::Otorite
Dersi::
|
Lütfen bir sabah çocugunuzun okuluna siz de
gidin. Bas-bariton otorite dersini
izleyin. Ondan sonra da oturup
düsünün. |
Bas-bariton otorite dersi Dikkaaat... Hazir ooggggll! Her sabah bu
talimatlari alsaniz ne yaparsiniz? Aslinda yillar önce
hep beraber almistik. Bugünkü
"otoriteye bagli, yaraticiliktan uzak, kendine güvensiz, üretmeyip
tüketen" toplumu olusturduk.
Simdi de çocuklarimiz her sabah "egitime-ögretime"
baslamadan önce "otorite derslerini" aliyor. Müdürler çogunlukla erkek. En bas-bariton sesleriyle yaslari 6-13
arasinda degisen çocuklara haykiriyorlar.
"Erken askerlik" dönemini yasayan "minikler" otoritenin
anlamini böylece ögreniyor. Evde
alamadiklari "terbiyeyi" okulda almaya basliyorlar. Hizaya girmeyenler "yaniyor". Bas-bariton ses herkesin içinde o çocuga
yöneliyor ve bu kez "Evlaaaaddiiiimmm" diye gümbürdüyor. Elinde sesi sonuna kadar açilmis mikrofonu
var. Adeta silah. Dönüyor ve bu kez söyle gürlüyor:
"Ben size hizaya girin demedim miiiiii?" Çocuklarimiz her sabah
aldiklari "otorite" dersinin ardindan derse basliyor. Tirsip sindikten sonra beyinlerini
"lazim oldugunda kullanilmak üzere" sakliyorlar. Çocuk büyüyor, evleniyor ve "gayri
ihtiyari" esini hizaya sokmaya çalisiyor. Yönetici oluyor, çalisanlari "bas-bariton" yönetiyor. Politikaci oluyor, "otorite"
derslerini destekliyor, fikrini söylemek isteyenler kafalarinda
"bas-bariton cop" seslerini duyuyor. Lütfen bir sabah
çocugunuzun okuluna siz de gidin.
Bas-bariton otorite dersini izleyin.
Ondan sonra da oturup düsünün.
Gelecegi emanet edecegimiz küçüklerin bizim gibi "egitim"
almalarini istiyor muyuz? Mine KILIÇ |
Geri:: |
Ó2002