::Din ve Laiklik::
|
Muhammed'i bana,
cezbeye tutulmuş sönük bir derviş gibi tanıttırmak
gayretine kapılan bu gibi cahil adamlar, onun yüksek şahsiyetini ve
başarılarını asla kavrayamamışlardır. Anlamaktan da çok uzak görünüyorlar. Cezbeye tutulmuş bir derviş,
Uhud Muharebesinde en büyük bir komutanın yapabileceği bir
plânı nasıl düşünür ve tatbik edebilir? |
Din ve Laiklik M.K.Ataturk Din
vardır ve lâzımdır.
Temeli çok sağlam bir dinimiz var. Malzemesi iyi; fakat bina, uzun asırlardır ihmale
uğramış. Harçlar
döküldükçe yeni harç yapıp binayı takviye etmek lüzumu
hissedilmemiş. Aksine olarak
birçok yabancı unsur -tefsirler, hurafeler- binayı daha fazla
hırpalamış. Bugün bu
binaya dokunulamaz, tamir de edilemez.
Ancak zamanla çatlaklar derinleşecek ve sağlam temeller
üstünde yeni bir bina kurmak lüzumu hasıl olacaktır. 1922 Din, bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta
serbesttir. Biz dine saygı
gösteririz. Düşünüşe ve
düşünceye muhalif değiliz.
Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle
karıştırmamağa çalışıyor; kaste ve fiile
dayanan taassupkâr hareketlerden sakınıyoruz. Gericilere asla fırsat vermeyeceğiz. 1922 Ey arkadaşlar! Tanrı birdir, büyüktür; tanrısal
inanışların belirtilerine bakarak diyebiliriz ki:
İnsanlar iki sınıfta, iki devirde mütalâa olunabilir. İlk devir insanlığın
çocukluk ve gençlik devridir.
İkinci devir, beşeriyetin erginlik ve olgunluk devridir. 1922 İnsanlık birinci devirde
tıpkı bir çocuk gibi, tıpkı bir genç gibi yakından
ve maddaî vasıtalarla kendisiyle meşgul olunmayı
gerektirir. Allah,
kullarının lâzım olan olgunlaşma noktasına
erişinceye kadar içlerinden vasıtalarla dahi kullariyle meşgul
olmayı tanrılık özelliğinin gereklerinden
saymıştır. Onlara
Hazreti Âdem Aleyhisselâmdan itibaren bilinen ve bilinmeyen sayısız
denecek kadar çok nebiler, peygamberler ve elçiler göndermiştir. Fakat Peygamberimiz vasıtasiyle en
son dinî, medenî gerçekleri verdikten sonra artık insanlıkla
aracı ile temasta bulunmağa lüzum görmemiştir. İnsanlığın
kavrayış derecesi, aydınlanma ve olgunlaşması
sayesinde her kulun doğrudan doğruya tanrısal
düşüncelerle temas kabiliyetine eriştiğini kabul
buyurmuştur ve bu sebepledir ki, Cenabı Peygamber, peygamberlerin
sonuncusu olmuştur ve kitabı, en eksiksiz kitaptır. 1922 Muhammed'i bana, cezbeye
tutulmuş sönük bir derviş gibi tanıttırmak gayretine
kapılan bu gibi cahil adamlar, onun yüksek şahsiyetini ve
başarılarını asla kavrayamamışlardır. Anlamaktan da çok uzak görünüyorlar. Cezbeye tutulmuş bir derviş,
Uhud Muharebesinde en büyük bir komutanın yapabileceği bir
plânı nasıl düşünür ve tatbik edebilir? 1923 Tarih, hakikatleri tahrif eden bir
sanat değil, belirten bir ilim olmalıdır. Bu küçük harbte bile askerî dehâsı
kadar siyasî görüşüyle de yükselen bir insanı, cezbeli bir
derviş gibi tasvire yeltenen cahil serseriler, bizim tarih
çalışmamıza katılamazlar. Muhammed bu harb sonunda çevresindekilerin direnmelerini
yenerek ve kendisinin yaralı olmasına bakmayarak, galip
düşmanı takibe kalkışmamış olsaydı, bugün
yeryüzünde müslümanlık diye bir varlık görülemezdi. 1923 Bizim dinimiz en mâkul ve en tabiî
bir dindir. Ve ancak bundan
dolayıdır ki son din olmuştur. Bir dinin tabiî olması için akla, fenne, ilme ve
mantığa uyması lâzımdır. Bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur. 1923 Büyük dinimiz
çalışmayanın insanlıkla alâkası
olmadığını bildiriyor.
Bazı kimseler zamanın yeniliklerine uymayı kâfir olmak
sanıyorlar. Asıl küfür
onların bu zannıdır.
Bu yanlış yorumu yapanların amacı,
İslâmların kâfirlere esir olmasını istemek değil de
nedir? Her sarıklıyı
hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, beyinledir. 1923 Bizim dinimiz, milletimize
değersiz, miskin ve aşağı olmayı tavsiye etmez. Aksine Allah da, Peygamber de
insanların ve milletlerin değer ve şerefini muhafaza
etmelerini emrediyor. 1923 Bilhassa bizim dinimiz için
herkesin elinde bir ölçü vardır.
Bu ölçü ile hangi şeyin bu dine uygun olup
olmadığını kolayca takdir edebilirsiniz. Hangi şey ki akla, mantığa
halkın menfaatine uygundur; biliniz ki o bizim dinimize de uygundur. Bir şey akıl ve
mantığa, milletin menfaatine, islâmın menfaatine uygunsa
kimseye sormayın. O şey
dinîdir. Eğer bizim dinimiz
aklın mantığın uyduğu bir din olmasaydı
mükemmel olmazdı, son din olmazdı. 1923 Türk milleti daha dindar
olmalıdır, yani bütün sadeliği ile dindar olmalıdır
demek istiyorum. Dinime, bizzat
hakikate nasıl inanıyorsam buna da öyle inanıyorum. Şuura aykırı, ilerlemeye
mâni hiçbir şey ihtiva etmiyor. 1923 Milletimiz din ve dil gibi
kuvvetli iki fazilete maliktir. Bu
faziletleri hiçbir kuvvet, milletimizin kalb ve vicdanından çekip
alamamıştır ve alamaz. 1923 Baylar ve ey millet, iyi biliniz
ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensublar
memleketi olamaz. En doğru ve en
hakikî tarikat, medeniyet tarikatıdır. 1925 Bizi yanlış yola
sevkeden soysuzlar bilirsiniz ki, çok kere din perdesine bürünmüşler,
sâf ve temiz halkımızı hep din kuralları sözleriyle
aldata gelmişlerdir. Tarihimizi
okuyunuz, dinleyiniz... Görürsünüz ki
milleti mahveden, esir eden, harabeden fenalıklar hep din örtüsü
altındaki küfür ve kötülükten gelmiştir. 1923 |
Geri:: |
Ó2001