::Birini Yalniz Biraktin mi ?::
|
Konuşmak anlatmak isteyen çığlıklarına
kulaklarımı kapatıp, kendi çığlıklarımla
var gücümle kulağında haykırarak da yalnız
bırakıyordum seni. |
Birini Yalniz Biraktin mi ? Yalnızım... seni yalnız
bıraktığım gibi yalnızım. bu kelime neden bir düğüm
oluyor boğazımda neden söyleyince içimdeki bütün camlar
yerlerde... Yalnızsın... ve bunun suçlusu benim Bilsen
elimden bir şey gelmiyor cümlesini kaç defa söyledim içimde. çekip kurtaramıyor diye sevgim seni
oralardan nasıl acı çekiyorum.
Dalgalı
bir denizin ortasında seni yalnız bırakacak kadar
acımasız ve insafsızın birisiyim bu da yetmiyor gibi
kendi dalgalarımı fırtınalarımı senin üzerine
gönderecek kadar alçaklaşıyorum.
Yalnızsın
biliyorum ilk kez insanlar içinde ellerinden tuttuğumda elimin
sıcaklığını sana taa içinde yüreğinde
hissettiremediğimi seni gönderdiğim kuytulardan
çıkaramadığımı gördüğümde
anlamıştım bunu. Oysa ben
kuytularda severdim seni kuytularda sana bakmayı seni öpmeyi sana seni
seviyorum diyebilmeyi sımsıkı cinsten
sarılabilmeyi.gözlerin hep kuytulardaydı artık bakmıyordu
eskisi gibi kızarmıştı şişmişti
yorulmuştu belki görmek bile istemiyordu artık gözlerimi. Seni deli
deli esen bir rüzgar olup kasıp kavurduktan sonra fark edebiliyordum
verdiğim zayiatları.ve ben geldim hadi kalk uyan uykudan
diyerek,yanımdan her uzaklaştığında beni yalnız
bıraktığını düşünerek yalnız
bırakıyordum seni . Ve sonra
hiç bir şey olmamış gibi davranıyordum yine duygusal adam
kıvamında. bencillikle
suçlarken seni en büyük bencilliği kendi içimde büyüterek seni
anladığımı söyleyip anlamayarak yalnız
bırakıyordum seni. Her gece
uyumak için başımı koyduğum gecede yalnız
bırakıyordum seni ve içimde seni kaybetmekten korktuğum için
bunlar oluyor savunmalarını yapıyordum belki de
düşüncesizliğime delil sayarak.
gözlerim görmüyor kulaklarım işitmiyordu sadece belli
kelimeleri duyuyor sadece belli şeyleri görüyor ve elimdeki
bıçağı kanayan yaralarını kapatmak için
aldığımı söyleyerek yeniden yaralıyor yalnız
bırakıyordum seni. Ve böyle
gecelerde kapını çalmak geliyordu aklıma birden bire ellerinin
sıcaklığını içinde beni sevdiğini
söylediğin cümleleri duymak istiyordum küstahlıkla. ve sana yanında olduğumu söyleyip
yalnız bırakarak da yalnız bırakıyordum seni. Hayatın
dolambaçlı ve hep kaçınma kaçınma çatışması ile
karsı koyduğum kuralları karsısında da yalnız
bırakıyordum seni.
Konuşturmuyordum, dökmen için içinin incilerini sana fırsat
vermiyordum.istediğim şeyleri söylemediğin için sonra
karsına geçip küs müyüz? gibi
aptal bir soruyu sorarak yalnız bırakıyordum seni. Bu evde
bu şehirde değil koca bir dünyada yalnız
bırakıyordum seni. önce git
deyip ardından yeniden çağırarak her şey bitti diyip
yeniden başlayarak sonra da bu tutarsızlığı
savunarak yalnız bırakıyordum seni Sabahları
evden gitmek zorunda oluşunla seni sorumlu tutacak, gösteriye geç
kalışımızı senin üzerine yıkarak yalnız
bırakıyordum seni. ve yine
seni aşağılayarak kendi alçaklığımı saklamaya
çalışarak yalnız bırakıyordum seni. Seni
kuytularda bırakıp ardımdan gelmediğin için
kızıyordum için için sana.
gelmedi bak diyordum ve yine hiç
çağırmadığımı unutuyordum. ve yalnız bırakıyordum seni
yine ben bitirmedim diyerek bir şeylerin bitme ihtimalinden söz ederek
yalnız bırakıyordum seni.
Seni her
yitirişimi anladığımda anlamsız özürler dileyerek
sana neler neler almak istediğimden söz ederek de yalnız
bırakıyordum seni.
sonrasında özür diledim ya yetmez mi hem erkekler hiç özür diler
mi diyerek de yalnız bırakıyordum seni. Yalnızlığımın
sebebinin sorumluluğunu da sana atıyordum ve sanki üzerinde hiç yük
yokmuş gibi pırıltılı hayaller ve
kıskançlık nöbetleri güvensizlik renkleriyle boyanmış bir
sürü sorumluluk atıyordum üzerine . yeter artık gelme üstüme demene hiç aldırmadan. seni sorumluluk almamakla suçlayıp
aslında hiç sorumluluk almadan yalnız bırakıyordum seni. Hastalıklarımdan
dertlerimden sınavlarımdan yalnızlığımdan
sürekli bahsedip senin saklandığın yerden çıkabileceğin
olasılığına süratle önlem alarak yalnız
bırakıyordum seni. Geçmişi
şüphelerimi güvensizliğimi durmadan etrafında döndürerek, sana
güvenmediğimi söyleyerek sevgime ihtiyacın olduğunda bunu
senden esirgeyerek, kendine olan güvenini paramparça ederek seni
ortalıkta sahipsiz kimsesiz bırakarak da yalnız
bırakıyordum seni. Konuşmak
anlatmak isteyen çığlıklarına kulaklarımı
kapatıp, kendi çığlıklarımla var gücümle
kulağında haykırarak da yalnız bırakıyordum
seni. Seni
suçlayan şarkılar dinleyerek, şiirler okuyarak mesajlar
yazarak bunları okuman için ısrar ederek sonrasında ise geçip
karsına hatanı anladın mı hadi özür dile bakalım
gibi bir tavıra girerek de yalnız bırakıyordum seni. Hayattan
zevk alışını gülüşünü bile hoş
karşılamayarak benimle gülmemeni sana gülmeyerek
karşılayarak yalnızlığının farkına
bile varmadan yalnız bırakıyordum seni. Yaptıklarımın
karşılıklarını bekleyerek ve bunları yapman
için seni zorlayarak yapmadığın zamansa kızarak
bağırarak çocuklar gibi küserek yalnız bırakıyordum
seni. Acı
çektiğimi üzüldüğümü söyleyerek benim gibi üzülmüyorsun diyerek
yalnız bırakıyordum seni.
Ne çok
yalnız bırakmışım seni. Ne kadar acımasızmışım
meğer. Ve ne denli bencil. Ne kadar ahmak. Keşke
hiç yalnız bırakmasaydım seni diyorum şimdi. inan pişmanlık sözcüğü
damarlarımda bir buz soğukluğunda dolaşıyor, tir tir
titretiyor bedenimi ve ben bir katil soğukkanlıcıyla
anlatıyorum belki de yaptıklarımı. Bu kadar
yalnızlık içinde bıraktıktan sonra seninle yeniden
birlikte olmak paylaşmak istediğimi söyleyince haklı olarak
inanmayacaksın belki de bana. Ama
artık seni üzmek, yaralamak, sorumluluklarla ezmek,
aşağılamak, suçlamak, gel gitlerimde boğmak, bunaltmak
yalnızlığının katsayısısını
arttıracak saymaktan utandığım başka şeyler yapmamak
konusunda kendime savaş açtığımı söylemek istiyorum
sana. Sadece söylemek değil
artık göstermek istiyorum sana. Seni
yalnız bıraktığım için beni affet ve bana inan
canım çünkü seni sadece "sen" olduğun için seven bu
zır deli adam pişmanlık yasasından yararlanmak isteyen
bir mahkum gibi boynu bükük bir şekilde affedilmeyi
yalnızlığını paylaşmayı
kollarını,yüreğini açarak sana sarılmayı bekliyor
şimdilerde. Tabi ki
dünyalar güzeli olduğunu söylemem gerekiyor senin gibi kendini seven
birine J Ama kendini bu kadar seven biri umarım beni de seviyor Zaten
beni ayakta tutan da bu ya. Mahmut Şeker |
Geri:: |
Ó2001