INTERNET-HIZ-DUYGULAR......


Her sey çok hizli basladi.
Etrafimiz duvarlarla örülüydü . ve bir sabah bu duvarlar yok oldu.
Yillarca hapishanede kalmis bir mahpusun saskinligiyla irkildik...
bir makine bulunmustu ve bütün yasaklari yasaklamisti...
Konusmanin bile sinirli sorumluluklara baglandigi bir yerde dahada
anlamliydi.
Duvarlar vardi..
Asilmaz ,yüksek ,tehlikeli muhkem duvarlar..
Yikilasi duvarlar iste...
Dilimizi baglayan... sözümüzü hapseden...sevincimize göz yasi serpen
duvarlar...
Eylemlerimizle büyüttügümüz duvarlar..
Arkasinda hayallerimizi saklayan duvarlar..
Umutlarimiza tekme atan duvarlar...
Yikilasi duvarlar...
Duvar yikiminda dozer ustaligi kazandiran duvarlar..
Bir sabah yikiliveren duvarlar
Niçin yikilmasini istedigini unuttugumuz duvarlar..
Duvarin arkasindaki imar edecegimiz konutlar çoktan zihin ve hayal
dünyamizdan silinmisti..
Bahçeli ,kus civiltili ve dostluk agaçli evlerimiz olacakti oysa...
Belki de duvar bizi sildikten sonra, kendini gereksiz bulup intihar
etmisti...
Yeni bir hayat...
Hayallerimize uzanan yeni ,kolay ve hizli bir yol, internet
Artik birkaç saatte yeni bir dostumuz oluyordu.
Ona güveniyor ..yardim ediyor .. seviyorduk...
hayatin reel kismini paylastigimizi dostlarimiza söylemedigimiz sirlarimizi
onlara açiyor..
uzakta dostumuz ,arkadasimiz ,kardesimiz,bacimiz ve sevdalimiz oluyor...
Her sey çok hizli basliyor, simsek gibi ilerliyor ve çabucak son buluyor...
Bir rüya gibi , hayal kurmak gibi , yada masal yazmak kadar kolay
Bu hiz beni korkutuyor...ve ben hizi sevmem
Siiri okuyunca sairin misralarinin arkasinda oturan kisinin duygularina
,evine , hayatina bir süre konuk olup . etrafi temasa etmek isterim...
Öyle bir anda arkadas olunmaz!..yavas yavas ,usulca ilerlermeli
Gülerek ,aglayarak ,konusarak ,paylasarak...büyütülmeli dostluklar
Otobüsle giderken gördügüm manzara karsisinda yaya olmak, agaçlarin arasinda
yürüyüp ,suya tas atmak isterim..
Internetin hizi güzelliklere savas açti..
Anlamlar telef oluyor bu süratli yolcugunun içinde..
Ve hizli yasamin içine sikisiverdik...
Insanlari kitaplari konulari siirleri duygulari güzellikleri bir anda
tüketiverir olduk....
Herseyden haberdar oluyoruz..ama hiç bir sey bilmeden...
Herkesi taniyoruz! herkesi tanimanin mümkün olmadigini bile fark edemeden..
Kosarcasina yasiyoruz...
Siirler süratle karsima çikiyor..
Tanisma ve taninmanin bütün cazibesiyle istah kabartiyor.
Her gün yeniden doguyor özgürlük savasçisi ,internet kullanicisi
Bir an durup ben ne yapiyorum diyecek kadar düsünmeye firsatimiz olmadan
yürüyoruz
Aslinda hep yürüyoru z..
Sanki biz otobüse biniyoruz...ve hizla birseylerin ilerdigini fark
ediyoruz..
Ne geçtigimiz yerleri .ne durdugumuz yerleri , nede gidecegimiz yerleri
hatirliyoruz..
Hatta bu soruyu SORMAK BILE ANLAMSIZLASIYOR...
Ve sanali anlamlandirmaya bile cesaret edemiyoruz...
Sanal nasil olsa deyip geçiyoruz...
Kötü ve yanlislari bir kalemde sanal
deyip geçebiliyorsak.. iyilerde bir kalemde vazgeçilebilecek demek
degilmidir?
Internetin özgürlük savasçilari hergün internete hapsolarak
özgürlesiyorlar...
Özgürlük....
Hani arkasindan agitlar yaktigimiz özgürlük..
Hayallerimizin otobüsü olan özgürlük...
Bizi sevdiklerimize ,bildiklerimize ,inandiklarimiza götüren özgürlük...
Ona her bakisimizda EVET VARSINIZ ,YASIYORSUNUZ VE INSANSINIZ DIYEN
ÖZGÜRLÜK...
Önümüzde duruyordu....
Hemen yani basimizda..
Ama bizim ona verecek bir seyimiz kalmamis ki..
Özü bosalanin gürlemesi ne kadar anlam ifade ediyorsa ;Bizim özgürlügümüzde
o kadar anlamliydi iste....
Artik özgürlük güzel görünmüyordu...
Duvar öncesi günler güzeldi galiba.. kurdugumuz hayaller ,okudugumuz
kitaplar ve sohbetlerimiz...
Ve duygular
Biz sinirsiz degiliz ki duygularimizda sinirsiz olsun..
Sinirli olanin ekonomik kullanmak gerekmiyor mu?
Oysa internet ve özellikle chat duygularimizi bosaltiyor...
Alistikça, duygusuzluk ve vurdumduymazlik formatina bürünüyoruz...
Çünkü bu yogun tempoyu kaldirabilecek güç ve potansiyelimiz yok!
Bedenimiz tas duvarlara dönüsüyor..
Kalbimiz çelik bir zirh giyiyor...
Ve hizli yasiyoruz zannederken hizli tüketiyoruz kendimizi, dostlarimizi
,sevgilerimizi.....
Hayatin kendisini....
Ama Suçlu degiliz biz....
Sadece zemin çok kaygan , trafik çok sikisik ,ortam çok gergin ...ve HIZLI
Hizla giden otobüsün penceresinden narin çiçekler toplamaya çaliyoruz..
Haliyle örseleniyor çiçekler....duygular...dostlar
Ve suçlu aramaya basliyoruz...
Ne çiçekler hak ediyor bu sonu!
Ne de suçlamakta hakliyiz çiçekleri örseleyenleri....
Sadece zemin çok kaygan ,trafik çok sikisik ,ortam çok gergin ve HIZLI
blacksun

Hosted by www.Geocities.ws

1