::Deniz Asigi::

 

 

Ama artık sana dönmek istemiyorum. İçine girer girmez kusacaksın beni, Ve ben senin varlığındaki bu gidiş- gelişlerden çok deniz diplerini araştırmaktan hoşlanıyorum.

Ve gökyüzü ya da yeryüzü, kaya ya da hava, toprak ya da uçurum, öğlen ya da gece yarısı, senin için uygun olan vakte göre.
Ve bütün bu bitmiş tükenmiş gidip gelmelerden. Umutlanmaktan ya da umutsuzlanmaktan, her şeyin her zaman aynı olmasından yorgun.
Benden hala senin sağırlığının duvarını delecek kadar güçlü bir hüzün çığlığı bekliyor musun?

Seni en uzağının daha uzağına çekecek olan bir cağrı?
Döngünün dışına çekecek?

Ama senin oyunun degil mi bu? Dışarının sürekli içeri taşınması?
Ve senin atılabileceğin hiçbir dışarının olmaması?
O zaman benim cığlığım senin çağrının işaretinden başka bir şey değil.

Ama artık sana dönmek istemiyorum. İçine girer girmez kusacaksın beni, Ve ben senin varlığındaki bu gidiş- gelişlerden çok deniz diplerini araştırmaktan hoşlanıyorum.

Tutkunun ipi çok uzun süre tuttu beni. Senin için ve benim için, yazgıların en iyisini istiyordum ben.
Ama yazgısının ağırlığına boyun eğenin yükü nasıl hafifletilir ?

Daha uzağa gitmek, aşk böyle bir mecraya girdiğinde tutulması gereken yol degil midir?
Ve bu veda hala aşk işareti değil midir?
Ufkunu daha uzak bir gelecek için yeniden açarak.

Nietzschenin deniz aşığı
Luce Irigaray

 

 

Geri::

Ana Sayfa::

 

 

 

 

 

Ó2001

Hosted by www.Geocities.ws

1