| Fethullah
Gulen haberleri: Cumhuriyet 22.06 .99 : Imam evlendigi gece karisini kesti Iki yil once Mugla'nin Ula ilcesinde bir cinayet islendi. Bir imam evlendigi gece, genc karisini bicakla koyun keser gibi bogazladi. Sonra kanli bicagi ile polise teslim oldu. Cinayet nedenini ise soyle anlatti: ''Ben artik cennete gidecegim. Gerdek gecesi insan karisini keserse cennete gider. Ben ruyamda gordum bunu.'' Imam hala iceride. Sonradan anlasildi durum. Gerdek gecesi karisini kesen imam Nurcuydu ve aklini kacirmisti. 6-12 yas arasindaki cocuklari topluyor Nurcular. Suleymancilar ise 6-18 yas arasindakileri. G. Koyu'nde koylulerle konustuk uzun uzun. Aralarinda ne Nurcu ne de Suleymanci vardi. ''Ne diyorsunuz Kuran kurslarina'' dedim en yasli olanina. ''Dinimizi ogrenmek bakimindan iyidir. Sehir yerde ogrenilmiyor. Yine biz sahip cikiyoruz dinimize.'' ''Sehirlerde oturanlar dinsiz mi?'' ''Yok efendim, oyle demek istemedim. Sehir yerde is
guc coktur. Kisi pek vakit ayiramaz, ama koyluk yerde bos gezer ''Duymadiniz mi Fethiye'de gizli bir Nurculuk okulu basilmis?'' ''Onlarin ne oldugunu bilmiyorum. Nurculuk iyi bir sey degil. nlar da Musluman, ama yollari ayri.'' ''Sizin koyde Nur okuluna giden var mi?'' ''Giden yok, pek bilmiyorum ben.'' Diger koyluler de yok der gibi baslarini saga sola salliyorlar... ''Ya Kuran kursu?'' ''Yok.'' ''Cocuklar nasil ogreniyor Islam dinini o zaman?'' ''Koyun imami var, o ders veriyor.'' ''Biz koyun imamini aradik, fakat Koycegiz'e indigi icin bulamadik.'' ** Fethiye Kaymakami Cahit Gunduz, ''Adim adim takip
ediyoruz bunlari'' diye basladi soze... Icisleri Bakanligi'ndan, siri uclarin daha
yakindan izlenmesi icin emirler geliyormus yazili olarak... Kaymakam Cahit Gunduz'e
''Efendim'' dedim, ''basilan Nurculuk okulu sekiz yildir faaliyet gosteriyormus.
''Herhalde'' diye karsilik verdi kaymakam bey... Ve sonra ekledi: ''Bu baskin, onlarin en az bes yil sesini cikartmaz.'' Sonra bir teyp dinledik halk egitim merkezinde... Evini urculuk okulu haline getiren 75 yasindaki Sadik Aydin bir guzel anlatmis her seyi. Sadik Aydin'la konusan kisi ne polis ne de MIT ajani; adini vermeyecegiz. Konusmaci soruyor Sadik Aydin'a: ''Bak amca, ben de sizden sayilirim. Ama buranin yabancisiyim. Polis simdi senin ifadeni alacak. Gel soyle bir kenara cekilelim de dertleselim...'' ''Nedenmis o?'' ''Sey canim, kimse duymasin da...'' Sadik Aydin en sonunda inaniyor karsisindaki kisinin Nurcu lduguna ve basliyor konusmaya: ''Bizim maddi durumumuz iyidir. Evimizde barinsin diye es dost, kapisini acik biraktik. Yani hanemiz aciktir herkese. Nurculuk bir meslektir. Cuppe giymek sunnettir. Biz ne disarida yemek yer, ne iceriz...'' ''......'' ''Kitaplari Kestane Pazari'ndan aldim Izmir'de... Biz bes vakit namaz kilmayan beynamazin cenazesine gitmeyiz. Biz Nur talebesiyiz. Lokantaya hic gitmeyiz...'' ''Neden soruyorsun?.. Kumeli Nur okullari Bursa'da,Soke'de, Isparta'da, Konya'da, en fazla Ankara'da var. Ankara'da olanlari neden basmiyorlar?'' ''......'' ''Eski yaziyi mi? Biz eski yaziyi uc gunde ogretiriz yeni Nur talebesine. Kuran ortadan kalkti, biz bunu yeniliyoruz.'' ''......'' ''Biz bu meslegi birakmayiz, bu ev kalacak ve Nur
talebeleri okuyacak; Isparta'da da basmislar...'' Fethullahcilar devlet icinde orgutlenmeyi hizla surduruyor... Ornek mi? Milli Egitim Bakanligi'ndaki kadrolar artik onlarin elinde. Nurcularin 'durust bir insan degil' deyip aralarindan attiklari Aysal Aytac, Milli Egitim Bakanligi Yurtdisi Egitim Ogretim Genel Mudurlugu'ne atandi. Fethullahcilarin orgutlendigi seriatci Zaman gazetesi Aysal Aytac'i koruyor, kolluyor. Neden mi? Anlatalim: Milli Egitim Bakanligi Turkmenistan, Kazakistan, Kirgizistan, Ozbekistan ve Azerbaycan'a ogretmen gonderecek. Ankara Besevler'deki Milli Egitim Mudurlugu salonlarinda bir sure once bir seminer duzenlendi. Ilk sinavi kazanan yaklasik 300 ogretmen, kimi ogretim gorevlilerince egitildi. Isin ilginc yani 10-15 ogretmenin disinda seminere katilanlarin hemen hepsinin cebinde Zaman gazetesi bulunuyordu. Fethullahcilar Milli Egitim Bakanligi'nda orgutlu olduklari icin kendi yandaslarini Orta Asya Turk cumhuriyetlerine gondermek icin yogun caba harciyorlardi. Cabalari gerceklesti mi? Evet... Cunku Fethullahci Aysal Aytac isbitiriciligiyle taninan bir kisiydi. Fethullah Hoca ne isterse onu yapardi. Oyle oldu ve Fethullahcilar parsayi topladi. Acaba Milli Egitim Bakani Nahit Mentese 'nin bu olaydan haberi oldu mu? Hic sanmiyoruz... Milli Egitim Bakanligi'nda bir huzursuzluk ve korku egemen. Konussalar Fethullahcilar onlari gorevden aldiracak. Cunku 'su baslarini' Fethullahcilar ele gecirmis. Fethullahcilar Turkiye'nin her yerinde orgutleniyor. Salt Turkiye degil; Almanya'da, Fransa'da ve Amerika'da tarikat kamplari kurup para topluyorlar. Fethullahcilarin kurdugu Ipek ve Kultur Vakfi'na Sanliurfa Ozel Idaresi okul yapilmasi kosuluyla dusuk degerle arsa verdi mi? Verdi... Sanliurfa'nin Pasabagi Mahallesi'nde Ozel Idare'ye bagli 8 bin metrekare arsanin yilda 1 milyon 800 bin liraya kirayla Ipek Egitim ve Kultur Vakfi'na verilmesi, Fethullahcilarin devlet icinde ne denli guclu olduklarini gosteriyor. Oysa Sanliurfa'da bu tur arsalarin vakiflarca kiralanmasinda buyuk paralar odeniyor. Yillik kiranin 1 milyon 800 bin lira degil, en az 500 milyon lira olmasi gerekiyor... Fethullahcilar hizla orgutleniyor Turkiye'de.
Acmadiklari kapi yok. Biz gunlerdir yaptiklari isleri yaziyoruz. Yazmayi
yilmadan surdurecegiz... Cumhuriyet gazetesinin 5 Agustos 1998 gunlu sayisinda 1. sayfadan "Tarikat Liseleri" basligi altinda yayimlanan haber uzerine Fethullah Gulen'in avukati tarafindan Izmir'de dava acildi. Dava dilekcesinde; bu haberin yayimlanmasinin ardindan "Fethullahcilar" bazen de "Fethullah Gulen" diye bahsederek gercek disi, onur kirici hayali isnatlarla iftiralarda bulunmak suretiyle, Gulen'in hayali bir tarikatin lideri olarak lanse edildigini ve kucuk cocuklarin beyinlerini yikamaktan devlet yikiciligina kadar cirkin ithamlarda bulunuldugu ileri surulerek iki yuz milyon lira manevi tazminat istenmisti. Izmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesi* asagidaki gerekceyle
manevi tazminat istegini reddetmistir : "Davamizda ise; Cumhuriyet
gazetesinin 5.8.1993 tarihli nushasinda "Tarikat Liseleri" basligi altinda
bir yazi yayimlamak suretiyle 'Fethullahcilar ilkokul mezunu arasindan sectikleri
ogrencileri kendi denetimlerindeki Nilufer, Fatih Erkek, Samanyolu, Yamanlar ve
Serhat adli ozel liselerde egiterek Universiteye hazirliyorlar' basligi altinda bir
haber yayimlandigi ve davaya konu olan yayinin tamaminin bir kul olarak
incelenmesinde normal bir elestiri sinirlari icerisinde kaldigi yazidaki belli
kelimeler ve cumleler ile yazinin butunu birlikte degerlendirildiginde verilen haberin bir
elestiri hudutlarina tecavuz etmedigi gibi davacinin (F. Gulen) kisilik haklarina
saldiri mahiyetinde olmadigi davacinin da bir din adami ve 'Seriat kamplari' 25 Agustos 1993 gunlu Cumhuriyet gazetesinde birinci sayfada "Fethullahcilar olarak anilan seriatcilar simdi de Amerika'ya el atti" "ABD'de Seriat Kampi" baslikli haber fotografli olarak yayimlaninca, Fethullah Gulen'in avukati asilsiz yakistirma ve ithamlarda bulunuldugu, yazilanlarin gercek disi oldugu saviyla baska bir dava daha acti. Dava dilekcesinde, Gulen'in Amerika'da bulunmadigi, herhangi bir faaliyetinin olmadigi, hicbir vakif ve okul icin para toplamadigi ileri surulerek yapilan yayin karsisinda duyulan uzuntunun karsiligi olarak iki yuz milyon lira manevi tazminat istenmisti. Izmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesi manevi tazminat istegini kabul etmedi. "Fethullahcilar ve Fethullah Gulen fikrini ve dusuncelerini benimseyen bir grubun oldugu tartismasizdir" diyerek gerekceli kararinda Gulen'in konumunu soyle aciklamistir: "....25.8.1993 gunlu Cumhuriyet gazetesinde yayimlanan "ABD'de Seriat Kampi" baslikli haber nedeniyle kisilik haklarina saldirida bulunuldugu iddiasi ile tazminat davasi ikame edilmistir. Davaci Fethullah Gulen Islami akimin ve bu inanci paylasan cevrelerde Fethullah Gulen gercekten bir olgu olarak, belli dusunce ve goruslerin temsilcisi olarak kabul edilmis, gorusleri, konusmalari, vaazlari, basinda yayimlanan yazilari kamuoyunun buyuk bir kesimi tarafindan dinlenen ve benimsenen goruslerini kamuoyuna basin araciligi ile yansitan bir sahis olmasi hususu tartismasizdir. Diger yandan; dosyaya ibraz edilmis muhtelif gazete kupurleri, mahkeme tekzip yazilarindan da anlasildigi gibi davaci Fethullah Gulen basinda yer aldigi kadari ile kamuoyunda Fethullahcilar ve Fethullah Gulen fikrini ve dusuncelerini benimseyen bir grubun oldugu tartismasizdir. Bu nedenle, erek dini sohbetlerde gerek ozel sohbetlerde, gerek camilerde, gerekse basinda muhtelif gazetelerde davacinin (F. Gulen) dusunce ve fikirlerini kamuoyuna aktaran bu hususta icabinda toplantilarda konusan fikir ve elestiriler yapan bir kimse oldugu da bilinmektedir. Davaya konu yayinin ayri ayri tahlil ve incelemesinde yazinin bir haber niteliginde bulundugu,karsit fikirler tarafindan normal elestiri sinirlari icinde kaldigi ve yukarida beyan edildigi gibi medyada bu hususta muhtelif konusmalar ve yazilar yazan bir kimsenin de elestiri hudutlari icerisinde kendisine ve fikirlerine yoneltilecek ve elestiri hudutlarini veya normal yayin ve haber hudutlarina tecavuz etmeyen yazilari da kabul etmesi ve bunlari olagan saymasi gerekmektedir. Bu nedenle yazinin ve yayinin bir butun olarak tahlil ve incelenmesinde yazida yayin, haber ve elestiri hudutlarini tecavuz eden bir kasit ve niyet tasimadigi ve davacinin (F. Gulen) yasa ile korunan kisi haklarina her hangi bir tecavuz olmadigi ...." * Izmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin "Tarikat
Liseleri" ile ilgili 1993/757 Esas, 1994/850 Karar ve 3.11.1994 gunlu ve
"ABD'de Seriat Kampi" haberi hakkindaki 1993/773 Esas, 1994/638
Karar ve 12.9.1994 gunlu ikinci karari Yargitay 4. Hukuk Dairesi ilami ile onanarak
kesinlesmistir. Cumhuriyet, 17.06.99 Fethullah Gulen, Ankara'da gazetecilere onemli bir aciklama apiyor. Fethullah Efendi aynen soyle diyor: ''Degisik yerlerden aldigimiz sinyallerle bir kisim askerlerin muhtira verme temayulleri oldugu soyleniyor. Bazilari alakadar olmayabilir. Bazi buyuk zenginler de alakadar olmayabilirler. Ama su anda birilerinin kipirdanisi bahis mevzuu. Hatta, bu konuda hukumet tarafindan kayirilan birinin acik tavri oldugu soylenebilir...'' Kamuoyunda ''Hocaefendi'' olarak bilinen ve bu koseyi izleyenlerin ''cok yakindan'' tanidigi Fethullah Gulen, emekli bir vaiz degil midir? O halde, Fethullah Gulen ''askerlerin muhtira hazirligi icinde'' oldugunu nereden haber almistir? Fethullah Gulen'in, devletin istihbarat birimlerinin icinde onemli ir gorevi var midir? Eger yoksa, ''askerlerin muhtira hazirligi icinde'' olduklarini nereden ogrenmistir? Yoksa Fethullah Gulen'e, Turk Silahli Kuvvetleri icindeki kimi askerler tarafindan bilgi mi akitilmaktadir? Fethullah Hoca kesin konusuyor: Diyor ki: ''Hatta bu konuda hukumet tarafindan kayirilan birinin acik tavri oldugu soylenebilir?'' Hukumet tarafindan ''kayirilan kisi'' , acaba Hava Kuvvetleri Komutani Orgeneral Ahmet Corekci midir? Fethullah Hoca'nin, Ankara'da Zaman gazetesinin burosunda yaptigi bu aciklama cok onemlidir. Tansu Ciller 'in kurdugu ''azinlik hukumeti'' nin guvenoylamasina gitmesinden 6 gun once Fethullah Hoca'nin bu aciklamasinin ''siyasal bir boyutu'' olmalidir. Milli Savunma Bakani Vefa Tanir, Fethullah Gulen'in dehset verici savlarina yanit vermelidir. Ayrica Fethullah Gulen, Turk Silahli Kuvvetleri'nde kimi komutanlarin ''muhtira hazirligi'' icinde olduklarini acikladigina gore bu komutanlarin adlarini, rutbelerini ve gorev yerlerini de belirtmek zorundadir... **** Fethullah Hoca bir emekli vaiz degil midir? O halde Fethullah Hoca, ordu icinde kimi komutanlarin ''muhtira hazirligi'' na giristiklerini nasil ogrenmistir? Simdi, sizlerin cok iyi bildigi olaylara yeniden girmek istemiyorum. Ancak sadece liselerde, polis kolejlerinde ve akademilerinde yapilanlari animsatmak istiyorum. Fethullah Hoca, ordu icindeki Ataturkcu, laik, demokrat askerlere gozdagi verip onlari sindirmek mi istiyor? Ad vermiyor, ama kendisini dinleyen gazetecilere ''siz onlari tanirsiniz'' mesajini veriyor. Ne yazik ki toplantiya katilan bir tek meslektasimiz ''Hoca Efendi siz kimsiniz, bu dehset verici bilgileri nereden ogreniyorsunuz'' sorusunu yoneltmiyor, kuzu kuzu Fethullah'i dinliyorlar... Fethullah Hoca anlatiyor: ''Birileri bir sey istiyor olabilir. Eger oyle bir sey varsa, el altindan o sinyali verebilirler. Boyle bir krizi degerlendirerek gelme niyetinde olanlar da gelmeyi dusunmus olabilirler...'' Siz bu sozlerden ne anladiniz? Fethullah Hoca, hic kuskusuz bir seyler biliyor. Kimi
yerlerden duyumlar almis. O zaman da laik demokratik Turkiye Cumhuriyeti'nin cumhuriyet
savcilarina onemli bir Fethullah Hoca aciklasin. Muhtira hazirligi icindeki komutanlarin adi, rutbesi ve gorevi nedir? Cumhuriyet savcilarini goreve cagiriyoruz... Bu ''dehset verici'' iddialara karsi Genelkurmay Baskani Orgeneral Ismail Hakki Karadayi 'nin aciklama yapmasini bekliyoruz. **** Fethullah Gulen bir din adami midir, politikaci midir, gazeteci midir, yazar midir, sair midir, devlet icinde onemli bir gorevi olan bir kisi midir, aydinlansin... Fethullah Hoca kimdir, necidir artik bilelim... Yuz binlerce isci grevdeyken ''ordu muhtira hazirliyor'' soylentileri kimlerin ekmegine yag surecek, biz ogrenmek istiyoruz... Bir baska onemli konu daha var: DYP'li kimi bakanlardan, Fethullah Hoca rahatsizlik mi duyuyor? Kadin ve aileden sorumlu Devlet Bakani Isilay Saygin, Adalet Bakani Bekir Sami Dace, Disisleri Bakani Coskun Kirca, Milli Egitim Bakani Turhan Tayan , Milli Savunma Bakani Vefa Tanir, icisleri Bakani Nahit Mentese 'den Zamancilar neden rahatsiz oldular? Zamancilar, Milli Egitim Bakanligi'na Koksal Toptan 'in, Kultur Bakanligi'na da Riza Akcali 'nin mi getirilmesini istiyorlardi? Ikinci onemli konu da su: Tansu Ciller'in, MHP lideri
Alparslan Turkes 'e, 6 bin kadro ile burokrat atamalarina ddanisma sozu vermesi,
Zamancilari ''DYP'de neler oluyor'' Sahi, toplantiya katilan gazetecilerden bir tanesi hocayi sikistiramaz miydi? Soyle bir soru yoneltebilirlerdi: ''Hoca, Turk Silahli Kuvvetleri'nin icinden size bilgi akisini saglayan kaynaklar var ki, 'muhtira hazirligi' ndan soz ediyorsunuz. Bir emekli vaiz, ordu icine bu denli nasil nufuz edebilir?'' Fethullah Hoca, ordu icinden bilgi alabilir miydi?.. 1980'li yillarda aranirken bile nasil korunup kollandigini, hatta askeri birlikleri bile ziyaret ettigini, Reha Muhtar 'a ''Ates Hatti'' programinda kendisi anlatmisti... Zaten Zaman gazetesi ve yazarlari oteden beri Turk Silahli Kuvvetleri'ndeki Ataturkcu, yurtsever, demokrat askerlere karsi tavir almamis miydi? Bakin, olaylar bir noktada birlesiyor... Zaman'in dedikodu yazari, Ataturk posteri dagitan bir
magazadan alisveris yapmamalari icin okurlarini uyarirken ''Paraniz kursun olarak size
donuyor'' diye yazdiginda onlarin ne yapmak istedikleri ve ozledikleri duzen apacik ortaya
Cumhuriyet, 27.06.99 ''Ilkokulu bitirdikten sonra karar verdim okumaya.
Ama babam kucukken olmus. Anama uc donum tarla ile iki bas okuz miras birakmisti.
Yoksulduk, gucsuzduk. Nasil ''Evet.'' ''Ve dustuk yollara. Ilceye indim. Oradan Bursa'ya. Ilkokula biraz gec gittigim icin on dort yasindaydim asagi yukari. Kavaflar denilen bir yerde ayakkabi satiyorlar, incik boncuk falan. Birisi yaklasti yanima. Ak sacli, sakalli, orta yasli
birisi. Garipligimi sezinlemis olacak, 'Sen nerelisin' diye sordu, soyledim. Birdenbire
isindim adama be. Uzatmayayim, aldi ''Korkmadin mi adamdan?'' ''Cocuklari vardi ben yasinda. Temiz bir evi, karisi... Okumak gerekliydi, diyorum, bir tesaduf iste...'' ''Sonra?'' ''Hem dersime calisiyor, hem Kuran ogreniyordum.
Namaz kilmasini biliyordum zaten. Cogu dualari da biliyordum. Boylece girdim
aralarina. Bos zamanlarimda risalelerini okuyordum. Said-i Nursi'nin. Kaptirmistim
kendimi... ''15 yil uzun bir sure... Nasil kurtardin kendini?'' ''Ben 15 yil bilincsiz Nurcuydum... Sonra bes yil bilincliydim. Ama baktim, kendimi toparladim. Bu isin sapiklik oldugunu sezinledim. Bir ruh doktoruna gittim. Bol bol gazete kitap okumaya basladim...'' ''Nasil calisir bunlar?'' ''Yoksul koylu cocuklarini kucuk yastan yakalar
bunlar. Okutmak icin alirlar yanlarina... Din maskesi ile bir guzel girerler
beyinlerine. Sonra risaleleri verirler ellerine. Iste sana birinci sinif bir seriatci
cikar kucuk yasta. Bir kez Ataturk Nurculuk faaliyetleri Fethullah Gulen: Ramis oglu, 1942 Erzurum dogumludur. * 1968 yili itibariyle Izmir merkez vaizi, Izmir Imam
Hatip ve * 1969 Agustos ayi icinde Izmir / Buca'da kendi
yoneti minde * Ayni yil icinde Said-i Nursi icin Isparta ilinde
okutulan * 1970 yili icinde Izmir ilinde Nurculuk uzerine
programlar * 1971 Ocak ayi icinde, Izmir Imam Hatip ve Ilahiyat
* Ayni yil itibariyle Nurculuk faaliyetlerinden
dolayi Izmir * Anilan komutanlikca acilan davasi sonucunda vaaz
etme **1972 Eylul ayi icinde Erzurum'a gitmis, anilan ilde
Nurcu *1973 yili itibariyle Edremit'e tayin edilmesine
ragmen * Ayni yil itibariyle Edremit merkez vaizligi gorevi
sirasinda **1974 yili icinde Merkez Vaizligine tayin edilmistir. * 1974 - 1976 yillari arasinda yurt capinda cesitli
konularda * 1976 Temmuz ayi icinde Aydin cevresinde acilmasi
**1976 Agustos ayi basinda Izmir / Bornova ilcesi
vaizligine 'Iran rejimi istiyordu.' ** Munfesih MSP yanlisi olan Nurculardan Fethullah
Gulen, Iran'da gerceklestirilen devrimin Turkiye'de gerceklestirilmesini arzulamakta olup,
Turkiye'de Islami bir Haydi Bakalim... Izmir 2. Asliye Ceza Hukuk Mahkemesi'nin Esas No: 1989/774, Karar No: 1990/882 tutanagini aciklayacagim bugun. Davaci Mehmet Sen, davali Fehmi Koru, davali vekili ise Feti Un... Avukat Feti, ayni zamanda, Fethullah Gulen 'in, Milli
Egitim Bakanligi Yurtdisi Ogretim Genel Muduru Aysal Atac ile kacak kurban
derisi toplayanlarin avukatidir. Feti ayni zamanda Samanyolu televizyonunda ''Kurban
Derisi'' konulu acikoturumu Fehmi, Mehmet Sen'i cok iyi tanir. Bu tanisiklik 17 yili asar. O yillar Fehmi, pembe yanakli bir imam-hatip ogrencisidir. Fehmi daha sonra Suleyman Karagulle'nin kizi Nebahat Hanim ile evlenir. Artik Fehmi, Akyay Kaynak Yayinlari'nin yoneticisidir. Mahkeme tutanaklarina baktigimizda Mehmet Sen; Fehmi, Nebahat ve Suleyman'i soyle suclamaktadir: ''Fehmi'nin yonettigi yayinevinin hesaplarini
inceledim. Kendisiyle anlasmazligim siyasi ve dinidir.O nedenle Fehmi'yi, Nebahat'i
ve kayinpederi Suleyman Karagulle'yi DGM Savciligi'na sikayet ettim. Cunku laik
Turkiye Cumhuriyeti'ne karsi eylem Mahkeme sirasinda Fehmi ve avukati Feti, olmayacak isler yaptilar. Fehmi'nin ayda 500 bin lira brut ucreti oldugunu iddia ettiler. Sonuc: Fehmi 5 milyon para cezasi odemeye mahkum oldu. Avukat Feti, temyize basvurdu... Yargitay 4. Hukuk Dairesi 993/843 esas ve 8215 no'lu kararla su sonuca vardi: ''Taraflar arasinda yayin yoluyla kisilik haklarina saldirida bulunulmaktan dogan tazminat davasi uzerine yapilan yargilama sonunda, ilamda yazili nedenlerden dolayi 5 milyon lira manevi tazminatin, davalilardan mustereken ve muteselsilen alinarak davaciya odenmesine, fazla istemin reddine iliskin hukmun suresi icinde davali Fehmi Koru avukati tarafindan temyiz edilmesi uzerine tetkik hakimi tarafindan duzenlenen rapor okunduktan sonra dosya incelendi, geregi konusuldu: Dosyadaki yazilara ve mahkemece uyulan bozma geregince karar verilmis olmasina gore yerinde gorulmeyen butun temyiz itirazlarinin reddiyle usul ve yasaya uygun olan hukmun onanmasina 24.6.1993 gununde oybirligiyle karar verildi.'' Iste sizlere bir baska mahkeme karari. Fehmi'nin kayinpederi Suleyman Karagulle'nin Ozdemir Celik Dokum Sanayi ve Ticaret AS uzerine oynadigi oyunun sonucu: ''Sonuc: Yukarida aciklanan nedenlerle hukmun, temyiz eden davaci yararina bozulmasina...'' Davaci Ali Riza Ozdemir, avukati Baykut Aktan... Ali Riza Ozdemir, fabrikayi Suleyman Karagulle'ye kaptirmis. Bunun uzerine mahkemeye basvurmus. Son karari da Yargitay Hukuk Dairesi vermis. Ali Riza Ozdemir bakin ne diyor: ''Allah dediler, Musluman sozudur dediler, inandik. Borclarimizin odenmesi karsiliginda hisse senetlerini teslim ettik. Simdi odenmeyen borclarimiz yuzunden haciz ustune haciz yerken fabrikayi kaptirdik...'' Simdi soruyoruz Fethullah Hoca'ya: ''Muslumanlar uckagitcilik, dalavere yapar mi hoca!'' Her turlu dalavereyi gecerli sayiyor Fehmi'nin kayinpederi Suleyman Efendi... Suleyman Karagulle simdilerde Kazakistan'da yasiyor. Akevler Kooperatifi, Israil modeli oldugu icin de Fehmi (basinda Bahri diye taninir) ara sira Israil'e gidip geliyor. Biz bu olaylari bir yildir yaziyoruz.Ne Fehmi ne de Suleyman Karagulle yanit veriyor... Simdi bu koseden Fehmi'ye cagrida bulunuyorum: ''Gel seninle bu konulari (Samanyolu dahil) istedigin televizyonda canli yayinda tartisalim. Akyazili Vakfi'nin sahte saglik raporuyla nasil Maltepe Askeri Lisesi'ne ogrenci soktugunu kamuoyuna anlatayim. Sadece ikimiz cikalim kamuoyunun karsisina. Akevler'den baslayip kurban derisi vurgunu dahil her seyi acik secik tartisalim. Polis kolejlerinde Fethullah'in nasil orgutlendigini kanitlayalim. Akevler Kooperatifi'nde dondurulen dolaplari siralayalim. 500 bin lira brut ucretli 8679406 sigorta no'lu Fehmi, tartismayi yonetecek kisiyi saptamakta ozgursun. Istersen Feti'yi de getir. Eger yuregin varsa cik karsima!...'' 6.6. 1994 SULEYMAN EKIM 1956 dogumluyum. 6 yasimda terk ettik baba evini.
Dayimlara sigindik. Bunalima dustu babam. Tarladan kalkan urunlerin ve dukkan
kiralarinin parasiyla gecindi. Yolumu degistirdim onu gorunce. Karsi kaldirima gecti
o da. Babamla arama duvar Nurcuydu babaannem. Torunlarina nurlu adlar koymustu. Onunla birlikte kaliyordu babam. Alt dairede ise amcam oturuyordu. Babam Muzaffer Ekim 5 Mayis 1994'te oldu. Oldukten sonra babaannem Rahime Ekim, babam Muzaffer Ekim ve amcam Muammer Ekim uzerine kayitli olan gayrimenkulun Fethullahcilara bagislandigini ogrendim. Gayrimenkul kac metre kare? Gayrimenkul ne zaman bagislandi? Bilmiyorum. Fethullahcilar uc tesekkur belgesi gondermisler. Biri babama... Biri babaanneme... Biri amcama... Cercevelenmis belgeler. Milyarlarca liralik arazi bedelinin karsiligi bes yuz bin liralik kagit parcasi. Gayrimenkul Afyon'un Bolvadin ilcesinde. Iyi ki tesekkur yazisi yollamislar. Yoksa haberim olmayacakti olaydan. Amcam babama gonderilen belgeyi babamin kalitcisi oldugum icin bana verdi. Bunalimdaydi babam. Bunalimda olmasindan yararlandilar. Tarlalari ve dukkani vardi babamin; ancak eline gecen para azdi. Varlik icinde yoksulluk cekiyordu. Evinde televizyon, camasir makinesi, koltuk ve utu bile yoktu. Kazanci ilaca gidiyordu. Iyi yasamiyordu. Trilyonlarla oynayan Fethullahcilara bagis yapmak, evinde televizyonu bile olmayan Muzaffer Ekim'e mi kaldi? Kizilay'dan Fakir Ogrenci Bursu alarak okuyan, 35 yasina dek kirada dolasan ve arsa almak istemesine karsin o gucu kendinde bulamayan Suleyman Ekim'in babasinin gayrimenkulunu elinden kapmak insanlikla bagdasir mi? Gayrimenkul bagislanmamistir, bagislatilmistir. Bedava alinan arsada Kocatepe Dershanesi var. Dershane, gencleri universiteye hazirliyor. Kasaya her yil milyarlarca lira giriyor. Para kazanma makinesine donusturulen arsanin bedava alinmasi ahlakla bagdasir mi? Haram olsun. Babam bunalima dusmeseydi kesinlikle bagislamazdi gayrimenkullerini. Durumundan yararlandiniz. Bunalima dusen babanin oglundan izin almaniz gerekirdi. Izin almadiniz Suleyman Ekim'den. Olayi gizlediniz. Babamla iletisimim olsaydi, Fethullahcilara bagis yapilacagini duysaydim engel olurdum. Verdirmezdim gayrimenkulu. Devleti yeglerdim. Ekte belgeyi sunuyorum. Uc dort yil once iki gazeteciye yollamistim; ama ilgilenmediler nedense. Belgede yazim yanlisi var. Fethullahcilarin bagis yapanlara saygisi yok. Saygilari olsaydi, dogru durust belge duzenlerdi. Ilgi ile alaka sozcuklerini yana yana kullanmazlardi. Alakanin uzerine sapka koymazlardi. Bozuk cumle kurmazlardi. Akyaka'nin belgesi, onur duyulacak belge degildir. Cumhuriyet gazetesindeki Turhan Selcuk 'un Abdulcanbaz'ini ilgiyle okurmus babam. Boyle biri yanlislik yapmazdi elbette. Cumhuriyeti yikmak isteyenlere maddi destekte bulunmazdi. Ortada bir oyun var. Arsalari bedavaya getirmek, bedavaya alinan arsanin sirtindan cok para kazanmak, cirkin. Kim bilir kac arsa bu sekilde edinildi? |