12.01.1960 ULUS

GÜNÜN ISIGINDA

"NUR"CULAR VE IKTIDAR

Bülent ECEVIT

Devrim düsmanligina, gerici hareketlere karsi uyaniklik, Demokrat Parti iktidarini gözle görülür ölçüde rahatsiz etmektedir. Böyle uyaniklik belirtileri karsisinda, iktidar ileri gelenleri ve sözcüleri, sorumlu Hükümet adamlari, en sert tepkileri göstermektedirler. Aydin gençligin, devrimleri koruyucu tesebbüslerine, mitinglerine engel olan iktidar, devrimler üzerinde gösterilen hassasiyeti protesto etmek istiyenlerin miting müracaatlarina ise derhal müspet cevap verilmekte, belki de böyle müracaatlari bile tesvik etmektedir. Demokrat Parti iktidarinin Cumhuriyet devrimlerine karsi cephe almadigina, gerici hareketlerle birlik olmadigina inanmak artik elde midir?

Bir Said-i Nursî vardir: Maddî varligini maslah, sarik ve semsiye altinda ve lüks otomobil karoserilerinde gizleyerek ulûhiyete ermege çalisan bu kimsenin dinî görüsleri, Kur'ân yorumlari bazilarinca deger tasiyabilir; ama bu görüs ve yorumlarini yayarken kanunlarin yasak ettigi yollara basvurdugu, siyasî maksatlar güttügü, dini siyasete alet ettigi, memlekette 31 Mart Vakasindan beri türlü örnekleri görülen tehlikeli tahriklerde bulundugu, hattâ yurt disindan da kuvvet alarak rejim degistirmege çalistigi, üstelik bu yöndeki çalismalari sirasinda Devletin adliye cihazina ve emniyet kuvvetlerine açiktan meydan okudugu, kendi bastirip dagittigi yazili vesikalari ile ortadadir.

Buna ragmen, D.P. Iktidari, Istanbul Üniversitesindeki Said-i Nursî müridi ögrencilerin gerici egilimlerini açiga vurmak ugrunda kanunlari ihlhal etmelerine kayitsiz kalabilmek için elinden geleni yapmakta, onlarin sehir içinde Toplanti ve Gösteri Yürüyüsleri Kanununa aykiri davranislarina mümkün oldugu kadar göz yummaga çalismaktadir. Fakat birkaç gün sonra, ayni Istanbul Üniversitesindeki, Atatürk'ün devrimlere bekçilik ögüdünü medenî ve demokratik usullerle yerine getirmek istiyen devrimci gençleri, demokrasiyle asla bagdasamiyacak bir polis idaresinin siki baskisi altina almakta, onlarin miting müracaatini reddettigi gibi, Üniversite bahçesindeki masum bir toplantilarini da, üniversite bagimsizligini hiçe sayarak dagittirmaktadir.

Gerçi bazi iktidar liderlerinin artik Nurculuk hareketinden korkmaga, bu hareketin kendi siyasi nüfuzlarini da kiracak bir ölçüye vardigindan kaygi duymaga basladiklari görülüyor. Ama, bu hareketin kendisinin mi, yoksa bu harekete karsi alinacak gerçekten müessir tedbirlerin mi, gerilik egilimlerinden baska pek az dayanagi kalmis Demokrat Parti için daha tehlikeli olacagina henüz karar verememis olduklari da anlasiliyor. Bu arada meseleye, memleket menfaatlerinin ne yolda davranmayi gerektirdigi açisindan da baktiklarini gösterir bir belirti henüz ortada yoktur.

O yüzden öyle bir çelisme ve kararsizlik içine düsmüslerdir ki, bir yandan dolaplarinda Nurculuk risaleleri bulunan gençler hakkinda kovusturma yapildigi, öte yandan o risaleleri yazan kimsenin memlekette genis bir propaganda gezisine çiktigi haberleri, iktidar organi gazetelerde yanyana yayinlanmaktadir. Üzerlerinde Risale-i Nur tasiyanlar yer yer tevkif edilirken, ayni Risale-i Nur, Demokrat Parti iktidarinin destekledigi, yer yer parasiz dagittigi, D.P. Ocak binalarinin kapilarina yapistirdigi bir gazetede (“Hür Adam”) tefrika edilmektedir.

Bu durumda, ortada iki ihtimal vardir. Demokrat Parti, ya, Said-i Nursî ile ve onun adamlari ile hâlâ isbirligi yapmakta, aldigi bazi tesirsiz tedbirler kamuflajdan öteye gitmemekte, ya da Said-i Nursî'ye ve emrindeki kuvvetlere karsi kanunlarin ve memleket menfaatlerinin gerektirdigi müessir tedbirleri alamiyacak bir duruma gelmis bulunmaktadir. Her iki ihtimalin de dogru olmadigina inanilabilmesi için, iktidar ileri gelenleri, hele bu konuda iktidar sözcülügünü üzerine almis görünen Basbakan tarafindan, yukarida ancak birkaç örnegini verdigimiz çelisme ve kararsizliklar tatmin edici bir sekilde izah edilmek gerekir.

 

Hosted by www.Geocities.ws

1