ISTASYONUMUZ

Bir istasyonumuz vardi bizim
Trenine binmediyseniz
Köprüsünden geçerdiniz
Akasya agaçlari sira sira
Köpürürdü baharda

Çocuklugunuz elinizden tutsun
Götürsün bir cuma günü sizi oraya
Yarpizlar toplarsiniz belki
Bir teyze ya da candan bir baci
Bir sikim kisir, bir kasik eksili salata
Yogurtlu, nohutlu dögme asi
Tadi hâlâ damaginizda

Kaynasir, civildasirdik
Aksami gelin getirirdik kirlangiçlarla
Yokluk acisi bilinmezdi
Hayiflanilmazdi, hele hiç yerinilmezdi
Zenginim ben denilmezdi
“El el üstünde” oyunumuzdan baska
Hepimiz birdik
Ve de hepimiz birbirimizden fukara

Yillar sonra
Istasyon köprüsünün altindan ve üstünden
Girmis geçmis azgin zaman
Titriyordu tir tir köprücük
Bir ah etti, bir ah ki
Kocaman

Belli ki yolunuz düsmüyor oraya
Akasya agaçlarinin saçlari agardi tozdan
Kirmizi kiremitli, sirin istasyon evlerinin
Belleri büküldü kahirdan
Kirik dökük ve boynu bükük
Vagonlarina eskiden düslerimizi yüklerdik

Simdi düsler de
Biz de bittik
Bir istasyonumuz vardi bizim
Kör bir nokta gibi duruyor
Yüregimin ortasinda
Hâlâ...

Ahmet YÜZEROGLU

 

Hosted by www.Geocities.ws

1