SIMDI
TEMSIL ZAMANI
Güncel deyimiyle bilgi çaginda yasiyoruz.
Bilgiye ulasmak artik çok kolay.
Ciltlerce kitabi bir küçük cdye
sigdirip istedigimiz zaman bize lazim olani oradan alabiliyoruz... Bir
tiklamayla dünyanin öbür ucundayiz.. Ancak bir sikintimiz var: Bilgiler bize
ögretmensiz geliyor... Sadece ögreniyoruz..
Düsünün son günlerde ne
kadar çok sey duyduk veya okuduk.
Ama mesele; Bu ögrendiklerimiz
hayatimiza ne katti?.. Düsündük mü hiç ?..
Temsilin neresindeyiz ?...
Kuran, kitap yüklü merkeplerden bahsederken kimleri anlatiyor
acaba diye endiselenmemiz gerek miyor mu?
Devamli aliyoruz. Ama neden
ögreniyoruz bu kadar çok seyi?
Bize ne kazandirir tüm bunlar?..
Evet çok bilmek; dünyada makam, mansip, san, söhret, para v.s.
kazandirabilir.
Peki ahiretimize ne kazandirir?
Öbür dünyaya
götüreceklerimiz;
Basta imanimiz ve amellerimizin sekillendirdigi BIZ
degilmi?...
Orada ne kadar çok bildigimize bakmazlar.. Din malumat
degildir. Eger çok sey bilmek tek basina bir sey ifade etseydi Allahi
hepimizden daha çok bilen seytan bizlerden üstün olmaz miydi?..
Evet
insan bildiginden mesuldür.
Yani?..
Temsil edilmeyen her bilgi
insan için yüktür.
Hem öyle bir yük ki, ötelerde tasinmaz
agirligi..
Müslüman ya daha iyi kulluk etmek için yada
baskalarina ögretmek için ögrenmeli. Yani Allah rizasi için.
Yasadigimiz
devir anlatma ve yasama devridir.
Her devir böyleydi fakat bu zamanda
bunlar, farzlar ötesi farzdir.
Risalelerde yagmur duasi
anlatilirken bu duanin yagmur yagmasi için degil, vakti geldigi için yapildigi
anlatilir. Yagmursuzluk, yagmur duasi ibadetinin vaktinin zamanidir. Yagmur
yagmadigi sürece bu duaya devam edilmelidir. Çünkü vakit çikmamistir. Ibadetler
sonuç için degil, sadece Allah rizasi için yapilir.
Simdi söyle
bir düsünecek olursak;
Çöllerden daha kurak, ateslerden daha kavurucu
bir maneviyat krizi içindeyiz.
Nurullah Gençin siirindeki Yagmur
(s.a.v.), toplumumuzun üzerine yagmak istiyor ama ortam olusmadigindan veya bu
yagmura semsiye olundugundan toplumumuzda bir kuraklik söz konusu.
Nasil
yagmursuzluk, yagmur duasinin zamaniysa,
Simdi vakit Muhammedilik
zamanidir.
Kuraklik devam ettigi sürece bu, üzerimize düsen en serefli
görevdir.
Öteler mülahazasiyla bakilirsa, bu görev ayni zamanda bir
devlet kusudur ve konacak baslar aramaktadir.
Kriz son bulana kadar her
yerde Allah ve Resulü anlatilmali ve ayni zamanda hayatimiza rehber
yapilmalidir.
BILINMELI KI; Bu vazife yerine getirilmedikçe kuraklik
devam edecektir.
Bizler ise kuraklik bitsin diye degil sadece Allah
rizasi için bu vazifeyi yapmaliyiz. Yeni bir gül devri gelir ya da gelmez, bu
Allahin bilecegi bir istir.
Simdi böyle bir dönemde yeni seyler
ögrenmekten ziyade bildiklerimizi yasamaya çalismaliyiz. En iyi anlatma yolu
temsildir.
Sahabeyi yetistiren en önemli faktör Efendimizin (s.a.v.)
temsildeki inceligidir.
O basli basina bir temsil insaniydi...
Namaz kilin demeden önce bunu yasantisiyla sahabesine gösterir
sabahlara kadar ve ayaklari sisinceye dek namaz kilar sonra namaz kilin
deyince de sahabe bunun hakkini verirdi.
Günümüze
bakalim;
Müslümanlarin sikintilari devam ediyor;
Katledilenlerin
hesabi bilinmiyor...
Allah ve Resulü taninmiyor...
Bacilarimiz
okullara alinmiyor...
Dindar insanlar engelleniyor...
Daha neler
var çektigimiz... Hasili kuraklik siddetle devam ediyor.
Kurakligin
ilaci YAGMUR (s.a.v.) dur.
Artik tepemizdeki amelsiz ilim çatilarini
kaldiralim ve bu YAGMURa (s.a.v.) doyalim. MUHAMMEDI OLMANIN YOLU ONA
BENZEMEKTEN GEÇIYOR..
Yani; Haliyle, kavliyle, fiiliyle tam örnek
olmaktan...
Artik anlamaliyiz ki:
Temsil edemedigimiz her bilgi,
sorumlulugumuzu biraz daha arttirmaktan
baska hiçbir ise yaramayacak.
Allah bizleri sadece söyleyen ve dinleyen degil ayni zamanda
bildiklerini yasayanlardan eylesin. (amin)
HIKMET KAFI