::Ask
Mektuplari::
|
Mısra, bir
e-mailinde ona şöyle siteme etti : " Sizinle
görüşmeye karar vermiştim.
Dün okul dönüşünde yolunu bekledim. Fakat
kıyafetinizdeki dağınıklık ... Çocuk gibi arkadaşlarınla
şakalaşmaların beni üzdü .
Bunu görünce sizi utandırmamak için yanınıza
gelmedim." Hakan , fena
halde utandı ve üzüldü. O günden
sonra giyimine ve davranışlarına dikkat etmeye
başladı. |
AŞK MEKTUPLARI Hakan , genç bir liseliydi.Bir akşam , okuldan
eve gelince bilgisayarını açtı . Her zaman eve gelince e-maillerini kontrol
ederdi.Bu akşam "Size Özel" konulu bir e-mail vardı.Garip
bir merakla ve heyecanla e-maili okudu.E-mailde şunlar yazıyordu: "Hakan Bey, Ben , sizinle e-mailleşmek
isteyen hayat dolu , neşeli bir genç kızım.Çok güzel
olduğumu korkmadan söyleyebilirim .Sizinle daha yakından
tanışmak istiyorum diyordu .
E-malinizi bağlı olduğunuz gruba gönderdiğiniz
maillerden aldım.Şimdilik size kendimi
tanıtmayacağım , sadece adım Mısra diyordu ve
belirttiği e-mail adresine maillerini bekliyordu. On altı yaşına girmiş her genç
gibi , Hakan için de hayatta sevip sevilmekten daha önemli bir şey
yoktu.Bu e-maili alır almaz yüreğine bir ateştir
düştü.Tanımadığı bu kızı deli gibi
sevmeye başladı.O gece sinemaya gidecekti , vazgeçti.Erkenden
odasına çekilerek kendisi ile e-mailleşmek isteyen genç kıza
uzun bir e-mail yazdı.E-maili gönderdiği zaman kendinden birdenbire
on yaş büyümüş gibi gurur duydu. İsminin Mısra olduğunu söyleyen bu
genç kız , Hakan'ın e-maillerine her zaman cevap veriyor,
şayet O , cevabını bir iki gün geciktirecek olsa
kıyametleri koparıyordu. "Hem de e-maillerinizi çok kısa
yazıyorsunuz.Benimle fazla konuşmaktan sıkılıyor
musunuz, yoksa? Bir rica daha
e-maillerinizi biraz daha düzgün ve ayrıntılı yazamaz
mısınız?" Genç liseli akşamları erkenden
odasına kapanıyor , Mısra' ya kendini beğendirmek için
saatlerce hummalı düşüncelere dalıyor, kitaplar
karıştırarak uzun e-mailler yazıyordu. Mısra , aynı zamanda meraklı bir
kızdı. Bazen şöyle
sualler sorduğu oluyordu : "Seninle seyahate çıksak , hangi ülkelere
giderdik ; o ülkeler nasıldır , halkı nasıl yaşar ,
ne iş yapar ; oralara gitmek için hangi denizlerden , hangi ülkelerden
geçilir? " Yahut da : " Sen Simyacı' yı ,
Ramses ' i , Yusuf ile Züleyha' yı okudun mu? Veya en son hangi kitapları okudun ? Beğendiğin kitapları yaz da
ben de okuyayım ... "
Hakan, Mısra' ya karşı küçük düşmemek için Coğrafya
ve Edebiyat kitapları karıştırıyor , onun
istediği bilgileri toplamak için günlerce çırpınıyordu. Mısra, bir e-mailinde ona şöyle siteme
etti : " Sizinle görüşmeye karar
vermiştim. Dün okul
dönüşünde yolunu bekledim. Fakat kıyafetinizdeki
dağınıklık ...
Çocuk gibi arkadaşlarınla şakalaşmaların beni
üzdü . Bunu görünce sizi
utandırmamak için yanınıza gelmedim." Hakan , fena halde utandı ve üzüldü. O günden sonra giyimine ve
davranışlarına dikkat etmeye başladı. Bir akşam Hakan'ın annesi Hilâl hanım
, oğlunun odasına girdi.
Hakan bilgisayarını açık unutarak dışarı
çıkmıştı. Annesi
bilgisayarı kapatmak için geldiğinde Hakan'a gönderilen e-maili
okudu ve ne yapacağını bilemedi. Akşamı zor etti. Akşam , Fâtih bey eve geldiğinde Hilâl hanım : " Ah bey başımıza gelenleri
sorma , oğlumuza bir kız musallat olmuş , bilgisayarında
gördüm. Evlâdımız elden
gidiyor... Ben sana bu
bilgisayarı alma ona bu yaşta , zararlı olur
demiştim. Ne yapacağız
şimdi? " Fâtih bey , sakin bir ses tonuyla, kıs
kıs gülerek : " Korkma hanım dedi. O aşk mektuplarını yazan
benim. Bizim oğlandaki
haylazlıklar gittikçe artıyordu.
Ne öğretmenleri bir şey yapabiliyordu ne de biz. Özellikle Edebiyat ve Coğrafya
dersleri zayıftı.
Arkadaşlarıyla iyi geçinemiyordu. Bulduğum bu yolla oğlumuzu adam edebilmeyi
düşündüm. Gerçi biraz hayal
kırıklığına uğrayacak olsa bile
kazandığı bu özellikler hem bize hem de ona yeter. Uyarlayan : Metin Cihan Eser : Reşat Nuri Güntekin -Olağan İşler |
Geri:: |
Ó2001