::Tastan Daha Kalici Ne Var ?::

 

 

 

 

Zilin sesini duyunca elindeki kacinci oldugunu kendisinin de unuttugu sigarayi, aceleyle pencereden disari firlatti.  Bunu yaptigi anda pisman oldu ama cok gecti artik .

TASDAN DAHA KALICI NE VAR ?

 

 

 

 

Oldum olasi ne istedigini bilen, kendinden emin olan insanlari takdir etmis, kendisindense hep nefret etmisti.  Hic bir zaman ne istedigini tam olarak bilememis, ne istediginden pek emin olamamisti cunku.  Butun omru boyle gecmisti.  Ne istedigini asla tam olarak bilemeyerek.  Verdigi kararlardan asla tam olarak emin olamayarak .

Evde, , okulda, iste, restoranlarda, magazalarda, duygusal hayatinda......Her zaman ve her yerde.....Hele ki simdi.  Hayatinin en kararsiz anini yasiyordu belki de.  Gozu camda, kulagi kapinin her an calacak olan zilinde, odanin icinde bir asagi , bir yukari, adeta adimlariyla dosemeden intikam aliyormus gibi dolanip duruyordu.  Bir elinde sigara, digerinde surekli " Aradiginiz numara su anda kapali veya kapsama alani disinda " diyen cumleden baska bir sey soylemeyi bilmeyen cep telefonuyla durmadan dua ediyordu.  "Lutfen bir an once gelsin , lutfen...." Aslinda odanin sinirlari dar geliyordu ama disari cikip , kendisini bekleyen insanlarla da karsilasmak istemedigi icin burada gelecegi pek de kesin olmayan esas bekledigi gelsin, gelecekleri kesin olan ve gelmelerinden odu koptugu digerleri gelmesin diye dua edip duruyordu.

 

 

 

Zilin sesini duyunca elindeki kacinci oldugunu kendisinin de unuttugu sigarayi, aceleyle pencereden disari firlatti.  Bunu yaptigi anda pisman oldu ama cok gecti artik .

 

 

 

Odanin kapisini acmadan bagirmaya basladi.  " Kim geldi?  Kim geldi diyorum?" Icerdekiler telasli davranmadiklarina gore, belki de, evet belki de.......Odanin kapisi calindi.  O ses , evet uzun zamandir bekledigi o ses.

 

- Bunca yolu, hem de apar topar, kapali bir kapiyla konusmak icin gelmedim umarim

 

- Asli, sonunda geldin.  Nerdeydin?  Neden geciktin?

 

- Paris'den buraya saat basi vasita yok, kukumav kusum .  Hem biliyorsun ki cok yogun bir donemdeyim.  Bu sabah son sinavima girdim ve dogru havaalanina kostum.  Sen de tam sinav zamanini buldun evlenmek icin......

 

- Cok gec kaldin.  Odum koptu vaktinde gelemeyeceksin diye

 

- Geldim ama .  Gelecegimi biliyor olman gerekirdi.  Neler oluyor soyler misin?

 

- Goruyorsun iste.

 

- Gorduklerimin daha fazlasi sakli sanirim bunca kumas yiginin altinda carpan o kalpte.

 

- Kumas yigini?  Offfff cok sisman duruyorum degil mi?  Hem bu renk bana hic yakismiyor .  Beyaz cok sisman gosteriyor beni.

 

- Sirf seni degil herkesi sisman gosterir beyaz.  Endiselenme.

Hem bir gelinlik beyazdan baska ne renk olur ki?

 

- Umurumda degil ne renk olacagi.  Asli, ben.......

 

 

 

Asli yatagin ustune oturdu.  Aslinda oturmak yerine coktu adeta Gozlerini arkadasindan ayirmadan onun cumlesini tamamladi.

 

- Sen evlenmek isteyip istemediginden emin degilsin.  Ama Arzu lutfen soyler misin bu celiskiyi yasayacagin an ve yer, burasi ve simdi mi olmaliydi?

 

- Ben bunu aylardir yasiyorum Asli, aylardir.

 

- Peki o zaman neden son ani bekledin bunu soylemek icin.

Daha once de konusabilirdik degil mi?  Mesela nikahinin kiyilmasina sadece iki saat kalmadan cok daha once

 

- Tanrim sadece iki saat mi kaldi?  Iki saat.........

 

- Arzu sakin ol.  Otur suraya ve anlat bana neler oldugunu......

 

- Oturamam, gelinligim burusur.

 

- Eger evlenmekten son anda vazgecersen, kimsenin burusmus bir gelinligi dert edecegini sanmiyorum canim .  Otur ve o elindeki sigarayi da yakma artik lutfen.  Oda zaten bir canliya iskence yapacak kadar havasiz.

 

 

 

Kalkip pencereyi acti Asli.  Disarda harika bir bahar havasi vardi.

Temiz havanin cigerlerindeki sigara dumaniyla yer degistirmesi icin derin derin nefesler alirken isi mahsus agirdan aliyordu.  Dusunmesi gerekiyordu , hem de acilen.  Arzu'nun korkusunun ardinda yatan mantikli bir neden varsa ogrenmek zorundaydi .  Yoksa, ......hayir yoksa olmayacakti.  Olmamaliydi.

 

 

 

Tekrar iceri donerken , Arzu'nun yataginin basucunda duran nisan fotografina takildi gozu.  Mutlulukla gulumseyen Arzu ve Gokhan.  Genc adamin birazdan yasama ihtimali olan faciaya ne kadar yakin oldugunu animsadi .  Ne yapmasi gerektigi konusunda en ufak bir fikri yoktu, ama bir seyler yapmasi gerektigini de cok iyi biliyordu.......

 

 

 

- Ne mutlu guluyorsunuz bu fotografta .

 

- Evet, Gokhan da cok seviyor o fotografi .  Cok guzel gorundugumu soyluyor.

 

- Otur da konusalim Arzu.  Gokhan'a bunu nasil soyleyecegimizi kararlastiralim.

 

- Oturamam dedim ya, gelinligim burusur.  Hem neyi nasil soyleyecegiz Gokhan'a?

 

- Evlenmek istemedigini.

 

- Ben oyle demedim ki.  Sadece emin degilim dedim.

 

- Sence nikaha iki saatten az bir zaman kalmisken bir gelin bunu soyluyorsa , evlenmek istiyor olabilir mi hala?

 

- Bilmiyorum Asli.  Yani ben ne istedigimi de bilmiyorum.

 

- Bana yeni bir sey soyle.  Bu senin hakkinda herkesin ilk ogrendigi sey .  Sahi bu gelinligin modeline karar verene kadar kac terziyi cildirttin soyle bakalim.  Yanlis hatirlamiyorsam nisan tuvaletinin dikimi sirasinda iki terzi meslegi birakmaya karar vermisti sayende....

 

- Sen dalga geciyorsun ama ben burda sinirden tirnaklarimi yemek uzereyim.

 

- Bence yeme.Kotu dururlar.  Hem o kirmizi ojeler cok yakismis sana.  Yazik olur.

 

- Sahi yakismis mi?  Sagol Asli.  Bugun duydugum en guzel soz bu.

 

- Eh bununla yetinmen gerekecek.  Cunku birazdan kararini aciklayinca hic kimsenin agzindan tek guzel soz duyamayacaksin.

 

- Sahi mi?  Gercekten cok mu kizarlar bana?

 

- Bir dusun bakalim cok mu, az mi kizarlar.  Kendini Gokhan'in yerine koy.  O sana gelip " Ben evlenmek istemiyorum " dese ne yapardin?

 

- Neden desin ki?  Sence beni sevmiyor mudur?

 

- Seni sevmemek mi?  Tanrim Arzu , soyler misin bana hangi erkek sevgiden, asktan baska bir nedenle senin butun kararsizlik krizlerine dayanir ve omrunu o krizlerle gecirmeyi goze alirdi?

Gokhan seni sevmese su anda bu konusmayi yapiyor olmazdik, cunku ortada evlilik falan olmazdi.

 

- Haklisin sanirim.  Evet beni seviyor Gokhan.  Hem de cok seviyor, degil mi?

 

- Bunu ona sorarsin.  Ama yok sakin sorma , hem evlenmek isteme hem de sonra don adama "beni seviyor musun?  " diye sor.  Olmaz , sen en iyisi sorma....Hem artik ne onemi var ki......

 

- Ne demek ne onemi var.  Cok onemi var.  Eger beni seviyorsa evlenmezsem cok uzulur.  Buna dayanamam.

 

- Iyi de sen adami evlenecek kadar sevmedikten sonra anlami yok ki.  Sirf bir taraf istiyor, seviyor diye evlenilmez ......

 

- Ama ben de seviyorum Gokhan'i.  Hem de cok seviyorum.

 

- Bunu gosterme seklin cok ilginc .

 

- Asli anlamiyorsun.  Ben sevmiyorum, istemiyorum demedim ki sana.  Sadece evlenmek isteyip istemedigime emin degilim o kadar.

 

- Peki neden emin degilsin Arzu.  Soyle sebep ne?  Cunku insanlara cikip da evlenmek istemedigini soyleyince bir de neden soylemen gerekecek mutlaka.

 

- Sart mi?  Yani nedenini de soylemem...

 

- Yok istersen soyleme de seni iyice tefe koysunlar.  Sirf neden soylemek de olmaz..  Mantikli bir neden bulman gerek.  Ne desek acaba?

 

- Asli daha karar vermedim ki ?  Sadece emin degilim ve yardimina ihtiyacim var.  Lutfen yardim et bana, lutfen.

 

 

 

"Ah benim kukumav kusum ", diye dusundu Asli, seni dizlerime yatirip bir guzel dovmem gerek ama......Yine o cocuk kadin krizlerinden birini yasiyorsun ve kurban olarak da beni sectin degil mi?

 

 

 

- Benden nasil bir yardim istiyorsun peki?

 

- Bana karar vermemde yardimci olmani tabii ki.  Sence evlenmeli miyim?

 

- Ya sence?  Arzu ben degilim burda soz konusu olan.  Gokhan'a asik olan ben degilim ki.  Sensin.  Daha demin soyledin....

 

- Dogru onu cok seviyorum.

 

- Neden seviyorsun peki?  Hic dusundun mu onu neden sevdigini?

 

- Elbette .  Cok dusundum hem de.Cevabi cok basit.  Gokhan'i Gokhan yapan herseyi seviyorum cunku.

 

- Mesela?

 

- Mesela o sonsuz sabrini.  Her seye, herkese karsi cok sabirli davraniyor.  Bilirsin bana katlanmak zordur.  Ama o her zaman mutlaka beni dinleyecek kadar sabir gosteriyor.  Sirf dinlemekle de kalmiyor.  Beni anliyor.  Anlayamadigi zamanlarda da saygi duyuyor.

Mesela su tas toplama tutkum.  Bilirsin ya , mutlaka her gidilen yerden bir tas alirim.  Anlamsiz belki ama ben seviyorum.  "Bunu surdan, sunu ordan almistim" diye onlara bakmayi.  Bir yere giden birisinden de sadece oraya ait bir tas isterim.  Sen bile bana Paris'ten , tas getirdin .  Gokhan bunu anlamiyor, ama ne yapti biliyor musun bana dogum gunumde taslarimi icine koyabileyim diye kosedeki su cam dolabi yaptirdi.  Inanabiliyor musun.  " Bunca tasi ne yapiyorsun anlamiyorum " demesine ragmen hem de.  Sonra o gece oturup benimle butun taslarimin altina yapistirmak icin etiketler hazirladi tek tek.  Hepsinin nerden geldigini yazdik beraber.  Sonra is gezisi icin Guney Afrika'ya gittiginde , bana ordan tas getirdi.  Sehrin gobeginden tas bulamadigi icin , bir sabah erkenden taksiyle sehir disina cikmis .  Degisik bir tas aramak icin saatlerce dolasmis durmuslar.  .  Dusunsene.  Sirf bana tas bulabilmek icin.  Oysa ben ondan tas istememistim.  Onca isinin arasinda bir de bununla ugrasmasin diye.  O sabah bir suru tas toplamis .  Sonra onlari otel odasinda tek tek ayirip en guzelini secmis .  "Oda hizmetcileri copte bir dolu tas bulunca ne yaptilar acaba ?  " diye sabaha kadar guldu durdu.  "Hic Afrika kitasindan tasin yoktu, iste ben getirdim ", demisti.  Bak onu en one koydum.  O gun tasin etiketini de kendi hazirladi ve yapistirdi.  Oysa ne o tasin nerden geldigini ne de getireni unutabilmeme imkan yok.  Aptal cocuk.  Bir tek o tasin etikete ihtiyaci yoktu......

 

 

 

Asli yerinde kalkip , kosedeki dolabin kapagini acti ve Gokhan'in getirdigi tasi aldi eline..  Gercekten de sevgiyle arandigi icin, basit bir tas olmaktan cikmis cok ozel bir konuma yukselmisti farkinda olmadan .....  Parmaklarinin arasinda cevirdigi tasin altina bakti ve etiketi gordu.

 

 

 

- Arzu bu tasin arkasindaki etiketi okudun mu hic ?

 

- Hayir ne gerek var ki?  Nerden geldigini biliyorum.

Etiketler nerden geldiklerini unutmamam icin .  Oysa o tasin nerden geldigini unutmama imkan yok.

 

- Bence bakmaliydin kukumav kusum.  Bu tasa senin koleksiyonun bir parcasi olmaktan cok daha buyuk bir gorev verilmis zira.

 

- Neden Asli?  Ne yaziyor etikette?

 

 

 

Asli , elindeki tasi usulca birakti Arzu'nun titreyen avucuna.  Arzu etiketi okudu ve artik burusmasina aldirmadigi gelinligiyle yataginin ustune oturdu.  Gozlerinden yaslar suzulmeye baslamisti bile........

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yaklasik onbes dakika sonra gelini almak icin eve gelenlerden sadece Gokhan girdi Arzu ve Asli'nin onlari bekledikleri odaya.  Arzu'ya bakar bakmaz anladi herseyi.  Ellerini uzatti sevdigi kadina.  Tipki yagmurda islanmis bir yavru kedi gibi titreyen Arzu, Gokhan'in sicak, guven dolu, en onemlisi askla carpan gogsune dayadi basini.

Kosedeki cam dolaba bakan Gokhan gulumsedi.  Tas yerinde degildi.

 

 

 

- Nerde ?  diye sordu sadece

 

 

 

Arzu avucunu acip deminden beri simsiki tuttugu tasi gosterdi.

 

 

 

- Hazir misin peki?  diye sordu bu sefer Gokhan.

 

- Butun kalbimle ve sonsuza kadar , diye cevap verdi Arzu.

 

- Seni seviyorum Arzu , dedi Gokhan.

 

- Seni seviyorum Gokhan, dedi Arzu, hem de cok.

 

 

 

Kolkola odadan cikarlarken Arzu elindeki tasi Asli'ya uzatti.

 

 

 

- Bunu dolaba koyar misin Asli?  Balayi donusunde gelip dolabi yeni evimize goturene kadar digerleriyle kalsin.  Ve Asli cok sagol, iyi ki geldin .

 

 

 

Asli sesinin titremeyeceginden emin olamadigi icin cevap veremedi.

Sadece gulumsedi Avucuna birakilan tasi gidip cam dolaptaki digerlerinin yanina koymadan once altini cevirip altindaki yaziyi bir kere daha okudu:

 

 

 

" Askim, emin olmadigin zamanlar olacak biliyorum.  Iste o zamanlarda bu tasa bak birtanem.  Sana sevgimin en az kendisi kadar kalici oldugunu anlatacaktir.  "

 

 

 

 

 

Anda E.  AK

31/07/2001, Istanbul

 

 

 

Geri::

Ana Sayfa::

 

 

 

 

Ó2002

Hosted by www.Geocities.ws

1