Yitik bir kusak

Kesik kesik konusuyoruz. Hayati çekilmez kilmak için ugrasiyoruz.
Sorguluyoruz. Sahte bir çagda yasadigimizin farkindayiz. Bu çaga kadar hiç
yasanamamis yogunlukta yasiyoruz asklarimizi. Çünkü teorilerden basimizi
kaldiramiyoruz. Hem çok iyi bir müslümaniz hem kizlara rahatlikla laf
atiyoruz; hem çok iyi bir komünistiz hem de liberal çagin gerizekali
buluslarinda çerez oluyoruz; hem çok iyi bir ülkücüyüz hem de hiçbir sey
adina adam akilli agit yakmiyoruz. Çeliskilerle büyüyoruz. Yanlis yapma
hakkimiz elimizden alindi. Herseyi görmek herseyi bilmek zorundayiz.
Abilere, ablalara, seyhlere, mürsidlere, cemaatlere, teskilatlara,
derneklere, örgütlere, hücre evlerine çok fazla prim vermiyoruz. Inanin ki
attigimiz sloganlara biz de inanmiyoruz. Eylemlerimizi komik,
arkadasliklarimizi siradan buluyoruz. Ideolojilerin beynimizi allak bullak
etmekten baska hiçbir ise yaramadiginin farkindayiz. Terbiyesiziz.

Bacak bacak üstüne atmayi biz yayginlastirdik. Eskiden ayip kapsamina giren
birçok imge ve simgeyi biz siradanlastirdik.

Bunun övünülecek bir sey olmadiginin farkindayiz. Çag bize bakti ve biz çaga
aynalik ettik.

Cesuruz. Giriskeniz. Babalarla ilk defa biz bu kadar özel konusabiliyoruz.
Ilk defa biz banyo ihtiyaçlarimiz için hamamlara siginmiyoruz. Ilk defa
sinizüt hastaligina yakalanmadan bir ömür boyu yasamayi basarabiliyoruz.

Yogun cümleler kurmak için ugrasmiyoruz. Basit cümleler kuruyoruz. Az ögeli
cümleler.

Polisten korkmuyoruz. Jandarmadan korkmuyoruz. Her türlü genel geçer kurala
inat erkeksek askerlikten, kizsak evlenmekten kaçmanin yollarini ariyoruz.

Hayal bile kuramiyoruz. Romantik yaklasimlardan nefret ediyoruz. Televizyon
da seyrediyoruz, kitap da okuyoruz. Tiyatroya da gidiyoruz, kahvehaneye de.
Sik olmayi da beceriyoruz, pespaye olmayi da... Kaçamaklarimizi çocuklarimiz
olursa onlara anlatmayi düsünmüyoruz. Hatalarimizin övünülecek seyler
olmadiginin farkindayiz.

Konferanslara gidiyoruz. Kahramanlara baglanmiyoruz. Bu çag bizi bilgiyle
imtihan ediyor. Bilgiye müthis bir gereksinim duyuyoruz. Istek degil
gereksinim. Bilmeyen insanlarin çaresiz oldugunu düsünüyoruz. Siyasetle
yakindan ilgilenemiyoruz. Çünkü yönetime, en büyük anisi askerlik ve kiz
tavlama olan babalarimizla, babalarimizin agzindan çikani vazgeçilemez
olarak kabul eden annelerimiz etki ediyor. Biz henüz siyasetle ilgilenecek
yasa gelmedik.

"Biz anlamayiz."

Mevzulari banal buluyoruz. Insanlarin yozlasmis oldugunu düsünüyoruz.
Kendimizden baska kimseyi begenmiyoruz. Bu yüzden öncelikle kendimizi
yönetmeye çalisiyoruz. Devlet kelimesi bile bizde bir ürperti yaratiyor.
Devlet deyince aklimiza askerlik için kesilecek saçlarimiz, memur olunca
açilacak baslarimiz, kitaplardan ve CD'lerden uzaklasacagimiz geliyor. Biz
bu gezegene saygi duymuyoruz.

Biz doksan kusagiyiz. Yarali bir kusagiz biz. Sebepsiz bir kusagiz. Yitik
bir kusak.

http://www.sipesifik.com/kaynak/serseri/ adresinden alinmistir..
Hosted by www.Geocities.ws

1