PERDE
ARKASI
Kehf
Suresini hepimiz biliriz.. Okunmasi çok faziletli olan bu Surenin
bir
bölümünde; Musa (AS) ile salih bir kulun (belki de Hizir) kissasi
anlatilir.
Zikredilen üç olay vardir: Geminin yakilmasi, çocugun öldürülmesi,
yikik
duvarin tamiri.. (Genis tafsilât için Türkçe meâle bakiniz.)
Musa(AS),
Allahin Peygamberi, zikredilen salih kul ise, Allahin kendisine
ilm-u
ledün sirlarini açtigi bir zattir. Yasanan her üç olayda da Hz. Musa O
Zâta,
hiç karismayacagina dair söz verdigi halde itiraz eder. Çünkü her insan
gibi
O da, perde önünü görmektedir sadece
Digeriyse, Allahin
bildirmesiyle
perde arkasina vâkiftir.
Sonunda O salih zat, olaylarin iç
yüzünü yâni perde arkasini açiklar ve
ayrilirlar.
Kissada görürüz ki; bize
yanlis-kötü gibi gelen o olaylar, sadece perde
önündekilerdir ve gerçekten
kisa görüs ve simdiki zaman mantigiyla bakilirsa
hepsi de yanlistir. Fakat
açiklamalariyla O zat, Allahin hikmet eliyle
perdeyi kaldirdiginda
sasiriyor; Evet, demek ki böyleymis.. Iyi ki de
böyleymis..
diyoruz.
Kehf Suresindeki bu kissadan alacagimiz çok hikmetler, çok dersler
var
Olaylar karsisinda ne kadar aci, sarsici olursa olsun dengeyi
kaybetmemek
Gözleri -gönlü de- uzunca bir bakisla ileriye yöneltip;
Neylerse güzel
eyler teslimiyetiyle perdeyi aralamak
Yapamiyorsa da
sabirla beklemek..
Hakîm olan Rabbim abes is yapmaz.. Her isi hikmet iledir.
Bizim iç
gözlerimiz köreldiginden, meseleleri hep simdiki zaman
mantigiyla
degerlendirip, gelecek zamanlari zulmette birakiyoruz. Oysa
;
Simdiki zaman+ PERDE= Gelecek zamanlar Formulünün sirrina erenler
Deme
niçin bu böyle// Yerindedir o öyleteslimiyetiyle perdeleri aralamaya,
perde
önündekilerin aldaticiligina kanmadan, gelecegin uzun soluklari
gerçegine
erenlerdir. Rabbim kalbimizi Hikmetiyle doldursun ki hiç
mahzun
olmayalim
(Amin)
Pek çogumuz da ilk bakista bize ters gelen, bütün
hesaplarimizi alt-üst
eden, Ah! Keske bunlari hiç yasamasaydim veya su söyle
degilde, böyle
olsaydi dedigimiz bir sürü olay yasamis, belki de
kahrolmusuzdur. Fakat
hayirli sonucunu görünce Iyi ki de böyle olmus
dedigimiz kaç zaman, perde
arkasina, O Hakîme bakislarimizi çevirdik
acaba??
O(cc) buyuruyor, (Olur ki,hoslanmadiginiz bir sey, sizin için
hayirlidir.
Bir seyi de sevdiginiz halde o hakkinizda ser olur. Allah bilir,
siz
bilmezsiniz. Bakara 216)
Konuyla birebir örtüstügünden yasanmis ilginç
bir olayi anlatacagim size;
Bir genç trafik kazasi geçirir. Tam arkasindan
araba çarpar. Hemen baygin
genci hastahaneye kaldirirlar. Ortalik
feryat-figan. Durum oldukça kötüdür.
Belkide sakat kalacak, hiç
yürüyemeyecektir. Dogrusu istikbâle kosan o genç
için çok fena bir durum
degil mi ?
Oysa bu yalnizca perde önü.. Simdi perde arkasina
geçelim:
Gencin vücudu çok siki bir taramadan geçirilir. Tahliller
yapilir,
röntgenler çekilir
Bu arada müthis bir gerçek ortaya çikar
Genç
böbrek
kanseridir ve hastaliginin daha ilk devresidir. Böbrek kanseri çok
sinsi bir
hastalik oldugundan ilk zamanlarda hiç belirti vermezmis ancak son
dönemde
anlasilir, is isten geçtigi için de %100 ölümle
sonuçlanirmis..
Simdi ne oldu?.. Eger o nefret edilen kaza olmasaydi, o
hastalik tesbit
edilemiyecek ve o genç hayatinin baharinda son
diyecekti.
Kehf suresini ve o kissayi bu gözlerle bir daha okuyalim
ne
dersiniz?Okuyalim fakat papagan gibi degil, perdeleri aralamaya
çalisarak,
anlamaya, hissetmeye çalisarak
Rabbimizin hikmeti; sürekli
bizleri imtihan ediyor; Sabir ve sükürle..
Musîbetler veriyor ki sabredip
yücelelim ve temizlenelim dünya
kazuratindan..Ona tam kul
olalim..
Bakalim sükredecek miyiz diye de ihsan ettikçe ediyor
.
Sükredenlere
arttiriyor, nankörlük edenlerin elinden aliyor
nimetlerini
SIR: Ona tam kul olmakta..Içimiz ve disimizla Ona
yönelmekte
Allaha
dayanan hiç darda kalmiyor..Belkide en iyi kulluk karnesi
bu, farkinda
olmadigimiz
Gerçek sevenlerine iki dünyayi da cennet
edecegini vaadediyor Rabbim
Dünya
dolusu seslerle haykirmanin tam
vaktidir:
Daha ne istiyoruz ha?.. Daha ne bekliyoruuuuuz??..
Muhabbetle
..
Monaroza