BAHSIS

Yasli adam, delikanlinin cebine birseyler birakirken:
- Allah senden razi olsun evlâdim, dedi. Bu ihtiyari yeniden dogmus gibi
sevindirdin.
Su ufak hediyemi alirsan, daha da sevindireceksin.
Delikanli, yapmis oldugu iyiligin makbule gececegine daha isin basindayken
biliyordu. Yol kenarinda aglayan dört-bes
yaslarindaki cocugun kayboldugunu anlamis ve onun nereden geldigini
sorusturduktan sonra,
bir taksiye bindirip evine getirmisti. Fakat delikanli,aradigi evi
buldugunda büyük bir hayâl kirikligina ugradi.
Yol boyunca gözü önünde canlandirdigi yüzme havuzlu ve uydu antenli villânin
yerine,
karsisinda derme catma bir gecekondu duruyordu. Üstelik kapiyi da cocugun
dedesi acmis ve torununa hasretle
sarildiktan sonra, kendisine tesekkür edip cebine birkac kurus birakmisti.
Delikanli, sohbet sirasinda cocugun anne ve babasinin kaza sonucunda vefat
ettigini ögrenmis ve yasli
adamin bir ara aglamasindan istifade ederek
cebine konulanlari kontrol etmeyi becermisti. Üc bes tane bozuk para,
koskoca ceket cebinin kösesini bile
doldurmuyordu. Evin haline bakilirsa, yasli adam oldukca fakirdi. Ama hic
olmazsa taksi paraini karsiliyacak kadar bir bahsis veremez miydi?
Delikanlinin yüklü bir hediyeyle "yolunu bulma" hayâlleri yikilmis ve icinde
bir seyler kipirdanmaya baslamisti. Anlasilan tahammül
edilemeyecek derecede cimri bir ihtiyar ile karsi karsiyaydi ve ona mutlaka
bir ders vermesi gerkiyordu. Yasli adamin yüzüne dik dik bakarken cebindeki
bozukluklari avucladi ve cocugunun ayaklari dibine firlatarak:
- Git de kendine oyuncak al ufaklik, dedi.Böylelikle cömertlik nedir
ögrenmis olursun.
Yavrucak yere egilerek paralari topladiginda, delikanlinin gözleri yerinden
cikacak gibi oldu.
Cocugun kücücük avuclarinda, dört-bes tane altin lira parildiyordu.


 

Hosted by www.Geocities.ws

1