HAL-I PÜR MELALIMIZ
Nerdeyse
Hepimizi elinde özenle yontulmus,firlatilmaya hazir oklar var!
Amazon
ormanlarinda yasayan kabileler gibiyiz.
Kabilelerin yasam ve düsünüs alanlari
kesin ve kalin hatlarla birbirinden
ayrilmis.
Ya da ayrildigini
zannediyoruz.
Kabileler birbirini dinlememek, yok saymak, yok etmek için
hipnoz edilmis..
Beyinler kabile hayatinin disina çikamayacak kadar
daraltilmis,
sartlandirilmis, küçültmüs..
Hayati, kabile hayatindan ve
kabileler arasindaki devam edegelen kavgalardan
ibaret
zannediyoruz..
Kendimizi mahkum ettigimiz bu hayattan en çok Bizler sikayet
ediyoruz..
Çok konusuyor, çok elestiriyor,çok susuyoruz..
En Çok,En büyük,
En iyi... cümlelerini En çok biz kuruyoruz.
Durdugumuz yeri bizden olmayan
kabilelere göre belirledigimizden,
farklilik ve özgünlügümüz
siradanlasiyor,
Bayagilasiyor, olaganlasiyor..
Kendimize kisir döngüye
hapsediyoruz, ve bu döngüye kendimizi teslim edip,
olacaklari
bekliyoruz..
Söylenenler, yazilanlar ve ögretilenlerin karsimiza çikacagi
umuduyla
bekliyoruz..
Ama olmuyor, gelmiyorlar, gelmiyor
,olmuyor!!
Moral bozuklugu,çöküntü,sevksizlik..Yikildik, Yikilacagiz
oluyoruz..
Bir film sahnesi gibi Hayatimiz..
Birlikte kendi filmimizi
izleyip,yorumlar yapiyoruz..
Ama sadece yorumluyoruz, filmin senaryosuna
müdahele etmiyoruz..
Ya da Müdahale etme hakkimiz yok zannediyoruz..
Kendi
senaryomuzu yazamiyoruz...
Sevgisizlik ve hosgörüsüzlükten neredeyse
ölecegiz!
Dinlemek baska birisini kendi mantigi ve düsünüsü içinde anlamaya
çalismak
olgusunu yitirdigimizden günden
itibaren
Yalnizlastik,asabilestik, saldirganlastik..
Kendimizi yontmak
istemedik, istedik ki hep baskasi yontulsun..
Heyecanli ve Cefakar bir
kardesimin, Ne kadar çok Hayal kirikligina
ugruyoruz cümlesini simdi daha
iyi anliyorum..
Az dinleyip, Çok konustuk..
Cümlelerimiz ayri raylarda
yürüyen Trenler
Hiç bulusamadi , kaynasamadi cümlelerimiz, yüreklerimiz,
hayatlarimiz..
Belki adam gibi bir bulasma çok seyin baslangici
olacakti..
Konusuyor gibi yaptik..
Ezberledigimiz ama özümseyemedigimiz
gerçekleri diger kabilenin kiz ve
ogullarina firlattik..
Bizim için
vazgeçilmez ve Deprem etkisindeki cümlelerin bir baskasinda
tesirsiz
kaldigini görünce
Daraldik, sikistik, bunaldik..
Normal tonda agzimizdan
çikmasi gereken cümleler daralma ve moral bozuklugu
yüzünden patlayarak
çikmaya basladi..
Kirilanlar, dökülenler,vijdan azabi çekenler günün
getirdiklerine
dayanamayip, kendini uykuya vurmaya basladilar..
Örgütsel
davranis dersinde Hocamizin Mevlana Hazretleri hakkinda
söylediklerini
unutamiyorum..
Hos görü ve herkesi kabul edisin Emsalsiz Timsali Hazreti
Mevlananin Ne
olursan Ol, Gel cümlesiyle yalnizca hosgörülü olmayi
vurgulamiyor!
Bu çagri kendine ve inancina olan nihayetsiz güvenin
semerisidir,
neticesidir..
Mevlana bu çagrida lisan-i hal ve kal diliyle
söyle der:
Bende öyle bir hakikat var ki, kim gelse bu hakikat karsisinda
boyun
egecektir, eriyecektir..
Muhatabin dini, bilgisi, kültürü hiç fark
etmez..
Bu meydan okuma evrenseldir ve herkesi kapsamaktadir..
Bu yüzyilda
Hazreti Mevlananin izini sürenler galip gelecektir.
Ikinci kez açmak
zorunda kalacagin kapiyi Sert kapatma
Bizler bir kapiyi kirk defa çalan
Kainatin yaratilis sebebi olan Muhammed
(a.s.v.)
Ümmetiyiz..
Vesselam..
BlacksuN