|
NAMAZ ÜZERINE
Namaz
ki seytanin insana en ziyade
musallat oldugu demlere
vabestedir;
Vesveselerin hadd ü pâyâni yoktur.
Insanin aklina
neler gelmez ki!
Kaybolan esyayi namazda buluruz,
Çikaramadigimiz
isimleri namazda hatirlariz,
Altinda kaldigimiz laflara namazda cevap
uydururuz..
Düsünelim hele;
Söyle cenneti sagimiza,
cehennemi solumuza koyup ta
sirat üzerindeymis gibi kilabildigimiz kaç
namazimiz
vardir acaba?..
Secdede alnimizi koyacagimiz mahalde
-Kâbeyi görebilenlerimizin ellerini öperiz-
Daha ziyade
seytanliklarimiz gözümüzün önünden
geçmez mi?..
Artik
alacaklilarimizdan, düsmanlarimiza;
yardan agyâre bir geçit resmidir,
dizilirler de
yarinlara dönük planlarin ardi arkasi
gelmez...
Insana namazda batil tasavvur ettiren o seytan,
bir gün bir bînamaza rastlamis ve bütün iblisligine ragmen agzindan su
hak soru çikmis:
-Yahu arkadas! Ben Hazreti Âdeme bir kerecik secde ile
emrolunmustum,
Secde etmedigim için Dergâh-i Teâlâdan
kovuldum..
Sen ise günde bes vakit, bunca secde ile emrolunmussun
da
bir kerecik olsun alnin egilmiyor..
Acaba senin halin nice
olacak?..
Dogru söze ne denir?..
Ama diyelim:
Biz
bu abdest ile daha çok namaz kilariz.
Sâir Nâbi, oglu Hayrullah
için yazdigi Hayriyye nam
ünlü nasihatnâmesinde,
Namaz için ayri
bir bölüm ayirarak sonunda der ki:
Sen namaza idesin çünki
kiyâm
Elf olursun eyâ mâh-i temâm
Râki olsan görinür
sûret-i dâl
Enbiyâ sirridir anla bu makâl
Sâcid olsan
görinür halka-i mîm
Âdem olursun eyâ rûh-i cesîm
Anla çün
kim sana kesf ola bu râz
Âdem olur mi iden terk-i
namaz
Asagi yukari söyle demektir:
Ey parlak ay
gibi olan ogul!
Eger namazda kiyama durursan,
(dimdik durusunla)
ELIF harfine benzersin.
Rukûa vardiginda DAL harfi ortaya
çikar..
Bil ki bu söylediklerim nebiler sirridir (bosa tesbihler
degil)
Secdeye vardiginda da MIM hafinin halkasi kendini
gösterir ve
Sen ey azametli ruh! (ey esref-i mahlûkat olan
insan)
Tam mânâsiyla ÂDEM olursun.
Bu dediklerimi anla,
çünkü sen bu sirra vâkif olacak yaradilistasin.
Hiç namazi terkedene
ÂDEM denilebilir mi?..
Beyitlere açiklamayi biz
getirelim:
Osmanli alfabesinde âdem (insan) kelimesi sirasiyla
üç harften olusur: Elif, dal ve mim..
Elif, düz bir
çizgiden ibaret olup, namaz esnâsinda
kiyamda duran kisiye
benzer.
Dal, ortasinda doksan derece açi olusturan bir çizgidir ki rükua
varmis bir insani andirir.
Mim ise; dairevî bir halka sekliyle baslar ki
bu da secde yapan bir kisinin haline benzer.
Buna göre namaz
kilan bir insan, namazdaki çesitli duruslariyla âdem yazmis,
Yani ÂDEM
oldugunu ispat etmis olacaktir.
ISKENDER PALA // Âh minel -Ask
Kitabindan iktibastir.//
|