Haberler
 

Sayı:27
06 Şubat 2002

Umutlar Fethiye'de Bitti

Dev Balina Fethiye'de

Fethiye'nin Tarihi Yeniden Yazılıyor

Kaç Bin Kişinin Ölmesi Gerekiyor?

Festival İçin İlk Adım

Denizciler Fethiye'de Toplandı

Tarım Sigortasına Destek

 

 

 

 

 

  Umutlar Fethiye'de Bitti
Fethiye tarihinin en büyük mülteci olayı yaşandı. Geçen Pazar günü Jandarmanın yaptığı nokta operasyonu sonucunda, 205'i Türk ve 12 Ülkeden 162 kişinin oluşturduğu toplam 367 mülteci yakalandı.
3 Şubat Pazar günü gece saat 01:00 sıralarında Günlüklü-Katrancı bölgesindeki bir koyda insan kaçakçılığı konusundaki ihbarı değerlendiren İlçe Jandarma Komutanlığı nokta operasyonu yaparak yurt dışına gitmek isteyen bir otobüs dolusu mülteci yakaladı.
İlk belirlemeleri değerlendiren Jandarma Kaçakçılık şubesi görevlileri Günlüklü koyuna giderek orada bekleyen 300 kişiyi daha gözaltına aldı.
103 erkek, 26 bayan ve 76 çocuktan oluşan 205 Türk'ün yanı sıra değişik ülkelerden toplam 367 kişinin yakalanarak Üzümlü Jandarma Karakol Komutanlığı sorumluluğunda Üzümlü düğün salonunda ifadeleri alınmak üzere tutulmaktadırlar.129 erkek, 15 bayan ve 18 çocuktan oluşan toplam 162 kişinin 18 çocuk haricindeki ülkelere göre dağılımı; Hindistan uyruklu 2 kişi, Bangladeş uyruklu 7 kişi, Somali uyruklu 18 kişi, Sri Lanka uyruklu 10 kişi, İran uyruklu 32 kişi, Pakistan uyruklu 16 kişi, Filistin uyruklu 1 kişi, Afganistan uyruklu 13 kişi, Irak uyruklu 39 kişi, Tunus uyruklu 2 kişi, Senegal uyruklu 2 kişi ve Gambiya uyruklu 2 kişi.
Jandarmanın yapmış olduğu tahkikat sonucunda, arkasında her hangi bir kişinin veya kuruluşun tespit edilemediği İnsan kaçakçılığı yolculuğu İstanbul'dan başlayarak, İzmit, Bilecik, Afyon, Denizli ve Muğla güzergahından sonra Fethiye-Günlüklü koyunda sonuçlanmış. Mültecilerle yaptığımız görüşmelerde, taşıyıcı otobüslerin kaçak insanları günlüklü koyuna bırakıp gittiklerini, önceden belirlendiği gibi 1-2 saat içinde koya yanaşacak gemilerle önce İtalya'ya ve oradan değişik Avrupa ülkelerine gideceklerini ifade ettiler.
İlçe Jandarma Komutanlığınca aralıksız kimlik tespit ve ifadeleri alınan mülteciler Mahkemeye çıkarılacaklar. Mahkeme sonucunda yabancılar geldikleri ülkelere iade edilecekler ve Türk uyruklular ise mahkemenin belirleyeceği para cezaları sonucunda serbest bırakılacaklar.
Barınmaları Yeşilüzümlü düğün salonunda gerçekleşen mültecilerin yemek ihtiyaçlarını, başta Fethiye belediyesi sürekli olarak karşılarken, çevre belde belediyeleri de dönüşümlü olarak katkıda bulunuyorlar.
Mültecilerle yaptığımız görüşmelerde kişi başına İstanbul'dan başlayıp İtalya'da sona erecek yolculukları için bin 500 Dolar ile 3 bin 500 dolar arasında parayla anlaştıklarını, daha önceleri sıkça rastlanılan dolandırılma olayları yüzünden ücretlerinin peşin verilmediği ve İtalya'ya gittikten sonra verileceklerini söylediler. Kendilerinin söz konusu miktarlar karşılığında paraların zaten olmadığını belirten mülteciler, bu organizasyonun Türkiye'de başlamadığını dile getirdiler. Bir mültecinin dile getirdiği ücret ve yolculuk ile ilgili anlatımlarında; İtalya'da akrabası olduğunu, organizenin İtalya'da yapıldığını, akrabasının şu saatte şurada ol ve şu otobüse bineceksin talimatları doğrultusunda hareket ettiklerini söyledi.
Başka bir mülteci ise; beş tane çocuğu olduğunu, dört tanesinin bu yolculuğa kendisinle birlikte katıldığını, ölümün her türlüsünü göze aldıklarını dile getirerek, "işte kızım, yaşadığını söyleyebilir misiniz bana, zaten yaşamıyor, imkansızlıklardan dolayı okula gidemiyor, karnına kuru ekmekten başka bir şey girmiyor, her gün televizyonlarda, gazetelerde görüyoruz, hortumcular milyarlarca lira devleti soyarlarken ben çocuklarıma bırakın taze ekmeği, iki günlük bayat ekmeği yarı parasına dahi alamıyorum, iki senedir işsizim, kuru ekmek parasına dahi çalışmak isterim. Burada Fethiye'de keyfiniz iyi, sıcak çorbalarınızı midelerinize indiriyorsunuz, ben Mardin'liyim, devlet zaten bizi dışlamış, hiçbir yatırım yok, olanlarda bir bir kapanıyor" şeklinde duygularını dile getirirken başka bir mülteci devlete yıllarca Korucu olarak görev yaptıktan sonra, silahlı çatışma sonucunda yaralanıp sakata ayrıldıktan sonra devlet arkasından çekildiğini, ilaç ve tedavileri bile yaptıramadığını dile getirip, bölücülere karşı çatışırken arkasında olmayan devlette yaşamasının bir anlamı olmadığını, şu anda yakalanmasının sorun olmadığını, defalarca da olsa mutlaka bu ülkeden kaçacağını, ülkeyi terk edeceğini söyledi.

Başa Dön

Dev Balina Fethiye'de
Geçtiğimiz günlerde Hillside kıyılarında ölü olarak bulunan 5,5 metre boyundaki dev balina Deniz Araştırmaları Merkezi tarafından, gömülmek üzere Fethiye Belediyesi'ne teslim edildi.
On gün önce öldüğü tahmin edilen 3 metre çapında ve 4 ton ağırlığındaki balinanın, okyanuslarda yaşayan kulviyer cinsi olduğu ve yolunu kaybederek körfeze gelmiş olabileceği belirtildi.
Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği dev balinanın Fethiye İskelesi'ne çıkarışında bir çok ulusal televizyon kanalının bulunması da dikkatleri çekti.
Şoförler Odası'na ait vinçle iskeleye çıkarılan balina, belediye ekipleri tarafından Çatalarık Mahallesi Mezbaha mevkiindeki ormanlık alana gömüldü.

Başa Dön

Fethiye'nin Tarihi Yeniden Yazılıyor
Gazetemiz yazarlarından Başbakanlık Osmanlı Arşivi Eski Müdürü araştırmacı tarihçi ve arkeolog Av. Ömer Karayumak, Fethiye'nin gizli kalmış tarihini gün ışığına çıkartmaya yönelik araştırmalarına tüm hızıyla devam ediyor.
Fethiye genelindeki mezarlıklarda araştırmalarını sürdüren Ömer Karayumak, asırlık mezar taşları üzerinde çalışmalarını yoğunlaştırırken, mezartaşı yazılarını tercüme ederek çeşitli bulguları elde etmeyi amaçlıyor.
Mezarlıkların ve mezartaşlarının günümüze ışık tuttuğuna dikkat çeken Karayumak, araştırmalarını bu yönde sürdürdüğünü, geçmişten günümüze ışık tutan köprüde tarihi kaynakların elde edilebileceğini ifade etti.
Kaya Köyü Mezarlığı'nda yaptığı araştırmalar ile toprağa gömülü asırlık mezartaşlarını büyük bir titizlik içinde temizleyip, incelemeye alan Karayumak, taşların üzerindeki Arapça yazıları çevirerek, gizem dolu tarihin mezarlıklar altında kalmasına izin vermeyeceğini belirtti.
Kaya Köyü Mezarlığı'nda 4 mezar taşını inceleyen arkeolog Ömer Karayumak, 1100'lü yıllara ait tarihi verilere ulaştı.
Mezartaşları üzerinde o döneme ait şiirlerin bile bulunduğunu belirten Karayumak, Fethiye tarihinin mezartaşlarında olduğunu ifade etti.
Fethiye tarihinin bugüne kadar çok az incelendiğine dikkat çeken Ömer Karayumak, Likya, Roma, B,izans ve Helenistik dönemler dışında Beylikler dönemi ve Osmanlı dönemi medeniyetlerinin de bu topraklarda yaşadığını belirtti.
Araştırmalarına devam edeceğini söyleyen Karayumak, tarih içinde Fethiye'nin büyük bir yerleşim alanı olduğunu belirterek, araştırmalar sonucunda yeni verilere ulaşılabileceğini söyledi.

Başa Dön

Kaç Bin Kişinin Ölmesi Gerekiyor?
Birinci derece deprem bölgesi olan ilçemizde ölümün soğuk nefesi etrafımızda kol gezerken, hala belediyeden ciddi ve kalıcı bir çalışma yok.
Son dört yıldır yerkürenin harekete geçmesi sonucunda dünyanın değişik yerlerinde olduğu gibi ülkemizde de yaşanan deprem felaketlerinden çok acılar çektik, çekmeye de devam ediyoruz.
İlçemiz birinci derece deprem kuşağı olmasına rağmen, ne şehirleşme konusunda, ne de bilinçlenme konusunda bir ölçü ileriye doğru adım atmış değiliz. Körfez depremi sırasında ölümün ve acı çekmelerin her türlüsünü yaşadık.
Belediyemiz tarafından büyük şovlarla oluşturulan ADAK'ları gördük, beyanatları izledik. Makamlar kuruldu, koltuklar oluşturuldu, onlarca kişi alt birimlere yerleştirildi. O zaman oluşturulan ADAK teşkilatı AKUT'a eş değer gösterildi, o kadar ileriye gidildi ki, ADAK'ın ülke genelinin yanı sıra ülke dışında da oluşan afetlere katkıda bulunacağı söylendi durdu. Aradan geçen zamanda bütün bu yapılanların mangalda kül bırakmamak için yapıldığını ortaya çıktı.
Aradan pek uzun süre geçmedi 22 Şubat tarihinde merkez üssünün Girit olduğu ve doğu Akdeniz çanağında meydana gelen sarsıntıyı sabah saat 06:55'de 5,8 şiddetinde hissettik. Ulusal televizyonların yanı sıra İlçemiz yetkililerinden bilgi almak için Fethiye Belediyesine ve Kaymakamlığa koştuk. Sallantının ardından tam 2 saat geçmesine rağmen Kaymakamlık ve Belediyeden elle tutulur bilgi alamadık. Orada görev yapanlar bizler gibi ulusal televizyonlardan duyduklarını anlatma gafletine girdiler. Bir yetkiliye 5,8 şiddetindeki sallantının öncü bir sallantı olabileceğini dile getirdiğimiz halde yapılacak bir şeyin olmadığını söylemesi, kriz masasını ancak deprem olduktan sonra kurulabileceğini söylemesi sonumuzun nasıl olacağını, devlet kurumlarının ciddiyetsizliğini açıkça sergiliyordu.
45 Ölü 150 yaralı
3 Şubat Pazar günü soğuk ölüm hemen yanı başımızda belirdi. Afyon'un Bolvadin ilçesinde sabah 09:11'de 6,0 şiddetinde gelen deprem 45 kişinin ölümüne 150 kişinin yaralanmasına neden oldu. Bu kötü haberin sevindirici tek bir yanı gece olmaması.
Başka bir korkutucu yanı da körfez depremi sırasında bizde de olduğu gibi belediye tarafından büyük şovlarla ilk başlarda kurtarma ekipleri oluşturulmuş olması, onlarca kişinin görevlendirilmiş olması, fakat, olayın olduğu sırada ne bir görevli ne de bir yetkilinin olmaması.
Kaymakam Mehmet Arslan'dan yardım istiyoruz
Fethiye tarihine bakıldığında 7 şiddetinin altında deprem olmadığını görüyoruz. Bu şiddette bir deprem olduğunda kışın 45 bin, yazın ise 120 bin kişinin mağdur olacağı açık ve net ortadadır. İlçede yaşayan bizler etrafımızda dönüp duran, soğukluğunu her an hissettiğimiz, en yakınını 3 gün önce yaşadığımız bu felaket konusunda bir şeyler yapılması için ilçe Kaymakamımız Sayın Mehmet Arslan'ın kalıcı bir şeyler yapmasını, Fethiye halkı adına dile getiriyoruz. Açık açık Fethiye Belediye Başkanlığının bu konuda bir çalışma yapabilecek ciddiyette olmadıklarını belirtiyoruz.
Yeni bir kadroya ihtiyacımız yok. Her hangi bir memuru tayin edebilir. Bilgi ve verilerin toplandığı, telefon için başvurulabilecek, öncü sarsıntılar sonucunda büyük şehirlerdeki ilgili merkezlere en kısa zamanda telefonlar açıp, depremin öncü olup olmadığını, gerekli kriterleri, önlemleri, yapılması gerekenleri alabilecek ve bütün bunları belediye hoparlöründen halka iletebilecek, halkın sakin olması konusunda veya gerekli önlemleri alması için uyarabilecek bir birim oluşturmasını istiyoruz.
Tanıdığımız kadarıyla sayın Mehmet Arslan'ın, siyasi şovlarla ortaya çıkmış belediye başkanlığı aksine ciddi ve kalıcı bir çalışma yapacağına eminiz.

Başa Dön

Festival İçin İlk Adım
Geçtiğimiz Cuma günü FETAV'ın toplantı salonunda biraraya gelen mimar Ahmet Kizen, araştırmacı-yazar Ramazan Kıvrak, finansör Uğur Gökhan, heykeltraş Lale Çavuldur, sosyal hizmet uzmanı Ufuk Emek, organizatör Hamza Mert ve FETAV yönetim kurulu üyelerinin toplantısının konusu, 2002 yılı içerisinde gerçekleştirilmesi düşünülen, Barış ve Dostluk Festivali'ydi.
Dünya Barış ve Dostluk Köyü olması planlanan Kayaköy, festivalin ana mekanı olacak. Şu anda kesin bir tarih belirlenmeyen festivalin, Ekim ayı içerisindeki Dünya Barış Günü'yle aynı tarihlerde olması ve bir hafta süreyle oldukça yoğun bir programla Fethiye'nin tanıtımına hizmet etmesi bekleniyor.
Resim, heykel ve fotoğraf sanatçılarının eserlerinin sergilendiği, ulusal ve yerel düzeyde sanatçı, yazar ve bilim adamlarının, halk oyunu ekiplerinin ve halkın katılımıyla gerçekleştirilmesi düşünülen festivalin en önemli süprizi ise Sezen Aksu, Teodorakis, Anna Visi ve Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın da festival bünyesinde yer alacak olması.
FETAV ikinci başkanı Birol Ganioğlu, "Çalışmalarımız her Cuma günü saat 14:00'de toplantı salonumuzda yapacağımız görüşmelerle gelişecek. Festivalin organizasyonunda fikirleri yada aktif çalışmasıyla yer almak isteyen herkesin katılımını bekliyoruz" dedi.

Başa Dön


Denizciler Fethiye'de Toplandı

Denizcilerin ülke çapında daha geniş faaliyet göstermelerine yönelik işbirliği toplantısı 30 Ocak Çarşamba günü ilçemizde yapıldı.
Başbakanlık Denizcilik Müsteşarlığı'ndan 7 bölgeyi temsilen gelen heyete İzmir Bölge Müdürü Yıldıray Koçarslan başkanlık ederken, Fethiye Liman Başkanı Ahmet Karabulut ilçemiz adına toplantıya iştirak etti.
Çeşitli görüşlerin sunulduğu toplantıda bir konuşma yapan İzmir Bölge Müdürü Yıldıray Koçarslan, ülke çapında denizcilerin işbirliğinin sağlanması için geniş kapsamlı çalışmalar başladığını, bu konuda çeşitli bölgelere tur düzenleyeceklerini söylerken, etabın ilk ayağı olan Fethiye'de ilk toplantılarının yapıldığını belirtti.
Fethiye Limanı'nın son on yılda yapılan çeşitli düzenlemeler ile hak ettiği seviyeye bir nebze ulaştığını söyleyen Koçarslan, yeni turizm sezonu öncesi Fethiye Limanı'nın düzenlemeler açısından lider konumda olduğunu gözlemlediğini belirtti.
Başbakanlıktan gelen müsteşarların incelemelerde bulundukları Fethiye Limanı olumlu not alırken, yedi bölge arasında yapılacak işbirliği açısından örnek bir liman olarak gösterileceği ifade edildi.
Fethiye Liman Başkanı Ahmet Karabulut, olumlu not almaktan mutluluk duyduklarını son on yılda yaptıkları çalışmalar ile Fethiye Limanı'nın güçlendiğini ve genişlediğini belirtti.
Bu çalışmaların devam edeceğini söyleyen Karabulut, amaçlarının ülke çapında denizciler ile de kaynaşıp, Fethiye Limanı'nı daha geniş konuma getirmek olduğunu sözlerine ekledi.

Başa Dön


Tarım Sigortasına Destek

Fethiye Ziraat Odası, İlçe Tarım Müdürlüğü ve Tarım Sigortaları Vakfı'nın organize ettiği "Tarım Sigortaları" konulu seminere katılım beklenenin çok üstünde oldu.
Patlangıç'taki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Öğrenci Yurdu Toplantı Salonu'nda düzenlenen toplantıya, Ziraat Odası Başkanı Osman Nuri Demir, Tarım İlçe Müdürü Aziz Kabak, parti ilçe başkanları, il genel meclisi üyeleri, Muhtarlar Derneği Başkanı Hüsnü Çalış, belde ve köy muhtarları, Kadıköy, Karaçulha ve Çamköy Belediye Başkanları, Meslek Yüksek Okulu Müdürü Güven Gök ve çok sayıda çiftçi katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın söylenmesinden sonra konuşan İlçe Tarım Müdürü Aziz Kabak, "Yalnızca bu yıl içerisinde hem ülkemiz hem de Fethiye'de meydana gelen afet olaylarına bakarak konunun önemini görebiliriz. Kasım, Aralık ve Ocak aylarında meydana gelen 4 adet hortum ve sel felaketi sonucunda 19 köyümüzde toplam 625 çiftçimiz mağdur olmuş, yaklaşık bin dekarlık tarım alanı zarar görmüş ve 5 trilyonluk zarar tespit edilmiştir" dedi. Mevcut yasalar ile çiftçinin bu zararını karşılayamadıklarını ifade eden Aziz Kabak, "problemin tek çözüm yolunun tüm gelişmiş ülkelerde olduğu gibi 'Tarım Sigortası' dır" şeklinde konuştu.
Ziraat Odası Başkanı Osman Nuri Demir ise konuşmasında "Sel baskını ve hortum felaketinden zarar gören 625 çiftçimizin hiç birinin tarım sigortası olmadığını, oysa Antalya'da çiftçilerimizin % 70 oranında tarım sigortası yaptırdıklarını görüyoruz. Bu hemen önümüzdeki çok değerli bir örnektir" dedi.
Toplantıda söz alan Fethiye Kaymakamı Mehmet Arslan, Fethiye halkının % 50'sinin tarımla geçindiğini ancak tarım sigortasının öneminin yeterince anlaşılmamış olduğunu belirtti.
Toplantı, çiftçilerin konu ile ilgili sorularının yanıtlanmasıyla sürdü.


Başa Dön

.

Hosted by www.Geocities.ws

1