|
|
|
Umutlar Fethiye'de Bitti
Fethiye tarihinin en büyük mülteci olayı yaşandı. Geçen
Pazar günü Jandarmanın yaptığı nokta operasyonu sonucunda, 205'i Türk ve
12 Ülkeden 162 kişinin oluşturduğu toplam 367 mülteci yakalandı.
3
Şubat Pazar günü gece saat 01:00 sıralarında Günlüklü-Katrancı bölgesindeki
bir koyda insan kaçakçılığı konusundaki ihbarı değerlendiren İlçe Jandarma
Komutanlığı nokta operasyonu yaparak yurt dışına gitmek isteyen bir otobüs
dolusu mülteci yakaladı.
İlk belirlemeleri değerlendiren Jandarma Kaçakçılık şubesi görevlileri Günlüklü
koyuna giderek orada bekleyen 300 kişiyi daha gözaltına aldı.
103 erkek, 26 bayan ve 76 çocuktan oluşan 205 Türk'ün yanı sıra değişik
ülkelerden toplam 367 kişinin yakalanarak Üzümlü Jandarma Karakol Komutanlığı
sorumluluğunda Üzümlü düğün salonunda ifadeleri alınmak üzere tutulmaktadırlar.129
erkek, 15 bayan ve 18 çocuktan oluşan toplam 162 kişinin 18 çocuk haricindeki
ülkelere göre dağılımı; Hindistan uyruklu 2 kişi, Bangladeş uyruklu 7 kişi,
Somali uyruklu 18 kişi, Sri Lanka uyruklu 10 kişi, İran uyruklu 32 kişi,
Pakistan uyruklu 16 kişi, Filistin uyruklu 1 kişi, Afganistan uyruklu 13
kişi, Irak uyruklu 39 kişi, Tunus uyruklu 2 kişi, Senegal uyruklu 2 kişi
ve Gambiya uyruklu 2 kişi.
Jandarmanın yapmış olduğu tahkikat sonucunda, arkasında her hangi bir kişinin
veya kuruluşun tespit edilemediği İnsan kaçakçılığı yolculuğu İstanbul'dan
başlayarak, İzmit, Bilecik, Afyon, Denizli ve Muğla güzergahından sonra
Fethiye-Günlüklü koyunda sonuçlanmış. Mültecilerle yaptığımız görüşmelerde,
taşıyıcı otobüslerin kaçak insanları günlüklü koyuna bırakıp gittiklerini,
önceden belirlendiği gibi 1-2 saat içinde koya yanaşacak gemilerle önce
İtalya'ya ve oradan değişik Avrupa ülkelerine gideceklerini ifade ettiler.
İlçe Jandarma Komutanlığınca aralıksız kimlik tespit ve ifadeleri alınan
mülteciler Mahkemeye çıkarılacaklar. Mahkeme sonucunda yabancılar geldikleri
ülkelere iade edilecekler ve Türk uyruklular ise mahkemenin belirleyeceği
para cezaları sonucunda serbest bırakılacaklar.
Barınmaları Yeşilüzümlü düğün salonunda gerçekleşen mültecilerin yemek ihtiyaçlarını,
başta Fethiye belediyesi sürekli olarak karşılarken, çevre belde belediyeleri
de dönüşümlü olarak katkıda bulunuyorlar.
Mültecilerle yaptığımız görüşmelerde kişi başına İstanbul'dan başlayıp İtalya'da
sona erecek yolculukları için bin 500 Dolar ile 3 bin 500 dolar arasında
parayla anlaştıklarını, daha önceleri sıkça rastlanılan dolandırılma olayları
yüzünden ücretlerinin peşin verilmediği ve İtalya'ya gittikten sonra verileceklerini
söylediler. Kendilerinin söz konusu miktarlar karşılığında paraların zaten
olmadığını belirten mülteciler, bu organizasyonun Türkiye'de başlamadığını
dile getirdiler. Bir mültecinin dile getirdiği ücret ve yolculuk ile ilgili
anlatımlarında; İtalya'da akrabası olduğunu, organizenin İtalya'da yapıldığını,
akrabasının şu saatte şurada ol ve şu otobüse bineceksin talimatları doğrultusunda
hareket ettiklerini söyledi.
Başka bir mülteci ise; beş tane çocuğu olduğunu, dört tanesinin bu yolculuğa
kendisinle birlikte katıldığını, ölümün her türlüsünü göze aldıklarını dile
getirerek, "işte kızım, yaşadığını söyleyebilir misiniz bana, zaten
yaşamıyor, imkansızlıklardan dolayı okula gidemiyor, karnına kuru ekmekten
başka bir şey girmiyor, her gün televizyonlarda, gazetelerde görüyoruz,
hortumcular milyarlarca lira devleti soyarlarken ben çocuklarıma bırakın
taze ekmeği, iki günlük bayat ekmeği yarı parasına dahi alamıyorum, iki
senedir işsizim, kuru ekmek parasına dahi çalışmak isterim. Burada Fethiye'de
keyfiniz iyi, sıcak çorbalarınızı midelerinize indiriyorsunuz, ben Mardin'liyim,
devlet zaten bizi dışlamış, hiçbir yatırım yok, olanlarda bir bir kapanıyor"
şeklinde duygularını dile getirirken başka bir mülteci devlete yıllarca
Korucu olarak görev yaptıktan sonra, silahlı çatışma sonucunda yaralanıp
sakata ayrıldıktan sonra devlet arkasından çekildiğini, ilaç ve tedavileri
bile yaptıramadığını dile getirip, bölücülere karşı çatışırken arkasında
olmayan devlette yaşamasının bir anlamı olmadığını, şu anda yakalanmasının
sorun olmadığını, defalarca da olsa mutlaka bu ülkeden kaçacağını, ülkeyi
terk edeceğini söyledi.
Başa
Dön
Dev
Balina Fethiye'de
Geçtiğimiz
günlerde Hillside kıyılarında ölü olarak bulunan 5,5 metre boyundaki dev
balina Deniz Araştırmaları Merkezi tarafından, gömülmek üzere Fethiye
Belediyesi'ne teslim edildi.
On gün önce öldüğü tahmin edilen 3 metre çapında ve 4 ton ağırlığındaki
balinanın, okyanuslarda yaşayan kulviyer cinsi olduğu ve yolunu kaybederek
körfeze gelmiş olabileceği belirtildi.
Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği dev balinanın Fethiye İskelesi'ne
çıkarışında bir çok ulusal televizyon kanalının bulunması da dikkatleri
çekti.
Şoförler Odası'na ait vinçle iskeleye çıkarılan balina, belediye ekipleri
tarafından Çatalarık Mahallesi Mezbaha mevkiindeki ormanlık alana gömüldü.
Başa
Dön
Fethiye'nin
Tarihi Yeniden Yazılıyor
Gazetemiz
yazarlarından Başbakanlık Osmanlı Arşivi Eski Müdürü araştırmacı tarihçi
ve arkeolog Av. Ömer Karayumak, Fethiye'nin gizli kalmış tarihini gün
ışığına çıkartmaya yönelik araştırmalarına tüm hızıyla devam ediyor.
Fethiye genelindeki mezarlıklarda araştırmalarını sürdüren Ömer Karayumak,
asırlık mezar taşları üzerinde çalışmalarını yoğunlaştırırken, mezartaşı
yazılarını tercüme ederek çeşitli bulguları elde etmeyi amaçlıyor.
Mezarlıkların ve mezartaşlarının günümüze ışık tuttuğuna dikkat çeken
Karayumak, araştırmalarını bu yönde sürdürdüğünü, geçmişten günümüze ışık
tutan köprüde tarihi kaynakların elde edilebileceğini ifade etti.
Kaya Köyü Mezarlığı'nda yaptığı araştırmalar ile toprağa gömülü asırlık
mezartaşlarını büyük bir titizlik içinde temizleyip, incelemeye alan Karayumak,
taşların üzerindeki Arapça yazıları çevirerek, gizem dolu tarihin mezarlıklar
altında kalmasına izin vermeyeceğini belirtti.
Kaya Köyü Mezarlığı'nda 4 mezar taşını inceleyen arkeolog Ömer Karayumak,
1100'lü yıllara ait tarihi verilere ulaştı.
Mezartaşları üzerinde o döneme ait şiirlerin bile bulunduğunu belirten
Karayumak, Fethiye tarihinin mezartaşlarında olduğunu ifade etti.
Fethiye tarihinin bugüne kadar çok az incelendiğine dikkat çeken Ömer
Karayumak, Likya, Roma, B,izans ve Helenistik dönemler dışında Beylikler
dönemi ve Osmanlı dönemi medeniyetlerinin de bu topraklarda yaşadığını
belirtti.
Araştırmalarına devam edeceğini söyleyen Karayumak, tarih içinde Fethiye'nin
büyük bir yerleşim alanı olduğunu belirterek, araştırmalar sonucunda yeni
verilere ulaşılabileceğini söyledi.
Başa
Dön
Kaç
Bin Kişinin Ölmesi Gerekiyor?
Birinci derece deprem bölgesi olan ilçemizde ölümün soğuk nefesi etrafımızda
kol gezerken, hala belediyeden ciddi ve kalıcı bir çalışma yok.
Son dört yıldır yerkürenin harekete geçmesi sonucunda dünyanın değişik
yerlerinde olduğu gibi ülkemizde de yaşanan deprem felaketlerinden çok
acılar çektik, çekmeye de devam ediyoruz.
İlçemiz birinci derece deprem kuşağı olmasına rağmen, ne şehirleşme konusunda,
ne de bilinçlenme konusunda bir ölçü ileriye doğru adım atmış değiliz.
Körfez depremi sırasında ölümün ve acı çekmelerin her türlüsünü yaşadık.
Belediyemiz tarafından büyük şovlarla oluşturulan ADAK'ları gördük, beyanatları
izledik. Makamlar kuruldu, koltuklar oluşturuldu, onlarca kişi alt birimlere
yerleştirildi. O zaman oluşturulan ADAK teşkilatı AKUT'a eş değer gösterildi,
o kadar ileriye gidildi ki, ADAK'ın ülke genelinin yanı sıra ülke dışında
da oluşan afetlere katkıda bulunacağı söylendi durdu. Aradan geçen zamanda
bütün bu yapılanların mangalda kül bırakmamak için yapıldığını ortaya
çıktı.
Aradan pek uzun süre geçmedi 22 Şubat tarihinde merkez üssünün Girit olduğu
ve doğu Akdeniz çanağında meydana gelen sarsıntıyı sabah saat 06:55'de
5,8 şiddetinde hissettik. Ulusal televizyonların yanı sıra İlçemiz yetkililerinden
bilgi almak için Fethiye Belediyesine ve Kaymakamlığa koştuk. Sallantının
ardından tam 2 saat geçmesine rağmen Kaymakamlık ve Belediyeden elle tutulur
bilgi alamadık. Orada görev yapanlar bizler gibi ulusal televizyonlardan
duyduklarını anlatma gafletine girdiler. Bir yetkiliye 5,8 şiddetindeki
sallantının öncü bir sallantı olabileceğini dile getirdiğimiz halde yapılacak
bir şeyin olmadığını söylemesi, kriz masasını ancak deprem olduktan sonra
kurulabileceğini söylemesi sonumuzun nasıl olacağını, devlet kurumlarının
ciddiyetsizliğini açıkça sergiliyordu.
45 Ölü 150 yaralı
3 Şubat Pazar günü soğuk ölüm hemen yanı başımızda belirdi. Afyon'un Bolvadin
ilçesinde sabah 09:11'de 6,0 şiddetinde gelen deprem 45 kişinin ölümüne
150 kişinin yaralanmasına neden oldu. Bu kötü haberin sevindirici tek
bir yanı gece olmaması.
Başka bir korkutucu yanı da körfez depremi sırasında bizde de olduğu gibi
belediye tarafından büyük şovlarla ilk başlarda kurtarma ekipleri oluşturulmuş
olması, onlarca kişinin görevlendirilmiş olması, fakat, olayın olduğu
sırada ne bir görevli ne de bir yetkilinin olmaması.
Kaymakam Mehmet Arslan'dan yardım istiyoruz
Fethiye tarihine bakıldığında 7 şiddetinin altında deprem olmadığını görüyoruz.
Bu şiddette bir deprem olduğunda kışın 45 bin, yazın ise 120 bin kişinin
mağdur olacağı açık ve net ortadadır. İlçede yaşayan bizler etrafımızda
dönüp duran, soğukluğunu her an hissettiğimiz, en yakınını 3 gün önce
yaşadığımız bu felaket konusunda bir şeyler yapılması için ilçe Kaymakamımız
Sayın Mehmet Arslan'ın kalıcı bir şeyler yapmasını, Fethiye halkı adına
dile getiriyoruz. Açık açık Fethiye Belediye Başkanlığının bu konuda bir
çalışma yapabilecek ciddiyette olmadıklarını belirtiyoruz.
Yeni bir kadroya ihtiyacımız yok. Her hangi bir memuru tayin edebilir.
Bilgi ve verilerin toplandığı, telefon için başvurulabilecek, öncü sarsıntılar
sonucunda büyük şehirlerdeki ilgili merkezlere en kısa zamanda telefonlar
açıp, depremin öncü olup olmadığını, gerekli kriterleri, önlemleri, yapılması
gerekenleri alabilecek ve bütün bunları belediye hoparlöründen halka iletebilecek,
halkın sakin olması konusunda veya gerekli önlemleri alması için uyarabilecek
bir birim oluşturmasını istiyoruz.
Tanıdığımız kadarıyla sayın Mehmet Arslan'ın, siyasi şovlarla ortaya çıkmış
belediye başkanlığı aksine ciddi ve kalıcı bir çalışma yapacağına eminiz.
Başa
Dön
Festival
İçin İlk Adım
Geçtiğimiz
Cuma günü FETAV'ın toplantı salonunda biraraya gelen mimar Ahmet Kizen,
araştırmacı-yazar Ramazan Kıvrak, finansör Uğur Gökhan, heykeltraş Lale
Çavuldur, sosyal hizmet uzmanı Ufuk Emek, organizatör Hamza Mert ve FETAV
yönetim kurulu üyelerinin toplantısının konusu, 2002 yılı içerisinde gerçekleştirilmesi
düşünülen, Barış ve Dostluk Festivali'ydi.
Dünya Barış ve Dostluk Köyü olması planlanan Kayaköy, festivalin ana mekanı
olacak. Şu anda kesin bir tarih belirlenmeyen festivalin, Ekim ayı içerisindeki
Dünya Barış Günü'yle aynı tarihlerde olması ve bir hafta süreyle oldukça
yoğun bir programla Fethiye'nin tanıtımına hizmet etmesi bekleniyor.
Resim, heykel ve fotoğraf sanatçılarının eserlerinin sergilendiği, ulusal
ve yerel düzeyde sanatçı, yazar ve bilim adamlarının, halk oyunu ekiplerinin
ve halkın katılımıyla gerçekleştirilmesi düşünülen festivalin en önemli
süprizi ise Sezen Aksu, Teodorakis, Anna Visi ve Cumhurbaşkanlığı Senfoni
Orkestrası'nın da festival bünyesinde yer alacak olması.
FETAV ikinci başkanı Birol Ganioğlu, "Çalışmalarımız her Cuma günü
saat 14:00'de toplantı salonumuzda yapacağımız görüşmelerle gelişecek.
Festivalin organizasyonunda fikirleri yada aktif çalışmasıyla yer almak
isteyen herkesin katılımını bekliyoruz" dedi.
Başa
Dön
Denizciler Fethiye'de Toplandı
Denizcilerin
ülke çapında daha geniş faaliyet göstermelerine yönelik işbirliği toplantısı
30 Ocak Çarşamba günü ilçemizde yapıldı.
Başbakanlık Denizcilik Müsteşarlığı'ndan 7 bölgeyi temsilen gelen heyete
İzmir Bölge Müdürü Yıldıray Koçarslan başkanlık ederken, Fethiye Liman
Başkanı Ahmet Karabulut ilçemiz adına toplantıya iştirak etti.
Çeşitli görüşlerin sunulduğu toplantıda bir konuşma yapan İzmir Bölge
Müdürü Yıldıray Koçarslan, ülke çapında denizcilerin işbirliğinin sağlanması
için geniş kapsamlı çalışmalar başladığını, bu konuda çeşitli bölgelere
tur düzenleyeceklerini söylerken, etabın ilk ayağı olan Fethiye'de ilk
toplantılarının yapıldığını belirtti.
Fethiye Limanı'nın son on yılda yapılan çeşitli düzenlemeler ile hak ettiği
seviyeye bir nebze ulaştığını söyleyen Koçarslan, yeni turizm sezonu öncesi
Fethiye Limanı'nın düzenlemeler açısından lider konumda olduğunu gözlemlediğini
belirtti.
Başbakanlıktan gelen müsteşarların incelemelerde bulundukları Fethiye
Limanı olumlu not alırken, yedi bölge arasında yapılacak işbirliği açısından
örnek bir liman olarak gösterileceği ifade edildi.
Fethiye Liman Başkanı Ahmet Karabulut, olumlu not almaktan mutluluk duyduklarını
son on yılda yaptıkları çalışmalar ile Fethiye Limanı'nın güçlendiğini
ve genişlediğini belirtti.
Bu çalışmaların devam edeceğini söyleyen Karabulut, amaçlarının ülke çapında
denizciler ile de kaynaşıp, Fethiye Limanı'nı daha geniş konuma getirmek
olduğunu sözlerine ekledi.
Başa
Dön
Tarım Sigortasına Destek
Fethiye
Ziraat Odası, İlçe Tarım Müdürlüğü ve Tarım Sigortaları Vakfı'nın organize
ettiği "Tarım Sigortaları" konulu seminere katılım beklenenin
çok üstünde oldu.
Patlangıç'taki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Öğrenci Yurdu Toplantı
Salonu'nda düzenlenen toplantıya, Ziraat Odası Başkanı Osman Nuri Demir,
Tarım İlçe Müdürü Aziz Kabak, parti ilçe başkanları, il genel meclisi
üyeleri, Muhtarlar Derneği Başkanı Hüsnü Çalış, belde ve köy muhtarları,
Kadıköy, Karaçulha ve Çamköy Belediye Başkanları, Meslek Yüksek Okulu
Müdürü Güven Gök ve çok sayıda çiftçi katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın söylenmesinden sonra konuşan İlçe Tarım
Müdürü Aziz Kabak, "Yalnızca bu yıl içerisinde hem ülkemiz hem de
Fethiye'de meydana gelen afet olaylarına bakarak konunun önemini görebiliriz.
Kasım, Aralık ve Ocak aylarında meydana gelen 4 adet hortum ve sel felaketi
sonucunda 19 köyümüzde toplam 625 çiftçimiz mağdur olmuş, yaklaşık bin
dekarlık tarım alanı zarar görmüş ve 5 trilyonluk zarar tespit edilmiştir"
dedi. Mevcut yasalar ile çiftçinin bu zararını karşılayamadıklarını ifade
eden Aziz Kabak, "problemin tek çözüm yolunun tüm gelişmiş ülkelerde
olduğu gibi 'Tarım Sigortası' dır" şeklinde konuştu.
Ziraat Odası Başkanı Osman Nuri Demir ise konuşmasında "Sel baskını
ve hortum felaketinden zarar gören 625 çiftçimizin hiç birinin tarım sigortası
olmadığını, oysa Antalya'da çiftçilerimizin % 70 oranında tarım sigortası
yaptırdıklarını görüyoruz. Bu hemen önümüzdeki çok değerli bir örnektir"
dedi.
Toplantıda söz alan Fethiye Kaymakamı Mehmet Arslan, Fethiye halkının
% 50'sinin tarımla geçindiğini ancak tarım sigortasının öneminin yeterince
anlaşılmamış olduğunu belirtti.
Toplantı, çiftçilerin konu ile ilgili sorularının yanıtlanmasıyla sürdü.
Başa Dön
.
|
 |