DUA EDENIN “ALLAH” DEMESI...

Mevlana// Mesnevi’den


Birisi, bir gece Cenab-i Hakk’i zikrediyordu..

Seytan ona dedi ki; “Senin “Allah Allah!” deyisine karsilik;

“Lebbeyk!” (Ne istiyorsun kulum?) sesi nerede? Ey bu sözü çok söyleyen kisi! Ne vakte kadar böyle söyleneceksin?..

adamin nesesi kaçti, gönlü kirildi. Zikri birakip basini yastiga koydu ve uyudu.. Rüyasinda yemyesil, çayirlik çimenlik bir yerde Hz. Hizir’i gördü.

Hizir (A.S) o saskina dedi ki:

“Ne diye zikirden geri kaldin? Allah’in ismini anmaktan ne diye pisman oldun?”

Adam; “Ettigim zikir karsiliginda bana bir “Lebbeyk!” (Buyur kulum!” diye bir cevap gelmiyor.” Dedi. “Allah’in kapisindan kovulacagim diye korkup durmaktayim.”

Hizir dedi ki:

“Senin “Allah” deyisin, bizim “Buyur” dememizdir. Senin o yalvarisin, yanip yakilman da, bizim habercimizdir. Çünkü zikretmek arzusunu sana biz verdik.



Senin; “Isim çok, zamanim yok, çok da yorgunum1” demen, hilelere basvurman, “Allah’i geregi gibi zikredemiyorum.” Diye düsünmen, çareler araman, bizim seni kendimize çekmemizden, ayagindaki dünya sevgisi bagini çözmemizdendir.



Senin korkun, askin bizim lutfumuzun kemendidir. Senin her “Ya Rabbi!” deyisinin altinda “Lebbeyk!” (Buyur!) deyisler vardir.

Hakk bilgisinden haberi olmayan kisinin cani, bu duadan uzaktir. Çünkü onun, “Ya Rabbi!” demesine izin yoktur; ona zikir zevki verilmemistir.



Bir zarara, bir sikintiya ugradigi vakit, inleyip te Allah’a yalvarmamasi için, onun agzina da, gönlüne de manevi kilitler vurulmustur.”



Cenab-i Hakk, Firavun’a yüzlerce mal, mülk verdi de O, ululuk, büyüklük davasina kalkisti ve halka; “ben sizin rabbinizim “ demeye basladi.



O kötü yaradilisli, mayasi bozuk Firavunun, Allah’a yalvarmasin, sizlanmasin diye bütün ömrünce bir defa olsun basi agrimadi.



Allah, Firavun’a su dünyanin bütün mülkünü saltanatini verdi de, ona agri, dert, sizi, gam, keder vermedi.



Sunu iyi bil ki, sana Allah’i hatirlatan, seni inciten, gizlice Allah’a yalvartan dert; dünya mülkünden, saltanatindan daha iyidir.

Bir hadisi serif meali söyledir: “Allah bir kulunu severse, onu belaya ugratir. O kul, o belaya sabrederse, Cenab-i Hakk da onu seçilmis kullarindan eyler.”



Dertsiz yapilan dua soguktur, bir ise yaramaz. Fakat dertli iken, aci çekerken edilen dua; gönülden kopar gelir.

Sapasaglam bir adamin duasiyla dertli bir kimsenin inleyerek yalvarisi arasinda çok fark vardir. Dertsiz adam usulüne göre ellerini kaldirir, bir kaç kelime mirildanir, kalkar gider. Fakat bir dertli, bir hasta türlü izdiraplar içinde kivranir, aldigi ilaçlar tesir göstermez, doktorlarin ve ilaçlarin tedavisinden ümidini keser. Tüm umudunu Allah’a hasreder. Böylece tüm varligiyla; “Aman Allah’im!” diye canindan yalvarir. Elbette bu dua, baska türlü duadir.



O dudak altindan sesi çikarman, o gizli niyazin, o geldigin ve gidecegin ezel âlemi, ruh âlemini düsünmen yok mu?.. Iste samimi, saf ve hüzünlü bir sesle; “Ey feryadima erisen Allah’im, ey tek yardimcim olan Allah’im!” demen gerçek duadir.



Mesnevi // 190- 195- 200- 205

Hosted by www.Geocities.ws

1