istiyordum.
Eskiden okula kay�t yapt�rmak i�in ��retmenler ev ev gezer, ya�� gelenleri okula kaydederlerdi. Hi� unutmuyorum, ya��m geldi�inde ��retmenler kay�t i�in bizim eve geldiler. Babam �ok zalim ve insafs�z bir insand�. O g�n gelen ��retmenleri k�f�rler ya�d�rarak evden kovdu. �ok �z�lm��t�m amababamdan korkumdan sesimi dahi ��karamad�m. Bu y�zden okula bir y�l ge� gittim.
Babam gezici sa�l�k memuruydu. Eve her zaman gelmezdi. Annem eli�i yaparak tarlaya, �apaya giderek bizi b�y�tt�. Okula �yle ba�lad�m.
�lkokul 2.s�n�f� bitirip yaz tatiline girmi�tik, babam eve geldi�inde art�k okutamayaca��n� s�yleyerek, beni bir matbaac�n�n yan�na i�e verdi.
��in ilk g�n� oradan ka�arak, il�emizde da�lar�n ve akarsular�n birle�ti�i �ok g�zel bir yer var, oraya gittim. Akarsuyun ba��nda saatlerce oturdum ve saatlerce a�lad�m. Paras�zl��a, yoksullu�a lanetler ya�d�rd�m. Ve o g�n kendi kendime bir s�z verdim.
Yaz tatilinde �ok s�k� bir �ekilde �al��acak, para biriktirip okul masraflar�m� kendim kar��layacakt�m. Bu benim hayat�m�n d�n�m noktas� oldu. O g�n� hi� bir zaman unutamam.
Ertesi g�n hemen bir brikethaneye gittim ve �al��mak istedi�imi s�yledim. Ne i� verirlerse yapacakt�m. Sadece okula devam etmek istiyordum. Patron bana "Sen daha �ok k���ks�n, bizim i�imiz �ok a��r, ama madem sen okumak i�in �al��mak istiyorsun, seni i�e al�yorum." dedi.
O g�nden sonra orada ne i� varsa, kendime g�re yapmaya ba�lad�m. Ne i� verirlerse yap�yordum. Sa� olsun, patron bazen haftal���mdan daha �ok para verirdi. O yaz brikethanede �al��t�m ve param� biriktirdim. O zamandan hesap kitap i�lerine ba�lam��t�m. �u kadar kitaba, �u kadar kaleme, �u �nl��e diyor, �u da har�l���m diyordum.
Okullar�n a��lmas�na bir hafta kalm��t�, patron beni yan�na �a��rd�. "A... eve git temizlen, �st�n� de�i�tir gel" dedi. Sonra beni yan�na al�p �ar��ya g�t�rd�. �tiraz etmeme ra�men okul i�in �nl�k, kitap, defter, ayakkab� vb bir s�r� �ey ald�. Bu �ekilde �al���rsam hayatta her zaman ba�ar�l� olaca��m� s�yledi. Mutluluktan u�uyordum. �al��man�n ne kadar g�zel oldu�unu anlam��t�m.
O tarihten sonra ortaokul 3. s�n�f� bitirinceye kadar yaz tatillerinde, hep o brikethanede �al��t�m. Bo� vakitlerimde bile, patrona yard�ma giderdim. ��nk� bu insan bana, �al��ma azmini, �al��ma h�rs�n� vermi�ti. Ve bende okuma iste�ini g��lendirmi�, bana hep destek vermi�ti.
�lkokul son s�n�fta basketbol tak�m�n�n kaptan�yd�m. O y�l, okullararas� yar��malarda bizim okul il�ede �ampiyon oldu. Ortaokulda yine basket tak�m�na se�ildim. Bizim okul bu kez hem il�ede, hem de Gaziantep'te yap�lan okullar aras� yar��mada birinci oldu ve ben bu tak�m�n ilk 5 oyuncusu aras�ndayd�m.
Yaln�z bu kez derslerde zorlanmaya ba�lam��t�m. Yar�y�l tatilinde 2 zay�f�m geldi. Bu kez basketi b�rak�p kendimi derslerime verdim. 2. yar�y�l takdir belgesiyle s�n�f�m� ge�tim. Derslerime �ok �al���yordum. Ailem, ��retmenlerim, arkada�lar�m bendeki �al��ma azmine �a��r�yorlard�.
Babam�n iki evi vard�. Birg�n bizde, di�er g�n �teki evde kal�rd�. Bizde yatt��� zamanlar, masraf olmas�n diye elektri�i erkenden s�nd�r�rd�. Ben de babam�n bizde kalmad��� gecelerde sabaha kadar ders �al���rd�m. Bu �al��ma bana ortaokul 2. s�n�fta okul birincili�i getirdi.
Hizmetle tan��mam: Okul birincisi oldu�um zaman, herkesin davran��lar�n�n de�i�ti�ini farkettim. ��retmenlerim, arkada�lar�m, ailem �imdi bana k�ymet vermeye ba�lam��lard�. Bu g�nlerde a�abeyim beni, �niversiteli bir arkada�� ile tan��t�rd�. Bu ki�i gayet kibar, efendi, d�zg�n giyimli, k�lt�rl� biriydi. Bana "A..., sen �ok zeki ve �al��kans�n. Ben zeki insanlar� severim. Gel ben seni �al��t�ray�m, fen liselerine ve askeri okullara haz�rl�yay�m." dedi.
Askeri okul deyince heyecan�m� anlatamam. ��nk� askeriyeye kar�� �ocuklu�umdan beri b�y�k ilgim vard�. Orada okuyabilmek benim en b�y�k hayalim, her�eyimdi. Askeri okula girebilmek i�in can�m� bile verebilirdim. Ve bu �niversiteli a�abey, beni askeriyeye sokabilece�ini s�ylemi�ti.
O g�nden sonra haftada 2 kez o insanlar�n evine gitmeye ba�lad�m. Bu evde 6 ki�i kal�yordu. Bana a��r� bir ilgi g�steriyorlard�. Daha sonra 3 ��renci daha geldi. Hepimiz de de�i�ik okullar�n birincileriydik. B�t�n okul birincileri bir araya toplanm��t�.
Bize matematik, T�rk�e ve sosyal bilgiler dersleri vermeye ba�lad�lar. Cumartesi ve pazar g�nlerimiz sabahtan ak�ama kadar orada ge�iyordu. S�k�lmayal�m diye bizlere nefis yemekler yaparlar, �aylar, pastalar haz�rlarlar, video seyrettirirlerdi. Birlikte pikni�e gider, futbol oynar, bizleri memnun etmek ve ellerinde tutmak i�in her t�rl� aktiviteyi yaparlard�.
Biz kendilerine bunlar� kar��l�ks�z niye yap�yorsunuz deyince "Allah r�zas� i�in yap�yoruz. Sizin gibi zeki ��rencilerin cahil insanlar�n eline d��memesi ve kendinizi daha iyi yeti�tirmeniz i�in sizleri �al��t�r�yoruz." derlerdi. Kendilerine hi� kimsenin yard�m etmedi�ini, bu nedenle bizlerin �ok �ansl� oldu�umuzu s�ylerlerdi.
Aradan 6-7 ay ge�ti. Art�k 3. s�n�f�n sonlar�na gelmi�tik. Hep bu a�abeylerle birlikteydik.
S�navlar yakla�m��t� ama hi� problemimiz yoktu. �ok �al���yordum. A�abeylerin deste�iyle de daha iyi duruma gelmi�tim. Onlara �ok ba�l�yd�m. Onlar�n haberi olmadan hi�bir �ey yapmazd�k.
Ancak kendileri ile ilgili hi�bir �ey bilmiyorduk. Bizim her�eyimizle ilgileniyorlard�. Hatta s�navlara giri� formlar�n� bile onlar al�p dolduruyorlard�. S�navlarda, devlet paras�z yat�l�, kurumlar ve fen lisesi s�navlar�na girdim. DPY ve kurumlar� kazand�m. Fen lisesi s�navlar�nda hasta oldu�um i�in kazanamad�m. Ama benim i�in bu �nemli de�ildi. ��nk� benim as�l hedefim askeri okullard�. O nedenle, DPY'y� ve kurumlar� hi� d���nmedim. Zaten a�abeyler de oraya gitmemi istemediler.
Ortaokulu da birincilikle bitirmi�tim. Arkada�lar�mdan birisi imam-hatip, di�eri merkez ortaokulu, bense okudu�um okulun birincisiydim. A�abeyler bizim �zerimize titriyorlar, bir dedi�imizi iki etmiyorlard�.
S�ra askeri okul s�navlar�na gelmi�ti ve ben �stanbul'a a�abeyimin yan�na geldim. Deniz Harp Okulu s�navlar�na girecektim. A�abeyim, �stanbul'da tekstille u�ra��yordu. �l�emizde a�abeylerle g�r��meden acele gitmek zorunda kalm��t�m. Benim �stanbul'daki adresimi bilmiyorlard�. Ben heyecanla s�navlara haz�rlan�yordum ve kazanaca��mdan emindim.
Burada birkez daha �a�k�nl��a u�rad�m. Zira il�emizdeki a�abeyler ertesi g�n eve gelip beni buldular. Beni s�navdan �nce gezmeye g�t�rmeye geldiklerini s�ylediler. Adresi nas�l bulduklar�n� bilmiyordum. Ama onlar� g�rd���me sevinmi�tim. Bana Sultanahmet'i, Ayasofya'y� gezdirdiler. Sonra hi� unutmuyorum. Beni Sultanahmet Camii'nin penceresine g�t�rd�ler. Bir oda b�y�kl���nde olan pencerenin kenar�na oturduk. S�nav i�in biraz ders �al��mam�z gerekti�ini s�ylediler.
Ben �ok �al��t���m� s�yledimse de bir soru ka��d� ��kararak, onlar� ��zmemi istediler. Ve orada beni tam 3 saat �al��t�r�p adeta imtihan ettiler.
Ertesi g�n s�nava girdim. 120 soru vard�. B�t�n sorular� ��zd�m. Sorular� ��zerken ben bu sorular� daha �nce bir yerde ��zd�m diyordum. Adeta otomatik olarak b�t�n sorular� cevaplad�m. O k���c�k kafamda hi�bir zaman bu sorular� birg�n �nce ��zd���m� d���nemedim.
S�nav� kazanm��t�m, fakat amcam�n kar��t��� bir olaydan dolay� sab�kas� oldu�u i�in Deniz Harp Okulu'na giremedim. Adeta y�k�ld�m, bittim. Ve amcam� hi�bir zaman affetmedim. Ata oca��na onun y�z�nden girememi�tim.
�l�emize d�nd���mde hizmetli a�abeyler pe�imi b�rakmad�lar. Beni ve bahsetti�im arkada�lar�m� �zmir'e g�t�r�p en iyi okullarda okutacaklar�n� s�ylediler. T�rkiye'nin en s�per lisesi olan Atat�rk L�sesi'ne kayd�m�z yap�lacakt� ve y�zme havuzlu, kapal� spor salonlu, jimnastik salonlu bir yurtta kalacakt�k. Ayr�ca T�rkiye'nin en parlak ve s�per dershanesine �cretsiz gidecektik.
Bizlere anlat�lan �eylerin cazibesine kap�l�p, ailelerimizin onay�n� almadan yola ��kt�k. �zmir'e gitti�imizde g�rd�klerimiz tam bir felaketti. Yurt eski bir binadan bozmayd�, yeni yap�l�yordu. HEr taraf toz ve kir i�erisindeydi. Bitirilmesi i�in bizim de i��iler gibi �al��mam�z gerekiyordu.
Kayd�m �oktan, uzakta ve hi� kaliteli olmayan bir liseye yapt�r�lm��t� bile. Art�k g�lery�zl�, kibar a�abeyler ger�ek y�zlerini ortaya ��karm��lard�. Tam bir bozgun ya��yorduk. Ama d�n���m�z imkans�zd�. ��nk� gelirken kimsenin s�z�n� dinlememi�tim. Ve �zmir'i onlara �yle bir anlatm��t�m ki d�nersem herkesin benimle alay edece�ini d���n�yordum. Gururum, d�nmemi engelledi. MEcburen o k�hne okulda okumak zorunda kald�m.
�zmir'e gelmeden bizim b�t�n ihtiya�lar�m�z� kar��layacaklar�n� s�ylemi�lerdi. Bize esnaflardan toplanan ve esnaf himmeti denilen paradan burs ba�layacaklard�. Ama burs vermediler.
Benim ailemin maddi durumu k�t� oldu�u i�in, evden para gelmiyordu. Zaten onlar�n r�zalar�n� almadan gelmi�tim. Bir defas�nda ablam eli�i, dantel yaparak biriktirdi�i 18.500 TL'y� zarfa koyup g�ndermi�ti. O g�n bu paray� ald�m ve odama ��kt�m ve ak�ama kadar a�lad�m. �o�umuz b�ylesine �aresiz, odalar�m�zda saatlerce a�lard�k.
Bizler b�ylesine zor ge�inirken, bizleri mecburen Zaman ve S�z�nt� gibi cemaatin yay�nlar�na abone yaparlard�. Baz� arkada�lar� 2 abone olmaya zorluyorlard�. Yurtlarda ve evlerde kalan herkesin bir g�revi vard� Zaman Gazetesi, S�z�nt� Dergisi sorumlular� gibi, b�ylece ��rencileri me�gul ediyor, aktif hale getiriyorlard�. Onlara kazand�rd�klar� her abone i�in "ahirette sana �u kadar huri verilecek ve sevap yaz�lacak" diyerek �al��malar�, gazete ve dergilerin tirajlar�n�n artt�r�lmas� sa�lan�rd�. B�ylece memleketten binbir zorlukla gelen ��renci har�l�klar� cemaatin gazete ve dergi tirajlar�n� artt�rmak i�in kullan�l�yordu.
�zmir'de bu d���ncelerle ilk birka� ay �ok k�t� ge�ti. Ama daha sonra bize anlat�lan hizmetin �zellikleri ve gelecekteki g�zel d�nya g�r��leriyle etkilenmeye ba�lad�k. Art�k biz de hizmetin bir askeri olmu�tuk. Ne emredilirse asker onu yapard�, buna mecburdu, ��nk� bu Allah r�zas�n� i�eriyordu.
Ben �zmir'in bir il�esine ilk sokulan ��renciydim ve g�revim se�ilen okulda eli y�z� d�zg�n, zeki, �al��kan ve kapasiteli ��rencilerle arkada� olup onlar� dershaneye (hizmet evlerine) g�t�rmekti. Bu i� i�in ben se�ilmi�tim ve g�ya beni Allah se�mi�ti. ��nk� Allah bana bir kapasite vermi�ti ve ben bu kapasiteyi burada hizmet i�in kullanacakt�m.
Benim durumum di�er arkada�lar�mdan �ok daha zordu. ��nk� okulum yurda �ok uzakt� ve hem de b�t�n g�nd�. Yani sabah gider, ak�am yurda d�nerdim. Yar�m saat yol s�rerdi. Yurtta d���� kavga zorla yemek yer ard�ndan ak�am namaz� k�lard�m. Sonra ebvabin namaz�, ard�ndan yats� namaz� sonra ders sohbeti, saat 23.00 olurdu. Sonra ders �al��maya ba�lard�m. Yurtta ders �al��mak i�in bir salon vard�. �o�u zaman, salonda ders �al���rken uyuyakal�rd�m.
�o�u zaman elimdeki notlar sa�a sola da��lm�� vaziyette, bir bakar�m yurt belletmeni beni sabah namaz�na kald�r�rd�. �st�m a��k oldu�u i�in �ok ���rd�m. Bir de zorla sabahlar� buz gibi suyla abdest al�rd�k. Bir defas�nda abdest almak istemedim. Belletmen zorla beni suyun alt�na soktu. Ondan sonra hasta oldum, sin�zit oldum. Ama yurdun ko�ullar� b�yleydi. �ok zaman bir odaya �ekilir, saatlerce a�lard�m. Di�er �ocuklar da benim gibiydi. Evden, anne , babadan uzak bir s�r� �ocuk burada, sevgiden, �efkatten uzak, kat� bir disiplinle ya��yorduk.
Bizleri �ylesine korkutup etkilemi�lerdi ki hizmet ruhu ve Allah korkusu ile bu olumsuzluklara boyun e�iyorduk. �o�u zaman uykusuz oldu�um i�in ranzan�n alt�na saklan�rd�m, orada uyurdum. Buz gibi betonun �zerinde... Di�erleri benden biraz daha �ansl�yd�lar. En az�ndan onlar�n okullar� yak�nd�. Yar�m g�nl�k okullara gidiyorlard�.
Benim bu sefaletim 1 y�l s�rd�. Bu ko�ullarda be� paras�z ya��yordum. Ailem bana para g�nderemiyordu. �ok iyi hat�rl�yorum, okul pantolonunu tam bir y�l hi� ��karmadan giydim. Sadece ayda bir ya da iki ayda bir y�kamak i�in ��kar�r, sonra gece g�nd�z onu giyerdim.
Kravat�m� ��karmaya vaktim yoktu. Zaten ��karmak da istemezdim, ��nk� bir kravat�m vard�, kaybetmek istemiyordum.
B�t�n bu olumsuz ko�ullara ra�men, sevap kazan�yorsunuz diyerek bizleri kand�r�yor, avutuyorlard�. Bizler de inanarak, Allah r�zas� ve hizmet i�in her�eye katlan�yorduk.
Ayr�lmay� akl�m�za bile getiremezdik. Allah taraf�ndan b�y�k bir cezaya �arpt�r�lma korkusu i�imize i�lemi�ti. Bu �yle bir korkudur ki bug�n 22 ya��nday�m, evliyim, �ocu�um var ama hala o korkular� i�imden atamad�m. �nsan�n i�inde sanki bir�eyler k�p�rd�yor. Her an k�t� bir�ey olacakm�� gibi bir�eyler bekliyorsun...
Yurtlarda bir g�nl�k program ��yledir:
Sabah namaz� ile kalk�l�r. Namazdan sonra tesbihat vard�r. Bu bazen uzun, bazen de k�sa yap�l�r. K�sa tesbihat ve dua yar�m saat s�rer. Sabah namaz�ndan sonraki g�n ayd�nlan�ncaya kadar ge�en s�re kerahat vaktidir. Bu vakitte kesinlikle uyunmaz, yasakt�r. �badetle ge�irilir, risaleler okunur. E�er bu saatlerde uyunursa insan�n ak�l sa�l���n�n bozulaca�� ve bir daha d�zelmeyece�i bizlere s�ylenmi�tir. G�ne� do�du�u noktadan bir m�zrak boyu y�kselinceye kadar tesbihat yap�l�r.
Okula gidilir. Okulun biti� saatinden 20 dakika sonra b�t�n ��renciler yurtta olmak zorundad�r. Yol ne kadar s�r�yorsa �nceden tesbit edilir ve her ��renci 5-6 dakika dahi gecikse azarlan�r ve dosyas�na i�lenir.
��le yeme�inden sonra ��le namaz� k�l�n�r. Sonra tesbihat yap�l�r. Yurda d�nd�kten sonra ev imam�ndan izinsiz d��ar� ��k�lamaz. Bakkala gitmeye bile izin verilmez. �kindi namaz�ndan sonra yine tesbihat yap�l�r. G�ne� batmaya do�ru k�z�ll�k zaman� yine kerahat vaktidir. Uyunmaz, istirahat edilmez, ibadetle ge�irilir. Ak�am namaz� ve tesbihattan sonra, ikinci bir namaz k�l�n�r, buna ebvabin namaz� denir. Bu namaz 2,4,6 rekat olabilir. ��renciler bunu kendiler tayin ederler. Ama b�t�n bu ibadetler kayda ge�irilir. O nedenle de �ocuklar ba�ar�l� olabilmek i�in dualar�n�, tesbihatlar�n�, ibadetlerini s�rekli uzat�rlar. B�ylece en ba�ar�l� ��renciler se�ilir.
Yats� namaz� ve tesbihattan sonra ev imam�n�n sohbeti vard�r. Sohbetten sonra nur risaleleri ve F.G�len'in kitaplar� okunur. F.G�len'in kasetleri izlenir. Haftada en az 3 kaset video izlenir. Bu kasetler G�len'in biz ��renciler i�in �zel olarak haz�rlanm�� kasetleridir. Bunlar�n i�inde hizmetin ger�ek amac�, gelecekte yap�lacak faaliyetler, ��rencilere d��en g�revler t�m a��kl��� ile anlat�l�r. �Slam�n nas�l yeniden y�netime hakim olaca��, �zlenen �er-i d�zenin topluma faydalar� ve benzeri hedefler tekrar tekrar izlenir. Ya da hocan�n yeni ��kan bir kitab� sayfa sayfa okunur. Ev imam� taraf�ndan yorumlan�r.
Hepsinden sonra s�nav yap�l�r. Mecburi yar��malar d�zenlenir ve kazananlara �d�ller verilir. Bu �d�ller de yine hocan�n ba�ka bir kitab� olur. Veya hafta sonu geziye g�t�r�l�r. En b�y�k �d�lse F.G�len'in sohbetine kat�lmakya da dua listesine girmektir. En etkili �d�l bunlard�r. Gezilerde
bir di�er semte, bir ba�ka �ehire gidilebilir. Her tarafta cemaatin yurtlar�, evleri oldu�u i�in, serrehber �d�l kazanan ��renciye hemen ilde veya il�ede yer bulur. Gidilen yerlerde yine hizmetin ��rencileri ile birlikte olunur. Sohbetleri yap�l�r.
Her gece muhakkak kaset, sohbet, risale ya da kitap okunur, izlenir. Yats� namaz�ndan sonra da tehecc�d namaz� k�l�n�r. Sonra yat�l�r. Sabah namaz�ndan bir, iki saat �nce, gecenin karanl���nda, imam, ��rencileri, (yurtta veya evlerde) evin b�t�n cemaatini tevcih namaz� i�in uyand�r�r. Duruma g�re 2,4,6 rekat namaz k�l�n�r. Bu gece namaz�nda kimi oturup a�lar, dua eder, sonra yat�l�r. Ve sabah namaz�na kalk�l�r. B�ylece ��rencilerin 24 saatlerini ibadetle ge�irmeleri sa�lan�r.
Namazlar�n d���nda pazartesi ve per�embe g�nleri oru� tutulur. Gece sahura kalk�l�r. Ramazan haricinde tutulan bu oru�lara, �zellikle �� aylarda daha bir dikkat edilir. B�t�n zaman�m�z� alan bu ibadetler d���nda, e�er zaman kal�rsa, vakit bulunursa ��renciler derslerine �al���r.
Cemaatin �zel olarak tutulmu�, geni� mobilyal� evlerinde de ayn� �al��ma d�zeni vard�r. Ancak bu faaliyetler yeni gelen ��rencilerden ba�lang��ta tamamen gizlenir. Evler �ok g�zel d��enmi�, her t�rl� imkan� olan evlerdir. Genellikle okul etraflar�nda lise, ortaokul, �niversite �evresinde tutulur. Evler y�ll�k kiralan�r. Dikkat �ekmemek i�in uzun s�re kal�nmaz. Kiralar y�ksektir. Mesela 1995 y�l�nda, �stanbul'da bo�azda arkada�lar evde kal�yordu. Evin her t�rl� ihtiyac� ev imam� taraf�ndan kar��lan�yordu. Kira �ok y�ksekti. Ayr�ca ��rencilere 5 milyon TL cep har�l��� olarak veriliyordu. Paralar �zel olarak kapal� zarf i�inde verilirdi. Birbirlerinden haberleri olmazd�. Ayr�ca mezuniyetten sonra ��rencilere i�iniz haz�r denirdi.
Ben ev imam� olarak g�rev yapt���m �zmir'in bir il�esinde l�ks bir evde kald�m. Ev imaml��� cemaat i�in �ok �nemlidir. S�rekli �al���rlar. Ev imam� olan ��renciler s�rekli olarak toplant� halindedirler. Toplant�lar dikkat �ekmemek i�in insanlar�n uykuda oldu�u zamanlarda yap�l�r. S�k� isti�are i�indedirler. G�ncel konular, sorunlar de�erlendirilir. Eve gelen ��renciler k�vama gelmi�se onlar�n planlamas� yap�l�r. Zaman Gazetesinin promosyonu i�in �al���l�r. Her evin imam� cemaatin yay�nlar�na abone bulmak konusunda yar�� i�indedirler. Mesela bir tanesi "100 tane Zaman Gazetesi i�in abone bulaca��m" der. Ve bunu ger�ekle�tirmek art�k onun en b�y�k amac�d�r. Ev imamlar�n�n b�t�n zaman� hizmet i�in harcan�r. Kendisi i�in zaman ay�ramaz, ay�r�rsa d��lan�r. Bu da bizler i�in en b�y�k cezad�r. Bizler hem as�l amac�m�z olan �slami ya�am i�in gereken ibadeti hem de derslerimizi ba�armak zorundayd�k. Ben �ok iyi bir �akirt olmu�tum. Ama zorlan�yordum. Okul hayat�m karma��kl�klar i�erisinde ge�iyordu. Kad�nlarla konu�mak, k�zlarla konu�mak yasakt�, g�naht�. Ben de k�zlarla katiyen konu�muyordum. �al��kan oldu�um i�in k�zlar bana soru sorarlar, yapamad�klar� �devleri bana getirirlerdi. Ben de onlar� yan�mdan kovard�m. Kalplerini k�rard�m.
Kad�n hocalar�m�z�n y�z�ne bakmazd�k, bakamazd�k. ��nk� g�naht�. Hizmette kad�na bak�� �ok k�t� idi. Kad�nlarla konu�mak haramd�. Bir ba�ka kad�n�n elini s�kmak, ate�te k�zarm�� demir par�as�n� s�kmaktan daha k�t� bir �eydi. �b�r d�nyada ba��m�za gelecekler anlat�larak bizlere telkinler yap�l�yordu. Kad�nlar�n d�nyan�n en k�t� mahluklar� ve �eytan�n bir e�i olduklar� s�ylenirdi. Bizleri o kadar kad�ndan uzakla�t�rd�lar ki anlatamam... Sadece annelerimize sar�labilir, �p��ebilirmi�iz. �yle ki kendi �z ablama bile sar�lamazd�m. �ok sevdi�im �z ye�enlerime, a�abeyimin, ablam�n �ocuklar�na sar�lamaz, onlar� �pemezdim. Onlarla oturmak, ellerini s�kmak bir odada yaln�z kalmak g�naht� ve haramd�. Bizlere bunu �ylesine a��lad�lar ki inanmas� g��. �ok zaman ye�enim, okuldan eve gidince day�c���m diye yan�ma gelir, sar�lmak isterdi. Onu azarlayarak, yan�mdan uzakla�t�r�rd�m. �u anda o g�nlerde yapt�klar�ma inanam�yor, tiksinti duyuyorum. Ama bize ��retilenler buydu ve resmen beyinlerimiz y�kan�yordu. Halbuki ben memlekette b�yle bir ��renci de�ildim. Ortaokuldayken hocalar�m beni �ok severlerdi. K�z arkada�lar�m vard�. Ama �zmir'de bamba�ka biri olmu�tum. Cemaat beni 180 derece d�nd�rm��t�.
Hizmet o kadar tezatlarla doludur ki bunlar saymakla bitmez. Son zamanlarda hizmet i�in kad�n�n eli tutulabilirmi�, hizmet i�in g�naha girilebilirmi� gibi s�ylemler duyuyoruz. Hizmet acaba modernle�iyor mu? Yoksa bunlar�n hepsi g�stermelik birer davran�� m�, tedbir mi? Eskiden coca-cola i�mek haramd�. Sana domuz ya��ndan yap�l�yor deniyordu, haramd�. �imdi bunlar i�in serbest diyorlar. Bunlar�n hepsinin birer tedbir yani takiyye oldu�u muhakkak...
Bizim zaman�m�zda a�abeyler ��renci kapmak i�in ��rencinin evine tan��ma yeme�ine gittiklerinde, �ayet evin reisi i�ki i�iyorsa , a�abey de ona e�lik ediyordu. Bir defas�nda arkada��m�n evine gitmi�tik. O arkada��m babas�ndan korkusundan banyoda namaz k�l�yordu. Yemekte i�ki de vard�. Yan�m�zdaki a�abey, arkada��m�n babas�na kat�lmak i�in orada i�ki de i�ti. G�zlerime inanamad�m. Daha sonra kendisine sordu�umda "hizmet i�in" dedi�ini hat�rl�yorum.
Yani d��ar�ya kar��, bize ��retilen yanl�� ve ba�naz fikirler, davran��lar kesinlikle g�sterilmezdi. Cemaat hakk�nda son derece �l�ml�, ho�, modern bir izlenim edinirsiniz. Oysa i�eride, bizler i�in, tamamen g�nah ve haram �zerine bir d�nya kurulmu�tur.
Daha �nce, dershaneden, yani ortaokuldayken a�abeylerin bizleri �al��t�rd�klar� ���k evlerinden s�z etmi�tim. Benim g�revim bu eve yeni ��renciler getirmekti. Bizim okulla ilgili evin imam�, tarih ��retmenli�inde okuyan F.G. ad�nda bir a�abeydi. Evde 6,7 ki�i kal�yordu. Ben iyi ��rencileri se�erek bu eve getiriyordum. Ondan sonraki i� F. a�abeye kal�yordu. Ayn� bizim il�emizde yap�lanlar �imdi bu ��rencilere yap�l�yordu.
Aradaki fark �uydu. Bizlerin 8, 9 ay hi�bir �eyden haberimiz olmad�. Ne Fethullah Hoca, ne Zaman Gazetesi, ne S�z�nt� ilgili bir�ey duymay�p g�rmemi�tik. �zmir'deki evlerde daha k�sa zamanda ��rencilere hizmet anlatmaya ba�lan�yordu. 2,3 aydan sonra, F. Hoca'n�n �zel kasetleri birlikte izleniyor, sohbetler yap�l�yor ve lise ��rencileri b�y�k bir merak ve heyecanla anlat�lanlara inan�yorlard�. Sonra namaz k�lmaya ba�lan�yor, S. Nursi ve F. Hoca'n�n ��retileri ile bunlar�n da beyinleri y�kanmaya ba�lan�yordu.
Yeni ��rencilerin kazan�lmas�: Cemaatin as�l hedefi zeki, �al��kan, zengin ��rencileri kendi d�nyalar�na �ekip onlardan ileride maddi manevi ��kar sa�lamak, onlar� cemaatin ama�lar� i�in kullanmakt�r. As�l ��renci kayna�� ortaokul d�nemidir. ��nk� bu �a�da �ocuklar bo� bir teyp kaseti gibidirler, denirdi. Bunlara ne s�ylenirse aynen kafas�na yerle�ir ve orada bir iz b�rak�r. K�rpe beyinler b�ylece yalan yanl�� bir s�r� �eyle doldurulur. ��lerinden en s�perleri se�ilerek, ba�ka illere burslu ��renci olarak okutulmaya g�nderilir. Biz de bunlardan sadece bir ka�� idik.
Cemaat ��rencileri kand�r�rken �ok farkl� ve sempatik davran�rd�. Ya �ocuklar� oyun, e�lence, spor gibi aktivitelerle ya da orta3 sonu s�navlar�na �al��t�rarak �ok yak�n dostluklar kurarlard�.
Ben iki y�nde de aktif rol oynard�m. Yani hem ��renci konumunda oldum, hem de ��retmen olarak �al��ma yapt�m. Benim de talebelerim vard�. Bana uygulanan taktikleri, ben de onlara uygulard�m.
Hizmetteki taktikler hi� de�i�mez. Bu, y�llardan beri b�yle s�regelmi�tir. Ortaokul d�neminde �ocu�a hizmet anlat�lmaz. �ocu�a, ilgili a�abeyler kendilerini �yle sevdirirler ki �ocuk art�k a�abeylerin kald��� bu evi (dershaneyi-���kevlerini) kendi evi gibi kabullenir. Oraya ba�lan�r. ��te bu zamandan sonra i� �orap s�k��� gibi devam eder. Bu s�k���n sonucunda, �ocuk pasif halden aktif hale ge�er. Bu olay da 3 ya da 9 ay s�rer. Benimki 8 ay s�rm��t�.
Aktifle�en �ocuk okulundaki ve s�n�f�ndaki �al��kan ��rencileri dershaneye getirmeye ba�lar. Orada ona ders aktar�lmaya ba�lan�r. �ay, bisk�vi ikram edilir. Ve b�ylece oyun yeniden ba�lar. Ben okulda �ok ba�ar�l� idim. Zaten buradaki dersler bana hafif geliyordu. �ocuklar benden bir�eyler ��renmek i�in geliyorlar, ben de en ba�ar�l�lar�n� eve getiriyordum. Daha sonra birlikte ders �al���yor, yemek yiyor, �ay i�iyorduk. Sonra da �ay �lkersiz olmaz der, muhakkak �lker bisk�vilerini ��kar�rd�k. Bu arada kafa kar��t�rmak, onlar� baz� konularda y�nlendirebilmek i�in mesela, "Bu kainat� kim yaratm��, ni�in, neden, nas�l" gibi sorularla onlar� yava� yava� bir manevi aleme g�t�r�rd�k. Giderek hepsi bu manevi alemde bir g�rev alabilmek, Allah'�n bu hizmetine girebilmek i�in �aba harcar duruma gelirlerdi. Tabii bunlar �ylesine incelikle yap�l�rd� ki �ocuklar bu sohbetlere �ok ilgi duyarlard�.
Kimbilir ka� tane �ocu�u da bu korkun� �embere ben katt�m. �imdi �ok �z�l�yorum. O nedenle de b�t�n ger�ekleri kamuoyuna anlatarak bir bak�ma g�nah ��kar�yorum. Bundan sonra, k���c�k �ocuklar� bu cemaatin elinden kurtarmak i�in yetkilileri, medyay�, ana babalar� g�reve �a��r�yorum.
Benim bu �ocuklara ve gen�lere s�ylemem gereken ger�ekler var. L�tfen bunlara kanmay�n. ��nk� sizleri sadece kendi ama�lar� i�in kullanmak �zere yeti�tiriyorlar. Burslu okutaca��z diyerek ba�ka illere g�nderiyorlar, ailenizden ay�rarak yaln�z d�nyalar�n�zda sizleri istedi�iniz gibi e�itiyorlar.
Bizler bunlar� ad�m ad�m ya�ad�k. �u an 22 ya��nday�m, ama kendimi 60-70 ya�lar�nda ihtiyar ve �ok yorgun hissediyorum.
Onlar �ok tehlikeli ve �ok sinsidirler. T�m denenmi� y�ntemleri ile i�inize �eriat d���ncesini yerle�tirirler. Arap k�lt�r�n� yava� yava� damarlar�n�za ��r�nga ederler. Bir g�n bakars�n�z ki t�m sahip oldu�unuz de�erleriniz de�i�mi�, kendi ailenize, yak�nlar�n�za ve toplumunuza d��man, �slam devleti a�k�yla yanan, bunun i�in �lmeyi bile g�ze alan bir �akirt olmu�sunuz.
Cemaatten ayr�lma: Benim cemaatten ayr�l�� nedenim, bu cemaatin hak cemaati olmad��� kan�s�na ge� de olsa varm�� olmamdan kaynakland�. Beni cemaatten so�utan ilk olay, cemaatin sadece maddiyata dayand��� g�r���ne varmamd�.
�ocuklu�umdan beri sevdi�im, sayd���m, birbirimiz i�in can�m�z� dahi verebilece�imiz bir arkada��m vard�. Yal��n E.... Birlikte b�y�d�k.
Ben �zmir'e gittikten sonra s�k� bir �akirt olmu�tum. �akirt, cemaate giren, kurallar�na uyan ve cemaatin verdi�i hizmetleri yapan ��rencilere verilen add�r. Yani Kuran talebesidir. Risale-i Nur talebesi de denir.
Yal��n'�n durumu biraz daha farkl�yd�. Dersleri zay�ft�. Ben de onun ahiretinin kurtulmas� i�in �zmir'e gelmesini sa�lad�m. Tabii bu kolay olmad�. ��nk�, hizmet, �al��kan, zeki insanlar� kabul ediyordu. Bu arkada��m�n ne paras� ne de �al��kanl��� vard�. Ayr�ca biraz haylazl�klar�, i�ki, kumar gibi al��kanl�klar� vard�. Ama �zmir'e geldikten sonra o kadar de�i�ti ve d�zenli bir ��renci oldu ki... B�t�n k�t� huylar�n� b�rakt� ve �ok iyi bir �akirt oldu. Fakat derslerini daha d�zeltememi�ti.
Y�l sonu 4 zay�f getirince onu hemen g�z�n�n ya��na bakmadan il�emize geri postalad�lar. ��nk� cemaatte kalmak i�in ya �ok �al��kan ya da paral� ve zengin olmak gerekiyordu.
Yal��n b�yle bir durumu kabullenemedi, namaz� b�rakt�, kendini i�kiye verdi. Benim o g�zel arkada��m� mahvettiler, topluma zararl� bir hale getirdiler. Kendi ama�lar�na uymayan ��rencileri ac�mas�zca bir kenara atmalar� beni o zaman �ok etkilemi�ti. Hizmetten ilk so�umam o zaman oldu.
�zmir'de ikinci y�lda burslu oldu�um i�in �ok fazla s�k�nt� �ekmedim. Burada 3 y�l�m ge�mi�ti. �niversite s�navlar� gelip �atm��t�. Ben Hukuk Fak�ltesi'ni istiyordum. �dealim buydu. Kazanaca��mdan da emindim. A�abeyler de emindiler. Fakat tercihleri bizim i�in a�abeyler yaparlard�.. Yani kendileri bizleri istedikleri fak�lteye g�nderiyorlard�. Nerede, hangi fak�ltede bir �akirt eksi�i varsa oraya bizden kuvvetli inanc� olan ��rencileri g�nderirlerdi. Bana ba�ka bir yeri �nerdiler. Ben �srarla Hukuk Fak�ltesi'ni �ok istedi�imi s�yledim.
Tercihlerimi kendim yaparak ilk 6 tercihim olarak �stanbul Hukuk Fak�ltesi'ni belirttim. Son g�n, a�abey bana ilk tercih i�in Ankara Hukuku da yaz dedi. Ve kodunu yazd�rd�. S�nav sonu�lar� a��kland���nda hayal k�r�kl��� i�inde .....��letme Fak�ltesi'ni kazand���m� g�rd�m. Ve y�k�ld�m. 480 puan�m vard�. Hukuk Fak�ltesi'ni muhakkak kazanm��t�m. Hi� istemedi�im bir yeri nas�l kazanm��t�m? Oysa ben b�yle bir tercih yapmam��t�m. Sonradan ��rendim ki a�abeylerin yazd�rd��� kod numaras� o fak�ltenindi. A�abeylere itiraz etmek m�mk�n olmad��� i�in........'ye gitmek zorunda kald�m. Benim orada gerekli oldu�umu, hizmet i�in bunun �ok �nemli oldu�unu s�yleyerek beni inand�rd�lar. Nitekim orada hizmete kazand�rd���m �ok ki�i oldu.
Ama ilk aylarda maddi s�k�nt� ba�g�sterdi. .... k���c�k bir ildi.Hizmet burada bana burs da ayarlayamad�. �lk 4 ay� �ok b�y�k paras�zl�k ve g��l�k i�inde ge�irdim. Bunun b�yle devam etmeyece�ini anlay�nca pazarc�l�k yapmaya ba�lad�m. Fakat evdeki ��rencilerin ihlas�n� k�r�yor diye bu i�i bana b�rakt�rtt�lar.
Ben bu �ekilde paras�z devam edemeyece�imi s�yleyince ticaretteki ba�ar�m� da dikkate alarak bana Zaman Gazetesi'nde kaset satma g�revi verdiler. �lk girdi�imde 30 adet kaset vard�. 4 ay bu i�i yapt�m, ayn� zamanda fak�lteye devam ediyordum. Bu s�re i�inde sadece ekmek ve zeytin yedim.
Kasetler F. Hoca'n�n vaaz ve ilahi kasetleri idi. Hizmet i�in bu i�i yap�yordum. 4 ay sonra �ok iyi �al��mayla 30 kaseti 2550 kaset yapt�m. Kaset ba��na prim al�yordum. Bu sefer de primimi fazla g�rerek, i�i b�rakt�rd�lar.
Bu �ok zoruma gitmi�ti. Kendi eme�imizle kazand���m�z paray� dahi almam�za mani oluyorlar, bu paray� herhangi bir �ekilde hizmet i�in kullanacaklar�n� s�yleyerek bize vermiyorlard�. Hizmet bizlere verdi�i s�zleri yerine getirmemi�ti. Zaten ta ba��ndan beri bizleri kand�rd�lar, hep yalan s�yleyerek bizi kulland�lar, sonra da i�leri bitince bizleri bir kenara att�lar.
Benim gibi daha nicelerini hala kand�r�yorlar, kendi ��karlar� u�runa hi� ac�madan insan� harc�yorlar. Gen� nesillerin beyinlerini alt �st ediyorlar. Kendi atalar�na d��man ediyorlar.
Ben A... ........ Hizmet ad�na �ok �ey kaybettim. Hocalar�m�, dostlar�m� ve en �nemlisi benli�imi ald�lar. Sonra beni y�z�st� b�rakt�lar. ��nk� beni kullanacaklar� kadar kullanm��lard�. Art�k i�lerine yaram�yordum. Zengin de�ildim, para veremiyordum. Birka� g�n terminalde sandalyelerin �zerinde yatt�m. Ni�de'nin o so�uk k���nda az daha intihar� bile d���nmeye ba�lam��t�m. Daha sonra kendimi toparlad�m. H�rsland�m. �lk okuma azmimi, zorluklar�m� d���nd�m. Ben neleri ba�arm��t�m. Ve bu k�t� g�nleri yenmeye yemin ettim.
��nk� ben y�ce bir milletin evlad�yd�m, ulu �nderimiz bu �lkeyi en k�t� g�nlerinden bug�nlere getirmi�ti. Benim yapaca��m bir milleti de�il, kendimi kurtarmakt�. Sonra da gen�lerimizin beyinlerine giren, onlar� kendi ailelerinden, atalar�ndan, b�t�n de�erlerinden uzakla�t�ran bu cemaatle m�cadele edecektim. Ger�ekleri herkese a��klayacak ve Hizmet denilen �eyin T�rkiye i�in ne kadar tehlikeli oldu�unu, hedeflerini, ideallerindeki �eriat devletini, bildi�im b�t�n ger�ekleri dile getirerek a��klayacakt�m.
Bu d���ncelerle tekrar aya�a kalkt�m. Be� kuru�um yoktu. Ama kazanma azmimi, kendime g�venimi tekrar hat�rlam��t�m. Yine �ok iyi bildi�im pazarc�l��a ba�lad�m. Penye ti��rt alarak, bunlar� az bir karla pazarl�yordum. Sonra ti��rtleri ...........'den almaya, toptanc�l�k yapmaya ba�lad�m. ��nk� ..........'den penyeleri �ok ucuza al�yor, .....'de sat�yordum. K�sa zamanda kendimi toparlad�m. 5 ay sonra bu konuda .........'de 1 numara olmu�tum. Kazanc�m �ok iyi idi.
Ancak hizmet yan�ma gelmekte gecikmedi. G�ya .........'deki a�abeylere merkez �ok k�zm��, beni kaybettikleri i�in onlara sert tepkiler gelmi�ti. Birg�n .......... il imam� yan�ma geldi. "Sen bizim en �nemli �akirtimizsin. Seni �zd�k. Kusura bakma. Aram�za d�neceksin. Sen ticarette �ok iyisin. Bundan sonra ne istersen verece�iz. Para, kadro,.. ne istersen....�nce �unu da d���n, burada sevap kazanacaks�n. Allah r�zas�n� unutma." dedi. Zaman Gazetesi'nin reklam m�d�rl���n� verdiler.
Tekrar ticarete d�nd�m. Bana k�t� davranan a�abeylerin hatas� olarak kabul ettim. ��ime d�rt elle sar�ld�m. Bu arada maddi durumumu d�zeltince, yine benim gibi, �akirdiye olan (nurcu) bir k�zla evlenmek �zere haz�rl�klar yap�yordum. O da hizmetteydi. Namazl�, abdestli bir k�zd�. Fakat ne yaz�k ki bir darbe de ondan yedim. Epey bir param� alarak ba�ka birisiyle evlendi, gitti.
Pazarc�l�k yapt���m zaman �ok iyi �al��arak o zaman�n paras� ile 300.000 TL biriktirmi�tim. Daha sonra cemaate tekrar girince, hizmetten bir a�abeye ortak �al��mak �zere bu paray� verdim. Bu a�abey bir dershane imam� idi. Ona �ok g�veniyordum. Fakat ne yaz�k ki bu a�abey elimizdeki b�t�n mallar� satarak benim haberim olmadan paraya �evirmi�, sonra da b�t�n paray� harcam��. Kazand���m b�t�n param b�ylece gitti.
Bu arada Zaman Gazetesi'nde reklam i�lerinde �al��maya ba�lam��t�m.
...........'de reklam olay� o zamanlar hi� yoktu. Ben esnaf �evremi reklama al��t�rarak, gazeteye b�y�k �apta reklam almaya ba�lad�m. Gazeteye getirdi�im reklam �zerinden %20 prim al�yordum. Sadece ........ Hal� Fabrikas�'ndan 3 milyonluk anla�ma yapm��t�m. Giderek anla�malar �o�ald�. Ve ne yaz�k ki hizmet bakt� ki burada �ok para var .......... imam� olan �. a�abey beni kadro d��� b�rakt�. Gerek�e de �uydu: Hizmette kimse bu kadar para kazanm�yor. Bu dinen caiz de�il....
Ve neticede kendi eme�imle kazand���m hi�bir primi vermediler. ��ten ��kard�lar. Be� paras�z kald�m. 2500 lira bulup ekmek alamad���m g�nler oldu. Cemaate, �akirtlere ve bizi bunlar�n eline d���r�p de ilgilenmeyen herkese lanetler ya�d�rd�m.
Bu olaydan sonra b�rak�n hizmeti, namaz� dahi b�rakt�m. Cuma'ya dahi gitmiyordum. Yemin ettim, ahdettim. Hani nerede bu cemaatin d�r�stl���, g�venilirli�i, ihlas�? Nerede? �nsan�n ahiretini kurtaracak tek cemaat g�ye buydu. Hani nerede? B�rak�n ahiretimizi, d�nyam�z� karartt�lar...
�u an �stanbul'un �ok geli�mi� i� merkezlerinde neler oldu�unu yak�ndan biliyorum. �zel geceler, toplant�lar, sohbetler yap�l�yor. Bizim eski a�abeylerden biri �ok b�y�k servet edindi. "Elimizin alt�nda �u kadar muhta� ��renci var" deyip, inan�l� esnaflar� �ok g�zel s�m�r�yorlar. Onlardan b�y�k paralar topluyorlar. Bu paralardan b�y�k �irket sahibi olan semt imamlar� var.
Asl�na bakarsak g�n�m�zde hi�bir cemaat, hi�bir tarikat Allah ad�na hi�bir �ey yapm�yor. Onlar�n tek gayesi, dini istismar ederek, ��karc�l�k yapmak, halk�n manevi deste�ini de alarak kurulu d�zeni y�kmak ve �eriat� getirmektir. Ben 7 y�l boyunca bunu g�rd�m, bunu ya�ad�m.
Tarikatlar hakk�nda da kesin konu�uyorum. ��nk� hizmetteki buhranl� g�nlerimde Nak�ibendi tarikat�na girdim. Daha sonra bir ba�kas�na ba�lad�m. Buralarda inan�lmaz sap�kl�klar g�rd�m. Burada Allah'�n peygamberini tan�m�yorlard�. Kendi �eyhlerine yalvar�yorlard�. Ben 3 ay tarikatta kald�m bir defa olsun "Allah�m bana yard�m et, sana ��k�rler olsun" gibi bir dua duymad�m. Sadece o zamanki kendi �eyhleri olan Abdurrahim Reyhan hazretlerinden yard�m istiyorlard� dualar�nda. Bu Abd�rrahim Efendi'nin belirli b�lgelerde vekilleri vard�. Ben ilk kez Tarsus'ta Orhan Efendi'den el ald�m. Bu Orhan Efendi bayanlarla �ok u�ra��yordu. Onlar� �ok etkiliyordu. Dini kullanarak onlar� s�m�r�yordu. Evli bir kad�n� kocas�ndan ay�r�p, 2 han�m� oldu�u halde kendi nikah�na ald�.
Fethullah Hoca'n�n cennetinde kad�na yer yoktu. Burada ise, kad�nlar�n biri �eyhin sakal�n� siliyor, biri ayaklar�n� y�k�yor, birisi t�k�rd��� mendili al�p, y�z�ne g�z�ne s�r�yordu. Gerek Fethullah��larda g�rd���m din ad�na yap�lan sahtekarl�klar, gerekse di�er tarikatlardaki sa�mal�klar� g�rd�kten sonra, dinden o kadar so�udum ki b�t�n hepsinden nefret ettim, bizleri bu yola s�r�kleyenlere lanetler ya�d�rd�m.
Cemaatten ayr�ld�ktan sonra, vicdanen huzursuzluk duydu�um bir�ok olay vard�r. Cemaatte bizlere hak, hukuk, adalet, d�r�stl�k gibi ahlaki kavramlar� kafalar�m�za yerle�tirmi�lerdi. Fakat bunlar�n hi�birine art�k inanm�yorum.
�rne�in lisedeyken, �akirt bir hocam�z vard�. Edebiyat dersine geliyordu. Bize o kadar toleransl� davran�yordu ki biz dersten hi� �al��madan bele� ge�iyorduk.
Ama di�er arkada�lar �ok ders �al��sa da , onlara s�rf cemaatin d���nda olduklar� i�in zay�f not verirdi, s�n�fta b�rak�rd�. Hatta ��retmenden sorular� al�rd�m, hizmete sokmay� d���nd���m�z �ocuklara verirdim. Yaz�l� ka��tlar�n� hocayla ben okurdum ve ismi Devrim gibi sol g�r��l� ��rencileri se�er, onlara zay�f verdirirdim.
�niversitede de ayn� olurdu. .......... �niversitesi'nde, yine baz� hocalar�m�z �akirtti. Okulda bizi tan�mamazl�ktan gelirlerdi. Oysa ak�am onlar�n evlerine giderdik. S�nav ka��tlar�n� birlikte okur cemaat d���ndakilere hep zay�f not verdirirdim. Bu hocalar ��rencileri bizden sorar, ka��d�n� �ok da iyi yazsa, iyi not vermezlerdi. Yani onlar�n hakk�n� yerdik. Hakka, hukuka ayk�r� hareket ederdik. Bu olaylar �imdi beni vicdanen �ok rahats�z ediyor. Ka� ��renci bu nedenle hala mezun olamad�. Bunun sorumlusu ben ve cemaattir ��phesiz....
Ancak zaten yurtlarda ders �al��acak zaman�m�z olamazd�. Bizim i�in b�t�n ders S. Nursi'nin risaleleri ve Fethullah Hoca'n�n kitaplar� ve kasetleri idi. Yurtta be� vakit namazla birlikte S. Nursi ile F. G�len'in eserlerini okur, onlardan s�nava �ekilirdik. Normal ders �al��maya ne zaman�m�z vard� ne de bizden bu derslere �al��mam�z isteniyordu. �nceleri herg�n saatlerce bir a�abey taraf�ndan okunan S. Nursi'nin eserlerini hi� anlamadan dinlerdik. Bilindi�i gibi bu eserler Arap�a ve Fars�a yaz�lm�� a��r eserlerdi. Hi�bir �ey anlamazd�k. Fakat herg�n okutulan metinler ve dinlenilen kasetler giderek bizlerde bir al��kanl�k yapard�. Sonunda imtihan edildi�imiz i�in, hepimiz bu eserleri ezberlemeye ba�lad�k.
Yeni ��rencilerin kazan�lmas�: Cemaatin as�l hedefi zeki, �al��kan, zengin ��rencileri d�nyas�na al�p onlardan maddi ve manevi yard�m beklemektir. Hizmetin ��renci kazand��� as�l yer ortaokul d�nemidir. Bu d�nemde ��renciler se�ilir, tabii, okul birincileri ve takdir alanlar...
�niversitede ise ��yle ��renci kapard�k. Kay�t zaman� okul �n�ne giderdik. ��renci ta�radan gelmi�tir, hi� bir �ey bilmiyordur. Biz ona orada yard�mc� oluruz. Kay�t olmas�n� sa�lar�z. Otelde kal�yorsa evimize g�t�r�r�z, misafir ederiz. ��renci bu durumdan �ok ho�lan�r ve bizimle kalmaya ba�lar.
Askeriyeye bak�� ve �nemi: Hizmet askeriyeye �ok b�y�k �nem vermektedir... �u anda hizmetin ana hedefi askeriyedir. Bu kurumu da ele ge�irirlerse T�rkiye �ok k�t� bir kaosun i�ine s�r�klenecektir. Hizmet bug�n e�itim kurumunu ele ge�irmi�tir ve s�rada askeriye vard�r.
Hizmet devaml� olarak, uygun ki�ili�e, asker ki�ili�ine sahip s�r vermeyen elemanlar� se�er ve eliyle askeriyenin i�ine koyar. Bunlardan biri de bendim. Ancak birka� arkada��m�z daha sonra askeri okullarda farkedilerek, okuldan uzakla�t�r�ld�lar. Hemen hepsinin ba��na ayn� �ey geldi. Bizleri, askeri okullarda kendimizi belli etmememiz i�in �zel olarak e�itirlerdi. Mesela g�zlerimizle namaz k�lard�k. D��ar�ya bir �ey belli etmemeye �al���rd�k. Ama demek ki bir s�re sonra durum anla��l�yor. Bu �ocuklar�n gelecekleri karard�, �ok zor durumda kald�lar.
Ne yaz�k ki, Anadolu'nun �al��kan, zeki �ocuklar� b�ylesine zehirlenerek, bu t�r cemaat ve tarikatlar�n elinde, kendi ama�lar� i�in kullan�l�yor. B�t�n bunlar�n �nlenmesi gerek.
Cemaate girmeden �nce tam bir Atat�rk hayran�yd�m. �lkokul ve ortaokuldaki hocalar�m bana Atat�rk'� �ok sevdirmi�lerdi. Askeri okula gitmemin ana nedeni de Atat�rk hayranl���mdand�. Fakat, cemaate girdikten sonra sadece benim de�il, t�m arkada�lar�n fikrini �eldiler. ��nk� bize Atat�rk'� o kadar k�t�lediler ki giderek hepimiz birer Atat�rk d��man� kesildik. Art�k ondan nefret ediyorduk. Onun deccal oldu�unu s�yl�yorlard�. Sohbetlerde onun ad�n� anmak yoktu. Sadece malum zat denirdi. �ok affedersiniz "necis, hayvan (domuz)" diye an�l�rd�.
Bizleri Atat�rk'ten so�utmak i�in �u yolu se�erlerdi. Atat�rk'�n yapt��� devrimlerin k�t�l���n� s�ylerlerdi. "Gece alim olarak yatt�k, sabah cahil olarak kalkt�k" diyerek harf devrimini anlat�rlard�. O d�nemde camilerin kapat�ld���n�, analar�m�z�n bac�lar�m�z�n ba��rt�s�n�n ��kar�ld���n�, Kuran-� Kerim'lerin yak�ld���n�, d�nyan�n en b�y�k devleti iken, en k���k devleti oldu�umuzu s�ylerler ve bunun tek sorumlusunun da Atat�rk oldu�unu belirtirlerdi. Sar���n yerini �apkan�n, �alvar�n yerini pantalonun almas�n� ele�tirirlerdi. K�sacas� Atat�rk bizleri dinden ve dinin gerektirdi�i ya�amdan kopararak topluca cehenneme g�ndermi�ti.
Atat�rk'�n (onlar�n ifadesi ile) affedersiniz b���re b���re �ld���n�, topra��n onu kabul etmedi�ini ve b�ylece An�tkabir'de yerin 69 metre alt�na at�ld���n� s�ylerlerdi. Milli zaferlerin kazan�lmas�nda Atat�rk'�n bir pay�n�n olmad���n�, Kaz�m Karabekir'in ondan �st�n oldu�unu anlat�rlard�.
Hizmet i�inin ger�ek ��retileri buydu. Ama d��ar�da entellekt�el g�r�nmeye �al���l�r, pantolon giyilir, kravat tak�l�rd�. Evlerde �alvar giyer, sar�k takarlard�. Yani d��ar�da tedbir uygulan�rd�. Tedbir, hizmetin d���ndakilere, hizmete bir zarar gelmesin diye uygulanan m�eyyideleri idi. Aynen d��ar�dakiler gibi ya�an�rd�. Atat�rk�� gib davran�rlard�.
Oysa hizmetin as�l amac� Atat�rk ilke ve inkilaplar�n� y�kmak ve �eriat� bu memlekette tekrar ihdas etmekti. Bizler i�in yap�lan sohbet toplant�lar�nda Fethullah Hoca'n�n �zel kasetleri dinletilirdi. Bu kasetlerde cemaatin ger�ek bak���, Atat�rk'le ilgili �ok olumsuz ifadeler yer al�yordu. �zmir'de �ok defalar bu t�r konu�malar�, kasetleri sohbetlerde dinledim. D��ar�ya kar�� Hoca ne kadar farkl� g�r�n�yor. Oysa i�lerinde hep bunun sevdas�yla yan�p tutu�uyorlar.
Ama �imdi inan�yorum ki emellerine hi�bir zaman kavu�amayacaklar. Bizlerin k���k beyinlerine yerle�tirdikleri yanl�� ve haince fikilerin, biz T�rk gen�lerini nas�l bir yola s�r�kledi�i ortada... Bunun i�in t�m ger�ekleri kamuoyuna anlatmaya karar verdik. �lgili makamlar�n bunlara mani olmalar� okullardaki ve yurtlardaki faaliyetleri �ok s�k� denetim alt�na almalar� gerek... Aksi halde bizler gibi pek �ok �ocu�un buralarda zehirlenmeleri ka��n�lmaz olur.
Cemaatin �rg�tlenmesi:
Cemaat �ok ciddi bir �ekilde �rg�tlenmi�tir:
1- F.G�len (fikir babas� Said Nursi ve risaleler)
�lahiyat fak�ltesi mezunu �zel olarak se�ilmi� ��rencilere ders verir. Bunlar gelecekte d���n�len �er'i d�zenin �eyh�lislamlar�d�r. Din bilginleri ve fetva adamlar� bu gruptan se�ilir.
2. A TAKIMI
a-) B�lge imamlar� (B�y�k �ehirlerde, �rne�in, �stanbul'da n�fus �ok oldu�undan buras� b�lgelere ayr�lm��t�r. Her b�lgeden sorumlu bir b�lge imam� atan�r.)
b-) �l imamlar� (Normal b�y�kl�kteki illerde A Tak�m�na kar�� sorumlu olarak il imamlar� vard�r. Ni�de, Bursa, Bayburt il imamlar� gibi...)
c-) F. G�len'in �e�itli konulardaki dan��manlar� (medya sorumlusu, dan��man H. G�lerce gibi)
A TAKIMININ G�REVLER�
1- Cemaatin hem i�te hem de d��ta uygulayaca�� genel politikalar�, �e�itli konularda yap�lacak isti�are toplant�lar� sonucunda belirlemek.
2- Tespit edilen bu politikalar�n nas�l uygulanaca�� konusunda organizasyonlar yapmak.
3- �sti�are toplant�lar� sonucunda al�nan kararlarda, a�a��ya yani cemaate gerekli a��klamay� yapmak, bilgi ta��mak.
4- Cemaatte olan� biteni isti�are kuruluna, yani A Tak�m�n�n g�ndemine getirmek.
3. CEMAAT
1. Esnaf �mamlar�: Stat� olarak, 4-5 kadar evden sorumlu olan �mamlar imam� ile ayn�d�r. �al��malar� aras�nda , cemaatte bulunan esnaflar� �rg�tlemek, onlar�n hizmetle olan ba�lar�n� s�k� tutmak, yenilerin cemaate kazand�r�lmas� konusunda bilgilendirmek, organizasyonlar yapmak. Her ay birtak�m sohbet ve yemekli toplant�lar yaparak yeni esnafa cemaati tan�tmak, cemaate dahil olduklar�nda hem maddi, hem de manevi olarak �ok fazla kazan�mlar� olaca�� konusunda onlar� ikna etmek, etkilemek. Cemaate kat�lan her yeni esnaf sayesinde, himmet toplant�lar�na kat�lacak esnaf say�s� artt�r�l�r ve b�ylece himmet ad�na toplanan para miktar�nda b�y�k bir art�� olur.
2. �mamlar imam� (Semt imam�) : 4,5 kadar evden sorumludur. Kendine ba�l� bu evlerde kalan ��rencilerin ��renim, burs durumlar�n� dikkatle izler. Her ��renci ile ilgili haz�rlanan bilgiler, rapor halinde bu imama gelir. Ayr�ca Zaman Gazetesi, S�z�nt�, Yeni �mit gibi yay�nlar�n aboneli�ini dikkatle izler. Ayr�ca, bu ki�inin as�l g�revi evlerin kurulmas�n�n as�l amac� olan ortaokul ve lise ��rencilerine y�nelik yap�lan hizmetleri denetlemek, organizasyon konusunda ev imam�na yard�mc� olmak, yukar�dan iletilen emirleri a�a��ya bildirmek ve bu evlerdeki t�m �al��malar�n �zetini kendisinden bir �st olan b�lge imam�na rapor halinde sunmakt�r.
3. Ev �mam�: Bu ki�i evdeki ortalama 6-7 bireyden sorumludur. Bir aile reisi gibi evin karar organ�d�r. �mamlar imam�na kar�� sorumludur. Yukar�dan al�nm�� kararlar� evde uygulamakla y�k�ml�d�r. Bunun yan�nda as�l g�revi ortaokul ve lise hizmetinin il organizat�r� ve ilk denetleyicisidir.
Yo�unlu�una g�re ve genelde kendisine yard�mc� olmak �zere imamlar imam� taraf�ndan bir yard�mc� tesbit edilir. Bu temsilci imam�n olmad��� hallerde t�m g�rev ve yetkilerine sahiptir.
4. Ortaokul sorumlusu (Ortaokul a�abeyi) : Cemaatin bu denli h�zla b�y�mesinin bir bak�ma nedeni, as�l etkinlik alan� olan ortaokul seviyesindeki �al��malar�d�r. Yani �ok itaatkar olan ve sa�lam �akirtler yeti�tirmede �nemli ya�lar ortaokul ya�lar�d�r. �zellikle ortaokul 2. ve 3. s�n�flarda hizmet �ok iyi y�r�t�l�r. ��nk� bu ya�larda bir �ocu�ubaz� �eylere inand�rmak �ok kolayd�r. Cemaatin deyimi ile ki�inin do�as�n�n olu�maya ba�lad��� bu d�nemde, cemaate kazand�r�lan bireyler, cemaatin as�l y�k�n� omuzlayan, tam itaatkar bireylerdir.
5.Lise Sorumlusu (Lise A�abeyi) : Ortaokul sorumlusu gibidir. Liselerin 1. ve 2. s�n�flar� ile ilgilenir. Bu d�nemde lise 3 hizmeti ile, daha �ok �niversiteye haz�rlanan dershanelerdeki imam d�zeyindeki g�revli sorumludur. Bu hizmet genelde ��retmen ve bu ki�i ile birlikte y�r�t�l�r. Bu hizmetin as�l denetleyicisidir.
Ortaokul ve lise a�abeyleri evde kalan di�er ��rencileri, a-) Zaman Gazetesi sorumlusu
b-) S�z�nt� Dergisi sorumlusu
c-) Kaset sorumlusu olarak g�revlendirirler. Bu yay�nlar�n tiraj�n�n s�rekli olarak artmas�n� sa�larlar. Bu ana g�revlerinden biridir.
6.Serrehber: Genelde dershanedeki hizmet bak�m�ndan en �st d�zeydeki ��retmendir. Yo�unlu�una g�re 1 veya 2 yard�mc�s� olabilir.
G�revleri: a-) Dershaneye gelen ��rencilerle yak�ndan ilgilenir. Bu ��renciler 2 gruba ayr�l�r. - Ehli hizmet olanlar- Ehli d�nya olanlar.
Ehli hizmet olan cemaat bireyleri, serrehber taraf�ndan d�zg�n bir bi�imde s�n�ftaki di�er ��renciler hakk�nda gerekli olan �n bilgilerin haz�rlanmas� amac�yla s�n�flara yerle�tirilir. Bu ki�iler o s�n�f�n sorumlusu olurlar. Bunlara s�n�f imam� denir. Bu ki�i yapt��� t�m �al��malarda serrehbere sorumludur.
b-) O dershaneden �niversiteyi kazanm�� olan ��rencileri, kazand�klar� illere, rehber ��retmen g�zetiminde g�ndermek ve bunun organizasyonunu yapmak.
c-) Bu ��renciler hakk�nda haz�rlanm�� olan �zel dosyalar�, �niversiteyi kazand�klar� illere g�ndermek, onlar�n bar�nma ve burs ihtiyac�n� kar��lamak.
d-) Eldeki verilere g�re s�z konusu ki�inin, hizmeti ne kadar benimsedi�i ve yeni yerde hangi hizmetlerde kullan�laca��na ili�kin �zel ve gizli referans mektubunu haz�rlamak. (Bu mektuplar, ��rencinin gitti�i okulla ilgili olan dershaneye veya yurt sorumlusuna oradaki g�revli serrehbere) g�nderilir.
G�r�ld��� �zere cemaatte tam bir askeri disiplin vard�r. Sorumluluklar ve g�revler kesin olarak belirtilmi�tir. Hi� kimse bunlar�n d���na ��kamaz ve her�ey, her hareket kaydedilir. Cemaate al�nan ��rencinin, t�m �zellikleri, yakla��mlar�, b�t�n bir g�n i�indeki davran�� ve tutumlar� kaydedilir ve haftasonu rapor halinde bir �st g�revliye verilir. �ok yak�n iki arkada� bile birbirlerini denetlerler ve yanl�� bir tutum oldu�u takdirde hemen rapor ederler.
B�t�n bu g�revler Allah ad�na yap�ld��� ve hizmetin aksamas� halinde ahiret azab�n�n korkun� olaca�� ki�ilerin beyinlerine �ylesine yerle�tirilmi�tir kihi� kimse bunlar�n d���na ��kamaz. ��renci yerine getirdi�i her g�rev i�in �zel olarak se�ildi�ini, cemaatin �stlendi�i �eriat d�zenini yeniden kurmak i�in kendisine verilen bu kutsal vazifeyi en iyi �ekilde ba�armas� gerekti�ini bilir.
Cemaate giren ��renciler, art�k kendilerini buraya adam�� olurlar.
Kendilerine verilen bilgi ve g�rev ne olursa olsun, onlara inanmak ve gere�ini yerine getirmek zorundad�rlar. Bu kararlar, ailesinin, devletinin, �lkesinin zarar�na da olsa... ��nk� cemaatin kutsal de�erleri her�eyin �zerindedir.
Zaten bu t�rl� cemaat ve tarikatlar�n en b�y�k zarar� da buradad�r. Birey kendi ki�ili�ini kaybetmekte, cemaatin m�ridi olarak ayn� g�r�� ve de�erleri benimseyerek adeta robotla�maktad�r.