::Bir
Rumen Masali::
|
Bir: Dünyada en şişman şey
nedir? İkinci soru: En
hızlı şey nedir?
Üçüncü sorum da: En iyi şey nedir? Size üç gün düşünme fırsatı veriyorum"
demiş. |
Bir Rumen Masali Yoksul
köylerin en yoksulunda, yoksul mu yoksul bir aile
yaşarmış. Bu aile o
kadar yoksulmuş ki çok ender yemek yer, su bile içmezlermiş. Malları mülkleri yokmuş, ama
çocukları çokmuş. Bir
süzgecin ne kadar deliği varsa, onlarda da o kadar çocuk
varmış. Hayatta tek
şansları en büyük kızlarıymış. Her şeye aklı yeten bu kız,
diğer kardeşleriyle de ilgilenir, onları da
eğitirmiş. Bu
yoksul ve kalabalık aileye köyün ağası
acımış.
"Açlıktan öleceksiniz.
Sana şu tarlayı veriyorum, üzerine ev yaparsın, kalanını
da eker, diker, çocuklarının
ekmeğini çıkartırsın," demiş. Yoksul ailede sevinç, bir bahar
rüzgarı gibi esmiş o gece.
Herkes güzel yarınların rüyasını görmüş. Ertesi gün yoksul köylü tarlaya
gitmiş. Ev yapmak için temel
kazmaya başlamış. Bütün
gün kazmış, derin bir çukur oluşturmuş. Akşam
olurken de çukuru öyle açık bırakıp eve dönmüş. Zaman çok geç olduğundan çukurun
üzerini kapatacak bir şeyleri bulamamış. Gece
şanssız bir olay olmuş.
Tarlanın hemen yanında evi bulunan zengin komşusunun
ineği çukura düşmüş ve ölmüş. Yoksul köylü komşusundan çok özür dilemiş,
"Çukuru kapatmak gerekirdi, ama yapamadım. Gece kimse uğramaz diye
düşündüm." Fakat zengin komşu, ineğin bedelini
istiyormuş. Yoksul köylünün ise
verecek parası yokmuş. Sonunda
kendi aralarında anlaşamadıkları için, ağanın
karşısına çıkmışlar. Ağa iki tarafi da dinlemiş, iki tarafa da hak
vermiş ve sonunda da: "Size üç şey soracağım bunlara
en iyi cevap veren bu davayı kazanır. Bir:
Dünyada en şişman şey nedir?
İkinci soru: En hızlı şey nedir? Üçüncü sorum da: En iyi şey
nedir? Size üç gün düşünme
fırsatı veriyorum" demiş. Zengin
ve kibirli köylü bu sorulara en iyi yanıtları kendisinin
vereceğini düşündüğünden hiç telaş etmemiş. Yoksul ise kara kara düşünmeye başlamış. Büyük kız babasının neye
sıkıldığını anlayınca: "Ben sana
yardım ederim baba, merak etme" demiş. Gerçekten de yardım etmiş. Üç gün
sonra kibirli köylü ve yoksul köylü ağanın karşısına
çıkmışlar. Birinci
soruya yanıt kibirli köylüden gelmiş: "Benim
beslediğim domuz. Çok
şişman kerata. Her
tarafı yağ." Yoksul köylü ise, "Dünyada en
şişman şey hepimizi besleyen topraktır,"
demiş. "İkinci
sorunuza cevabım," demiş kibirli köylü: "En
hızlı şey atımdır.
Rüzgar gibi gider." "Hayır," demiş yoksul
köylü, "En hızlı şey düşüncedir." Üçüncü
yanıta sıra gelince gelince: "En iyi şey bu dünyada
iyilikseverliğimizdir," demiş kibirli köylü ağaya
yaltaklanarak. Yoksul köylü ise,
"Bu dünyada en iyi şey, doğanın iyiliğidir. Bakın, o kadar kötü şeyler
yapıyoruz ama yine de yaşamaya devam edebiliyoruz,"
demiş. Ağa
yoksul köylünun yanıtlarını beğenmiş ve bu
davayı o kazanmış. |
Geri:: |
Ó2002