Haberler
 

Sayı:29
20 Şubat 2002

Kriz "Kurbanlıkları da Vurdu"

İlçe Emniyeti "Alarm"da

Kimlik Bildirim Zorunluluğu

Yapı Denetimi Zorunlu

Faturalı Soygun

Bayram Hediyesi

Sebze Borsa Gibi Oldu!

 

Kriz "Kurbanlıkları da" Vurdu
Hayat şartlarının giderek zorlaştığı ülkemizde, vatandaş, ekonomik krizin kurbanı olurken, krize en çok sevinen kurbanlık hayvanlar oldu.
Asgari ücretin aylık 163 milyon olduğu ülkemizde, kurban fiyatlarının 100 milyondan başlayıp, 1 milyara kadar ulaşması, vatandaşın yılda bir kez et yeme hevesini kursağında bıraktı.
İlçemizde otogar arkasında bulunan kurbanlık hayvan satış merkezinde ise durum pek farklı değil. Bu yıl kurbanlık koyun, keçi, oğlak ve büyükbaş hayvan satışlarının geçen yıla oranla daha düşük olduğunu söyleyen hayvan satıcıları, bunun nedenini krize bağlarken, ziraat ürünlerine yapılan zamlarında etkisi olduğunu belirtiler. Yem fiyatlarının pahalı olmasının da kurbanlık hayvan fiyatlarını etkilediğini söyleyen hayvan satıcıları, bu yılki kurbanlık hayvan fiyatlarını şu şekilde belirttiler:
Koyun 90 ile 200 milyon arası
Keçi 100 ile 200 milyon arası
Oğlak 70 ile 120 milyon arası
Büyükbaş hayvanlar 400 milyon ile 1 milyar arası
Fethiye Belediyesi'nin hayvan pazarı olarak tahsis ettiği yerin küçük olduğunu belirten hayvan satıcıları, yer parası olarak belediyenin aldığı haftalık 75 milyonun çok olduğunu ve yaptıkları satışların da yer parasını kurtarmadığını belirttiler.
Kurbanlık hayvanların Fethiye çevresinden getirildiğini söyleyen hayvan sahipleri, bu yıl ithal hayvan alımının yapılmadığını açıkladılar.

Kurbanlık Alırken Nelere Dikkat Etmeli?
Kurban Bayramı nedeniyle satışa sunulan hayvanların sağlığı açısından, Pazar yerinin hijyen olması gerektiğini söyleyen ilçe veterinerleri, alıcıların hayvan satıcılarından Tarım İlçe Müdürlüğü'nce verilen sağlık belgesini istemeleri gerektiğini belirttiler. Ayrıca satışa sunulan kurbanlıkların mühürlü ve damgalı olması gerektiğini ifade eden uzmanlar, belgesi olmayan ve mühürü işlenmemiş hayvanların kesinlikle alınmaması gerektiğini vurguladılar.

Başa Dön

İlçe Emniyeti "Alarm"da
Kurban Bayramı öncesi ilçe emniyeti bir dizi önlemler alarak, kalabalık olan yerlerde güvenliği arttıracak girişimlere başladı.
Fethiye İlçe Emniyet Müdürü Ali Kabakoğlu, Kurban Bayramı'nın olaysız geçmesi için ilçe emniyetinin asayişi sağlama yönünde hiç bir kanunsuz girişime izin verilmeyeceğini söyledi.
Fethiye genelinde Paspatur, Atatürk Caddesi, Çarşı Caddesi ve kalabağının yoğun olduğu merkezlerde polis sayısının iki katına çıkarılacağını belirten Kabakoğlu, alkollü araç kullanan ve asayişi bozacak eylemlerin emniyet güçlerince engellenip gerekli cezai işlemlerin yapılacağını ifade etti.
İlçemizde hırsızlık olaylarına karşı 24 saat görev yapan ekibin bulunduğunu belirten emniyet müdürü Ali Kabakoğlu, bayram süresince özel ekibin hırsızlık olaylarının mahal verilmemesi için çalışmalarını sürdürüldüğünü vurguladı.
Özellikle vatandaşların birbirlerine karşı saygılı olmasının çıkabilecek olayları önleyeceğini söyleyen Ali Kabakoğlu, vatandaşların şüpheli gördüğü şahısları 24 saat görev yapan 155 polis imdat merkezine bildirmelerini istedi.
Halkın ve toplumun huzurunu bozacak hiç bir engele taviz verilmeyeceğini söyleyen ilçe emniyet müdürü Ali Kabakoğlu, ilçe genelinde çalışmaların şimdiden başladığını ifade etti.

Başa Dön

Kimlik Bildirim Zorunluluğu
Fethiye Kaymakamı Mehmet Arslan yaptığı basın açıklamasında kimlik bildirme zorunluluğunu bildirdi.
1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanununa göre, konutta oturan ailelerin reisleri kendileri ile birlikte sürekli oturan kişiler ile yalnız yaşayanlar konutta kalanlara ait kimlik bildirme belgesini, işyeri sahipleri kendileri için işletici kimlik bildirme belgesi yanında çalıştırdığı işçiler için çalışanlara ait kimlik bildirme belgesini bağlı bulundukları mahalle muhtarlarından temin ederek doldurmaları ve nüfus cüzdanlarının fotokopileri ile 1,5 milyon Lira muhtarlara kayıt yaptırmaları gerektiğini bildirdi.
Muhtarların, ev sahiplerinin, apartman yöneticisi ve kapıcıların kanuna aykırı davranan kişileri ve şüphelileri bağlı bulundukları genel kolluk örgütüne bildirmeleri gerektiğini açıklayan Arslan, aksi takdirde 15 gün içerisinde muhtarlara kayıt yaptırmayıp, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu'nun 5. maddesine muhalefet edenlere 87 milyon 240 bin Lira para cezası ve gerçeğe uygun olmayan bilgi verenlere 87 milyon 240 bin lira para cezası uygulanacağını açıkladı.


Başa Dön

Yapı Denetimi Zorunlu
İnşaat Mühendisleri Odası Fethiye Temsilciliği "Yapı Denetimi Zorunludur!" başlığıyla bir basın açıklaması yaptı. Mustafa Şıkman'ın sunduğu açıklama şu şekilde:
Ülkemizin yaşadığı en büyük doğal afetlerin başında gelen Marmara Depremi büyük bir can ve mal kaybı yaratalı neredeyse üç yıl oldu. Facianın ardından tüm ülkede hemen her yerde depreme karşı alınması gerekli önlemler konuşuldu, tartışıldı. İnsanlar acil önlemler alınması için yetkilileri uyardılar, medyada tartışıldı ve şimdi unutulup gitti. Herkes artık bir daha deprem olmayacakmış gibi günlük yaşamlarına döndüler. Ancak deprem bu kez Afyon'da meydana geldi, yine yıkımlar, yine can ve mal kayıpları oldu.
1967 yılında Fethiye'mizi yerle bir eden depremin hala belleklerimizde olması gerekir. 1962 yılında da yine 6.2 şiddetinde bir deprem olmuştu. Depremlerin süreler içinde tekrar edeceğinin unutulmaması gerekir.
Depremin en önemli ve kötü etkisi zayıf, dayanıksız yapıların yıkılmasıdır. İnsanlarımız bir depremi hissettikleri anda hemen binalarından kaçmaya çalışıyorlar. Küçük depremlerde bile binada hiçbir hasar olmadığı halde içinde oturdukları binalara güvenmediğinden kaçmak için pencerelerden atlayanlar, panik içinde düşüp yaralananlara çok rastlanıyor.
Güvenli statik hesaplar yaparak, zeminin gerekiyorsa iyileştirilmesi yapılarak, inşaatı projesine uygun ve gerekli teçhizatla yaparak sağlam, depreme dayanıklı binalar elde etmek ve olası büyük bir depremi can kaybı olmadan az hasarla atlatmak mümkündür. İçinde yaşadığımız evlerimizin, gündüzümüzü geçireceğimiz iş yerlerimizin inşaatına gereken özen gösterilmelidir. Asla projesiz, kontrolsüz, ruhsatsız, kaçak ve dayanıksız yapılar yapılmamalıdır.
Çökmeyecek Binalar İçin İyi Proje ve Yapı Denetimi Önemli İki Koşuldur!
Modern teknoloji kullanılarak araştırmalar, denemeler yaparak ve depremde yıkılan binaları inceleyerek yapıların depremde hasar görmemeleri için ne şekilde yapılması gerektiği, nelere dikkat edilmesi gerektiği belirlenmiştir. Dinar Depremi'nde olsun, Marmara Depremi'nde olsun tamamen yerle bir olmuş yapıların yanında sapasağlam ayakta kalan binalar görülmüştür.
İnşaat mühendisinin görevi binaları hem depreme dayanıklı hem de ekonomik olarak inşaatını tasarlamaktır. Tüm mühendis arkadaşlarım statik hesaplarını bu yönetmeliğe göre yapmaktadırlar. Yapılan tüm hesaplar odamız denetim elemanlarınca da kontrol edilmektedir. Dolayısıyla inşaat başlamadan geçirilen merhale yani statik proje hazırlanması tüm mühendis arkadaşlarım tarafından mükemmel bir şekilde tamamlanmaktadır.
İnşaatın kontrolü bir yapıda en önemli unsurlardan biridir. Yasal olarak her inşaatın bir fenni mesulü bulunmaktadır. İnşaat mühendisi yaptığı projenin sorumluluğunu taşıyan, binanın gerektiği gibi yapılmasını sağlayacak tek kişidir. Bunun için her beton dökümü aşamasında demirlerin, kalıpların mutlaka inşaat mühendisince kontrol edilip ondan sonra beton dökülmesi gereklidir. Betonun da belli dayanıklılıkta olması gereklidir.
Proje ve ruhsat aşamasında gereken titizliği gösteren bazı inşaat sahibi maalesef bundan sonra aynı titizliği göstermemektedir. Mal sahibi ruhsatını aldıktan sonra bir daha inşaat mühendisi arkadaşımızı aramamakta ve kontrol dışında devam etmektedir. Burada bir noktaya dikkat çekmek isterim; ileride bir depremde zarar mal sahibine gelecektir. İnşaatı yürüten usta ortalıkta bile olmayacaktır.
Bu Nedenle Yapı Denetimi, Sağlam Yapılar İçin En Önemli Eksik Halkadır
Yapı Denetimi için yasa ve yönetmeliklere göre yetkili kurum ruhsatı veren makamdır, yani belediye sınırları içinde belediyeler, dışında İl İmar Müdürlükleridir. Nitekim Bayındırlık Bakanlığı Teknik Uygulama ve Araştırma Genel Müdürlüğü'nün 31.01.2000 tarihinde yayınlanan genelgesinin C maddesinde:
"İlgili idareler ruhsat verilen yapıların denetimlerini yapmakla yükümlüdürler. Bu amaçla, belirli dönemlerde yapının kontrollerinin yapılması gerekmektedir... İdare, ruhsat düzenlediği yapıları, süre, mevzuata ve projelere uygunluk, kanun ve yönetmelikte belirlenen çalışma yöntemine uygunluk, yapı defterlerinin tutulup tutulmadığı ve yapının durumuna dair incelemeler kapsamında yapılmalıdır.
Yapının fenni mesullerinin ve diğer teknik görevlileri ile yapı sahibi ve müteahhidin sorumlulukları, ilgili idarenin kontrol sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır." denilmektedir.
Afet Bölgelerinde yapılacak yapılar hakkındaki yönetmeliğe göre "idarenin yapıda kullanılan betondan her 50 m3 de numuneler alıp, dayanıklılık denemeleri yapması" gerekmektedir.
Bütün bu araştırmalar, gözlemler sonucu ile yasa ve yönetmelikler gereği yapı denetimi halkımızın güvenliği açısından hem çok gerekli hem de zorunludur. Fethiye Belediyesi de gerçekten kutlanacak bir girişimle İnşaat Mühendisleri Odası Fethiye Temsilciliği ile müştereken yapı denetimini başlatmıştır. Bu kararı destekliyoruz ve denetimlerin olağan hale gelmesi için Fethiye Belediyesi'nin her zaman yanında olacağız.

Başa Dön

Faturalı Soygun
Dünya'nın en pahalı elektriğinin kullanıldığı ülkemizde, her ay evlerimize gelen kabarık elektrik faturaları aile ekonomisini ciddi şekilde sarsıyor.
Bir ay boyunca 27 milyon 600 bin Lira elektrik tüketen bir aile belediye vergisi, KDV ve güç bedeli adı altında alınan sabit ücretler de eklenince TEDAŞ'a 35 milyon Liradan fazla bir ödenme yapıyor.
Bir Yılda % 220 Zam
TEDAŞ 2000 ile 2001 yılları arasında elektrik fiyatlarına % 220 zam yaptı.
TEDAŞ elektriğin kilowatını Aralık-2000'de 54.206 TL. ndan, Aralık-2001'de ise 173.585 TL. ndan sattı. Elektriğin birim fiyatına her ay % 5-8 oranında zam yapan TEDAŞ, bununla yetinmeyip faturalara belediye vergisini de ekledikten sonra uyguladığı katma değer vergisini bunun üzerinden aldı. Elektrikten alınan güç bedeli ise şu anda meskenlerde 1 milyon, işyerlerinde 10 milyon ve derneklerde 4 milyon Lira.
TEDAŞ Fethiye İlçe İşletme Müdürü Fikret Oyuk, faturalara yansıtılan ek bedellerin TEDAŞ Genel Merkezi tarafından belirlendiğini ve bu konuda geri bir adımın söz konusu olmadığını söyledi. Fethiye'de elektrik altyapısının henüz sağlanamadığını belirten Oyuk, elektrik fiyatlarının ancak kaçak kullanıcıları men etmekle ucuzlayacağını ifade etti. Kaçak elektrik kullananlara karşı savaş açtıklarını söyleyen Oyuk, bu konuda ciddi çalışmalar yaptıklarını açıkladı.
Kaçak Elektrik Vurgunu
Fethiye genelinde kaçak elektrik kullanımın giderek yaygınlaştığını söyleyen TEDAŞ İlçe Müdürü Fikret Oyuk, bu konuda akşam timleri oluşturduklarını, şehir merkezi ve civarı köylerde baskınlar düzenlenerek kaçak elektrik kullanıcılarının tespit edildiğini açıkladı.
2001 yılında yapılan kontrollerde Fethiye'de 862 kişinin kaçak elektrik kullanırken yakalandığını söyleyen Fikret Oyuk, toplam 287 milyar 416 milyon Lira para cezası kesildiğini belirtti. 1 Ocak 2002 tarihinden bugüne kadar 80 kişinin kaçak elektrik kullanırken suç üstü yakalandığını söyleyen Fikret Oyuk, cezai işlemlerin 200 milyon Liradan başlayıp milyara kadar ulaştığını özellikle vurguladı.
Gece Hayatında Kaçak
Yapılan elektrik kontrollerinin özellikle iş yerlerinde yoğunlaştığını belirten Oyuk, Fethiye'nin turizm merkezi olduğundan geçen yıl disco, bar, restaurant ve otellerde yapılan kontrollerde bir çok eğlence mekanında kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiğini ve cezai işlemler uygulanarak gerekli tedbirlerin alındığını söyledi. Eğlence mekanlarında kaçak hattın doğal duruma getirildiğini ifade eden Fikret Oyuk, yeni sezon öncesinde kontrollerin arttırılıp kaçak elektriğe dur diyeceklerini belirtti.
Elektrik fiyatının ancak kaçak kullanıcıları devre dışı bırakarak ucuzlayacağını söyleyen Oyuk, vatandaşların bu konuda duyarlı olması gerektiğini, kaçak elektrik kullanıcılarını TEDAŞ'a bildirerek, milli servete sahip çıkmaları gerektiğini sözlerine ekledi.

Başa Dön

Bayram Hediyesi
Sofralarımızın vazgeçilmez yiyeceği olan ekmeğin fiyatı yine zamlandı.
250 gramı 150 bin liradan satılan ekmeğin gramajının 200 grama düşürülüp 200 bin Liradan satılması fırıncılar ile vatandaşı karşı karşıya getirdi.
Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Emin Yungucu, fırıncılarla bir toplantı yaparak yaklaşık 9 aydır fırıncıların zam isteği olduğunu ve bununla beraber un, maya, nakliye fiyatları göz önüne alınarak ekmek fiyatlarının 15 Şubat Cuma gününden itibaren 200 bin Lira olduğunu belirtti.
Ekmeğe yapılan zamma tepki gösteren vatandaşlar ise yapılan zam dışında gramajın 50 gram düşürülmesinin "acı bir bayram hediyesi" olduğunu söylediler. Ekmeğimiz çalıyorlar diyen vatandaşlar, 250 gramı 150 bin liradan satılan ekmeğin gramajının 200 grama indirilip ekmek fiyatlarının 200 bin Lira olmasının çok saçma bir uygulama olduğunu belirttiler.
Günde üç ekmek alan bir ailenin ayda 18 milyon Lira ödeyeceğini söyleyen vatandaşlar, fırıncıların insafsızlığından yakınırlarken "artık ekmeğimizle oynamasınlar" diyerek tepkilerini dile getirdiler.

Başa Dön

Sebze Borsa Gibi Oldu!
Bayram öncesi sebze fiyatları yükselişe geçerken, bayram sonrası fiyatlar % 50 oranında düşmesi bekleniyor.
Fethiye Sebze Hali'nde salatalık fiyatları hafta başında 900 bin Lira iken hafta sonunda 1 milyon 500 bin Liradan işlem gördü, patlıcan ise haftayı 1 milyon 300 bin Liradan kapattı.
Fethiye Sebze Hali Müdürü Hikmet Erçin yaptığı açıklamada, aşırı fiyat artışlarının başlıca sebebini 24 Kasım'da seraların yıkılmasına bağlayarak, seralardan verim alınamadığını söyledi. Üretimin % 30'lara kadar indiğini belirten Erçin, sağlam kalan seralardan sebzelerin temin edildiğini, stok mal olmadığını ve bu sebepten dolayı, fiyatların normalin üzerinde olduğunu ifade etti.
Kurban Bayramı'ndan hemen sonra fiyatların yarı yarıya düşeceğinin müjdesini veren Hikmet Erçin, özellikle domates, biber, patlıcan, pırasa ve diğer sebzelerin fiyatlarının düşeceğini belirtti. İhracat nedeniyle fiyatların iki misli yükseldiğine değinen Erçin, komisyon, nakliye ve kar marjı eklendiğinde domates fiyatının 2 milyona kadar arttığına dikkat çekti.
Fethiye Sebze Halinde fiyatlar şu anda; salatalık 1 milyon 500 bin Lira, domates 800 bin Lira, portakal 200-400 bin Lira, yeşil biber 1 milyon 500 bin ile 2 milyon 500 bin Lira, pırasa 500 bin Lira.
Fethiye Sebze Hali komisyoncuları, çiftçilerin yüksek fiyatlar belirleyerek ürünlerini satmak istediklerini, ihracatta ikinci ve üçüncü ellere giden sebze ve meyve fiyatlarının otomatikman yükseldiğini söylediler. Bundan en karlı çıkanların perakende satıcılar olduğunu belirten komisyoncular, 700 bin Liralık sebzenin perakendede 1 milyon 500 bin Liraya satıldığını söyleyip, komisyon payı olarak yalnızca 50 bin Lira aldıklarını ifade ettiler.


Başa Dön

.

Hosted by www.Geocities.ws

1