::Mevsimin
Getirdigi Yagmur::
|
Günün en sakin zamanlarında hoyrat bir
alışkanlığa terkettiğim hatıralarımı
çalıyorum aşktan yana .
Serenad öykünmelerinde paranoya kurgularına gömülüyor
tutkularım . Bir varım bir
yokum . Yokluğunun
çoğuluyum. |
Mevsimin
getirdiği yağmursun bana Hiç
deniz oldunmu sen benim gibi. Islanıyorum,denizin
üzerinde martılar uçuşuyor . Küle
batırılmış tenlerinde yağmur kokusu. Dalgaların kat kat yükseldiği
bir ummanla boğuşuyorum .
Bulutların makyajı akıyor içime , ve ben yüzümü
ayrılıkla yıkıyorum.
Yolların saçlarına yapraklar yapışıyor ,
karıştırıyorum geceyi suskunluğun ertesinde ,
ufkadalıyorum.
Bastığım kumsalda deniz iyot
karıştırıyor ruhuma.
Acılarıma ayaklanıyorum. Seninle başlıyorum zamanın diğer
yarısına.Kapıların ardında yanan
ışıklardan bir hüzme oluyorum dudaklarına. Sadece izi bulunmayan bir hasret
kalıyor bana , ucu yanık elektronik postaların
köşelerinden. Dalıp
gidiyorum yosunların kimsesizliğine . Sanki hiç olmamış gibi balık oluyorum. Yüzgeçlerimde oksijen baloncukları
dans ediyor . Yeryüzünü
göremiyorum . O masmavi rengi , sanki
artık hiç tanımıyorum.
Ne
okuyorum sonrasında , nede yazabiliyorum aşkı sana. Sen
anlatıyorsun bana , ben iki elimi bırakıp yangın yerinde
, yani yüreğimde hiç yazmayan bir kalemin
alışılmadık gölgesinde , sana çoğalan
düşlerimle seni dinliyorum.
Sevmeliyim diyorum seni aklıma zıpkın gibi
girdiğin uzaklardan . Görmeliyim
diyorum . Daha çok içime
çekebilmeliyim seni . Derken ucu
bucağı sınırsız bir okyanus sessizliğinde seni
buluyorum . Sor beni
yalnızlığa diyorum . Daha
önce yazdığım gibi .
Anlatsın kaç iklimi sırtımda
taşıdığımı sana . Bilmezsin biliyorum.
İlmek ilmek saçlarına dolanan yıldızlara
bakıyorum . Göz
kırpıyorum belkide sana .
Bir yanda yankısı vücuduma mimlenen derin bir sabrı
tırnaklıyor gözlerin, diğer yandan uğultusu
başımdan hiç eksik olmayan rüzgarlarına tutunuyor
ellerin. Hiç bulut olurken gördünmü
sen beni. Güne uyanan sevinçlerini
kumlara bıraktınmı yakamoz parıltılarının
peşisıra. İskele
ayaklarına yaslanıp çaresizliğe verdinmi yüreğini. Denize karşı, Hiç deniz oldunmu
sen benim gibi. Günün
en sakin zamanlarında hoyrat bir alışkanlığa
terkettiğim hatıralarımı çalıyorum aşktan yana
. Serenad öykünmelerinde paranoya
kurgularına gömülüyor tutkularım .
Bir varım bir yokum .
Yokluğunun çoğuluyum. Özlemek
sol yanımda ağrısı dinmeyen bir yarayı deşiyor
hesapsızca. Çekip vursalar beni
bu saatten sonra , yinede illaki sen diyorum. Dalgalar
yüzümde yıkıyor suskunluğun kalelerini . En olmadık anda tutuyorum kendi
ellerimden sana geliyorum.
Varmısın diyorum , varmısın yalınayak
koşmaya hayata . Cam
kırıkları ile kaplanıyor hayallerim . Varmadan daha sabaha. Eski bir evin çatı arasında
tozlanıyor ışığın avcundaki silüetler. Kitaplar bir kaldırılıyor ,
bir çıkarılıyor aşk adına . Şiirler bir yazılıyor bir
siliniyor sevdaya infaz edilen uykularına. Nefes nefese kalıyor yüreğim . Neon ışıkları
altında tenime bırakılan suskunluğun
peşindeyim. Yeryüzünü terkediyor
gençliğim ve denizde balık olmayı bekliyor sendeki
düşlerim. Külbastı bir
martıya yem olmadan, Belkide bu son dileğim. Birkan ASKAN |
Geri:: |
Ó2002