::Bektasi
Usulu Guvec::
|
Bektasiye
yine sormuslar: -
Ramazan hakkinda ne dusunuyorsun? Bektasi:
-
Vallahi, demis, iftara bir sey dedigim yok ama; su sahuru ogleye alsalar daha
iyi olurdu... |
Bektasi usulu guvecte turlu... Bektasiye
sormuslar: - Turkiye'nin durumunu nasil goruyorsun? Baba erenler sakalini
sivazlamis: -
Herhalde, demis; Ankara egemenlerinin icine bindikleri ve ucuna havuc
bagladiklari bir sopayi da, kendilerini ceken esegin onune uzattiklari bir
araba olarak degil... Ancak yine de, eski bir fikrayi bir kez daha anlatayim
size: "Vaktiyle
basi dertte bir koy varmis. Bir gun
fal bakmak icin, bir Arap Baci gelmis koye. Koyluler: - Aman
Arap Baci, demisler; sen fal mal bakmayi birak da, bizi su ilerdeki derenin
koprusu altina yerlesmis olan Seytan'dan kurtar. Gunde iki kez koye gelip;
coluk cocuk, genc ihtiyar demeden; hepimizin irzina gectikten sonra yine
koprunun altina donuyor. Kendisiyle bas edemiyoruz. Arap
Baci: - Olur,
peki, deyip geri donmus. Ve
derenin ustundeki kopruye geldiginde bagirmis: - Hey
Seytan, orda misin; cik da biraz konusalim... Seytan,
koprunun ustune cikmis: - Ne
istiyorsun, demis. - Sen
her seyi yapmaya kadir misin, ustesinden gelemeyecegin hic bir sey yok mudur
senin? -
Yoktur... Arap
Baci, elini caksirinin icine sokmus; mahrem yerinden kivrik bir tuy koparip
uzatmis Seytan'a: -
Oyleyse al, bunu da duzelt bakalim... Yeniden
yola koyulmus Arap Baci. Aradan
yirmi yil gecmis. Arap Baci'nin yine yolu, Seytan'la basi dertte olan koye
dusmus. Koyluler,
ellerini ayaklarini opmeye baslamislar Arap Baci'nin; 'Bizi kurtardin, yirmi
yildir Seytan'in gorundugu yok' diye... Hep
birlikte yenmis icilmis. Donuste
Arap Baci, koprunun ustunden Seytan'in bulundugu yere dogru egilmis. Bakmis
ki Seytan hâlâ daha, mahrem yerinden kopardigi kivrik tuyu duzeltmeye
ugrasiyor. Hemen caksiriyla donunu azicik asagi dogru indirip, Seytan'a
bagirmis: - Sen
onu hele bir duzelt; bak daha burada ne kadar var!" Bektasi:
- Kissadan,
hisse demis; Seytan, bizim mahut egemenler; Arap Baci da, Kopenhag
kriterleri... Bektasiye
yine sormuslar: - Ramazan hakkinda ne dusunuyorsun? Bektasi:
-
Vallahi, demis, iftara bir sey dedigim yok ama; su sahuru ogleye alsalar daha
iyi olurdu... Ve yine
sormuslar Bektasi babasina: - Eski Alman "nazizm"iyle, modern Turk
"nazizm"i arasinda ne fark vardir? - Eski
Alman nazizminde asla bir Alman generali irza gecmez, ancak bir Yahudi
generali irza gecebilirdi. Modern Turk nazizminde ise, asla bir Turk Pasa'si
irza gecmez, ancak bir Kurt Pasa'si gecer.. Arkasindan
da eklemis: -
Siyaset, en ari sulari dahi sidikle ortak eder. Bektasiye:-
Bazi yerlerde yonetilenlerin, tabiyet degistirerek baska bir ulkenin
vatandasi olma hakkini kullanmalari neden yasakli acaba, diye sormuslar. Bektasi:
- Cunku,
demis; yoneticiler, yonetecek kimse bulamazlardi sonra... Bektasi'ye:-
Sen, demisler, her soruya kendince bir yanit buluyorsun. Bir de sunu yanitla:
"-
Biz neden hep, dunyada 'Turk'e Turk'ten baska dost yok' deyip duruyoruz? -
Turk'un Turk'ten baska kaziklayabilecegi kimse yoktur dunyada, diyemezdik
ya... Cetin ALTAN |
Geri:: |
Ó2002