::Uc
Gunluk Dunya::
|
Her şey bu üç gün için miydi? Dün, bugün ve yarın... Böyle olmamalıydı, olamazdı
ve değildi. Baharlar böyle
söylüyordu. Her baharındaki
dirilişler bunu söylüyordu. |
Üç günlük dünya Bize
hüzün verdi akşamların, sabahlarınsa umut. Bir çiçeğinle baharı getirdik
kendimize. Bir sararmış
yaprakla güze döndük. Bizi hep
şaşırtmaya çalıştın. Ama biz senin şaşırtmalarına
alışmalarla karşılık verdik. Sana çok
kereler nefret sözleri sarfettik. Ama
iş senden ayrılma noktasına gelince titredik. Öyle içimizden biriydin ki, hepimizde
senden birer tane vardı. Sen
kararır, başımıza yıkılırdın. Ferahlayınca senin
varlığını haykırır, 'varmış' diye rahatlardık. Sen en
süratli arabaydın ama bize hissettirmezdin. Sen hiç durmadan dönen bir semazendin ama biz
farketmezdik. Sen bize geceyi
getirirdin biz korkardık, güneşi doğururdun
aydınlanırdık.
Yıldızlarla süslerdin gecelerimizi, dolunayla
ışıklandırırdın. Her halin bir korku, bir hüzün, bir neşe, bir umut, bir
geçmiş, bir gelecek barındırırdı. Açlığımız
vardı, doymak için herşey senin üstündeydi. Susuzluğumuz vardı, bitmek
tükenmek bilmez su kaynaklarınla kandık. Her bir rengin bir duygumuzu renklendirdi. Sen de
bizim gibiydin, doğmuştun ve ölecektin. Sen de bizim gibiydin, ecelin gizliydi. Bizim gibi ölümlü, bizim gibi seyyah,
bizim gibi renkliydin. Bizim gibi
vücudun sularla kaplıydı.
Bizim gibi topraktandın.
Bir geçmişin, bir bugünün, bir de yarının vardı. Sana dünya
dedik, âlem dedik, cihan dedik, world dedik.
Çok kirlettik, temizlemeye çalıştık. Uzağına gidip
fotoğrafını çektik.
Derinlerine inip araştırdık, geçmişini
kurcaladık.
Karanlığının, soğuğunun,
baharının, güzünün sırrını anlamaya
çalıştık.
Alışmalarımız şaşkınlığa,
umursamazlığımız araştırmaya dönüştükçe
'üç günlük dünya'nın muhteşemliğini daha iyi
anladık. Üç gün için hazırlanmış
bu sofrayı, bu şöleni, bu güzellikler bütününü tanıyıp,
kendimizde seni, sende kendimizi gördük. Her
şey bu üç gün için miydi? Dün,
bugün ve yarın... Böyle
olmamalıydı, olamazdı ve değildi. Baharlar böyle söylüyordu. Her baharındaki dirilişler bunu
söylüyordu. Geç de
olsa anladık, sen bize Yaratıcını ve
Yaratıcımızı anlatmaya çalışıyordun. Bunu anlayınca, içimizdeki dünyalar
ferahladı, dünya asıl şimdi 'var'dı. Sen biraz da bunun için vardın. İşte senin üç günün: Yarın
ya, bugün ya, dünya. Murad ÇETİN |
Geri:: |
Ó2002