siir-ust.gif (2836 bytes)

Analar

Garibin anasi pencerelerden
Yanik türkülerle yollara bakar.
Incecik yüzünde her akşam üstü,
Çizgi çizgi, nokta nokta bir efkar.

Fakirin anasi her sabah sessiz
Aglar çocugunun aç çiplak durduguna...
Elleri koynunda kalir çaresiz,
Bin pisman dogduguna, dogurduguna.

Mahkumun anasi susar, konuşmaz
Suçu kendisinde sanir.
Kaçar insanlardan, aydinliklardan
Duvarlara bile baksa utanir.

Açilsa üstüm biraz duyar da gece yarisi
Kalkar yatagindan gelir.
Bir mübarek el uzanir yorganima usulca
Bilirim anamin elidir.

Bir merhamet, bir sicaklik, bir gurur,
"Yavrum" diyen sesinde
Ve günde beş vakit nabzi vurur,
Beyaz tülbentinde seccadesinde

Karimin anasi anama benzer,
Öylesine yakin duygulu, ince..
Özü sözü bir yayla gözesi kadar berrak
Oturacak yer bulamaz çikip yanina gelince,
Yüregi, destanlar gibi simsicak.

Ve alnim açiksa, başim dikse
Dirligimiz varsa, mutluysam,
Yüzüme gülüyorsa böyle bu şehir..
Bir beyaz zambak gibi piril pirilsa yavrum
Ve yavrumsa sevdiren bana her şeyi bir bir
Bu mutluluk, bu düzen, bu bitmeyen aydinlik
Anasinin yüzü suyu hürmetinedir.

Yavuz Bülent Bakiler

 

siir-alt.gif (2817 bytes) 

Hosted by www.Geocities.ws

1