|
YAYA NESIL
Sokak
kapisi önüne çökmüs, toz tomur içinde agliyor, arada
arkaya dönüp
annesine bagiriyordu:
Hergün tarnasi, her gün tarnasi?!..
Biktim
artik tarnasindan!
Annesinden cevap gelmiyordu..
Tam karsisinda
durdum. Ögle üstüydü. Ekim ayi baslariydi ve benden bir sinif alttaki bu sevimli
ilkokul ögrencisi, çamura batik gözyaslariyla bana bakiyordu.
Tarhana
çorbasindan bikmis bir çocugun saf itirazi ve isyani ile birlikte idim. Yokluk,
arkadasimi kötü aglatiyordu. Belki annesi de kapi aralarinda ince ince
hiçkirmaktaydi
SIMDI BU ÇOCUK ORDUDA KURMAY
ALBAYDIR..
****
Ilaçsiz, oyuncaksiz, anasiz büyüdü.
Köy
çocugu, orta okula (ama uzak bir ilçedeki orta okula) yaya gidip geliyordu.
Karda-kista, geç vakitte köye dönüsleri ürkütücüydü. Köpeklerin sakdirisina
ugrar, ayakkabilari vicik vicik su alir, yirtik ve islak kitaplarini tutan
elleri kirmizi, çatlak ve hep donmaya yakin soguklukta olurdu.
Pardösü
bilmedi, paltoyu tanimadi, bir kutu çukulata alacak parasi hiç
olmadi.
SIMDI BU ÇOCUK ÜNLÜ BIR YAZARDIR,
YAYINCIDIR..
****
Liseye basladiginda ödev kagidi almaya parasi
yoktu.Aksam üstleri siniftan en geç O çikiyordu. Merak edip sebebini sordum. Çöp
sepetine atilmis, kirli ve burusuk kâgitlari topluyor, onlari geceleyin düzeltip
siliyor, ödev kâgidi yapiyormus. Hem anlatti hem akranindan utandi.
SIMDI
BU ÇOCUK BÜYÜK BIR SEHRIN ÜNLÜ BIR HASTANESINDE
BASHEKIM..
****
Ilkokula yalinayak basladi. Bir gömlekle ilkokulu,
bir diger gömlekle ortaokulu bitirdi. Gömleginin altina ve üstüne giyecek bir
seyi hiç olmadi. Dondurucu kis ayazlarinda onu hep titriyorken gördüm. Teneffüse
çikmaz, sinifin az ilikça havasinda isinmaya çalisirdi. Iki kardestiler. Anne ve
babasi hayatta idi ama, babasi dünyanin en az para getiren islerinde
çalisiyordu.
O ailenin lirayi tanidigini sanmam. Kuruslarla
yasadilar.
SIMDI BU ÇOCUK ISTANBULUN EN GÜZEL SEMTINDE OTURUR, EMEKLI
HÂKIMDIR..
****
Ilkokulu bitirdiginde babasi 10 lira verdi. Sonra
dedi ki; Bak, bu para sana verecegim ilk ve son paradir. Senin sermayen bu.
Çalis, kazan ve oku..
Çocuk o yaz çarsi girisinde sakiz ve çengelli igne
satti.
Sonraki yaz tarak, ayna, dolmakalem satti.
Ortaokul
bitiyorken transistörlü radyo ticareti yapiyordu.
Lise tamam oldugunda,
çarsi içinde dükkan açmisti. Üniversiteyi bu dükkandan elde ettigi gelirle
okudu.
BU ÇOCUK SIMDI DENIZLININ EN BÜYÜK ÜÇ ZENGINININDEN
BIRIDIR..
****
Biz yaya nesildik..
Ne kadar karanlik ufuk
varsa toplaya toplaya geldik..
Buyurun gençler, aydinliklar simdi
sizindir..
GÜRBÜZ
AZAK
|