HELÂL ET GITSIN
AKLINI
Kapat gözlerini Önce...
Ve haydi aç simdi kendi
içine...
Degil mi ki;
"Aslolan gözlerin kapaliyken yasadiklarin"
(Giorgio de Chricio).
Hala en güzel hikayeleri, dünyalar bir araya gelse
anlamayacaklara mi anlatmaktasin?...
Ve sen hala, sagirlar ordusuna
senfoniler mi çalmaktasin?..
Ne seni hazmedebilen ne de senin
hazmedebildigin
bir âlemde için sizliyor, biliyorum..
Içine
bak!.. Imkansiz bir sey olmadigini göreceksin..
Kapat gözlerini gitsin..
Ama aç kendi içine..
Henüz bilmiyorsun; Açtikça gözlerini kendi içinden
baska bir yere; gerçegini kendi içinin disinda bir yerde aradikça, ona hiç
ulasamayacaksin..
Üstelik aradikça kaybolacak, buldukça yok
olacaksin..
Kurtulmaya çalistigin bir lunaparkin bas döndürücü
kalabaliginda bir türlü kapiyi bulamayacaksin..
(inanmazsaniz baka
bilirsiniz; Mustafa Kutlu`nun lunapark hikayesi).
Dahasi, o kadar
çok kurtulmaya çalistigin panayirin
güldüren aynalarindan biri olacaksin
sonunda...
Bir ayna ama, ne görücü ne gösterici...
Olmasi
gerekenden bambaska bir sey; sasirtici...
Kandirici ve yol
kaybettirici...
Sekil bozucu ve yaniltici...
Üstelik ayna da, olma
iddiasinda..
Dahasi kendini öyle zannediyor...
Aynalar da, sirri
bozulunca sasirtirmis anlayacaksin.
Kapat gözlerini kendi içinden
baska olan her seye...
Saat yirmidörtlerin sifir birlere degdigi bir
yerde Karamazoflar okumaktan vazgeçme...
"Aklin asagilik saydiginda;
kalbin güzellik buldugunu"
Ögren Mityadan..
Nefesinin tikandigi
yerde ilk sözü söyleyen olma...
Cümlelerde kaybolmaktan, sözlerde
kaybolmaktan da vazgeç... Çünkü herkesin lügati farkli, bunu hala bilmiyor
musun?..
Senin "yagmurunla kimsenin "yagmuru sözcük
biçiminde
uymuyorsa birbirine, bu çaba niye?..
Kapat gözlerini önce...
Ve aç
kendi içine...
Bunu basarabilince, o zaman hem senin yagmurunun
hem benim yagmurumun uydugu bir üçüncü yagmur
mutlaka var
olacak.
Bütün sözlerin üstündeki sözü göreceksin..
Bütün
sözlerin üstündeki sözü gördügün o zaman,
"Dünya hayal olur hayal
gerçek"(Novalis),
O zaman içindeki hikaye daha derin sulara düser ve
Anahtarlar kilidin içinde döner..
Iste kapi orada..
Ama
bunun için ödemen gereken bir bedel olacak..
Iste bu sonsuz panayirdan
selametle çikabilmek için
ödeyecegin küçük bedel:
Aklin..
Haydi simdi, bir zamanlar o kadar güvendigin
akli, bir zamanlar yegâne silahin olan akli, seni yollarda birakan akli yollarda
birak... Aç kendi içine gözlerini...
Hudutsuz bir hissîlige siginarak,
güvenerek sezgiye;
Her hikayenin giris, gelisme ve sonuçtan ibaret bir
bütün oldugunu inkar et...
Degil mi ki "Hos Geldin Ya Sehr-i
Ramazan" mahyalarinin "Elveda Ya sehr-i Ramazan" mahyalarina dönüstügü gece
kar yagacak...
Degilmi ki gecenin ordulari kimse görmeden senin
içinden geçecek..
Ve gecenin ordulari senin içinden geçerken
senden baska kimseler görmeyecek..
Degil mi ki dogum ve ölüm tarihleri
arasina sikismis bir hayat olacaksin...
Ve her dedigin dogru
çikacak...
Degil mi ki simdiden bir "Hiç"sin..
Bizim çok
sonralari sürünerek gelecegimiz yerde simdidensin...
Hay!..
Iste
önünde dizlerim üstündeyim...
Hay!..
Degil mi ki sen bir
delisin...
Helal et gitsin aklini...
Aklin geride bile
kalmasin..
NAZAN BEKIROGLU//MOR MÜREKKEP